🔵 Prof. Dr. Erhan Afyoncu:
▪️"Devlet yetkililerinin yerinde olsam üç çocuğu olan anneye emekli maaşı bağlarım."
▪️"Üç çocuk yetiştirmek bugünün şartlarında çok zor bir hadise. Kolay değil. Büyük fedakarlık istiyor. Anneye o desteği vermemiz lazım."
Peygamber efendimiz ﷺ buyurdu ki;
“Kim ulema ile
münazara etmek
(tartışmak ve yarışmak)
veya cahilleri şüpheye düşürmek yahut halkı kendisine yöneltmek için ilim öğrenirse Allah onu
cehenneme sokar."
Tirmizî
Çocukları ve gençleri hedef alan Manifest konserlerinde sergilenen +18 görüntüler, kullanılan sahne dili ve oluşturulan rol model anlayışı toplumda haklı endişelere neden olmaktadır.
Mil-Diyanet Sen olarak; çocuklarımızın masumiyetini, ahlaki gelişimini ve aile yapısını olumsuz etkilediğini düşündüğümüz bu konserlerin ilgili kurumlar tarafından acilen yasaklanmasını talep ediyoruz.
Çocuklarımızı korumak özgürlüklere müdahale değil, aileye, gençliğe ve toplumun geleceğine sahip çıkmaktır. Yetkilileri bu konuda sessiz kalmamaya ve sorumluluk almaya davet ediyoruz.
Mil-Diyanet Sen
Genel Merkezi
#manifestkonserleriyasaklansın
#diyanet #ahlak @MahinurOzdemir@mustafaciftcitr@Akparti@MHP_Bilgi@zyapicioglu
—İnsana çok yaklaşma, yakar
—Çok uzak da durma, soğur
—Mesafeli ol; insan nankördür.
"İnsan idare etmek, hayvan idare etmekten daha zor" der imam Şafiî
TASARRUF TEDBİRLERİ SADECE DİYANET PERSONELİNE Mİ VAR?
Resmî Gazete'de yayımlanan son Cumhurbaşkanı Kararı ile Milli Eğitim Bakanlığı personeline yönelik yeni ek ders ve ücret düzenlemeleri hayata geçirilmiştir. Eğitim çalışanlarının haklarının geliştirilmesini elbette destekliyoruz. Ancak burada cevabı verilmesi gereken önemli bir soru vardır:
Tasarruf tedbirleri sadece Diyanet İşleri Başkanlığı personeli için mi uygulanmaktadır?
Aylarca "kamuda tasarruf" denilerek taleplerimiz ötelenirken, vekil imam hatiplerin, vekil müezzin kayyımların ve geçici Kur'an kursu öğreticilerinin insanca yaşamaya yetmeyen ücretlerinde kayda değer bir iyileştirme yapılmamıştır. Vatandaşın en zor günlerinde fedakârca görev yapan Diyanet çalışanlarımızın feryadı duyulmazken, diğer kurumlarda yeni mali düzenlemelerin yapılabilmesi kamu vicdanında haklı soru işaretleri oluşturmaktadır.
Daha da düşündürücü olan ise, Diyanet çalışanlarının yıllardır yetki verdiği DİYANET-SEN'in bu konuda ortaya koyduğu etkisiz ve sonuçsuz tablodur. Yetkiyi alanların sorumluluğu da vardır. Çalışanların beklentilerine cevap veremeyen, sorunları çözemeyen ve talepleri sonuçlandıramayan sendikal anlayışın sorgulanması artık kaçınılmazdır.
Mil-Diyanet Sen olarak soruyoruz; Din hizmeti verenler devlet memuru değil mi? Toplumun manevi hayatına rehberlik eden Diyanet personeli neden sürekli görmezden geliniyor? Bir kurumun çalışanları için yapılan iyileştirmeler diğer kurumların çalışanlarından neden esirgeniyor?
Kamu çalışanları arasında ayrımcılık yapılmamalı, Diyanet camiasının yıllardır beklediği mali ve özlük hakları iyileştirmeleri de bir an önce hayata geçirilmelidir. Adalet, bütün kamu görevlileri için adalet olmalıdır.
Mil-Diyanet Sen
Genel Merkezi
#diyanet
@DIBSafiArpagus@memetsimsek
Hz. Ömer'in
-Sokaklara ışık getirmesi
-Kilit taşı düşemesi
-Köprüler yapması
-Polisiye teşkilatı kurması
-Askeriyeyi roma'dan daha düzenli hale getirmesi
-Yeni doğan bebeklere 2 yıl maaş bağlaması
-Engelli olanlara maaş bağlaması
-en önemlisi arzın üçte birini alması..
