“Türkiye halkıyla değil Erdoğan’la sorunumuz var” diyerek sömürge üslubu ile konuşan, Cumhurbaşkanımızı hedef alan Macron şunu çok iyi bilmelidir ki; Türkiye’dir Erdoğan.
Bu necip millet, “Dünya 5’ten büyüktür” diyen liderimizin sonuna kadar yanındadır.
#ErdoğanınYanındayız
TÜGVA İzmir 4’üncü İl Olağan Genel Kuruluna, İzmir Valisi Sayın @drsuleymanelban , Gençlik Kolları Genel Başkanımız ve İzmir Milletvekilimiz Sayın @eyupkadirinan ve Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) Başkanı @ibrahim_besinci ile birlikte katıldık.
Kültür sanattan eğitime kadar bir çok alanda gençlerimizin hayatına dokunan ve birbirinden başarılı çalışmalara imza atan TÜGVA’nın İzmir İl Temsilciliği görevini Mesut Öndeş kardeşimden devralan Muhammet Yiğit Aslanata kardeşimi ve yönetimini tebrik ediyor, kolaylıklar diliyorum.
CHP'li Soyer safsatada çıta yükseltti.
Dağıttığı 119 tankerle, 620 orman yangınını söndürdüğüne inanılmasını bekliyor.
Bunu geç, 2019'da yangın uçağı almak üzere kampanya yapıp para topladın.
Organize İşler'deki meşhur replikle soruyorum, para nerede?
Para yoksa, uçak nerede?
Soyer; belediye için “kale” gibi demiş.
Evet… İstilası içeriden yapılmış;
surları içeriden delik deşik edilmiş bir kale! Arkasında pis kokuların yükseldiği bir kale!
Şiir gibi konuşmakla olmuyor!
Ne Örnekköy ne de Körfez imbat kokuyor!
Örnekköy deprem dönüşüm modelleri; ‘al gülüm, ver gülüm ilişkileri’ de deşifre olunca tümüyle çürüdü ve çöktü. Bu çürümüşlükle halen övünüyor olmaları, ancak bir akıl tutulması olabilir. İnsanların canını korumak adı altında yaptığınız dönüşümde, imalatınız eksikse, meselenin içine yasal olarak ve altında imzanız olan ‘yıkım’ girmişse, bunun savunulacak yanı yoktur. Adına kooperatifçilik dedikleri model; ‘sen, ben bizim oğlan’ üzerinden şekillendiyse ve içine ‘şaibe’ girdiyse; bunun da savunulacak yanı yoktur!
Yıllarca hiç bir önlem almadıkları için kirlenen Körfezin kokusunu, 4,5 yıl yatıp son iki ayda telaşla verdikleri -cek -cak demeçleri ve bütçe olmamasına rağmen yatırım yapıyor gibi gözükme adına sembolik temel atma töreni ile giderdiklerini sanıyorlar. Bal gibi kokuyor İzmir! Derelerin hali, atıkların fotoğrafları orada duruyor. Buyursunlar yüzsünler öyleyse Körfezde, İzmirliler olarak biz de izlemeye gidelim…
CHP’nin idaresindeki İzmir Büyükşehir Belediyesi, çok acıdır ki artık kale değil, bir enkazdır. İzmir’in karnı da masallara ve ütopik söylemlere doymuştur. Her caddesi, sokağı, alt yapısı, binaları enkazdan farksızdır. Belediyenin kasasının içi ise boşaltılmıştır…
İzmir’in somut, gerçekçi ve hesap verebilir bir yönetim özlemi büyümüştür. Kendini avuturken, İzmir’i de avuttuğunu sanan sözde halkçı bu yerel idarenin sonu gelmiştir.
