Barış Atay: (Deniz Göktaş'ın ters kelepçeli görüntüleri hk.)
"Ters kelepçe takmaları eziklikten başka bir şey değil. Güya gözdağı veriyorlar.
Yahu Deniz gösteriyi çekmiş, yayınladı, onca hakarete, tehdite rağmen kaldırmadı, her gün paylaştı, bir de üstüne soruşturma açıldı haberinin üzerine kalktı kendisi geldi zaten, kime neyin artistliğini yapıyorsunuz?"
Evren Özalkuş: Deniz Göktaş yapmış olduğu espriler sebebiyle oldukça da ağır suçlamalarla, ters kelepçeyle gözaltına alınıyor. Fakat Meclis lokantasında stajyer olarak çalışan lise çağındaki kız çocuklarının meclis personeli tarafından istismara uğradığı haberine konu olan fiili gerçekleştirenler tutuklanmıyor.
Okuduğunu geçiyorum, dinlediğini dahi anlamaktan çok uzak gürûh, ağızlarından salyalar akıtarak Deniz’in elleri arkadan kelepçeli görüntüleriyle “tatmin” edilirken gözaltının asıl nedenlerinden biri bu. Adalet olmadığından, herkesin “derdi” siyasî gücüne göre karşılık buluyor!
Sizin gerçekten dini değerlere karşı bir hassasiyetiniz olsaydı "her cuma bir ayet sallıyorum, bakara makara" diyen kişiyi büyükelçi yapmazdınız.
Sizin sadece çıkarlarınız var ve buna dini alet etmekten çekinmiyorsunuz!
#DenizGöktaşıSerbestBırakın
Sayın ahalimiz, dün Silivri’de çok ağır şeyler yaşandı. Mahkeme heyeti 9 Temmuz’da duruşmayı bitireceğim diye ateş saçtı.
15 aydır tutuklu olan Ekrem Başkan’ın ifadesini ve dolayısıyla savunma hakkını kısıtlıyor, sorgu sırasını değiştiriyor.
Davanın Ekrem Başkan’dan sonra en çok suçlanan isimlerinden ve dinlenecek son tutuklu olan Fatih Keleş’in sorgusunu 10 Ağustos’ta başlayacak olan 2. celseye atıyor (Bu son derece marjinal bir durum).
Öyle ki Ekrem Başkan’ın “9 Temmuz’da değil de 14 Temmuz’da bitirirseniz hepimiz ve avukatlarımız hazırladığımız savunmalarımızı yapabileceğiz” demesine ve 5 gün gibi kısacık bir süre talep etmesine rağmen Heyet -asla anlayamadığımız bir şekilde- 9 Temmuz’da bitireceğim diye adeta gözü dönmüşçesine Ekrem Başkan dahil bir kısım meslektaşımızı, milletvekillerimizi ve izleyicileri duruşmadan men etti.
Bizler de duruşmayı terk ettik. Bir avuç insan dışında.
Bunun üzerine, Murat Ongun’un avukatının kalan savunması dinlenmedi, kesildi, sıradaki tutuklu alındı, onun da tansiyonu 19’a çıktı hastaneye kaldırıldı, ardından bir sonraki tutukluya geçildi.
Şimdi hepimiz kara kara düşünüyoruz; kalan son 1 tutukluyu dinlemeyecek kadar, 15 aydır bugünü bekleyen 2500 yılla yargılanan tutsaklarımızın hepi topu 2’şer 3’er günlük savunmalarını bile dinlemeyecek kadar, savunma haklarını ellerinden alacak kadar, savunmanın bütünlüğünü paramparça edecek kadar ne oldu?
9 Temmuz’dan sonra ne olacak?
Deniz Göktaş’ı hepimiz çok seviyoruz, yaşadıkları, her birimize yaşatılan her haksızlık kadar bizleri etkiledi fakat dikkati azıcık da Silivri’ye çevirmenizi rica etsem ayıp etmiş olur muyum?
Çünkü çoğunlukla farkında olmasak da fırtınanın gözündeyiz fakat en zifiri kısmına henüz girmedik. Bunu yazmaktaki amacım ise olan bitene dair farkındalığı uyandırmaktan ibarettir.
Mehmet Ali Güller: Genç bir mizahçının dini değerlerle alay ettiğini savunarak onun tutuklanmasını isteyenler kendi mahallelerinin iktidarının 25 yıldır Haçlı Seferi yapan, İslam coğrafyasını hedef alan Amerika ile desteğine sessizse bu ikiyüzlülüktür.
📍 “Deniz Göktaş dinimle alay etti tutuklansın” diyen tarikatların, altınları faize yatırdığı ortaya çıktı!
— Fatih'te tarikatların altınlarını götürdüğü kuyumcu, 500 kilo altını alıp kaçmış!
— Kuyumcuda altınlara da aylık %10 faiz uygulanıyormuş, yani cemaat faizden faydalanıyormuş!
Barış Terkoğlu: "Türkiye'de böyle ekranlara bakıp 'bilmem neyin içinde domuz yağı var mı? Öbürünün içinde faiz var mı? Kredi kaydı kullanırsam bilmem ne olur mu?' diye anlatan cemaat bu işlerde en beterini yapıyormuş!
Bu riyakarlığı, bu ikiyüzlülüğü herkes görmeli!
Durumdan vazife çıkaranlar @idgoktas ı gözaltına aldılar. Bakalım ne yapacaksınız.
Sadece Türkiye’nin değil , dünyanın gözü üstünüzde. İki espriye ne kadar tahammülsüzsünüz, gösterin dünyaya.
Bu cesur çocuk, cesareti herkese bulaştırıyor.
Korkunuz bu aslında,
ama işe yaramaz
"Taşına toprağına ölürüz Türkiye'm" türküleriyle sokaklarda gezen milliyetçiler, ülkücüler, alperenler...
Neden biriniz de çıkıp NATO'ya, Trump'a, Amerikan emperyalizmine laf etmiyor?