Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu, CHP Genel Başkan Yardımcısı Berhan Şimşek ve CHP Genel Başkanı Basın Danışmanı Atakan Sönmez ile bir araya geldik.
Görüşmemizde Türkiye’nin güncel siyasi gündemini, CHP’deki son gelişmeleri ve Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında Türkiye’nin geleceğine ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulunduk.
Nazik kabulleri ve samimi ev sahiplikleri için Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’na, Sayın Berhan Şimşek’e ve Sayın Atakan Sönmez’e teşekkür ediyorum.
Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında, Sayın Kemal Kılıçdaroğlu ve değerli ekibiyle birlikte “durmak yok, yola devam.” diyoruz…
Arınmaya devam eden, yenilenen ve geleceğe umutla yürüyen CHP’nin başarısı için hep birlikte çalışacağız.
Şimdi CHP’li olma zamanı. 🇹🇷
@kilicdarogluk@Berhansimsek@atakansmz@herkesicinCHP
CHP Grup Başkanı Faik Öztrak ile Grup Başkanvekilleri Sevda Erdan Kılıç ve Rahmi Aşkın Türeli, CHP Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nu ziyaret etti.
Gerçekleşen görüşmede, Cumhuriyet Halk Partisi’nin güncel siyasi süreci, Meclis çalışmaları ve önümüzdeki döneme ilişkin değerlendirmelerde bulunuldu.
CHP İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin:
"Aziz İhsan Aktaş, onun siyasi arkadaşları ve onların kurduğu medya düzeniyle oluşan bir şeytan üçgeniyle mücadele ediyoruz.
Bu mücadelede başarılı olacağız."
@gurseltekin34
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün emanet ettiği Cumhuriyet’i ve Cumhuriyet Halk Partisi’ni sonuna kadar savunacağız.
Bu dava; makamların değil, ilkelerin davasıdır.
Sayın Genel Başkanım Kemal Kılıçdaroğlu,
Dürüstlüğünüzle, adalet mücadelenizle ve kararlı duruşunuzla yalnız değilsiniz.
Biz buradayız. Biz seninleyiz.
Ne baskılar, ne kumpaslar, ne de algı operasyonları bu yürüyüşü durdurabilir.
Asla yalnız yürümeyeceksiniz.
🇹🇷 Hak, Hukuk, Adalet!
#CHP #KemalKılıçdaroğlu
Cumhuriyet Halk Partimizin TBMM Grup Başkanlığı görevine seçilen Tekirdağ Milletvekilimiz Faik Öztrak’ı, Grup Başkanvekilliği görevlerine seçilen İzmir Milletvekillerimiz Sevda Erdan Kılıç ve Rahmi Aşkın Türeli’yi yürekten kutluyorum.
Partimizin köklü mücadele geleneğini, Cumhuriyetimizin temel değerlerini ve halkımızın adalet, demokrasi ve özgürlük mücadelesini Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında kararlılıkla temsil edeceklerine olan inancım tamdır.
Bu onurlu görevlerinde kendilerine başarılar diliyor; birlik, dayanışma ve halkın iradesine olan bağlılıkla ülkemize önemli katkılar sunacaklarına yürekten inanıyorum.
@faikoztrak@ratureli@SEVDAERDAN
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında gerçekleştirilen milletvekilleri değerlendirme toplantısında, TBMM Grup Başkanlığı görevine seçilen Tekirdağ Milletvekilimiz Sayın Faik Öztrak ile Grup Başkanvekilliği görevlerine seçilen İzmir Milletvekillerimiz Sayın Sevda Erdan Kılıç ve Sayın Rahmi Aşkın Türeli’yi tebrik ediyorum.
Partimizin iktidar yürüyüşünde, ortak akıl ve dayanışmayla halkımızın umudunu büyütecek çalışmalara hep birlikte imza atacağımıza yürekten inanıyorum.
Cumhuriyet Halk Partisi TBMM Grup Başkanlığı görevine seçilen Tekirdağ Milletvekilimiz Faik Öztrak’ı, Grup Başkanvekilliği görevlerine seçilen İzmir Milletvekillerimiz Sevda Erdan Kılıç ile Rahmi Aşkın Türeli’yi yürekten kutluyorum.
