SPK, Peker GYO (#PEKGY) için yapılan başvuruya onay verdi.
Buna göre, Peker Gayrimenkul’ün 314,7 milyon TL nominal değerli A grubu imtiyazlı paylarının tamamını devralan Tera Yatırım Holding’in, Şirketin yönetim kontrolünü elde etmesi nedeniyle ortaya çıkan, diğer ortaklara ait payları satın almak üzere zorunlu pay alım teklifinde bulunma yükümlülüğünün yerine getirilmesi amacıyla hazırlanan pay alım teklifi bilgi formunun Kurulca onaylanması talebi olumlu karşılandı.
Pay alım fiyatı 18,77 TL olarak belirlendi.
Robert De Niro bir gün şöyle demiş:
Eğer bir şey olmak istiyorsanız,
Doğru ve Güzel insan olun.
O kulvarda pek yarış yok.
Ve eklemiş
Daha fazla “sevgiliye” sahip olmak sizi daha erkeksi yapmaz.
Daha fazla “erkek arkadaş” edinmek sizi daha güzel kılmaz.
Pahalı şeyler sadece ‘ucuz’ insanları çeker.
Ve bu arada gençlik geçer.
Güzellik de öyle.
Geride kalan tek şey karakterdir.
Kadınlar, topuklu ayakkabı ve kısa etek giyen herkes olabilir; erkekler, pahalı takım elbiseler ve ayakkabılar giyen herkes olabilir.
Ama aslında gerçek kadınlar ve gerçek erkekler, zihinlerini, ruhlarını ve karakterlerini ‘giyinenlerdir.’
Ne istediklerini bilirler ve asıl zarafetleri tavırlarında gizlidir.
Hayatınızı “ucuz” duygularla harcamayın.
Çocuklarımıza, bir arabanın başarı göstergesi olmadığını ve yürüyerek gitmenin yoksulluk anlamına gelmediğini öğretmeliyiz.
İstatistik olarak dünyadaki en büyük krizler 1 hafta sürüyormuş,parasını fon da park eden ben dahil herkes rahat olmalı.
Neler geçmedi:-)Bu arada hisse portföyüm de fena sayılmaz����
Panik yok!
#BORSAİSTANBUL #fon #tly #thf #pekgy
Sermaye yapımızı güçlendirecek önemli bir adım atıyoruz.
Yönetim Kurulumuz, kayıtlı sermaye tavanımızın 40 milyon TL’den 40 milyar TL’ye, çıkarılmış sermayemizin ise 150 milyon TL’den 4 milyar TL’ye artırılması için SPK’ya başvuru yapılmasına karar verdi.
🔗 KAP açıklamamızın detayları için: https://t.co/BOD5YtwQDa
#TeraPortföy #KAP #SermayePiyasaları
SPK’nın gece yayımladığı Yatırım Fonlarına ilişkin rehber sadece bir düzenleme metni değil, aynı zamanda regülasyon kalitesine dair bir gösterge niteliğinde.
Dikkat çeken nokta, düzenlemenin tek tip bir yaklaşım yerine orantılı ve risk bazlı bir mimari kurması. Serbest fonların bir ihraççıya yatırım sınırı, o ihraççının fiili dolaşımdaki pay oranına göre kademeli olarak belirlendi. Bu, piyasa yapısını gerçekten anlayan bir düzenleyici yaklaşımının işareti.
Aynı mantık, ihraç edilebilecek fon sayısının şirketteki portföy yöneticisi sayısıyla sınırlandırılmasında da görülüyor: büyüme artık yalnızca mali kapasiteyle değil, fiili ve iktisadi yönetim kapasitesiyle orantılı olacak. Bu, fon endüstrisinde yönetişim kalitesini ölçekle birlikte büyütmeyi hedefleyen isabetli bir tasarım.
Sermaye yeterliliği eşiklerinin geniş yetkili PYŞ’ler için 500 milyon TL’ye yükseltilmesi ise sektörün mali dayanıklılığını güçlendirirken, mevcut oyunculara 2029’a kadar tanınan geçiş süresi düzenlemenin piyasayı şoklamadan, kademeli bir uyum mantığıyla kurgulandığını gösteriyor.