İzmirliler, 2024 Mart yerel seçimlerinde gereken cevabı verecektir…
22 yıl önce bugün;
Millete hizmetin partisi, AK Parti’nin kuruluş günü;
Liderimiz Sayın Recep Tayyip Erdoğan şu sözlerin altını çizmişti; “Bugün, Türk siyaset tarihine, hizmete sevdalı insanların kurduğu AK Parti'nin doğum günü olarak geçecek. Kutlu olsun… Ve bu günden sonra Türkiye’mizde artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.”
Olmadı da…
O günün Türkiye’si, bir çöküşün eşiğindeydi… Yorgundu, umutsuzdu, yılgındı… Siyaset mekanizması tıkanmıştı… Böylesi kaotik bir ortamda; içinde millet olan ve gücünü milletten alan bir oluşum çıkış yolu bulabilirdi. AK Parti’yi 21 yıldır iktidarda tutan, her sandıktan birinci çıkaran; ülkemize çağ atlatan reformları kazandırmamızın önünü açan işte bu güç oldu.
Siyaset yeniden tanımlandı,
Güven tazelendi, itibar kazanıldı,
Çok seslilik sağlandı, demokrasi işletildi,
Sayısız sorun çözüldü, dev eserler ortaya çıkartıldı…
Kalkındık… Büyüdük���
Nice badire yaşandı, Truva atlarıyla sınandık!
Ancak, yılmadık! Daha da güçlendik…
Çünkü; ilhamımız daima kadim medeniyetimiz,
Milletimizin iradesi ve hizmet sevdası oldu…
Çünkü, AK Parti gücünü;
daima dik tuttuğu omurgasından,
taviz vermediği davasına sadakatinden,
ve asla sönmeyecek vatan aşkından aldı…
Yolumuz uzun…
Dirayetimiz, cesaretimiz yerinde…
Hayali olmayanın geleceği olmazmış. Milletimizle birlikte bugüne kadar hayata geçirdiklerimiz, Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en büyük adımlarındandır.
Davamız; “Büyük ve Güçlü Türkiye” davasıdır.
22 yılın üretimi, geleceğin müjdecisidir…
Ve Türkiye; bu millet hareketinin mimarı, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, tek vücut yoluna devam edecektir…
Maziden atiye uzun ince bir yolda yürüyoruz 22 yıldır…
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde, “Tek Millet, Tek Bayrak, Tek Vatan, Tek Devlet” şiarıyla durmadan yorulmadan…
İzmir'den Kars'a, Sinop’tan Hatay’a bir olduk, baş koyduk canım Türkiye’min yoluna…
Selam olsun bu kutlu yolda yürüyenlere…
AK Parti’miz ile yepyeni ve güçlü umutların adı olacağımız, gönüllere dokunacağımız nice senelerimiz olsun inşallah… #AKParti22Yaşında
Seçildiği günden beri hayal aleminde dolaşan, türlü safsatalar ve ipe sapa gelmez Zihni Sinir projeleriyle İzmir'in gündemini meşgul eden CHP'li Soyer durulmak bilmiyor.
Gün geçmiyor ki, yeni bir ütopya ile İzmir halkının karşısına çıkmasın.
Türkiye'nin ilk sürdürülebilirlik merkeziyle sıfır karbon hedefinde önemli rol oynayacakmış.
İzmir'de Körfez'e lağım akıtıyorsun, sıfır karbondan bahsediyorsun. Ne sıfır karbonu, ne sürdürülebilirlik merkezi!
İzmir'i kokuttun, sokaklar çöpten geçilmiyor, İzmir'imiz tarihinin en kirli ve bakımsız dönemini yaşıyor, denize oluk oluk lağım akıyor, hala şov peşindesin.
1) Yıl olmuş 2023, Türkiye'de vahşi çöp depolama yapan tek Büyükşehir Belediyesi İzmir değil mi?
2) Kentte, yeterli modern çöp deponi ve katı atık bertaraf tesisleri olmadığı için, uzun yıllardır çöpler belediyeler tarafından gelişigüzel bir şekilde yüzeysel su kaynakları civarına, ormanlık alanlara ve yol kenarına atılmadı mı?