Şimdi ben bu işin aslını astarını bilmiyorum. Ama evladını yeni kaybetmiş birinin hesaplarının böyle peşpeşe kapatılması da normal görünmüyor. Birileri görür bakar diye alıntılıyorum.
Bu hesap kapatma işinin 1 günde kararı alınıp uygulanan bir şey olmadığını Muhbir olayından biliyoruz.
Eğer birisi siyasi bağlantılarını evladını toprağa vermiş birini susturmaya kullanıyorsa bu Allah'ın gazabını celbeder.
Benim kudretim duyurmaya yeter. Böyle bir zulüm hali varsa engellemeye yeten takatince mükellef olur.
Komedi adı altında Mustafa Kemal Atatürk'ün şahs-ı manevisi rencide edildiğinde yeri göğü inletip gereğini yapın diyenlerle;
Komedi adı altında Alevi vatandaşlarımız rencide edildiğinde yeri göğü inletip gereğini yapın diyenler;
Komedi adı altında İslamın kutsallarına hakaret edildiğinde, bir bakıyorsunuz ne var bunda ifade hürriyeti deyip, utanmadan üzerine iktidarı suçluyorlar.
Hadi oradan ikiyüzlüler!
Türkiye’de aile başına düşen çocuk sayısı 1,4’lere inmiştir. Bu artık bir milli güvenlik sorunu olmaya doğru gitmektedir. Devletimiz bunun farkındadır ve yoğun bir şekilde çözüm üretmeye çalışmaktadır. Bunun için 2025-2035 arasını “Aile 10 yılı” ilan etmiştir. Kanaatimce en etkili çözüm:
Bu yıldan itibaren üçüncü çocuğunu doğuran ev hanımına maaş bağlanmalıdır.
Yeni Şafak yazarı İsmail Kılıçarslan, NATO Zirvesi öncesi Ankara'da 52 bin sahipsiz köpeğin toplatılmasıyla ilgili konuştu:
"Türk'ün çocuğunun canı kıymetli değil de NATO'nun subayının paçası mı kıymetli?
İstanbul Valiliği talimatıyla yaptırılan denetimlerde Beyoğlu İlçesi Cihangir Mahallesi’nde faaliyet gösteren TEK YÖN Adlı bar işletmesi, mevzuata aykırı uygulama ve işlemleri nedeniyle Beyoğlu kaymakamlığı tarafından kapatılmıştır.
@gul_davut
"Ne işin var dünya malıyla?" diyenler, Kur'an-ı Kerim'i, hadis-i şerifleri bilmeden konuşan gevezelerdir. Allah bu dünyayı mal için, bu ümmeti de zengin olmak üzere yarattı.
BU NE CÜRET❓
Tek Yön İstanbul isimli gay kulübü, 8 Temmuz’da İstanbul Boğazı'nda gemide 3 bin kişilik "parti" düzenlemeye hazırlanıyor.
Detaylar için: https://t.co/aZCNSPGFcE
Ebû Hüreyre radıyallahu anh’dan rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
“Hiçbiriniz ayakta su içmesin. Unutarak içen de kussun!” (Müslim, Eşribe 116)
İSTANBUL LGBT PROPAGANDASINA TESLİM EDİLEMEZ
Uluslararası basında ve sosyal medya platformlarında yer alan paylaşımlara göre, LGBT temalı bir kruvaziyer organizasyonunun 8 Temmuz'da İstanbul'a uğrayacağı ve yaklaşık 5 bin LGBT’linin şehre gelmesinin planlandığı belirtilmektedir. İstanbul'un bu organizasyonun tanıtımlarında özel olarak öne çıkarılması, toplumun önemli bir kesiminde haklı hassasiyetlere neden olmaktadır.
Peygamber Efendimiz'in müjdesine mazhar olmuş, fetih emaneti Ebu Eyyûb el-Ensârî Hazretleri'nin manevi iklimiyle özdeşleşen İstanbul'un, bu tür ideolojik organizasyonlarla anılmasını doğru bulmuyoruz. Kültür ve Turizm Bakanlığı'nı, İçişleri Bakanlığı'nı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı'nı ve İstanbul Valiliği'ni konuyu hassasiyetle değerlendirerek gerekli adımları atmaya davet ediyoruz. Milletimizin manevi değerlerini ve toplumsal hassasiyetlerini göz ardı eden faaliyetlere sessiz kalmayacağız.
Celaleddin Gül
Mil-Diyanet Sen
Genel Başkanı
#İstanbul #LGBT #ahlak #diyanet @TC_istanbul@TCKulturTurizm@TC_icisleri