İsrail terör devleti gazetecileri bu yüzden öldürüyordu..
Uluslararası gazetecilerin Gazze'ye girmesine bu yüzden izin vermediler!
Bunu görmemizi istemediler!
Kudüs’te namaza giden yaşlılara Siyonist işgalciler saldırdı!
Kudurunca oraya buraya saldırıyorlar böyle vahşice!
İnsan değiller çünkü!
Attıkları her adımla kendi kuyularını kazıyorlar ve dünyanın nefret objesi hâline geliyorlar!
1 numaralı insanlık düşmanı bunlar!
BM Özel Raportörü’ne göre, Gazze’de katledilen insan sayısı 680 bin, bunun 380 bini çocuk!
Eğer bu rakam doğruysa başta bizler ve bütün Müslümanlar olmak üzere bu dünyanın / insanlığın yatacağı yer yok!
Korkunç bu!
🔴 İddialara göre Sakarya'da bir araç, arkasında yazan kelime-i tevhid yazısından rahatsız olan polisler tarafından durduruldu. Kelime-i tevhid, suç kabul edilerek sürücüye ceza verildi, yetmedi araç trafikten men edildi.
Olaya dair bakanlıktan herhangi bir açıklama yapılmadı.
🔴 Sakarya’da aracının arkasında “Kelime-i Tevhid” yazılı olduğu gerekçesiyle ceza kesilen sürücü:
“Polis bana ‘Burada ne yazıyor? Burası Arabistan değil, Türkiye Cumhuriyeti.’ dedi.”
KURTARMAYA ÇALIŞTIĞI ŞEHİT ÖZ KARDEŞİ ÇIKTI!
İşgalci güçlerin yağdırdığı mermilerin, binaları enkazlara ve sokakları can pazarına çevirdiği o cehennem anlarında tek bir hedefi vardı:
Vurulanları, can çekişen yaralıları ve yerdeki şehitleri o kurşun yağmurunun altından çekip almak...
Tozun, dumanın ve feryatların birbirine karıştığı o vahşet tablosunda, bir canı daha hayata döndürmek umuduyla öne atıldı. Yerde kanlar içinde yatan bir bedene ulaştı; nabzını kontrol etmek, hayatta tutabilmek için titreyen elleriyle üzerine kapandı.
Ancak o dehşet anının ortasında zaman sanki birden durdu.
Yüzünü kaplayan tozu ve kanı sildiği an, hayatının en ağır, en yıkıcı hakikatiyle yüzleşti: Kurtarmak için göğsünü siper ettiği o cansız beden, kendi öz kardeşiydi!
Bir yanda vatan toprağını kana bulayan işgalin hayasız kurşunları, diğer yanda ellerinin arasında soğumakta olan öz kardeşinin bedeni...
Ne feryat etmeye vakit vardı ne de acısını yaşamaya. İnsanlığın sustuğu, vicdanların katledildiği o zor anda, bir ağabeyin yüreğine düşen bu kor; işgalin ne kadar acımasız, kalleş ve kanlı yüzünü bir kez daha tüm dünyanın yüzüne çarptı.