3) Katı atıkların bu gelişigüzel bertarafı yüzünden, kentimizde çevresel açıdan su, arazi ve hava kirliliği problemleri ortaya çıkmadı mı?
4) İzmir'imizin içme, kullanma ve tarımsal sulama amaçlı su kaynakları olan Gediz, Küçük Menderes, Kuzey Ege Havzalarında su kalitesi en kötü seviyede ve buralar İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin yeterli arıtma tesislerini yapmadığı için kirlenmeye devam etmiyor mu?
5) Altyapı yetersizlikleri, su kayıpları, taşkınlar, körfezde koku problemi olarak karşımıza çıkmıyor mu?
6) İzmir'i saran kötü kokuyu önleyebilmenin en önemli unsuru, kanalizasyon ile yağmur suyu kanallarının ayrıştırılmasıdır. İzmir'de 5 bin kilometre olması gereken ayrışmış hat sadece 700 kilometre uzunluğunda değil mi?
7) Özellikle kış aylarında, kent merkezi başta olmak üzere şehrin birçok noktasında hava kalitesi 'riskli' seviyelere ulaşmıyor mu?
8) Altyapıya yatırım yapmayarak, her yıl 92 milyon m3, bir Tahtalı Barajı kadar suyu şebekede kaybeden İzmir Büyükşehir Belediyesi değil mi?
9) Kent merkezinde yer alan ve İzmir Körfezi'ne dökülen 11 dere; Meles (Konak), Arap (Konak), Ahırkuyu (Bostanlı), Bornova, Manda (Bornova), Büyük Çiğli, Küçük Çiğli (Çiğli), Ilıca (Balçova), Ilıca (Karşıyaka), Poligon Deresi (Konak), Peynircioğlu (Mavişehir) dereleri değil mi? Bu derelerin hepsi neden çöpler ve atıklarla dolu? Bu derelerde ıslah, temizlik ve bakım çalışmaları neden gerçekleştirilmiyor? Buralardan Körfez'e sürekli pislik akıyor. Koku, önce bu derelerden başlıyor sonra Körfez'de katmerleniyor ve tüm kenti sarıyor. Neden müdahale etmiyorsun?
10) Sinek ve haşere ile mücadele Büyükşehir Belediyesi'nin görev ve sorumlulukları arasında değil mi? Ve maalesef her işte olduğu gibi burada da ciddi bir ihmaliniz, suistimaliniz söz konusu. Rutin larva mücadelerini zamanında yapmadığınız ve gerekli ilaçlamaları gerçekleştirmediğiniz için İzmir sineğe, böceğe teslim olmuş durumda!
Evet, Sayın Soyer.
Hal böyleyken, durum ortadayken milletin gözünün içine baka baka safsata yapmaktan vazgeçin.
Unutmayın.
İzmir, egosu yüksek siyasi mitomanların, sonradan görme siyasi şovmenlerin oyun sahnesi değildir.
Hatırlatmak isterim.
Deprem bölgesinde imarı hızlandıracak Yerinde Dönüşüm Projemiz kısa sürede 160 bin başvuru aldı.
6 Şubat depremlerinin izlerini silmek için 680 bin yeni konut inşa etmek üzere kolları sıvarken ülke genelinde depreme hazırlık amacıyla 6,5 milyon konutu dönüştürmeyi hedefliyoruz.
İşte halktan kopuk, jakoben, elitist CHP zihniyeti!
Milletimizin kendilerine verdiği güçlü cevaptan hiç ders almamışlar.
Beraber yol yürüdükleri ittifak ortaklarını da ne kadar kolay satıyorlar!
Milletimize tepeden bakıp, hatayı kendilerinde değil milletimizde arayanlar, üstenci tavırlarıyla kibir saltanatlarını sürdürenler, kaybetmeye devam edecekler!
