Türkiye'deki silahlanma oranı beni çok korkuttu.
Kardeşim, silahlardan bu kadar uzak bir toplum mu olur 😁
Ayrıca dikkat ederseniz "Avrupa'da bireysel silahlanma mı var" diye konuşanların aksine, Yunanistan'da dahil olmak üzere Avrupa'nın silahlanma oranı Türkiye'nin çok üzerinde.
@CryptoKemal Ayrıca ruhsat ile silah alabilmek için heyet raporu gerekmekte. Yoksa sadece harç ödeyerek silah sahibi olamıyorsun. Psikolojik testde var bu heyet raporunda. Ruhsatlı silah işlenen suç oranına bakarsan suç oranları içinde en küçük dilimde yer alir.
Kazım Karabekir'in kızı Timsal Karabekir, babasından duyduklarını anlatıyor.
Türk, bugün bu topraklarda o günlerdeki gibi yine silahsız ve savunmasız kalırsa emin olun daha kötüleri yaşanacak.
İsrail’in İran’a saldırmasının ardından Emekli Kurmay Albay Mustafa Önsel’in ABD Büyükelçisi Tom Barack’ın Ortadoğu hakkındaki açıklamasını değerlendirdiği yazısı yeniden gündeme geldi:
“Adam Ankara'da ABD Büyükelçisi, aynı zamanda Suriye'den de sorumlu.
• Gelir gelmez Türkiye Osmanlı sistemine geçmeli dedi!
Yetkililer ‘Kimsin sen ulan?’ demedi!
• İsrail bölgede ulus devlet istemiyor dedi!
Hiçbir yetkili ‘Senin kaşıntın ne ulan?’ demedi!
• Lozan Antlaşmasıyla ilgili ileri geri konuştu, haliyle aynı şeyleri düşünen bir kısım yetkilinin yürü git ulan demesi beklenemezdi!
• Döndü, şimdi de ‘Hazar Denizindeki fosil yakıt kaynaklarının Türkiye üzerinden Akdeniz'e ulaşmasını ulus devlet anlayışı önlüyor’ dedi!
Hiçbir yetkili ‘Senin kafan iyi mi ulan?’ demedi!
• Heybeliada Ruhban Okulunun 2026'da açılacağını ifade etti!
Hiçbir yetkili ‘Haddini bil ulan!’ diyemedi!
Siz gerçekten bağımsız ve güçlü bir devlete sahip olduğunuzu düşünüyor musunuz?
❗Verimli toprakları ve su varlığıyla bilinen Trakya, bugün ciddi çevresel risklerle karşı karşıya.
ÇED Olumlu kararı verilen Endüstri Kullanma Suyu Temini projesiyle, yılda 227 milyon m³ su Edirne’den Tekirdağ sanayisine taşınacak;
📍516 hektarlık alanda kum ve taş ocakları açılacak
📍Yüzlerce kilometre boru hattı döşenecek
📍Yoğun hafriyat çalışmaları yapılacak
❗ Meriç havzasında çiftçilerin suya erişimi zorlaşacak
❗Kullanılan temiz su kirlenerek Ergene’ye boşaltılacak
📢 Trakya için yaşam diyor; suyun bir hammadde değil, yaşamsal bir varlık olduğunu hatırlatıyoruz.
#Trakya #ErgeneHavzası #MeriçNehri
@TCTarim@csbgovtr
Aile ve Sosyal Yardım İl Müdürlüklerinin en çok yardım yaptığı Bölge ve İller sıralamasında en çok yardım alan İller şöyle sıralandı;
1-Şırnak'ın %69'u 2-Hakkari'nin %63'ü 3-Ağrı'nın %62'si, 4-Şanlıurfa'nın %62'si 5-Van'ın %60'ı 6-Mardin'in %59'u 7-Muş'un %56'sı 8-Batman'ın %53'ü 9-Bitlis’in %53’ü 10-Diyarbakır'ın %51
En çok Sosyal yardımı alan aynı zamanda kaçak elektrik kullanıyor ve en yeni model arabalara biniyorlar.
Sosyal yardım alamayan ve elektriği parayla kullananlar eski, yaşlı model arabalara biniyorlar.
Kocaeli'de bir vatandaş, çocuğunun okuduğu okulda "Kâbe'de hacılar" ilahisinin zil sesi yapılmasına tepki gösterdi:
"Çocukları böyle zor durumda bırakamazsınız, burası Kâbe mi?"
☣️ Kirazlıyayla’da atık havuzu bilerek boşaltılıyor.
Kaza değil. Karar.
Kimin kararı?
Hangi denetim?
Hangi izin?
Cevap yok — çünkü cevap verecek kimse yok.
#Kirazlıyayla#ÇevreFelaketi
Yalova’da aşiret çocuğuyum diye övünen yaratık kucağında çocuğu olan bir babaya saldırarak 1.5 yaşındaki çocuğun kafatasını kırdı, babanın ise burnunu. Alçaklık mı? Evet alçaklık. Sokaklar saldırganlara terkedilince doğal sonuç böyle saldırılar oluyor.
Zafer Partisi iktidarında sınırlara, şehirlere ve sokaklara serseri çeteleyi değil Türk devleti hakim olacak. @zaferpartisi
Yalova'da kucağında küçük kızı olan babaya Vanlı aşiret mensubu olduklarını söyleyen 3 hırtçak saldırmış.
Saldırıda babanın burnu kırılmış, 14 aylık bebeğin ise kafatasında çatlak oluşmuş.
Aşiret çocuğu nedir bilmem ama kucağında küçük kızı olan bir kişiye, iftar öncesinde 3 kişi saldıranların kesin OÇ olduğunu bilirim.
