Ulan yüzlerce yıldır kültürümüzle toplumumuzun bir parçası olan bir değerini çocuklara göstermeye çalışmak neden gericilik oluyor biri bana açıklayabilir mi Allah aşkına !
Okullarda Noel baba kostümlü etkinlikler, yılbaşı partileri, Cadılar Bayramı kutlamaları olunca bir şey olmuyor. Hatta “Ne güzel, çocuklar farklı kültürleri tanıyor, evrensel değerler aşılanıyor, ilerici bir yaklaşım” diye alkış tutuyor.
Bu ikiyüzlülük sadece bana mı acizce geliyor?
Bir yandan Batı’dan ithal edilmiş, tüketim çılgınlığına dönüşmüş Halloween ve Christmas kutlamalarını “çağdaşlık” diye yutturacaksın, öte yandan kendi medeniyetinin, kendi halkının inanç ve geleneklerinin en masum ve en prososyal yansımalarını “gericilik” diye damgalayacaksın. Üstelik bunu manevi ve insani değerlerin bu kadar erozyona uğramış olduğu, merhamet, empati ve yardımlaşma gibi değerlerin neredeyse soyunun tükendiği bir dönemde yapacaksın.
Böyle diye diye ülkede ne kaldı geriye?
Bir tane ortak gelenek, bir tane paylaşılan değer, bir tane nesiller boyu aktarılacak görenek kalmadı neredeyse. Ramazan’ın bereketi, iftarın sıcaklığı, teravihte kıkırdamalar, bayramın sevinci… Bunlar mı gericilik? Bunlar mı çocuklara zarar?
Yoksa çocuklara “Noel baba hediye getirir” diye masal anlatıp, ardından “Hediye yoksa hayal kırıklığı yaşar” diye tüketim kültürünü aşılamak mı ilericilik?
Oysa Günümüz araştırmalarına göre: Çocukların toplumsal değerlerle bağlantılı etkinliklere –kültürel ritüellere, dini pratiklere– katılmaları, aidiyet hissini geliştiriyor, psikolojik dayanıklılık kazandırıyor ve ömür boyu depresyon, kaygı ve uyuşturucu kullanımı gibi sorunlara karşı koruyucu etki yaratıyor. Harvard gibi kurumların uzun vadeli çalışmaları, çocuklukta düzenli manevi veya geleneksel etkinliklere katılanların yetişkinlikte daha mutlu, daha az madde bağımlısı ve daha az ruhsal sorunlu olduğunu net şekllde gösteriyor.
Biz ise bu değerleri “gericilik” diye aşağılayıp, küçümseyip uzaklaştıkça aslında çocuklarımıza kötülük ediyoruz. Onlara kök salacak bir toprak bırakmıyoruz, aidiyet duyacak bir miras vermiyoruz.
Bu zihniyetten ne zaman sıyrılacağız?
Kendi köklerimize sahip çıkmayı “gericilik” diye yaftalayıp, yabancı olan her şeye “ilericilik” diye sarılma hastalığından ne zaman vazgeçeceğiz?
Bir toplum kendi değerlerini hor görürse, kendi çocuklarına kendi kültürünü aktarmaktan utanırsa, o toplumun geleceği kime emanet olacak?
Toplumumuzda aşağılık kompleksinin yaygınlaşmasına yol açan bu sorunlu bakış açısının bir an önce geçmesini umuyorum.
Geleneğimizle, inancımızla, değerlerimizle, kültürümüzle, toplumun farklı bileşenleriyle ve tarihimizle barışalım artık.
Kendi değerlerimize sahip çıkalım ki, çocuklarımıza aktaracak ve çocuklarımızın ona dayanarak aşağılık kompleksinden sıyrılarak dünya da özgüvenle yürüyeceği bir şeyimiz olsun – hem manevi hem de bilimsel olarak kanıtlanmış bir miras.
@Selanik2024 Kuran ayetleri sadece döneme veya kişiye özel inmemistir. Kıyamete kadar gelecek olan bütün insanlığa inmiştir. Eğer ayetler yerine Atatürk ilkelerine taparsaniz bu yanlış zihniyetin sahibi olursunuz.
Piknik dediğin ağır olmaya en hafif eşyalarla plastik kaplar fln yemeğini yediğin eğlendiğin bi aktivitedir. Siz nasıl o kadar borcamları, porselen tabakaları piknik alanına taşıyıp kırılmadan tekrar eve götürüyosunuz? Pikniği Bi rahat bırakın Allah aşıka!
Et fiyatları artınca hükümet, lahmacun ve pideyi ucuzlatmanın yolunu buldu!
Tarım ve Orman Bakanlığı'nın yeni tebliğine göre, pide ve lahmacun gibi ürünlerde kanatlı hayvan eti ya da her türlü sakatat kullanılması artık tağşiş olarak değerlendirilmeyecek.
@TMollaveisoglu