İzmir'in kaynaklarını çarçur edip, kent bütçesinde kara delik açtın.
Yetmedi, aynen bu saçma paylaşımında olduğu gibi, İzmirliler'in aklıyla alay etme pervasızlığını da hiç elden bırakmadın.
238 gün kaldı, İzmir'in başına gelen en büyük talihsizlik olarak maziye gömüleceksin!
Maalesef kokuyor Sayın Soyer!
Hem de burun direklerini sızlatacak,
kapıyı pencereyi kapattıracak kadar kokuyor!
İkbal telaşınızı anlıyoruz!
Körfezdeki kokuyu alamayışınızı anlamıyoruz!
Zamanınızın daraldığını anlıyoruz!
Ama halen sokağa çıkmayışınızı anlamıyoruz!
Koku, çöp, kent içi ulaşım gibi hangi temel konu varsa yılan hikâyesine çevirdiniz! Çözümsüz bıraktınız! Fotoğraf vermenin, dört duvar arası toplantılar yapmanın, twit atmanın ötesine geçemediniz! Bürokratlarınızın yanlışları, danışmanlarınızın bilgisizliği içinde savrulup gittiniz!
Maalesef size ayrılan sürenin sonuna geldik.
İzmir'in 50 yıllık kronik sorununu çözdük.
İnciraltı'nı, sağlık ve termal turizm temalı, yüksek kat olmaksızın, kentimize devasa bir yeşil alan kazandırarak planladık.
Bu işe herkes katkı koyarken, bir tek CHP'li Soyer katkı koymadı.
Çünkü, İzmir'e çivi çakılmasını istemiyor!
CHP'li Soyer "İzmir'i bisiklet şehri yapacağım" demişti.
Alternatif yollar açmayarak, raylı sisteme, toplu ulaşıma yatırım yapmayarak İzmir trafiğini keşmekeş hale getirdi.
Bu gidişle hepimiz bisiklete mecbur kalacağız, başka türlü ulaşım imkanı olmayacak!
CHP’li Büyükşehir Belediyesi çalışanları grevde! Başkan Tunç Soyer’in eşi Neptün Soyer görevde! Paylaşımın içeriği ayrı mesele; başkan yerine eşinin konuya dahil olması başka!
Ama neresinden bakarsak bakalım bu paylaşım, Tunç Soyer’in içine düştüğü zafiyetin; eşi Neptün Soyer’in de başkan edası ve diliyle tespitlerde bulunarak arka plandan belediyeyi yönettiğinin belgesidir!
Bir kentin üç temel sorunu; “Çöp, Su ve Ulaşım” birer sorun olarak büyümeye devam ediyorsa; ortada “İşini yapamayan bir belediye” vardır!
Hele üzerine bir de “Çalışan hakları” sürekli kriz oluyorsa; durum daha da vahimdir! Kent içi trafiğinin tüm uzuvlarıyla felç oluşunu seyreden, verdiği sözlerin hiçbirini tutmayan CHP’li Büyükşehir Belediye Başkanı Soyer’e söylenecek tek söz vardır: İzmir’i yönetemiyorsunuz!
İzmir’imizde esnaflık yapan Muş ve Diyarbakırlı iki ailemizin arasındaki husumeti sonlandırmak üzere, İl Başkanlığımız nezdinde Muş ve Diyarbakırlı hemşehrilerimizle başlattığımız; Genel Başkan Yardımcımız Sayın @avhamzadag, Erzurumlular Federasyonu Başkanı Sayın Zakir Salmanoğlu, Ege Muşlular Dernek Başkanı Sayın Muhittin Kaya, kanaat önderleri ile Sayın Ahmet Selik’in ev sahipliğinde kurduğumuz dost meclisinde bir araya geldik.
Rabb’im kardeşliğimizi, birlik ve beraberliğimizi daim kılsın. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın da ifade ettiği gibi “Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız ve hep birlikte kardeş olacağız’’ inşallah.