Prof. Dr. Erhan Afyoncu:
• Kürtçülüğün önüne geçilmeli. Terörün altyapısını hazırlayan bu fikir ve yoldaşlarıdır.
• Devletin zeminine dinamit konmak isteniyor.
• Acil müdahale edilmeli.
• Dünya'nın başka bölgelerinden mesela Çin'de yaşam zorluğu çeken Türkleri(Doğu Türkistan) getirmeliyiz. İsrail bu sistemi uyguluyor.
• Bugün Amerika olmasın, Rus ordusu İspanya'dan çıkar. Karşısında durabilecek hiçbir ülke yok.
•Çünkü Avrupa, İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra savaşma kabiliyetini kaybetti.
•Dünyada şu anda fiilen savaş vermekte olan 3 ülke kaldı; ABD, Rusya ve Türkiye...
• Osmanlı Devleti, Doğu'dan mütemadiyen devam eden Türkmen göçü sayesinde kuruldu ve bir imparatorluk oldu.
• Fethettiği yerlere kalabalık Türkmen kitleleri yerleştirebildiği için Rumeli vatan oldu.
• Türkmenler’in göçü 16. yüzyılda Safevî Devleti’nin kurulmasına kadar devam etti. Safevî Devleti'nin kurulmasından sonra Türkistan ile Anadolu arasındaki bu göç kanalı kapandı.
• Osmanlı Devleti, Orta Avrupa'da yeni fethettiği yerlere yerleştirecek Türk nüfusu bulamadığı için bu bölgelerdeki hakimiyeti Balkanlardaki kadar kuvvetli olmadı.
• Türkiyeli diye bir şey olmaz. Kalkıp bizim kendimizi nasıl ifade edeceğimize başkaları karar veremez. Biz kendimizi ifade ederiz.
Biz Türk'üz. Bu ülkede kimliğimizi söyleriz.
•Türkler, cesurca "Türk’üm" diye haykırmadıkça, azınlıklar azıtıyor.
•Yunanistan'a:
“Bizim en kötü zamanımızda Anadolu'yu işgale kalktınız, Atatürk sizi Ege'de denize döktü.Bu savaşı kazanma ihtimaliniz yok.”
•Rum yok, Bulgar yok, Türk yok; hepimiz Osmanlıyız.’
Bu, bugünkü ‘Türkiyelilik’ kavramına benzer.
Dün tutmamıştır, bugün de tutmaz.
•Üniversite mezunu 25.000 TL'ye çalışırken, eli tornavida tutan 4-5 katı para alacak.
Türkiye böyle bir duruma gidiyor.
• Eğitimde reform şart.
Zorunlu eğitim 12 yıldan 8'e düşürülmeli.
Üniversite kontenjanları ve eğitim süresi azaltılmalı.
İlkokullarda öğretim yerine eğitim ön plana çıkmalı.
•Devrin şartlarına intibak edemezseniz yok olursunuz. Nüfus meselesini çözmediğimiz takdirde yok oluruz, açık ve net söylüyorum.
Devletin ailelere teşvik vermesi lazım. Bugün en önemli problemlerden biri, kadınlar çalıştığı için çocuk yapamıyor. Kadınlar çalışmak zorunda.
Devletin annelere en az 2 yıl ücretli izin vermesi lazım. Eğitim meselesinin çözülmesi lazım. Teşvikler artırılırsa, eğitim kalitesi artırılırsa ve bunlar hızlı şekilde yapılırsa nüfus sorunumuz çözülür.
•Bizim kimliğimizi sınırlamaya kalkmasınlar, biz Türküz!
Doktor Akif Poroy:
“Buluntulara, DNA ve karbon testlerine göre Türkler 10 bin yıldır Anadolu’da. Sümerler, Truvalılar ve Etrüskler Ön-Türklerdir.
Erzurum, Mutki ve Hakkari Yüksekova’daki yazıtlar Türklerin binlerce yıldır bu coğrafyada olduğunun kanıtıdır.”
9 sene önce şehit olan Sakaryalı Hasan Keleş'in ailesi, geçinmekte zorluk çekiyor.
Şehidimizin babası Hasan Keleş: “Verdikleri sözü yerine getirsinler. Biz şehit ailesi olarak bunu yapın diyemeyiz.”
https://t.co/nll94dJEDr
Karısının ve 4 yaşındaki oğlunun yanında pazar alışverişinden dönen adamı ensesinden vurarak öldürmek….
Ya asacaksın ya tek kişilik hücrede kimse ile temas kurmasına izin vermeden af imkanı olmaksızın ömür boyu içeride tutacaksın.
Cinayet işlemekten korkutacak kadar sert bir hukuk uygulamasına ihtiyaç var. Zafer Partisi sokaklara tekrar devletin hakim olmasını sağlayacak. @zaferpartisi
Bir Fenerbahçe taraftarı olarak yazıyorum.
Görünen köy klavuz istemez diye çok güzel bir atazözümüz vardır.
