Mejî, hişmendî, nêzîkatî
û kiryarên gelek
SER-MAYÎ-DARên ku
‘KURD’ in jî serdestî ye,
ew jî xwe li ser ked û xweh
û xwîna KURDên ‘bindest’, dilsoz, bedeldayî, nirxparêz, dadparêz, azadîxwaz û têkoşer didin jiyîn.
Ev rewş sedemeke bingehîn
a biserneketina
DOZA KURDÎTIYA AZAD e.
Ji kîjan bîr, bawerî, raman,
netewe û zayendê be bila bibe,
bimire her cureyê kedxwarî,
mêtingerî, xwînmêjî, serdestî
û desthilatdariyê!
Bijî berxwedan û têkoşîna
hemû kedkar, wekhevîxwaz,
dadparêz, civakparêz
û azadîparêzan!
🔥
Bugün Amed’ten İstanbul’a geldiğimde “örgüt üyeliği” suçlamasıyla gözaltına alındım. İfademde bana demokratik siyaset kapsamında yer aldığım çalışmalar soruldu.
Barıştan söz edilen bir süreçte çerçeve yasa kapsamında ülkeye binlerce dönüş beklenirken demokratik siyaset yürüten kişilere bu şekilde gözdağı verilmeye çalışılması bir paradokstur. Toplumsal özgürlük, devletin sürekli tehdit altında tuttuğu bir hak olamaz. Biz demokratik siyasette ısrarcıyız.
Bu süreçte dayanışmasını esirgemeyen, arayan, soran, emek veren ve yanımızda olan tüm dostlara ve yoldaşlara yürekten teşekkür ediyorum. İyi ki varsınız!
Amed’te ilginç bir sosyolojik-politik kriz var. Bir şehir nasıl hem devrimci, hem kapitalist olabilir. Onbinlerce yoksul, onbinlerce işsiz ve geleceksiz genç varken bir porsiyon yemeğe nasıl olur da 700 lira verebilir? Nasıl olur da bu şehirde bir tost 300 liraya satılabilir? Yıllarca eşitlikçi bir kent olsun diye büyük bedeller ödenen Amed, nasıl olur da Türkiye’nin en pahalı şehri olabilir? Bir konut nasıl olur da 20-30 milyon olabilir? Bu kadar isyankar bir şehir kültürüne sahip olan Amed’i kendi kimliğinden sinsice uzaklaştıran bu kimliksizliğe nasıl olur da bu kadar rahat boyun eğebilir?
Devrimci geçinen sosyoloji, gayet bu pahalı ve giderek aptallaşan kent düzenine ayak uydurmakla meşgul.
“Feodal gururlu burjuva” aurasıyla yaşamaktan vazgeçin artık, itiraz edin, karizmanız çizilmez. Bu pahalı yaşamı red edin. Senin paran var belki, ama mesele senin paraya sahip olman değil, aynı kentte yaşadığın insanlarla giderek aranda açılan derin kuyu. Kentin vahşi kapitalist ağlarla sevk ve idare edilebilmesi ve giderek bozulan ilişkiler, dostluklar, boşanmalar, içe kapanmalar ve yabancılaşma. Ve elbette senin bunu dert etmemen…
Amed bu değil! En azından uğruna bedel ödenen Amed bu değil. Bu başka bir şehir!
Amed bu kimliğe alışmamalı!
Son zamanlarda ekibimize en çok yönlendirilen sorulardan biri: "İrem Bayram kimdir?"
Kısaca özetlemek gerekirse; ben kökleri bu topraklarda olan, iş hayatını ve akademiyi harmanlamış biriyim. Van’da başlayan hayatımı işletme, küresel siyaset ve uluslararası ilişkiler alanındaki akademik çalışmalarla büyüttüm. 2013 yılından bu yana ulaşım, enerji, inşaat ve tarım sektörlerinde reel sektörün içindeyim. TOBB, TOFED, KAGİDER ve Hizmet İhracatçıları Birliği gibi yapılar sayesinde iş dünyasını farklı açılardan okuma ve temsil etme sorumluluğu üstlendim.
