Bu kişilerin kendilerini inkar etmelerinin, şimdiye kadarki tüm yaşamlarını, söylediklerini çöpe atmalarının, çevrelerinin bir daha yüzüne bakamayacak hale gelmelerinin sebebi ya da bedeli nedir acaba? Onu da bir gün öğreniriz. Şimdilik tek söylenecek şey; yazıklar olsun...
Mutluyken, gerginken ,yorgunken düşünceliyken bunun bedene yansımasını dengesizlikle suçluyorlar. Ruh halimizin böyle bir dünyada sürekli değişmesi normal. Siz, kabullenilmek uğruna iş yerinde ve sosyal ortamlarda bir role bürünüp ajandayla geziyorsunuz diye biz dngesiz olmuyoruz
Donald Trump futbol yorumculuğuna soyundu, Messi, Ronaldo ve Harry Kane hakkında analiz yaptı, Thomas Tuchel'in tercihlerini eleştirdi:
🔹 “Messi’nin o pasını izledim.”
🔹 “Harika bir oyuncu tarafından iyi savunuluyordu.”
🔹 “Sonra sağ tarafa geçti ve onu savunan oyuncu olduğu yerde kaldı.”
🔹 “Topa vurdu ve pası kusursuzdu.”
🔹 “O pas maçın sonunu getirdi.”
🔹 “Gerçekten muhteşemdi.”
🔹 “Büyük oyuncular bunu tekrar tekrar yapabiliyor.”
🔹 “Onlar fazladan bir şeyle doğuyor.”
🔹 “Cristiano Ronaldo da onlardan biri.”
🔹 “Onu yıllar içinde tanıdım, harika bir adam.”
🔹 “İngiltere’de daha önce golf oynadığım harika bir oyuncunuz var.”
🔹 “Harry Kane bu turnuvada gerçekten harikaydı.”
🔹 “Belki de onu savunma oyuncusuna dönüştürerek hata yaptılar.”
🔹 “Öne geçtiler ve en iyi oyuncularını savunmaya koydular.”
🔹 “Biraz hücum etmek gerekiyor, değil mi?”
🔹 “Ben yine de buna karışmayacağım.”
🔹 “Futbol ve teknik direktörlük hakkında ne bilirim?”
🔹 “Ama bu biraz alışılmadık bir karardı.”
🔹 “Harry gerçekten harika bir adam.”
Bolu'da geri dönüşüm makinesi kuyruğunda çıkan tartışma:
- Bir taneye de sıra vermiyorsun.
+ Uyuyup uyanıp geleceğine 9'da gel.
- 10 kişinin T.C.'siyle giriş yapıyorsun. 500 şişe attığını düşün...
I'm a big fan of the "GPS Theory" when you miss a turn, your GPS doesn't judge you, it recalculates. No matter how many detours you take, it finds another way forward. Life works like that too. You'll make mistakes, but your destination doesn't vanish. The route just changes.
ABD Dışişleri Bakanı Rubio, 60'dan fazla ülkeden bakanı "sol terörle" küresel düzeyde mücadele etmek için toplantıya çağırmış.
Trump yönetimi ABD içinde yükselen solu, "terör" sorununa dönüştürmeye çalışıyor.
Mesele Trump ile sınırlı değil. Rubio öncü.
https://t.co/S7eBrcvGYi
Erdogan was a genius for doing this. This one act exposes the entirety of the European NATO members as nothing but giant pussies.
You're there to represent the interests of your nation-state in a military alliance. You're talking about war. Killing the enemy.
The leader of the nation hosting the summit gifts you a revolver. And your nation is so cucked, so feminized, so flat out WEAK, that you can't even keep it.
Masterful 200 IQ play by Erdogan.
Vaka: "Tükenmişlik mi, Yoksa Performans Kırbacı Karşısında Bedenin Grevi mi?"
Danışan: 31 yaşında, uluslararası bir danışmanlık şirketinde Kıdemli Analist olarak çalışan, prestijli bir üniversiteden dereceyle mezun olmuş bir kadın.
Klinik Teşhis: Majör Depresif Bozukluk ve Burnout (Tükenmişlik Sendromu).
