Siyasal islamcıların, Kemalistleri yıllarca "batı özentisi, batı hayranı" diye eleştirdikten sonra, sırf batılı efendilerine "şirin" gözükmek için kırk takla atmaları fena ibretlik.
tüm gün çocukla ilgilenip evi temizlemekten, yemek yapmaktan tuvalete bile girememiş ya da alelacele girmiş eşlerinin, işten gelince bak da ben bi tuvalete banyoya gireyim diye verdikleri kendi çocuklarına 20 dk tahammül edemeyen sikik erk*klerden analık dersi dinliyoruz yine
genclerin 4 sene cektikleri stresten sonra eglenmek ve okullarina veda etmek icin duzenledikleri balolari bile sorun haline getirip "milli ve kulturel degerlere uygun" olmasini isteyen yusuf tekin 13 yasindaki bi picin okulu taramasini milli ve kulturel degerlere uygun bulmus mu?
DEM’liler Nusaybin’de Türk bayrağını gönderden indirdiler. Lozan’ın çizdiği sınırı tanımıyoruz diyerek Suriye’ye geçtiler.
Bu arada TBMM’de Öcalan komisyonu raporun taslağı üzerinde anlaşmış. Detaylar üzerinde çalışıyorlarmış.
Bundan tam bir yıl önce bugün Türk bayrağını gönderden indirecek bu sürece karşı çıktığım için gözaltına alınıp tutuklanmıştım.
Merak ettim, bayrağımızın gönderden indirilmesi Terörsüz Türkiye’nin detayı mı? @zaferpartisi
Baklava arkadaşımın apartmanın bahçesinde yaşıyor. Gerçekten sürekli ağlıyormuş ve inşaatlara girip çıkıyormuş sığınacak yer aradığı için. Lütfen paylaşır mısınız ailesini bulalım havalar daha fazla soğumadan
"nefes alıyorsanız, mezarlıklarda değilseniz, hastane köşelerinde en sevdiğinizin iyileşmesini umutla ve hüzünle beklemiyorsanız bu hayatta her şey halledilir. hayat, yeniden başlayanlarla dolu bir müsamereye benzer ve devam etmek muhteşem bir şeydir."
Biraz uzun yazacağım ama artık YETTİ. Ben artık Cumhurbaşkanı'nın halkı bu denli ayrıştırmasına, nefret ve öfke kusmasına, sürekli hakaretler etmesine ciddi anlamda tiksinir ve rahatsızlık duyar oldum. Sürekli bir ötekileştirme ve hedef gösterme. Yahu gençler mutsuz, umutsuz; sebebi de bilin bakalım kim? Kendilerine iki eğlence çıkardılar diye ülkenin cumhurbaşkanı gencecik çocuklara ağıza alınmayacak çirkin ithamlarda bulunuyor. Oylarına muhtaç olduğunuz genç kesime keşke biraz edep ve saygı çerçevesinde yaklaşsanız, keşke yaşını başını almış birisi olarak biraz hoşgörü ve anlayış sahibi olsanız. Üstelik burası laik Türkiye Cumhuriyeti; herkesin alnı secdeye değecek diye bir şey yok. Her görüş ve inanca saygı duymak zorundasınız çünkü siz bu ülkeyi birlik ve dirlik içinde tutmakla yükümlüsünüz.
Ayrıca; "ayakları vatan topraklarına sağlam basan, eğitimli, donanımlı, ahlaklı bir nesil var" diyorsunuz. Bu bile korkunç bir saygısızlık ve ayrıştırma örneği. Çünkü muhafazakar kesimden olmayanları eğitimsizlikle, ahlaksızlıkla ve bu vatana saygı duymamakla, ayakları yere sağlam basmamakla itham ediyorsunuz. Hâlbuki bu eğlenceyi düzenleyenlerin büyük bir çoğunluğunun, onun bunun torpiliyle değil de kendi başarıları ve alınlarının teriyle ülkenin en prestijli üniversitelerine giden gençlerinin yaptığı bir eğlence olduğundan bile habersiz, hor görüp ötekileştirdiğiniz o gençler, emin olun vatan topraklarına ayaklarının ne kadar sağlam bastıklarını seçim zamanı oy pusulasına bastıkları damga ile gösterecekler sizlere.
Siz seçilmiş bir cumhurbaşkanı olarak her görüşe, her inanca ve her düşünceye saygı duyarak bu ülkeye bağlı kalıp görevinizi tarafsız bir şekilde yerine getirmelisiniz. 71 yaşına gelmiş biri olarak torununuz yaşındaki kişileri o kürsüde arkanızdaki şakşakçı eşliğinde tezahüratlarla hedef gösterip hakaret etmeniz kabul edilemez. En ufak bir eleştiriye dahi tahammülünüz olmadığı için "bana hakaret etti" diye herkesi hapse atıyorsunuz ama söz konusu kendiniz olunca bizlere en ağır ithamlarda, en kaba ve en ağza alınmayacak söylemlerde bulunuyorsunuz. Biz artık siyasette bu sokak ağzından çok bıktık. Bizleri ayrıştırıp birbirimize kırdırmanızdan yıldık, yorulduk, yıprandık. O kürsüde adeta insan kıyımına dönüşmüş cinayetleri konuşun, ekonomiyi konuşun. Ama yok, siz bunun yerine gırtlağına kadar mutsuzluğa batan ve her şeye rağmen kendilerine tek bir gün ayırıp birkaç saatliğine eğlenen gençleri hedef gösteriyorsunuz ve yamyamların önüne atıyorsunuz. Onlar bu ülkenin geleceği, onlar ana baba evladı. Bu ne biçim bir düşüncesizliktir?
Siz Recep Bey, Türkiye Cumhuriyeti'nin evlatlarına, gençlerine "kimliksiz, şarlatan, eğitimsiz, donanımsız, ayakları yere sağlam basmayan, vatanına sahip çıkmayan, saygısız" gibi söylemlerle yerden yere vuramazsınız. Mustafa Kemal Atatürk gençlere bayram armağan etti, gençlere Gençliğe Hitabe'yi armağan etti, gençlere bu ülkenin geleceğini emanet etti. Bu ülkenin kurucusu genç nesile bu kadar saygı duyup bu kadar el üstünde tutarken siz onları aşağılayamazsınız. Siz onlara hakaret edemezsiniz. Hiçbir makam, hiçbir mevki Türkiye Cumhuriyeti'nin gençlerinden daha kıymetli ve daha üstün değildir. Bu da böyle bilinsin.
Siz Mustafa Kemal Atatürk'ün "Ey Türk Gençliği" diye seslendiği nesile, "kimliksizler" , "şarlatanlar" diyemezsiniz. Umarım bir an önce sirkelenip, kendinize gelir ve bu Türk gençliğinden af dilersiniz. Dilemezseniz de kendiniz bilirsiniz. Elbet o hor görüp aşağıladığınız gençlik size gereken cevabı, gerektiği şekilde sandıkta verecektir.
Ezikliğinizle organize ettiğiniz sloganlarınızla Atatürk’ün itibarından kayıp olmaz; ama siz, Anıtkabir’de her yıl apaçık gördüğünüz gibi O’nun itibarına asla erişemeyeceksiniz.