Kısacası bu, sadece ‘sıkılaştıran’ değil, riski doğru yerden ölçen bir düzenleme. SPK’nın bu teknik derinliği ve dengeyi bir arada kurabilmesini takdirle karşılıyor, tüm ekonomi yönetimine sermaye piyasalarımız adına teşekkür ediyoruz.
🚨 #THF VE #DOH SON 1 AYDIR NEDEN BU KADAR GÜÇLÜ?
İki fon da Tera Portföy.
İki fon da son 1 ayda oldukça güçlü performans gösteriyor.
Ama THF tarafında gözden kaçırılmaması gereken ÇOK ÖNEMLİ BİR TARİH var:
📅 23 TEMMUZ 2026.
Bu tarihi bir kenara yazın.
Çünkü 23 Temmuz’da THF’nin portföy yönetimine iki yeni isim atanıyor:
🎩 İBRAHİM BEKÇİ
30+ yıllık sermaye piyasası tecrübesi.
TEB Yatırım geçmişi var.
Tera Portföy’de serbest fonların yönetiminde de görev alıyor.
🎩 ETHEM UMUT BEYTORUN
25+ yıllık sermaye piyasası geçmişi.
Bankacılık, araştırma ve sermaye piyasalarının yanı sıra özellikle KURUMSAL FİNANSMAN tecrübesi dikkat çekiyor.
Tera Yatırım’da;
halka arzlar,
sermaye artırımları,
şirket değerlemeleri
gibi alanlarda çalışmış bir isim.
Ve tekrar:
📅 23 TEMMUZ → YENİ YÖNETİM
Ardından ne oluyor?
🔥 THF son 1 ayda yaklaşık %20 yükseliyor.
Üstelik sadece performans değil...
Fona yönelik yatırımcı ve para ilgisi de ciddi şekilde artıyor.
Bu nedenle benim için THF’de asıl soru artık:
“Fon ne kadar yükseldi?”
değil.
🚨 23 TEMMUZ’DAN SONRA FONDA NE DEĞİŞTİ?
Yeni yönetim portföyün karakterini değiştirdi mi?
Hangi hisselerin ağırlığı artırıldı?
Hangi hisseler azaltıldı?
Yeni yönetimin önceki serbest fonlardaki yatırım tarzı THF’ye taşınıyor mu?
Bundan sonra özellikle bunları takip edeceğim.
Çünkü bazen fonlarda en önemli sinyal fiyat ekranında başlamaz.
YÖNETİM MASASINDA BAŞLAR.
🔥 DOH tarafında ise farklı bir hikâye var.
Fonun başında:
🎩 OKAN UZUNOĞLU
25+ yıllık tecrübe.
Yapı Kredi Portföy’de;
hisse senedi fonları,
emeklilik fonları,
özel portföy,
yurtiçi/yurtdışı hisse,
kıymetli madenler
ve CIO seviyesine uzanan ciddi bir geçmişi var.
DOH’un yatırım tarzı ise THF’den oldukça farklı.
🎯 Daha konsantre.
31 Temmuz portföyünde yaklaşık:
#LIDER → %19
#TERA → %19
#TEHOL → %11
Yani yalnızca üç hisse portföyün neredeyse yarısını oluşturuyordu.
Doğru hisselerde bu yapı getiriyi ciddi şekilde hızlandırabilir.
Ama aynı zamanda riski de artırır.
Dolayısıyla elimizde aynı kurumdan iki güçlü fon ama İKİ FARKLI HİKÂYE var:
🔥 DOH
Tecrübeli yönetici + konsantre/yüksek inançlı portföy.
🔥 THF
23 TEMMUZ'DA YENİ YÖNETİM + ardından dikkat çekici güçlü dönem.
Ben özellikle THF’de 23 Temmuz sonrasını yakın takibe alıyorum.
Çünkü fon yatırımında sadece:
“En çok hangi fon kazandırdı?”
diye bakmak bana artık yeterli gelmiyor.
Asıl soru şu:
🎩 O PARAYI KİM YÖNETİYOR?
