Dostlar.
Şuna bir beğeni, yorum, rt, ne varsa yapabilir misiniz? Algoritmayı kıralım.
Yeterince kişiye ulaşamıyor. Yeni kitaptan haberdar olmayan binlerce okur var. Elden ele yayalım lütfen.
Tüm vatandaşlarımıza çağrımdır.
Lütfen bu paylaşımı yayalım. Sesimiz gür çıksın.
Afyon Çatkuyu köyü yakınlarındaki Yahnitepe.
Burada tam 62 şehidimiz yatıyor.
Onlara @MurettepMufreze ile birlikte, uzun uğraşlar sonucunda ulaşmıştık.
Ancak bugün bu tepe ve ona emanet şehitlerimiz büyük tehlike altında.
Hemen doğusundaki taş ocağı adım adım ona yaklaşıyor.
Değerli @AfyonValiligi , bu mukaddes yeri ihya edip, şehitlerimizin 103 yıldır hasretle beklediği bayrağımızın gölgesine kavuşturmak yerine, göz göre göre ranta kurban edilmelerine göz mü yumacağız?
Değerli @TCEnerji , Türkiye'nin her yerinde binlercesi bulunan bir taş ocağı bu şehitlerimizden daha mı değerli?
Değerli @kvmgm ve @eskisehiriktm , 2863 sayılı kanunun 6. Maddesi'ni hatırlatmama gerek var mı?
Aşağıdaki paylaşımımı lütfen okuyun. Orada rant uğruna neyin feda edilmekte olduğunu göreceksiniz.
Lütfen harekete geçin.
Bizler, sizler nefes alabilelim diye nefes almaktan vazgeçenlerin kemiklerinin mermer atıklarına karışmasına izin vermeyin.
@TarihiPark@milliparklar@FuatSerdarAydin@Erkanozcellik
https://t.co/Ezf5qcZs08
Türkiye'de bir içerik üreticisinin 'lazım olur diye' F 16 savaş jetinin nasıl kaldırılacağını anlattığı görüntüler 4 saatte 4.000 kişi tarafından kaydedildi.
Türk'ün Töresi vardı ama Türk unuttu.
Oysa Tanrı Türk'ü defalarca uyardı!
Ama Türk önemsemedi.
Hatta bazıları dalga geçti!
Öyle bir zamana geldik ki polis askerin üstünü arar oldu. Teröristler serbest bırakıldı. Ormanlarımız yandı, göllerimiz, barajlarımız kurudu.
Türk doğasını, kadınlarını, çocuklarını koruyamaz hale geldi.
Oysa doğa Türk'ün Ruhu, yaşam kaynağıydı!
Kadın baş tacı, balalar geleceği idi!
Ama Türk unuttu.
—Tanrı Türk'ü korusun—
Devletin kanalında ilk kez Türkçü bir çizgi film yayınlanıyor. Kızımla bu yaşta televizyonun başına geçip izliyoruz. Benim favori karakterim İşbara Alp, onunki ise Umay.
Görünen o ki bir neslin gönlünde taht kuracak karakter de Yiğit Alp olacak.
Papa 14. Leo’nun Türkiye ziyaretinde ilginç bir tesadüf daha var. 1054'te Doğu ve Batı kiliselerini tam ayrılırken, Papa 9. Leo idi. Şimdi başka bir Leo (Papa 14. Leo) Batı ve Doğu kiliselerini yakınlaştırmaya çalışıyor.
330’da Roma İmparatorluğu başkentinin İstanbul’a taşınması Roma’nın tek dinî otorite merkezi olmaktan çıkmaya başlamasının başlangıcıydı. Konstantin İstanbul’u başşehri yapınca İstanbul da önemli kilise merkezleri arasına girdi. Roma ile İstanbul arasındaki ilk dini mücadele 343’te Serdika’da (Sofya) toplanan konsilde ortaya çıktı. Roma, bu konsildeki tartışmalardan sonra İstanbul’un yükselişinin önünü kesmek amacıyla kiliseyle ilgili her türlü resmî kararda tek yetkili makamın kendisi olduğunu ilan etti. Doğulu piskoposlar ise konsil kararlarını tanımadılar. İstanbul ve Roma kiliseleri artık birbirlerinden ayrılmaya başlamıştı.
381’de İmparator I. Theodosios’un topladığı ve Roma'dan kimsenin çağrılmadığı İstanbul Konsili’nde Roma’dan sonra ikinci yetkili makamın İstanbul olduğu ilan edildi. 395’te Roma'nın ikiye bölünmesi sonucunda kiliseler de kendi bölgelerindeki mahalli kültüre göre şekillenmeye başladı.
451' deki Kadıköy Konsili'nde İstanbul kilisesinin Roma ile aynı imtiyazlara sahip olduğu kararı alındı.
476'da Batı Roma İmparatorluğu'nun çökmesiyle Papa tek güç odağı oldu. Doğu kilisesinde teolojik tartışmalar olurken, Batı kilisesinde düzenin sağlanması için disiplin ön plana çıktı. Batı'da Papa tek etkili güç durumuna gelirken, Doğu’da kilise imparatorun hükmü altına girdi.