Fenerbahçe yönetiminin bu becerisi, Mourinho'nun bu futbol anlayışıyla Benfica'yı eleyemeyeceğimiz belliydi. Ki biraz yönetim becerisi olsa, başka bir hoca da takımın başında olsa Benfica rahatlıkla elenir, şampiyonlar ligi hasreti biterdi. Ali Koç, Abdülkerim transferindeki becerisini Kerem transferinde de gösterdi. Almaya kalkıp, transferini çorbaya çevirdiği Kerem'in golüyle elendik.
Yönetim ve teknik direktör yaptıkları hatalarla ligin başında herkese negatif enerji yüklediler. Bu yönetim ve Mourinho ile bırakın şampiyon olmayı şampiyonluğun hayali bile kurulmaz.
OSMANLI PADİŞAHLARI TÜRK OLMAKLA İFTİHAR EDERLERDİ
Osmanlı döneminde yazılmış ‘Tevârih-i Âl-i Osmânlar’ incelendiğinde Osmanlı padişahlarının Orta Asya’dan geldiklerinin ve Türklüklerinin farkında oldukları açıkça görülür. Bu kitaplarda Osmanlı hanedanı Oğuz Han’a bağlanır. Osmanlılar'ın Oğuz neslinden ve Kayı boyundan gösterildiği tarih kitaplarında Osmanlı tarihi Türk tarihinin bir parçası olarak ele alınır. Osmanlı hanedanı şeceresini kendisinden önceki ve çağdaşı birçok devletin yaptığı gibi ‘Halifelere veya Cengiz Han'a değil Oğuz Han'’a bağlayarak Türklüklerini öne çıkarmıştır. Halife olan Osmanlı padişahları Türk olduklarını tarih kitaplarında yazdırtmaktan çekinmemişler, kimse de onlara Türklüklerini ifade ettiler diye söylemleri İslami değil dememiştir.
'TÜRK DİLİNİ ÖĞRENİNİZ, ÇÜNKÜ ONLARIN ÇOK UZUN SÜRECEK SALTANATLARI VARDIR'
Kaşgarlı Mahmud, Araplar’a Türkçe’yi öğretmek ve Türkçe’nin Arapça kadar zengin bir dil olduğunu göstermek için 1072-1074 yılları arasında ''Divanu Lugati't-Türk' isimli ilk Türk dili sözlüğünü kaleme aldı. Eserine Peygamber Efendimize (S.A.V) atfedilen 'Türk dilini öğreniniz, çünkü onların çok uzun sürecek saltanatları vardır' hadis-i şerifiyle başlar. 'Bu hadis doğru ise -sorumluluğu râvilere aittir- Türk dilini öğrenmek vaciptir; eğer doğru değilse, aklın gereği Türkçe'yi öğrenmektir der.
Tarih 951 yıl önce eserini kaleme alan Kaşgarlı'yı haklı çıkarmıştır. Türkler, Kaşgarlı'nın eserinin yazıldığı dönemden itibaren Büyük Selçuklu Devleti ve Osmanlı İmparatorluğu gibi iki cihan devleti kurmuş, bugün ise Türkiye Cumhuriyeti'yle dünyanın en büyük devletlerinden biri olarak Türk hükümranlığını sürdürmektedirler.
Kaşgarlı Mahmud eserinin girişine şöyle başlar: 'Şimdi, Muhammed oğlu Hüseyin oğlu Mahmud kulunuz dedi ki:
Gördüm ki: Yüce Tanrı, Türk burçlarında doğurdu devlet güneşini; onların ülkeleri etrafında döndürdü göklerin çemberini; ve onlara ad verdi Türk diye; ülkelerin idaresini verdi mülk diye; zamanın hakanları yaptı onları; ellerine verildi günümüzdeki insanların yuları; onları görevlendirdi halk üzre; onları kuvvetlendirdi hak üzre; aziz kıldı onlara yanaşanları ve idareleri altında çalışanları; onlar (Türkler) sayesinde muratlarına erdiler ve ayak takımının şerrinden esen oldular. Aklı olan herkes onlara katılmalı ve onların oklarından korunmalı. En iyi yol konuşmaktır, onların dillerini; duyurabilmek için onlara ve meylettirebilmek için gönüllerini. Takımından ayrılıp Türklere sığındığı zaman bir düşman, güven verilip ona kurtarıldığı zaman korkularından; başkaları da sığınır onunla beraber, ve üzerlerinden kalkmış olur tüm zarar.
Buhara imamlarından ve Nişaburlu bir başka imamdan açıkça ve kesin olarak işittim ki; Onlar Peygamber Efendimize (S.A.V) dayanarak şöyle rivayet ettiler. Peygamberimiz (S.A.V) kıyamet gününün şartlarını, âhir zamanın fitnelerini, Oğuz Türklerinin çıkışını anlatırken dedi ki: 'Türk dilini öğreniniz, çünkü onların çok uzun sürecek saltanatları vardır'. Bu hadis doğru ise -sorumluluğu râvilere aittir- Türk dilini öğrenmek vaciptir; eğer doğru değilse, aklın gereği budur.
(Kaşgarlı Mahmud, Divanu Lugatit-Türk, neşr. Ahmet B. Ercilasun-Ziyat Akkoyunlu, Ankara 2020).