Ve daha önemlisi:
YÖNETİCİ DEĞİŞTİĞİNDE FONDA NE DEĞİŞİYOR?
Yeni serimiz:
🎩 MANAGER WATCH
Başlıyor.
#tly
CL’e giriş parası, reklam ve televizyon gelirleri, gişe hasılatı, forma satışları vs derken yaklaşık 50m€ ek gelir. Jayden ve Cheriff ile birlikte 95-100m€ demek.
Carlos, Amrabat olursa Talisca’yı ver gitsin 3’e 5’e bakmadan. Brezilya’dan, Balkanlar’dan U23 getir 2 tane geleceği olan.
Hazır Lyon’dayken kafileye Fofana ve Niakhate’yi ekle öyle dön İstanbul’a. CL’de 16’ya da kalırsın, ligin de içinden de geçersin.
Örgüt iyice ifşa olmuşken vura vura gideceksin. Vura vura.
MERKEZ BANKASI MUSLUĞU YENİDEN AÇTI: Örtülü Gevşeme Başlıyor, Şimdi Nereye Bakacağız?
Değerli arkadaşlar, bu akşam çok önemli bir karar geldi ve bu kararı beklediğimizi söylemiştim. Merkez Bankası, 1 Mart 2026'da ara verdiği bir hafta vadeli repo ihalelerine yeniden başlıyor. Yaklaşık 6 ay sonra musluk yeniden açılıyor.
Şimdi bunun ne anlama geldiğini, neden bu kadar önemli olduğunu ve en önemlisi yarından itibaren hangi sektörlere bakmamız gerektiğini anlatacağım.
ÖNCE KARARI ANLAYALIM: İKİ MUSLUK MESELESİ
Daha önce yazmıştım, hatırlayanlar olacaktır: Bankaların para içtiği 2 musluk var.
Birinci musluk, şebeke suyu: Politika faizi olan haftalık repo. Bu, Merkez Bankası'nın temel politika aracıdır ve daha ucuzdur.
İkinci musluk, tanker suyu: Gecelik fonlama. Bu daha pahalıdır.
Mart başında Merkez Bankası şebeke musluğunu KAPATTI; haftalık repo ihalelerine ara verdi ve bankaları pahalı olan gecelik fonlamaya mecbur bıraktı. Sonuç neydi? Politika faizi kağıt üzerinde aynı kalırken, bankaların GERÇEK fonlama maliyeti yükseldi ve ticari kredi faizleri yaklaşık 4 puan arttı. Manşetlerde "faiz artırıldı" yazmadı ama piyasa zammı iliklerinde hissetti. Ben buna örtülü sıkılaşma demiştim: Zam yapmadan zam.
Bu akşam ne oldu? Aynı film TERSİNDEN oynatılmaya başlandı. Şebeke musluğu yeniden açıldı. Merkez Bankası artık fonlamayı ağırlıklı olarak pahalı gecelik koridor yerine, temel politika aracı olan haftalık repo üzerinden yürütecek.
Tercümesi şu: Kurul toplanmadan, karar metni yazılmadan, manşete "indirim" düşmeden bankaların fiili fonlama maliyeti düşecek. Yani indirim yapmadan indirim.
AMA ACELE ETMEYELİM: BU BİR FAİZ İNDİRİMİ DEĞİL
Burada dürüst olmam lazım, çünkü yarın bazı yerlerde "faiz indirimi geldi" manşetleri göreceksiniz.
Bu karar, teknik olarak bir likidite yönetimi kararıdır. Politika faizi değişmedi. Kredi ve mevduat faizlerinin otomatik olarak düşeceği anlamına da gelmiyor.
Ama piyasa teknik tanıma değil, YÖNE bakar. Ve buradaki yön net: Sıkılaştırma tarafından gevşeme tarafına geçiliyor. Asıl karar 10 Eylül'deki Para Politikası Kurulu toplantısında verilecek. Bu akşamki adım, o toplantının habercisi olabilecek bir ön hazırlıktır. Yani bu bir varış değil, yola çıkış işaretidir.
ŞİMDİ ASIL SORU: HANGİ SEKTÖRLERE BAKACAĞIZ?
