Düz ovada siyaset yapacağız diyerek silahlarını göstermelik şekilde yakan zihniyet, bugün kendisinden olmayana Bozova’da siyaset alanı tanımak istemiyor.
Oysa HÜDA PAR güneşi doğdu; ovayı da, bağı da, dağı da aydınlatıyor.
Namus yoksa vatan ne işe yarar.
Kız çocuklarımızı Kemalizmin çirkin eğitim sisteminden koruyup İffetli İzzetli bir hayat modeline tanıştıran İTTİHADUL ÜLEMAYA sonsuz teşekkürler.
DEM Parti’nin barış sürecinde HÜDA PAR’a karşı sergilediği tavır, DEM’in o soğuk savaş dönemi Türkiye’sine ait ideolojik-siyasi aidiyeti ve sekterliği her şeyin üstünde tuttuğunu gösteriyor.
Herkesin elini sıkan ama HÜDA PAR’ın uzattığı eli sıkmayan, en fenası o eli şiddetle reddeden DEM tavrı, barışı kalıcılaştırma sürecinin önündeki engellerden biridir.
DEM Parti barış ve demokrasi konusunda inandırıcılığı olmayan bu tarz ideolojik ve intikamcı tavırlarıyla bölgeyi yeni bir gerilimin ve çatışmanın içine itmeye çalışıyor.
Geçmişi geçmişte bırakamayanlarla barış inşa edilemez.
Devleti/Hükümeti kalıcı barış için gerekli olan adımları atmamakla suçlayan DEM Parti’nin HÜDA PAR’a yönelik tam tersi tavırlar atması ve bu düşmanca tutumu sürdürmeye devam etmesi çelişkinin ötesinde ilkesiz bir ilkellikten ibarettir.
DEM’in barış ve demokrasi söylemiyle tutarlı bir siyasası olmadığı sürece bu yalnızca kendisi için her şeyi isteyen tavrı, sürecin başarısı için gerekli olan güven ikliminin oluşması da mümkün değil.
Güç sahibi oldukları yerlerde kendinden farklı olanları veya geçmişten kavgalı oldukları herkesi baskılayan ve öteleyen bir ideolojik tavırla elbette kalıcı bir barış inşa edilemez.
DEM Partinin HÜDA PAR’a yönelik bu tutumunu sürecin ruhuyla bağdaşmayan bir tutum olarak kınıyorum.
Türk çevirmen ve aktivist Ayçin Kantoğlu’dan tüyler ürperten açıklamalar:
— Kimin bu deriler?
— Kimin bu organlar?
— Siz bir halkı organına, derisine varana kadar nasıl yağmalayabilirsiniz?
— Buna ne hakkınız var?
“Dünyanın en gelişkin deri bankasının bunların elinde olduğu söyleniyor. Fakat biz biliyoruz ki Museviler vücut bütünlüğünün bozulmaması bakımından ki onlar için önemli bir durum bu; kendi derilerini bağışlamıyorlar, kendi organlarını da bağışlamıyorlar. Peki nasıl oluyor da ellerinde dünyanın en gelişmiş organ bankasıyla deri bankası olabiliyor?”
🔴"Kürt başkan adayı istemiyoruz" diyen Erkan Baş'ı meclise gönderen DEM Parti, HÜDA PAR'a bir salonu fazla görüyor.
DEM'li Bozova Belediyesi, HÜDA PAR'ın kongresi için günler öncesinden iznini aldığı salonu son dakika iptal etti.
📢Kürt düşmanlarını meclise gönderiyorlar, Kürt partilerine ise düşmanlık besliyor.
Ahmet Türk bir konferansta konuşuyor:
“Kürdistan’da geniş toprağı olan bir ailenin çocuğuyum ama kimliğim yok, dilim yok, halkım yok sayılıyor. İşte Kürt sorunu benim.”
Bu ülkede milletvekilliği ve belediye başkanlığı yapmış biri söylüyor bunları.