Parlamentoda aklın, deneyimin ve ortak mücadele ruhunun en güçlü şekilde temsil edileceğine inanıyor; üstlendikleri bu önemli görevlerde kendilerine başarılar diliyorum.
Yeni dönemin partimize, demokrasimize ve ülkemize hayırlı olmasını temenni ediyorum.
FETÖ firarisi Cevheri Güven, CHP’yi bölen Özgür Özel’e yeni bir sufle verdi:
“Artık CHP’nin adını bile anmayın. CHP, tıpkı ANAP gibi yok olup gidecek bir parti olmalı”
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu:
“Biz, siyasette ahlakı ve erdemi savunan bir partiyiz.
Hiçbir Cumhuriyet Halk Partili, yolsuzluk yapanlarla yan yana duramaz.
Biz Cumhuriyet Halk Partisi’yiz, Mustafa Kemal’in partisiyiz.”
CHP Genel Başkan Yardımcısı Berhan Şimşek:
"Recep Tayyip Erdoğan içeri girdiğinde, arkadaşları onla yatmak için suç işledi."
"Ekrem İmamoğlu içeri girdiğinde, arkadaşları dışarı çıkmak için itirafçı oldu."
@Berhansimsek
Filenin Sultanları! 🇹🇷🏐
FIVB Voleybol Milletler Ligi’nde tarihi bir başarıya imza atarak şampiyon olan, göğsümüzü kabartan ve bizlere bu büyük gururu yaşatan A Millî Kadın Voleybol Takımımızı yürekten kutluyorum.
Azminiz, sarsılmaz mücadeleniz ve gösterdiğiniz o muhteşem duruşla hepimizi bir kez daha gururlandırdınız.
Sizlerle gurur duyuyoruz. İyi ki varsınız!
#Duyuru
🇹🇷World Of Türkiye olarak, Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet Halk Partisi’ne yönelik her türlü kumpası ve hukuk dışı girişimi kınıyoruz.
Daha önce de söylemiştim: “Gün gelecek, Atatürk’ü ve eserlerini koruyup kollamak yine bizlere; yani CHP’li olmayan ama vatanını, Cumhuriyet’i ve Atatürk’ün emanetlerini sahiplenen vatanseverlere düşecek.”
Bugün tam da o gündür.
Biz CHP’li değiliz. Ancak söz konusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet Halk Partisi ve Cumhuriyet’in temel değerleri olduğunda sessiz kalmayız. Çünkü bu mesele parti meselesi değil, memleket meselesidir.
CHP’yi kumpaslardan, hukuksuzluklardan ve Atatürk’ün mirasını zedeleyecek girişimlerden korumak; sadece CHP’lilerin değil, bu ülkeye gönülden bağlı her vatanseverin sorumluluğudur.
Atatürk’ün emanetlerine sahip çıkmak, siyasi kimlikten önce vicdan ve Cumhuriyet meselesidir.
Bu nedenle, Cumhuriyet Halk Partisi kendi kurucu değerlerine yeniden kavuşup, Atatürk’ün mirasına gölge düşürdüğünü düşündüğümüz kişi ve yapılardan tamamen arınana kadar, Sayın Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’na desteğimizi sürdüreceğimizi kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz.
Reşit Kemal As @resit_as
World of Türkiye Genel Yayın Yönetmeni
@kilicdarogluk@herkesicinCHP@atakansmz@gurseltekin34@Berhansimsek
Türkiye’nin gündemindeki bu Yeni Parti ayrışması, siyaset adına utanç verici bir rezaletten başka bir şey değildir. Ne ideoloji vardır ortada, ne dünya görüşü farkı, ne de politik bir tutum. Sadece usulsüzlük ve yolsuzluk dosyalarına sahip çıkan bir grubun, kendi çıkarlarını kurtarmak için attığı panik kaçışıdır.
Genel kurulun geçersizliği kararı çıkmasaydı, bu kişiler hâlâ CHP’nin içinde koltuklarını koruyup, aynı usulsüz pratikleri sürdürmeye devam ederdi. Hukuka direnmenin sonuç vermeyeceği anlaşıldığı anda maskelerini düşürüp “yeni parti” yalanına sarıldılar. Bu, politik bir ayrışma değil; tamamen kişisel ve grupsal hesapların, korkunun ve paniğin ürünüdür.