İşte yazının en önemli kısmı burası. Çünkü faiz indirim döngüsünde para rastgele dağılmaz; belli sektörlere sırayla yürür. Sıralamayı bilmek, herkesten önce doğru kapıda beklemek demektir.
Birinci halka: Bankacılık. Faiz indiriminden ilk fayda gören sektördür. Sebebi şu: Bankaların mevduat maliyeti, kredi getirisinden daha HIZLI düşer. Aradaki makas açılır ve net faiz marjı genişler. Üstelik bankaların elindeki devlet tahvillerinin değeri de faiz düşünce artar. Bir de kredi talebi canlanır. Yani banka için faiz indirimi 3 koldan iyi haberdir.
İkinci halka: GYO'lar ve gayrimenkul. Bence en güçlü halka bu. Neden? Çünkü GYO'lar hem borçludur hem de varlıkları faize duyarlıdır. Faiz düşünce finansman giderleri hafifler, aynı anda portföylerindeki gayrimenkullerin değerlemesi yükselir ve üstüne konut kredisi ucuzladığı için satışlar canlanır. Üç etki aynı anda çalışır. Ev-faiz yazımı okuyanlar hatırlar: Konut şu an reel olarak değer kaybediyor çünkü mevduat daha çok kazandırıyor; bu denklem faiz düşünce tersine döner.
Üçüncü halka: İnşaat, çimento, demir-çelik. Konut ve altyapı yatırımı canlandığında talep bu sektörlere gelir. Üstelik bunlar genellikle borçlu ve yatırım yoğun şirketlerdir; finansman yükleri hafifleyince kârlılıkları hızla toparlanır. Bir de şu var: Bu sektörler hem talep hem maliyet tarafından etkilendiği için hareketleri sert olur.
Dördüncü halka: Borç yükü ağır şirketler. Bu, sektör değil bir KATEGORİDİR ve en çarpıcı sonucu burada görürsün��z. Bu ülkede öyle şirketler var ki, işini iyi yapmasına rağmen sadece finansman giderleri yüzünden zarar açıklıyor. Geçen yazımda anlatmıştım: Bir beyaz eşya devi, satışları gerilemesine rağmen esas faaliyet kârını yüzde 13 büyütmüş ama artan borçlanma maliyetleri yüzünden yılı 8,4 milyar lira zararla kapatmıştı. Şimdi tersini düşünün: Faiz indiğinde bu tür şirketlerin bilançosu düzelir; kâra geçen şirketin hissesi ise en sert tepkiyi verir. Bakacağınız oran net: Net borcun özkaynağa oranı yüksek olanlar.
Beşinci halka: Otomotiv, beyaz eşya, dayanıklı tüketim ve perakende. Bunlar kredili satışla yaşayan sektörlerdir. Taşıt kredisi ve tüketici kredisi ucuzladığında talep patlar. Ama dikkat: Bu halka biraz gecikmeli çalışır, çünkü tüketici cebinde parayı hissedene kadar zaman geçer.
Altıncı halka: Leasing, faktoring ve tüketici finansmanı şirketleri. Faiz indiriminde hem fonlama maliyetleri düşer hem işlem hacimleri artar. Küçük ama hızlı tepki veren bir grup.
Peki kim geride kalır? Nakit zengini, borcu olmayan şirketler. Çünkü onlar yüksek faiz döneminde kasadaki parayla faiz geliri elde ediyordu; faiz inince o gelir kaybolur. Ayrıca para piyasası fonları da cazibesini yitirmeye başlar.
FAİZ İNMEDEN ÖNCE NEREYE BAKACAĞIZ?
Şimdi asıl kritik soru: Peki indirimi beklemeden, şu andan itibaren neyi izleyeceğiz? Benim takip listem şu ve bu listeyi kaydedin.
Bir: Sektör endekslerinin ayrışması. Bu benim en sevdiğim turnusol kağıdıdır. Piyasa gerçekten indirime inanıyorsa, banka, GYO ve inşaat endeksleri BIST 100'den pozitif ayrışmaya başlar; hem de kimse konuşmadan önce. Yarın ve önümüzdeki günlerde tam olarak buna bakın: Bu sektörler endeksten daha mı iyi performans gösteriyor? Sözlere değil, sektörlere bakın demiştim; test zamanı.
