gecenin en siyah örtüsü şehre indiğinde, beşeriyetin tüm o gürültülü ve yorucu telaşı da kapıların ardında kalıyor. seccadem, dünya denen o uçsuz buçaksız çölün ortasında bulduğum en huzurlu ve en güvenli vaha... eğilip alnımı secdeye bıraktığımda, sadece yerçekimine değil,
kendi iç gurbetimden asıl vatanıma dönmüş olmanın ferahlığını yaşıyorum. ışık ne bir başkasının tebessümünden gelir ne de bir gidişle söner. ışık, *Nur olanın kalbe üflediği o sönmez meşaledir. ben o ışığın gölgesinde, bütünüyle tam, bütünüyle hür ve bütünüyle *O’nunlayım.
gecenin en siyah örtüsü şehre indiğinde, beşeriyetin tüm o gürültülü ve yorucu telaşı da kapıların ardında kalıyor. seccadem, dünya denen o uçsuz buçaksız çölün ortasında bulduğum en huzurlu ve en güvenli vaha... eğilip alnımı secdeye bıraktığımda, sadece yerçekimine değil,
nasibimde olmayanın gidişine ise hiçbir keder eşlik edemez. kaderin o muazzam ve ince işçili��ine duyduğum bu teslimiyet, beni her türlü insani hayal kırıklığının ötesine, o asude ve kurşun geçirmez huzura taşıyor.
şimdi sadece *O’nun huzurunda,
"sen, ona hayatın da, hiç yaşamadığı bir sevgiyi, göstermek için girdin." Ve ekledi; "sonra o da sana, büyük bir özenle neden böyle bir sevgiye sahip olamadığını gösterdi." Dedi... 💨
Din sizi ahlaklı birisi yapmaz. Nasıl ahlaklı olacağınız öğretir. Gerisi sizin çabanızdır. Kimseye ibadetlerine göre güvenmeyin. İbadetle ahlak ölçülmez.
Daha gezilecek çok yerimiz vardı, içilecek çok kahvemiz.
Ellerimi hiç cebime koymazdım ben.
Umarım, bir gün bunun ne demek olduğunu anlarsın.
Bir de, sana yenilmeye doymazdım.
Artık kazansam da anlamsız.