Geçmişte CHP’den kopanların büyük çoğunluğu nasıl bir hiçlik üretip eridiyse, bu yeni oluşum da aynı kaderi yaşayacaktır. Çünkü politik bir zemin üzerine değil, yolsuzluk ve usulsüzlük savunuculuğu üzerine kurulmuştur. Bu ayrılanlar, partiye “arınma” diye dayattıkları şeyin tam tersini yapmış, kendi kirlerini paketleyip götürmüşlerdir.
CHP ise tam da Kemal Kılıçdaroğlu’nun yıllardır savunduğu temizlenme çizgisinde, gerçek bir arınma yaşamaktadır. Bu ayrışma, partinin içindeki çürükleri, rantçıyı ve usulsüzlükçüyü dışarı atmasından başka bir anlam taşımaz.
Biz, siyasette ahlakı ve erdemi savunan bir partiyiz.
Hiçbir Cumhuriyet Halk Partili, yolsuzluk yapanlarla yan yana duramaz.
Biz Cumhuriyet Halk Partisi’yiz, Mustafa Kemal’in partisiyiz.
Bir varmış bir yokmuş…
Çarşıda bir dükkân açılmış.
Tabelasında kocaman yazıyormuş: “YENİ PARTİ”
İçeri giren bakmış:
Ne mal varmış, ne müşteri, ne de dükkân sahibi…
Sadece birkaç sandalye, bir de “Biz geldik” tabelası.
Ertesi gün kapı kilitli.
Öbür gün tabela düşmüş.
Üçüncü gün dükkân yok olmuş.
Halk sormuş:
“Ne oldu bu yeni partiye?”
Eskici gülmüş:
“Bir varmış…
Bir yokmuş.
Ve o yokluk,
çok sürmeyecek.”
O yüzden değerli Kemal bey başkanım Sel gider Kum kalır.
Bir varmış bir yokmuş…
Çarşıda bir dükkân açılmış.
Tabelasında kocaman yazıyormuş: “YENİ PARTİ”
İçeri giren bakmış:
Ne mal varmış, ne müşteri, ne de dükkân sahibi…
Sadece birkaç sandalye, bir de “Biz geldik” tabelası.
Ertesi gün kapı kilitli.
Öbür gün tabela düşmüş.
Üçüncü gün dükkân yok olmuş.
Halk sormuş:
“Ne oldu bu yeni partiye?”
Eskici gülmüş:
“Bir varmış…
Bir yokmuş.
Ve o yokluk,
çok sürmeyecek.”
O yüzden değerli kardeşim Sel gider Kum kalır.
Bir varmış bir yokmuş…
Çarşıda bir dükkân açılmış.
Tabelasında kocaman yazıyormuş: “YENİ PARTİ”
İçeri giren bakmış:
Ne mal varmış, ne müşteri, ne de dükkân sahibi…
Sadece birkaç sandalye, bir de “Biz geldik” tabelası.
Ertesi gün kapı kilitli.
Öbür gün tabela düşmüş.
Üçüncü gün dükkân yok olmuş.
Halk sormuş:
“Ne oldu bu yeni partiye?”
Eskici gülmüş:
“Bir varmış…
Bir yokmuş.
Ve o yokluk,
çok sürmeyecek.”
O yüzden değerli kardeşlerim Sel gider Kum kalır.
Bir varmış bir yokmuş…
Çarşıda bir dükkân açılmış.
Tabelasında kocaman yazıyormuş: “YENİ PARTİ”
İçeri giren bakmış:
Ne mal varmış, ne müşteri, ne de dükkân sahibi…
Sadece birkaç sandalye, bir de “Biz geldik” tabelası.
Ertesi gün kapı kilitli.
Öbür gün tabela düşmüş.
Üçüncü gün dükkân yok olmuş.
Halk sormuş:
“Ne oldu bu yeni partiye?”
Eskici gülmüş:
“Bir varmış…
Bir yokmuş.
Ve o yokluk,
çok sürmeyecek.”
O yüzden değerli kral kardeşim Sel gider Kum kalır.