Semptomlar: Yataktan kalkamama, kronik yorgunluk, anhedoni (hayattan zevk alamama), derin bir anlamsızlık hissi, iş maillerine bakarken gelişen mide bulantısı.
Klinik Yanılgı: "Sınır Çizememe" ve "Mükemmeliyetçilik" Şablonu
Terapist, danışanın durumunu tamamen bireysel psikodinamik süreçlerle açıklar. Ona çocukluğunda ebeveynleri tarafından başarı odaklı büyütüldüğünü bu yüzden "mükemmeliyetçi bir şema" geliştirdiğini söyler.
Çözüm olarak: İş hayatında hayır demeyi öğrenmesi, iş-yaşam dengesini kurması ve öz-şefkat (self-compassion) pratikleri yapması önerilir. Terapiste göre sorun, genç kadının kendi sınırlarını koruyamamasıdır.
Oysa Sınıfsal Gerçek Tablo Şöyledir: Danışanın gecenin 11'inde maillere cevap vermesi içsel bir başarı tutkusu veya şema sorunu değildir. Şirketin uyguladığı Yukarı çık ya da dışarı çık (Up or Out) politikası ve çalışanları sürekli birbirine kırdıran performans metrikleridir. Sınır çizmek o vahşi kurumsal eko-sistemde doğrudan Gözden çıkarılabilirsin sinyali vermektir. Dolayısıyla ortada bireysel bir sınır çizememe sorunu değil sınır çizeni sistemin dışına fırlatan yapısal bir zorbalık vardır.
Yataktan kalkamamak, hiçbir şey yapmak istememek klinik olarak 'depresyon' diye etiketlenir. Oysa bu yabancılaşmış emeğin zirve noktasıdır. Ürettiği artı-değerin hazırladığı yüzlerce sayfalık slaytların toplumsal hiçbir karşılığı olmadığını sadece bir üst yöneticinin bonus almasına yaradığını gören zihin ve beden anlamsızlığa karşı tek silahını çeker: Fişi çekmek. Beden sömürüye daha fazla yakıt taşımamak için kendini sabote etmekte yani bir nevi pasif grev yapmaktadır.
Haftada 70 saat çalışan birine "kendine şefkat göster, banyo köpüğü yap, meditasyon yap" demek yapısal şiddeti estetikle maskelemektir. Sistem, çalışanı posası çıkana kadar sıkar, terapist ise ona hafta sonu kendini tamir etme yolları sunar ki pazartesi günü aynı verimlilikle sömürülmeye devam edebilsin.
Burada "öz-şefkat" işçinin pazartesiye hazırlanma bakım maliyetini yine işçinin kendi omuzlarına yükleme aracına dönüşür.
🟡🔵
🔙 2007 Şükrü Saraçoğlu Şampiyonluk Kutlamaları
İbrahim Kutluay sahaya paraşütle iniyor.
🗣
"Bir gün döneceğimi söyleyerek ayrılmıştım. Özellikle 100. yılda kulübüme dönmek ve şampiyonluk hikayesinin bir parçası olmayı çok istemiştim.
Önceki sene opsiyonlu kontratımı Fenerbahçe'ye gelmek için uzatmadım. Kontrat ile ilgili hiçbir şey konuşmadık. Önüme ne koyulduysa imzaladım ve Fenerbahçe'ye geri döndüm."
📌 İbrahim Kutluay'ın ailesine, Fenerbahçe'sine 100. yılda şampiyon olmak için geri dönmesiyle başlayan bu süreçte, Erkek Basketbol amacına ulaştı ve Anadolu Efes'i 4-0 süpürerek Lig Şampiyonu oldu.
📌 Fenerbahçe'nin 100. yılındaki şampiyonluklarını kutlamak için stada toplanan taraftarımız, paraşütle inen İbrahim Kutluay'ı görmeyi elbette beklemiyordu.
@sahpazx@GodlessturtleTr biraz roman oku, çünkü okuduğunu anlamıyorsun. ben zorunda gibi bir şey söylemedim, iddia edildiği gibi aktivist vs değil diyorum.