Mazlum ve masum çocukların haksızlıklar yüzünden intihar ettiği ülkem siz zalime destek verdikçe çok büyük bir yıkıma sürükleniyorsunuz. Rabbim mazlum ve masumları korusun.
Vicdanınız RahatMı
WNBA Commissioner Cathy Engelbert and the @WNBA task force,
I am now speaking directly to you.
I’m going to keep this short and sweet, so open your ears and listen carefully.
I would like to offer you a peace summit, moderated by my friend @Caitlyn_Jenner. I’ve already spoken with her, and she’s in.
I’m not a troublemaker. I’m more of a peacemaker.
Listen,
The whole world is laughing at you. You have turned the #WNBA into a laughingstock.
It’s time to stop hiding behind closed-door meetings, excuses, and delays and finally give the public a clear answer.
Let’s have the peace summit.
No shouting. No hiding. No carefully scripted statements.
Let’s sit across the table from each other, have an open and respectful conversation, and address the questions millions of people are asking.
Let’s put everything on the table and let the public hear both sides.
If you truly believe in your position, you should have no problem defending it publicly.
So, Commissioner Engelbert and the WNBA task force, the invitation is officially on the table.
Name the time.
Name the place.
Let’s talk.
Are you in?
Yaşlısından gencine hapiste birçok hasta var. Kimi kanser, kimi MS, kimi böbreğini kaybetmek üzere. Hasta tutukluları serbest bırakın!
KHK'lı öğrt. Asuman Birinci
KHK'lı öğrt. Nermin Varol
Abdullah Tırpan
Erol Şengök,
KHK'lı katip Mehmet Parlak
KHK'lı Mehmet Gürler,
KHK'lı Mustafa Özcan Çay
İbrahim Halil Al
HastaMahpusa SesOl
“Eşimi cezaevine sapa sağlam teslim ettim. Tabutla aldım!”
Yönetmen Fatih Terzioğlu, cezaevinde kansere yakalandı. Tahliye edildiğinde hastalığı artık son evreye ulaşmıştı. 43 gün sonra hayatını kaybetti.
(Marmara CİK - 23.08.2020)
@khktelevizyonu
Yıllar sonra bu akşam bir düğüne gittim. Gelin ile damadın babası koğuş arkadaşıydı. Çocuklar, görüş yollarında büyümüşler. Şimdi ise hayatlarını birleştirip sıcacık bir yuva kurdular.
Ah o cezaevi yolları, görüş günleri ve küçücük yaşta büyümek zorunda kalan çocuklar… Onca acının içinden böylesine güzel bir mutluluğun doğduğuna şahit olmak çok güzeldi. Allah mesut etsin.
AİHM net bir şekilde söylüyor: "Kanunsuz suç olmaz!" Yasal bir dernekte bulunmak suç sayılamazken, Fatma Gök neden ağır engelli evladından uzakta hapiste?
⁉️SuçYok CezaVar⁉️ https://t.co/kVf3KxqQTq
@kaanarslanKA İlkokul yıllarından itibaren sınıf başkanı, başkan yardımcısı ve hatta çöp sorumlusu gibi görev paylaşımlarını düzen olarak benimseyen bir toplumken, bir topluluk veya cemaat içindeki benzer görev paylaşımlarının terörizmle veya örgütçülükle yaftalanması tüpedüz bir saçmalıktır.
Bunu istemek zorundayım. X’teki görünürlük kısıtlamasını aşabilmem için videoların altına bırakacağınız her nokta, yalnızca bana verilmiş bir destek değil; sesimizin daha fazla insana ulaşmasına ve düşüncelerimizin daha geniş bir çevrede karşılık bulmasına katkıdır. Lütfen bunu, yaşanabilir bir ülkenin inşâsı için koyacağınız küçük ama değerli bir tuğla olarak düşünün.
Haksızlık ve Hukuksuzluk Karşısında Sessiz Kalmanın Bedeli!
Yaklaşık 300 bin insan KHK’larla ihraç edilirken; yüzlercesi intihar etmiş, binlercesi ağır stresin ve yıkımın yol açtığı hastalıklarla mücadele etmek zorunda kalmış birçoğu hayatını kaybetmişken, toplumun büyük bir bölümü bu haksızlık ve hukuksuzluk karşısında sessizliğe bürünmüşken...
Daha önce bu topraklarda haksızlık, hukuksuzluk olmadı mı?
Elbette oldu.
Ama böylesi yaşanmadı.
Mesele mağdur edilen insanların yaşadığı acı değildir. Asıl büyük tehlike, hukuksuzluğun sıradanlaşması ve vicdanların buna alışmasıdır.
“Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın” anlayışı, bir toplumun ahlâkî çöküşünün en açık göstergelerinden biridir. Adalet, yalnızca kendimize yapıldığında savunulacak bir değer değildir.
Başkasının hakkı çiğnenirken susan, kendi hakkının çiğnenmesi için de zemin hazırlamış olur. Bugün başkasına yapılan haksızlığı alkışlayan veya görmezden gelenler, yarın aynı haksızlığın mağduru olduklarında ve adalet talep ettiklerinde, kendilerini savunacak güçlü bir vicdan bulamayacaklar.
Örnek çok...
Karamsarlık değil bu söylediklerim. Mevcut durumun tahlili.
Bir toplum hukuksuzluk karşısında, "susma hakkımıı kullanıyorum" diyorsa sadece mağdurlar kaybetmez; topyekûn ülke kaybeder.
Kaybeden, ülke olur; değerli insanlar olur. Bu ülke hepimizin. Yaşanabilir bir ülke hayâli kurmak ve onu gerçeğe dönüştürmek için el birliğiyle çalışmamız gerekiyor.
Bunu yapmak zor olmasa gerek.
Kendisi bir Din adamı olabilir ve bizler değerlerimizi onun kadar bilemeyebiliriz veya katılmayabiliriz ama insanlık, merhamet, vicdan , ahlak adına topluma söyledikleri değerli..
“Türkiye gidiyor” tuttuğunuz takımınızı, partiyi, ideolojinizi bir kenara bırakıp uyanın diyor bir nevi..
Nazım Hikmet ifadesi ile
“Sen yanmazsan, ben yanmazsam, biz yanmazsak,
Nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa?
Sözü gibi bir şey asında..
(Nazım Hikmet )
Dört çocuk annesi, KHK'lı sınıf öğretmeni Hacer Kılıç, 27 Nisan 2026’dan beri hapiste. Aksaray T Tipi Cezaevi'nin dili olsa da bir konuşsa.
SuçYok CezaVar
Adalet Bakanlığı, “güçlü bir infaz sistemi” için ortak akıl arıyormuş. Cezaevlerinde su yok, insanlar WC önünde yatıyor. Bunlar romantik videolarla vicdan rahatlatsın. Hukuku yok ederek kurduğunuz bu sistem, gün gelir size de lazım olur.
SuçYok CezaVar
Hem kalp hastası hem de Down sendromlu olan 15 yaşındaki Ayşe Asude, annesiz bırakıldı.
Annesi Fatma Gök’ün “suçu”, dini sohbetlere katılmak, derneklerde Kur’an-ı Kerim okumak…
Ortada suç yok, şiddet yok, mağdur yok. Ama ceza var, cezaevi var; hasta bir çocuğa çektirilen tarifsiz bir acı var.
SuçYok CezaVar