İki: Hacim. Ayrışma tek başına yetmez; ayrışmaya HACİM eşlik ediyor mu? Ortada haber yokken hacim artıyorsa, birileri pozisyon alıyor demektir. Fiyat yalan söyleyebilir, hacim zor söyler.
Üç: Merkez Bankası'nın ağırlıklı ortalama fonlama maliyeti. Bu, kararın gerçekten işleyip işlemediğini gösterecek en dürüst rakam. Fonlama maliyeti önümüzdeki günlerde aşağı kayıyorsa, örtülü gevşeme fiilen başlamış demektir.
Dört: Gösterge tahvil faizi. Tahvil piyasası, hisse piyasasından daha erken ve daha soğukkanlı fiyatlar. 2 yıllık gösterge tahvil faizi düşmeye başladıysa, piyasa indirimi ciddi ciddi bekliyor demektir.
Beş: Yabancının haftalık akımları. 14 Ağustos haftasında yabancı 9 haftalık tahvil alım serisini bitirip 176 milyon dolarlık hisse alımı yapmıştı. Bu hafta ve gelecek haftalarda hisse sütunu üst üste yeşil yanmaya devam ederse, iki duraklı tren yazımdaki o rotasyon gerçekten başlıyor demektir.
BİR DE FON CEPHESİ VAR
Son olarak yatırımcıyı ilgilendiren bir başlık daha: SPK'nın uzun süredir beklenen Fon Rehberi düzenlemesinin çalışmaları tamamlandı ve açıklanması bekleniyor. Düzenleme özellikle serbest fonlar ve para piyasası fonlarının işleyişini yeniden şekillendiriyor; portföy yönetim şirketlerine ilave sermaye yükümlülüğü, fon sayısına sınırlama, ilişkili taraf işlemlerine kısıtlama ve yoğunlaşma limitleri gibi başlıklar taslakta yer alıyordu. Amaç risklerin azaltılması ve yatırımcının daha güçlü korunması.
Bu neden önemli? Çünkü faiz indiği dönemde para piyasası fonlarından çıkış başlar ve o para yeni bir yer arar. Fon tarafındaki kural değişikliği ile faiz döngüsü aynı döneme denk geliyor; fon portföyü olan herkesin bu düzenlemeyi dikkatle okuması gerekiyor.
Şunu unutmayın: Bu akşamki karar bir başlangıç işareti, bitiş çizgisi değil. Enflasyon verileri bozulursa, petrol yeniden fırlarsa ya da jeopolitik bir şok gelirse Merkez Bankası bu adımı yavaşlatabilir. Kimse size tarih garantisi veremez.
Ama şu net: Sıkılaştırma tarafından gevşeme tarafına doğru bir hareket başladı ve bu tür dönüşler, borsada en büyük fırsatların doğduğu dönemlerdir. Bizim işimiz tahmin etmek değil, hazırlıklı olmak. Sektörleri biliyoruz, sıralamayı biliyoruz, takip listemiz hazır. Şimdi sabırla izleyeceğiz.
Ve her zamanki gibi: Haberle koşarak pozisyon alınmaz. Beklentiler alınır, gerçekler satılır dersini bu seride kaç kez işledik. Bu akşamın haberiyle yarın açılışta tepeden mal kapmayın; ayrışmayı, hacmi ve verileri izleyin.
Faydalı bulduysanız RT ve kaydet yapmayı unutma
#tcmb #faiz #repo #bist100 #borsa #gyo #bankacılık #YatırımTavsiyesiDeğildir
Günün Mutlak Yıldızı 🚀📈🔥
#RIH → +10.79 🚀🚀🚀
Sabah negatif açmıştı, öğleden sonra muazzam bir yükseliş yaşadı ve +10.79 seviyesinde sabitledi.
Portföydeki en yüksek getiri.
Tek başına günü kurtaran fon.
Bu seviyede kalması ve kapanışa taşıması çok önemli.