Türkiye’nin gündemindeki bu Yeni Parti ayrışması, siyaset adına utanç verici bir tablodan ibarettir. Ortada ne ideolojik bir ayrılık vardır, ne farklı bir dünya görüşü, ne de millete sunulan yeni bir siyasi vizyon. Yaşananların temelinde, usulsüzlük ve yolsuzluk iddialarıyla anılan bir grubun kendi siyasi geleceğini kurtarma çabası bulunmaktadır.
Eğer genel kurulun geçersizliğine ilişkin karar süreci hiç yaşanmasaydı, bugün “yeni parti” diyenlerin büyük bölümü hâlâ CHP’nin içinde kalacak, aynı düzeni sürdürmeye devam edecekti. Hukuki sürecin önüne geçilemeyeceğini gördükleri anda ise maskeler düştü ve “yeni parti” söylemi ortaya çıktı. Bu nedenle yaşananlar siyasi bir ayrışmadan çok, kişisel hesapların, korkunun ve paniğin sonucudur.
Tarih boyunca CHP’den ayrılarak yeni oluşum kuranların büyük çoğunluğu siyasette kalıcı bir karşılık bulamadı. Bunun temel nedeni, ayrılıkların ilke ve fikir temelinde değil; kişisel hesaplar üzerine kurulmuş olmasıydı. Bugün ortaya çıkan yapının da farklı bir kader yaşayacağını düşünmüyorum. Çünkü bu oluşum, yeni bir siyaset anlayışı üzerine değil, tartışmaların ve iddiaların gölgesinde yükselmektedir.
“Arınma” söylemini dillerinden düşürmeyenler, aslında giderken partinin üzerindeki yükü de beraberlerinde götürdüler. Bu süreç, CHP açısından bir zayıflama değil; tam tersine, uzun yıllardır Kemal Kılıçdaroğlu’nun savunduğu temiz siyaset anlayışı doğrultusunda bir arınma sürecidir. Rant düzeninin, kişisel çıkar ilişkilerinin ve tartışmalı anlayışların partiden uzaklaşması, CHP’yi zayıflatmaz; aksine kendi değerleriyle yeniden buluşturur.
Kişiler gelir geçer, makamlar değişir. Ancak Cumhuriyet Halk Partisi, bir kişinin değil, Cumhuriyet’in kurucu değerlerinin partisidir. Bu nedenle bugün yaşanan ayrışma geçicidir; #CHP ise ilkeleriyle, tarihiyle ve köklü geleneğiyle yoluna devam edecektir.
CHP yine CHP’dir.
#KemalKılıçdaroğlu @atakansmz@gurseltekin34
Türkiye’nin gündemindeki bu Yeni Parti ayrışması, siyaset adına utanç verici bir rezaletten başka bir şey değildir. Ne ideoloji vardır ortada, ne dünya görüşü farkı, ne de politik bir tutum. Sadece usulsüzlük ve yolsuzluk dosyalarına sahip çıkan bir grubun, kendi çıkarlarını kurtarmak için attığı panik kaçışıdır.
Genel kurulun geçersizliği kararı çıkmasaydı, bu kişiler hâlâ CHP’nin içinde koltuklarını koruyup, aynı usulsüz pratikleri sürdürmeye devam ederdi. Hukuka direnmenin sonuç vermeyeceği anlaşıldığı anda maskelerini düşürüp “yeni parti” yalanına sarıldılar. Bu, politik bir ayrışma değil; tamamen kişisel ve grupsal hesapların, korkunun ve paniğin ürünüdür.
Geçmişte CHP’den kopanların büyük çoğunluğu nasıl bir hiçlik üretip eridiyse, bu yeni oluşum da aynı kaderi yaşayacaktır. Çünkü politik bir zemin üzerine değil, yolsuzluk ve usulsüzlük savunuculuğu üzerine kurulmuştur. Bu ayrılanlar, partiye “arınma” diye dayattıkları şeyin tam tersini yapmış, kendi kirlerini paketleyip götürmüşlerdir.
CHP ise tam da Kemal Kılıçdaroğlu’nun yıllardır savunduğu temizlenme çizgisinde, gerçek bir arınma yaşamaktadır. Bu ayrışma, partinin içindeki çürükleri, rantçıyı ve usulsüzlükçüyü dışarı atmasından başka bir anlam taşımaz.