Yıldız-gezegen-uydulardan uzaya dalgalar yayılır. Bu onların fıtratıdır. Onlar senin beynini etkilemek için gelmez; zaten gelir. Sen de o anda oradasındır.
“ALLAH İNDİNDE DİN İSLÂMDIR” âyet
“DİN İÇİNDE ZORLAMA YOKTUR” âyet.
BİLELİM Kİ…
KURÂN`a göre, ezelden ebede geçerli olan DİN (yani ALLAH adıyla işaret edilenin varlığı ve SİSTEMİ [sünnetullah] değişmez gerçekliktir.
Bu gerçeklik içinde ZORLAMAYA DA YER YOKTUR!
Şunu fark edelim ki, DİN BİLGİSİ FERDİ MUHATAP ALIR! Ölüm ötesi yaşamı olan varlıkları muhatap alır!
DİN; İMAN, İNANÇ İÇİN BİLDİRİLMİŞTİR. Eğer kişi varlığının hakikati olan sonsuz özelliklere sahip Allah adıyla işaret edilene iman ederse, dünya yaşamında da, ötesinde de bunun çok yararlarını görür. Buna iman etmeyen ise ötesinde bir tanrı bulamayacağı için, hep kendi sınırlı kapasitesi ile baş başa kalarak, çok sıkıntı çeker.
Herkes kendi anlayışının getirisi olanı yaşayacaktır kendi dünyasında (kabrinde) KABULLERİNE göre!
Kimse içsel idrakı ve anlayışına dayanmayan, ZORLAMA YOLLU yaptıklarından yarar görmez! İnanmadığını, zorla yapanın tanımı münafıklıktır.
Ayrıca hiç kimse yaptıklarına veya yapmadıklarına MAZERET olarak başkalarını öne süremez. SÜNNETULLAH ismi verilmiş içinde bulunduğumuz her birim kendisinden açığa çıkanların otomatik sonucunu yaşar!
Bilmiyordum, duymadım, ama denmişti ki, türü söylemler Sünnetullahda GEÇERSİZDİR!
SÜNNETULLAH DENİLEN SİSTEMDE ACIMA MERHAMET YOKTUR; beşeri duygu ve değerlere yer yoktur!
Bu hususa işaretle Resûlullah, “eğer siz benim bildiklerimi bilseydiniz, rahat yataklarınızda yatamaz, Allah Allah diyerek dağlara kaçardınız” buyurmuştur.
Tekrar ediyorum, HER BİRİM KENDİSİNDEN AÇIĞA ÇIKANLARIN SONUCUNU OTOMATİK OLARAK YAŞAYACAKTIR! Hiç kimse ünvanı etiketi ne olursa olsun, kimseyi yaptıklarının sonucunu yaşamaktan kurtaramaz!
Bu yüzdendir ki, dışsallıktaki bir kişiye veya nesneye değil içselliğin olan RABBİNE YÖNEL DENMİŞTİR.
“ALLAH’a FİRAR EDİN” âyeti de buna işaret eder.
Uyuduğunuzda olduğu gibi, kâbir âleminizde, hologram dünyanızda da yalnız olacaksınız.
Resûlullah dışında kimseye bağlanmayın, ama her ilim sahibinin ilminden de yararlanın ebedî dünyanızı inşa ederken.
KURÂN BİLGİSİ ve RESÛLULLAH AÇIKLAMALARI DIŞINDAKİ
BÜTÜN FETVA DENİLEN YORUMLAR KİMSEYİ BAĞLAMAZ!
Herkes kendi anlayışının sonucunu yaşar ve yaşayacaktır sonsuza dek!
Herkes kendi fıtratına, anlayışına göre yorumunu yapar ve o yorum yalnızca bilgidir başkaları için. Aklına, mantığına, inancına uyarsa değerlendirirsin, uymazsa da yoluna devam edersin.
Kurân’ın bir kısım âyetleri nesh (kaldırılır veya değiştirilir) OLMAZ.
BUNLAR İMAN KONUSU OLAN, SÜNNETULLAH REALİTESİ OLANLARDIR.
BAZILARI İSE NESH OLUR, BUNLAR DÜNYALIK, ORTAM ŞARTLARINA GÖRE OLAN HÜKÜMLERDİR.
İnsanın hakikati, iman edilesi esaslar, olu��umu, yapısı hep aynıdır nerede olursa olsun, hangi zaman diliminde var olursa olsun. Dolayısıyla bu değişmez sisteme göre bildirilmiş hükümler kıyâmete kadar geçerlidir.
Fiillerle ilgili hükümler ise, uygulamayan için Allah ile kendi arasındadır. RABBİ yaptıklarının sonucunu yaşatır!
Biz başkalarını, zorla öğrendiklerimizi yaşatma hakkına sahip değiliz.
https://t.co/Uoxws8lv40
Dünya yaşamında “RÜŞD”e ermek için varız ve “RÜŞD”e ermenin bilgisi de hakkıyla bize ulaşmıştır.
“Allahumme elhimniy RÜŞDE” duası Resûlün öğrettiği bir duadır; rüşde, İLHAMLA erileceğine işaret eder! Fiillerle değil. İlhamın kapısı da Rabbına yöneliştir!
Rahmeti, SENDEN SANADIR!
Anlayabilsek!
https://t.co/eyjYLUNQI6
İster AŞK de, ister İMAN de fark etmez. AYNıdır. Biz AŞK dediğimiz de İMAN diyoruz aslında, İMAN dediğimizde de AŞK! Kimle konuştuğumuz, nerde konu ettiğimiz fark etmez.
Beyin omurilik sıvısının üç temel görevi vardır: Beyin ve omuriliğe gelen darbelerin zararlı etkisini azaltmak, beynin beslenmesine ve atıkların taşınmasına yardımcı olmak, beyin ve omurilik arasında dolaşarak beyindeki basınç değişikliklerini düzenlemek (@TurkNorosirurji ).
Belki de en çok kullanılan ancak anlamına hakkıyla vâkıf olunamayan bir kavramdır ADALET. Kişi bu kavramı hakkıyla anladığında yolun yarısını almış olur.
JUSTICE is perhaps the most commonly used concept, but its meaning is not properly understood. When one understands this concept properly, one is halfway there.
Whether you call it LOVE or FAITH, it doesn't matter. It is the SAME. In fact, when we say LOVE, we say FAITH, and when we say FAITH, we say LOVE! It does not matter who we talk to, where we talk about it.
The difference between human and knowledge is not that it reveals information about the FUTURE; the difference of human is that he LIVES THE NEED OF KNOWLEDGE IN THE MOMENT.
Duada, salâtta, zikirde sinir sistemi ağının nasıl çalıştığı konusu detay bir konu fakat bilinci tanrısal duygulardan temizleyebilir. Namaz tapınmak değil, arınmaktır. Bir hissedebilsek!
"Faizin her türlüsü ayaklar altına alınmıştır" ne anlama gelir? Bu anlam üzerinde biraz düşünülürse, bir yerden tutar mı diye düşünmenin ham bir hayâl olduğu da anlaşılır elbet. @RTErdogan@DIBAliErbas
İster zengin, ister fakir olsun, Hür müsün? Değilsen, belki de zenginliğin de fakirliğin de Allah dûnundan geliyor... Peki bunun anlamını düşünen var mı?
İnsan ile insansının arasındaki önemli farklardan biri de şudur: İnsan süreci hissederek yaşamak (seyretmek) ister. İnsansı bir an önce bitsin, sonraki gelsin, sonra ki de bir an önce bitsin, sonraki gelsin ister. İnsan doya doya seyreder. İnsansı doyumsuz geçer, gider.