İki kilise arasındaki en önemli kırılma 595'te oldu. İstanbul Patriği 4. Ioannis tarihte ilk defa ekümenik patrik ünvanını aldı. Patrikhane'nin tek ve evrensel kilise olduğunu ileri sürdü. Batılı din adamları papanın bile bu ünvanı kullanmaya cesaret edemediğini söyleyip, Patrik'i eleştirdiler.
Patrik I. Mihail Kirularios, 1053’ten itibaren Roma’ya karşı mücadeyi sertleştirdi. İstanbul’daki bütün Latin kiliselerini kapattı. İki kilise arasındaki birliği yeniden kurmak amacıyla Papa 9. Leo, 1054'te Kardinal Humbert başkanlığındaki bir elçi heyetini İstanbul’a gönderdi. Patrik, Batı kilisesinin uygulamalarını dine aykırı görüp uzlaşmayı reddetti. Kardinal Humbert, Ayasofya'ya papa adına bir aforoz fermanı bıraktı. Patrik de aynı gün papa ve elçilerini aforoz etti. Karşılıklı aforozlar, Doğu ve Batı kiliseleri arasındaki resmî ayrılığın simgesi haline geldi. Bu hadiseye Büyük Şizma denir.
Daha sonraki yıllarda Bizans'ın zayıflamasıyla Roma ve İstanbul kiliselerinin zaman zaman yeniden birleşmeleri gündeme geldi. Bizans, Yıldırım Bayezid döneminden itibaren ağır bir baskı altına alınmıştı. Bizanslı devlet adamları, Osmanlı baskısından kurtulmak için Avrupa'daki Hristiyanlar'dan gelecek yardımdan başka çareleri olmadığını düşündüler. Fakat bu yardım karşılıksız olmuyordu. Papa, Bizans'a kiliselerin birleşmesi şartını ileri sürdü. Başka çıkar yol bulamayan Bizanslılar, 1439'da Floransa Konsili'nde papanın isteklerini kabul ettiler. Ancak Bizans ikiye bölündü. Kiliselerin birleşmesi taraftarı olan Patrik Gregorios Mammas, birleşmeye karşı olanların baskısından dolayı Ağustos 1451'de Roma'ya kaçtı. İmparator Konstantin halkın tepkisine rağmen adım adım yaklaşan Türk tehlikesine karşı Avrupa'dan yardım almak için son çare olarak Papa'ya Ortodoks kilisesini Katolik kilisesiyle birleştirmeye hazır olduğunu bildirdi. Saint Sabina Kardinali Isidoros, 12 Aralık 1452'de Ayasofya'daki âyini bizzat yönetti. Roma usulünde yapılan ayinde papanın ve kaçan Patrik Gregorios'un adları birlikte zikredildi. Halk ve din adamlarının çoğu olup biteni protesto ettiler. Meyhanelere dolan Bizanslılar kadehler dolusu şarap içerek birlikçilere lanet okuyup, Meryem'in ikonasına kadeh kaldırdılar. "Biz ne Latinler'in yardımına ne de birliğe muhtacız. Katolik tarzında ibadet bizden uzak olsun" diye bağırdılar.
Papa'nın ziyaretiyle tekrar gündeme gelen Ekümeniklik meselesini madde madde açıkladım. On dakikanızı ayırıp okursanız, okuyunca paylaşırsanız sevinirim.
Elbette yorulacaksınız. Benim sizden istediğim şey yorulmamak değil, yorulduğunuz zaman bile durmadan yürümek, yorulduğunuz dakikada da dinlenmeden beni takip etmektir.
Sizler, yani yeni Türkiye’nin genç evlatları, yorulsanız bile beni takip edeceksiniz.
-Mustafa Kemal Atatürk
Muhteşem bir hizmet,
Anıtkabir derneği Atatürk’ün okuduğu tüm kitapları, altını çizdiği yerlerle beraber, kitap haline çevirmiş, bu linkten PDF olarak ulaşmak mümkün.
Müthiş bir arşiv çalışması, ilgilenenlere:
https://t.co/gIOKDAFWMh
33 yıl önce bugün Amerikan Saratoga uçak gemisi Ege’de Display Determination 92 NATO tatbikatında Muavenet muhribimizi iki sea sparrow füzesi ile vurdu. Kaza ile oldu dense de, kaza değildi. Komutan Deniz Kurmay Yarbay Kudret Güngör ve 5 denizciyi şehit verdik. Bu hamle Kuzey Irak’taki PKK karşıtı harekatımıza dolaylı tutum içinde bir Amerikan misillemesiydi. ABD olay sonrası göz boyamak için soruşturma yürüttü. Gemi Komutanı görevden alındı. Dönemin hükümeti ABD’nin kaza açıklamasını kabul etti. Söz konusu füzelerin ateşlemesi çok kademeli bir süreçti ve kazayla ateşlenmesi çok zordu. ABD Soruşturması her yönü ile şaibeliydi.Muavenet ve şehitlerimiz, Cumhuriyet Donanmasının Türkiye’nin güneydoğusunda denize çıkışı olan kukla bir Kürt devletinin (İkinci İsrail) kurulmasını engellemeye yönelik jeopolitik çaplı mücadelesinde dolaylı olarak yerini almıştır. Muavenet’i ve şehitlerini daima hatırlayacağız. Şehitlerimize rahmet, ailelerine başsağlığı diliyorum.