Bu adam yapı var derken bahane üretiyor diyolardı gittikten sonra ortaya çıkaracam tek tek isim vererek sizinle uğraşacam dedi. Önce erden timur’u paketledi, sonra ferhat gündoğdu’yu paketledi. Yapı’yı ortaya çıkardı. Haklı olanın acelesi yoktur..
Daha ligin başı, herkes puan kaybedecek, herkes hata yapacak. Önemli olan kendi futbolumuz ve topladığımız puanlar. Eyüpspor’u yenip milli araya moralli giriyoruz. Şanlı Fenerbahçe..
Unutulmaz Başkan
Beni az çok takip eden kişiler bilir, ben süper sirkimizde şampiyon olamayışı başarısızlık olarak gören biri değilim. Ancak üzülerek görüyorum ki her iki başkan adayı da 12 yıldır şampiyon olamayışı sanki Fenerbahçe'nin başarısızlığıymış gibi dillendiriyor. Sanki bu şampiyon olamayış yönetimin, teknik kadronun ya da futbolcuların eksikliklerindenmiş gibi hareket ediyor ve söylemlerde bulunuyorlar.
Bu bakış açısı beni yıkıyor, sadece beni yıksa iyi, Fenerbahçe'yi de tekrar eden bir yıkıma sürüklüyor. Fenerbahçe’yi her sene yıkıp yeniden yapıyoruz. Böyle olunca da ortaya asla güçlü bir Fenerbahçe çıkmıyor.
Ben şahsen Hakan Safi'yi bir açıdan anlayabilirim. Diyor ki kendisi, ben çok iyi topçular getireceğim, öyle bir kadro kuracağım ki benim takımımın önünü kesemeyecekler. Yanılıyor ama bunu diyebilir ve kendi parasını bu şekilde harcayacaksa ona karışacak değiliz. Harcasın ve olmadığını görsün belki sonraki sene başka bir şey dener. Belki yapması gerekenin ne olduğunu sonraki sene fark eder.
Aziz Yıldırım'a gelecek olursak, onu anlamak mümkün değil. Yaşadıkları süreçleri düşününce artık her şeyin farkında, olgun, akıllı biri olması gerekirken herhalde hayatının en tutarsız, çelişkili, mantıksız, akıldan uzak, bilgisiz dönemini yaşıyor. Bunun nedeni tabi yaşı da olabilir.
Aziz Yıldırım’ın en önemli tezi şu 'biz bu takımı şampiyon yaptık, yine yaparız'.
Eğer süper sirkteki şampiyonlukları başarı kriteri olarak göreceksek. Aziz Yıldırım başarılı değildir. Kendi döneminde ekonomik olarak rakiplerinden çok daha güçlü olmasına karşın başkan olduğunda şampiyonluk sayısında öndeyken sonradan geriye düşmüştür. Avrupa arenasında da başarılı değildir. Fenerbahçe’den çok daha düşük bütçeli ya da küçük çapta takımlar UEFA’yı alırken Fenerbahçe en fazla yarı final oynamıştır. Özetle futbolda elindeki imkanlara göre elde ettiği şampiyonluklar veya dereceler çok yetersizdir.
Tabi denebilir ki 3 Temmuz operasyonu yapıldı, 1 sene hapiste yattı, takım büyük ölçüde yara aldı. Doğru da aynen öyle oldu. Ancak bunu yaşayan adamın bugün Yapı’yla mücadele edenleri küçümsemesi ya da ‘bizim zamanında iktidarla aramız iyiydi’ demesi nasıl bir akıl tutulmasıdır? 3 Temmuz operasyonunu kendi işine geldiği şekilde kullanmak ikiyüzlülük değil midir?
Bugün futbol dünyasına baktığımızda kadro istikrarının özellikle teknik kadro istikrarının önemi belli. Belki bu istikrar Aziz Yıldırım’ın en zayıf olduğu konu olabilir. Kendisinin döneminde çok iyi teknik ekipler kuruldu. Bunların başında Daum gelir. Fenerbahçe’yi çalıştırdığı 4 senede 2 kez şampiyon yapmış diğer 2 sezonda ise son maçta, biri Denizli biri Trabzon’da, kıl payı şampiyonluğu kaçırmıştır. Aziz Başkan Daum’u 2 kez göndermiş 1 kez geri çağırmıştır. Ersun Yanal tarihin en erken şampiyonluğunu yaşamışken hedef olarak 4.yıldızı koymuşken onu da göndermiştir. Zico ile kısıtlı kadro ile önemli başarılar elde etmişken Avrupa’daki en parlak sezonumuzdan sonra onu da kovmuştur. Çok sevdiği Aykut’u da kendisi kovmuş bir daha hoca olamaz demiştir. Fenerbahçe tarihinin en yetenekli futbolcularından Tuncay’ın da kulüpten bedelsiz gitmesine göz yummuştur. Türkiye’nin en iyi bekleri Gökhan ile Caner’i de primelarını yaşarken kovmuştur. Heykelini diktiğimiz Alex’i de kendisi kovmuştur.
Yani Aziz Yıldırım rakibimiz henüz bu kadar yasadışı fon bulamıyorken ekonomik güç elimizdeyken korkunç kararlar almış ve takımı sabote etmiştir. Böyle bir profil bugünkü şartlarda kulübü tamamen uçuruma sürükleyecektir.
Ki zaten başkanlığının son dönemlerinde vermiş olduğu ekonomik ve sportif kararlar Fenerbahçe’nin yıllarını gasp etmiş, bizi sıkıntılı bir sürece sokmuştur. Şimdi bu ekonomik sıkıntıları büyük ölçüde atlatmış durumdayız kadromuz da onun bıraktığına nazaran çok daha iyi. Durum böyleyken asla eleştiri kabul etmeyen, kendi arkadaşlarını Fenerbahçe’nin üzerinde tutan, etrafı Fenerbahçe’ye düşmanlık beslemiş adamlarla dolu olan, bir gün söylediğini ertesi gün unutan ya da tam tersini söyleyen, birlik beraberlik konusuna en uzak olan, Fenerbahçe’ye kendi cebinden tek kuruş koymayacak kadar cimri bir Aziz Yıldırım’ın başkan yapılması akıl tutulmasının ötesinde bir şey olacaktır.
Aziz Yıldırım’ın eksileri keşke tek paragraflık olsaydı bunlar ilk akla gelen birkaç şey. Taraftarlardan onun ismini haykıranlar belli ki unutmuş. Zaten toplumun hafızası ne kadar ki? Biz de mutlaka birçok falsosunu unutmuşuzdur, ancak unutmadıklarımız yeter de artar.