Darp edilen baba hastaneden çıkıp evine gitmekten korkuyor. Alın size ülkeyi getirdiğiniz hal…
Sadece bu olay Türkiye’de bir Türk sorunu olduğunun ispatıdır.
Bu saldırıya uğrayan çocuk ve babası Türk değil de “hırt” olsaydı, iktidarından muhalefetine, sanat sepet tayfadan sözde Aysunlara kadar bir koro halinde Türk milletine hakaret ediyor olurlardı.
TÜVTÜRK istasyonunda dövülerek katledilen polis memuru Melih Okan Keskin’in 2 gün önce 44 yaşına girdiği ve iki çocuk babası olduğu ortaya çıktı.
Polis memurunun eşi Emel Keskin çarpıcı detayları anlattı:
“Aracın park lambasının yanmadığını söylüyorlar. Eşim tekrar dışarı çıkıp arabayı çalıştırdıktan sonra park lambasının yandığını görüyor ve tekrar içeri geliyor. 'Park lambam yanıyor' diyor. İçerideki görevli şahıslar ‘Artık geçti, burada kamera kaydı vardı; ama şu an yapacak bir şey yok. Dışarıdaki kamera bizi ilgilendirmez’ diyerek, eşimi gönderiyorlar. Ama alay eder bir şekilde ‘Geçmiş olsun, yarın tekrar gelirsiniz’ diyorlar.
Eşim de 'Yetkili kimse yok mu' diye sorduğunda, ‘Burada bir bayan mühendisi var, onunla görüşebilirsin’ diye yönlendiriyorlar. Eşim bayanın yanına gidiyor, orada onunla konuşurken bir ağız dalaşı meydana geliyor ve sonucunda 20-30 kişi toplanıp eşimi darbetmeye başlıyorlar. Eşim bu darp esnasında diğer vatandaşlar tarafından kurtarılmaya çalışırken daha fazla darbedildiğini söyledi.
Sonra eşim tekrar dışarı çıkıyor, darp raporu almak için eline telefonu alıyor, 112’yi arıyor. Bu esnada biri eşimin üstüne doğru arabayı sürüyor. Hatta kamera kayıtlarında eşimin ayağının ezildiği gözüküyor. Sonra eşim 'Ne yapıyorsun' falan diye el kol hareketi yapıyor. Sonra eşim telefon görüşmesi yaparken araçtan inen şahıs şiddetli bir şekilde eşime bir yumruk atıyor. Eşim bu yumruk darbesiyle sarsılıyor, düşmüyor, kendini toparlıyor. Tekrar eşimin üzerine yürüyorlar. Yani 3 ayrı olay var; ama 2’nci olayda yumruk darbesiyle eşim sarsılıyor. Ardından eşim tek başına arabasına atlayıp darp raporu almak için onkoloji hastanesine gidiyor.
Ben hastanedeyim bir olay oldu darp raporu alacağım. Sen çocukları al' diyor. Sonra tomografinin sonucunu söylemek için tekrar görüştüğümüzde 'Beynimde kanama varmış, beni ameliyat edecekler' dedi.
Eşime, 'Melih ne oldu' diyorum; ‘Kavga oldu, dayak yedim, 20-30 kişi üstüme saldırdı’ dedi. Sonra hastaneye gittim. Doktor bana eşimin beyninde 7 milimlik bir kayma olduğunu, kanamasının olduğunu, açık bir ameliyat olacağını, zor bir ameliyat olacağını, ameliyattan çıktığında felç kalabileceğini, her türlü ihtimali söyledi. Eşim ameliyata girerken benim elimden tutarak ‘Seni seviyorum, kedine iyi bak, çocuklarıma iyi bak’ dedi. Benim eşim elimi öpe öpe ameliyata girdi. Benim eşim bir yumrukla hayatını kaybedecek bir insan değildi. Hayatının baharında gitti. Ardında 2 çocuğunu bıraktı. Hayallerimiz yarım kaldı. 2 çocuğum babasız kaldı. Eşim olay yerinden ambulansla sevk edilmedi. Kimse tarafından ambulans çağırılmadı. Kendi şahsi aracımıza binip hastaneye darp raporu almaya gitti. Eşim bir tane bile yumruk sallamamış. Sadece kendini savunmaya almış. Canını kurtarmaya çalışmış. Her şeyimiz yarım kaldı. Çok gençti, 44 yaşındaydı. 2 gün önce doğum günü vardı. Sadece yumruk atandan şikayetçi değilim zaten. Herkesten şikayetçiyim.
Olayın daha çok araştırılmasını ve aydınlanmasını istiyorum. Firma 'Bizim personelimiz değil, eski personelimiz' diyor. Hayır kendi personelleri. Sonuna kadar bu olayın arkasında olacağım. Elimden geldiğince güçlü olmaya çalışacağım. Bu personelin sabıka kaydı varmış. Avukatımız dosyayı inceledi. Savcılık dosyasını inceledi. Olaya karışan, darbeden 25-30 kişiyi şirket avukatları temsil ediyor. Adamı darbettikleri yetmiyormuş gibi gelip utanmadan bir de hepsi şikayetçi oluyorlar. Melih vefat edene kadar ne bir açıklama ne bir özür ne bir telefon hiçbir şey yok. Öldüğünde de artık işin ucu kendilerine de dokunacağını anladıkları zaman açıklama yapma gereği duyuyorlar. 20 kişinin darbettiği bir insan orada tek başına bırakılıyor. Kocaman bir şirket olayı örtbas etmeye çalışıyor. Eşim sadece kendini koruma altına almaya çalışmış"