Bütün bu birikimin arkasında ise tek bir gerçek var: Benim hikâyemin asıl anlam kazandığı yer memleketim Van. Bu şehrin sorumluluğunu taşımak ve onun için çalışmak benim en büyük aidiyetim.
@yenekonominesli
#van #vantso #vanınekonomisi #irembayram
GÖÇDER: Zorla yerinden edilenlerin
hakları güvence altına alınmalı
Mezopotamya Göç İzleme ve Araştırma Derneği (GÖÇDER), 1990’lı yıllarda zorla yerinden edilen yurttaşların mağduriyetlerinin giderilmesi ve köye dönüşün önündeki engellerin kaldırılması çağrısında bulundu.
Diyarbakır Büyük Postane önünde bir araya gelen dernek üyeleri, taleplerini içeren mektupları TBMM’ye gönderdi. GÖÇDER Başkanı Vecih Aydoğan, kalıcı barış için geçmişte yaşanan mağduriyetlerle yüzleşilmesi ve yerinden edilenlerin haklarının güvence altına alınması gerektiğini söyledi.
Dernek, Mahmur Kampı’ndan dönmek isteyenlerin güvenli ve gönüllü dönüşlerinin sağlanmasını, mülkiyet, barınma ve geçim haklarının korunmasını ve GÖÇDER’in Meclis’teki ilgili çalışmalara dahil edilmesini istedi.
Kaynak: Tigris Haber
#göçder #diyarbakır
@TigrisHaber
https://t.co/jPDXwsoa3f
Hasta tutsak Neytullah Bayram(66).
Olay yerinde bile olmadığı bir patlamadan dolayı gözaltına alınıp işkence gördü. Avukatın hazır olmadığı duruşmada 6 kez “ağırlaştırınmış müebbet” hapis cezası aldı. Önce Amed ardından Osmaniye 2015 yılında ise Kandıra’ya sürgün edildi.
Tedavi için çekilen bütün dişleri 11 yıldır yapılmıyor. 11 yıldır ağzında dört implant vidası ile yaşamını sürdürüyor. Ailenin gönderdiği implant malzemeleri ise cezaevi tarafından “çenede kemik erimesi başlamış” gerekçesiyle geri gönderildi.
Ağzında diş olmayan tutsağa ona göre yemek verilmediği için sürekli kilo kaybediyor.
https://t.co/S8dvIDed0h
🔴Zorla yerinden edilmeden onurlu geri dönüşe: Çerçeve yasa göç hakikatine ayna tutacak mı?
📌Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nda dinlenen kurumlardan biri de Mezopotamya Göç İzleme ve Araştırma Derneği’ydi.
📌Komisyon’a, zorla yerinden edilme ve onurlu geri dönüş konusunda kapsamlı bir rapor sunduklarını belirten Dernek Eş Başkanı Vecih Aydoğan, “Ne yazık ki Komisyon’un hazırladığı raporda bu önerilerin hiçbiri yer bulmadı. Buna rağmen bu taleplerin, hazırlanan çerçeve yasa açısından hâlâ güncelliğini koruduğunu düşünüyoruz” dedi.
Röportaj: Ercüment Akdeniz (@ErcmentAkdeniz)
https://t.co/cjsmJw7ZyG
Yeni Özgür Politika'da yayınlanan "Kürt siyaseti ikili gerilim yaşıyor" başlıklı yazıma linkten ulaşabilirsiniz: https://t.co/01Cral5i96 @y_ozgurpolitika
Em ji bo aştî û civaka demokratîk xwe rêxistin bikin!
‘Barış ve demokrat toplumla örgütleniyoruz’ şiarı ya VAN DEM PARTİ İL KONGRE gündemi ile halk toplantısı büyük bir katılımla gerçekleştirildi.
Son zamanların en nitelikli konuşması.
Şuana kadar hîç bir siyasetçi vekil veya belediyeci
Bu kadar açık ve net sorunları ortaya koymamış çözüm seçenekleri üretmemiş.
Kürt halkından son zamanlarda önemli çıkışlar
Yazar Mizgîn Ronak 30 yıl kaldığı cezaevinden çıktıktan sonra, Kürtlerin Kürtçe konuşmaması ile ilgili yaşadığı şoku anlattı:
Arîn gel buraya anneciğim!