Son 24 yılda adliye koridorunda Kürtçe savunmadan Kürtçe TV’ye kadar onlarca reform yapılmış, etnik köken ayrımcılığı her yerden sökülüp atılmış, her Kürt kendini özgürce ifade edebilmiş, her makama gelebilmiş, her hizmetten yararlanabilmiş, özetle bu ülkenin birinci sınıf vatandaşı olarak yaşamış ama bu zat kalkmış bölücü bir dille yalan ve kin kusuyor.
Evet.
Kürtler bu ülkenin birinci sınıf vatandaşıdır ama eli kanlı teröristler değil.
Kardeşçe hep birlikte yaşarız ama sancınız bu ülkeyi bölmekse, kusura bakmayın, tek çakıl taşı bile sökemezsiniz.
Gazeteci: “Fırtına uyarısı nedeniyle güvenliğiniz için dışarı çıkmamanız istendi. Neden namaz için dışarı çıktınız?”
Senegal Teknik Direktörü Babı Thiaw:
“Sen fırtınadan korkuyorsun, biz rüzgârı yaratan Allah’tan korkuyoruz.”
Ahmet Türk şöyle diyor:
“Kürdistan’da geniş toprağı olan bir ailenin çocuğuyum, ama kimliğim yok, dilim yok. İşte Kürt sorunu benim!”
Bak Ahmet Türk…
9 köyün ağasısın, milyonlarca paran var, yüzlerce mülkiyetin ve toprağın var, 21 yıl bu ülkede milletvekilliği yaptın, her ay 100 binlerce lira maaş alıyorsun, misafirin gelince 600 kişilik yemek hazırlıyor, 42 oğlak kesiyorsun, bir şehrin belediye başkanlığını yaptın, tutuklandın, yargı kararı olmadan birinin söylemesiyle cezaevinden çıktın, Kürt’üm diyorsun, istediğin yerde Kürtçe konuşuyorsun, bu ülkenin gariban çocuklarının görmediği sahillerde çocukların torunların görüyor, son model arabalara biniyorsun, …
İşte Kürt sorunu sensin Ahmet Türk!
1992-1995 Bosna soykırımına dair nadir görüntülerden biri: Henüz çocuk yaşta bir Boşnak kız acı içinde ağlıyor, haykırıyor…
Dünya bugün Gazze’ye sessiz kaldığı gibi dün de Bosna’yı görmezden gelmişti. Bebek, çocuk, genç Boşnak kızların tecavüz ve işkencelerle hayatları çalındı.
Şehitkamil ve Şahinbey ilçelerimizin Olağan Kongrelerini büyük bir coşkuyla gerçekleştirdik. Emeği geçen herkese gönülden teşekkürler.
Şahinbey İlçe Başkanlığı görevini devreden Mustafa Kaya kardeşime ve İlçe Yönetim Kurulu Üyelerine, yaptıkları hizmetlerden dolayı teşekkür ediyor, hayırlı hizmetlerinin devamını diliyorum.
Şahinbey İlçe Başkanlığı görevini devralan Abdülhakim Övet kardeşime, Şehitkamil İlçe Başkanlığı görevine yeniden seçilen Adem Kılıç kardeşime ve İlçe Yönetimine seçilen tüm kardeşlerime başarılar diliyorum.
Rabbim, hayırlı hizmetlerinde kardeşlerimizin yardımcısı olsun inşallah.
Tüm kadrolarımızla birlikte iyilikte yardımlaşmaya, hayırda yarışmaya devam edeceğiz, dava bayrağını hep birlikte ileriye taşıyacağız inşallah.
Kongrelerimiz hayırlara vesile olsun.
Sahadan mağlubiyetle ayrılmanın üzüntüsünü yaşıyoruz. Bugün istediğimiz oyunu ve skoru yansıtamamış olsak da, armamızın değerine yakışır şekilde mücadelemizi sürdüreceğimizden kimsenin şüphesi olmasın.