“Değerli kardeşlerim, bu davanın mayasında Abdülmecitlerin imanı var.”
Millete hizmeti her şeyin önünde tutan, inançla ve fedakârlıkla çalışan yol arkadaşlarımızla birbirine gönülden bağlı büyük bir aileyiz.
#AKPARTİ25YAŞINDA
12. Geleneksel Ümmet İftarımız, 7 Mart 2026 Cumartesi günü inşallah ESOGÜ İlahiyat Fakültesi Camii'nde gerçekleşecek.
Ersin Çelik, İsmail Kılıçarslan, Aydın Ünal, Samet Doğan ve Nur Haktan'ın da misafirlerimiz olacağı bu bereket ikliminde buluşmak üzere...
Büyük bir emek ve gönül yolculuğunun sonunda hayata geçirilen 105 dönümlük Sakarya Büyükşehir Belediyesi Sokak Hayvanları Doğal Yaşam Alanı Kampüsünü ziyaret ettik.
Bu tesis, sadece sokak hayvanları için bir barınak değil; bilakis burada can dostlarımızın şefkatle yaşadığı, iyileştiği ve Pati İzi ile yeni yuvalarına kavuştuğu bir düzen kurulmuş.
Ailelerimizin ve çocuklarımızın burayı ziyaret ederek sokak hayvanlarıyla bağ kuracağı, sevginin ve merhametin hissedileceği güzel bir yuvaya dönüşmüş.
Güzel olmuş gerçekten. Doğrusu bugün orada anlamlı motifler, kıymetli dokunuşlar ve duygu yüklü anlara şahit oldum.
Başta Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Yusuf Alemdar olmak üzere emeğı geçenlere en kalbi şükranlarımı iletiyorum.
Şehrimize ve can dostlarımıza hayırlı olsun.
Hiç Samimi Değil!!!!
Bunları yazan adam adliyede kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuyla yargılanmış ve ceza almış gazeteci kimliğine sığınan zavallı.
Son bir ayda Eskişehir’de peş peşe yaşanan dört ayrı olay https://t.co/fInwuHDWc2 ekibi olarak dikkatimizi çekiyor. Ortada birbirinden farklı görünen ama derinlerde ortak bir soruyu sorduran olaylar var: Kızlarımıza neler oluyor?
İlk olarak 13 yaşındaki Yağnikapanlı kız çocuğu, direksiyon başında hayatını kaybetti. Henüz çocuktu, ehliyeti yoktu, arabayı nasıl kullandığı ya da neden kullandırıldığı hâlâ açıklanmadı. Kaza haberi kısa sürdü, detay verilmedi, kamuoyuna herhangi bir resmi bilgilendirme yapılmadı.
Ardından Esentepe’de yine 13 yaşında bir kız çocuğu kayboldu. Beş gün boyunca haber alınamadı, sonunda bulundu, ama yine sessizlik. Nerede, kimin yanında, nasıl bulundu? Hiçbir açıklama yok.
Şimdi ise Emek Mahallesi’nde 17 yaşında bir genç kızımız 9-10 gündür kayıp. Onun ardından 15 yaşında bir başka kız çocuğunun da kaybolduğu iddiası gündeme geldi.
Her iki olayda da ailelerin ve kolluk güçlerinin çabası sürüyor, ancak somut bir gelişme ya da resmi bilgilendirme kamuoyuna ulaşmıyor.
Elbette bu tür hassas olaylarda çocukların özel hayatlarını ifşa etmemek, hatta çoğu zaman kamuoyunu kısıtlı bilgilendirmek gerekir. Ancak kamuoyunun bilgilendirilmemesi, kimi zaman koruma amacı taşısa da, toplumda “acaba neler oluyor?” kuşkusuna da yol açıyor.
Çünkü kuşkuyu doğuran şey, bilgi değil; belirsizliktir.
Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme açık: Her çocuğun yaşam, güvenlik, korunma ve ifade hakkı vardır. Bu haklar sadece devletin değil, toplumun da sorumluluğundadır.
Ama 13 yaşında direksiyon başına oturmak, 17 yaşında günlerce ortadan kaybolmak, 15 yaşında nerede olduğu bilinmemek… Bunların hiçbiri “normal” değildir. Bu olayların her biri, eğitimden sosyal hizmetlere, aile danışmanlığından toplum bilincine kadar pek çok sistemin birbiriyle ne kadar zayıf bağlarla çalıştığını gösteriyor.
Bir çocuğun kaybolması sadece bir haber değildir; bir toplumun vicdanına düşen bir çentiktir. Bu yüzden bu olaylar “adli vaka” olarak görülüp geçiştirilemez. Çünkü hepsi, çocukların sokakta, evde, okulda ne kadar güvende olduğunu sorgulatan birer toplumsal uyarı işaretidir.
Son haftalarda yaşanan bu olaylar bana göre ailelerin, öğretmenlerin, yerel yönetimlerin ve emniyetin, “bu çocuklar neden kayboluyor?” sorusuna birlikte yanıt araması gerektiğini gösteriyor gibi geliyor.
Kız çocuklarını sadece “bulmak” değil, korumak, duymak ve anlamak zorundayız. Onların sesine kulak vermek, güvenli alanlar yaratmak, yalnız kalmadıklarını hissettirmek hepimizin ortak görevidir.
2005’ten 2025’e… #UNGA80
Hakkı savunmaya, adaletsizliğe karşı durmaya, mazlumun sesi olmaya, dünyanın 5’ten büyük olduğunu haykırmaya devam… 🇹🇷
https://t.co/ssog68Hrua
"Evet, bu millet ölmeyecek. Bağrından çıkan Fatihler dirilecek."
Yeni sezon tanıtımı yayında!
Mehmed: Fetihler Sultanı yeni bölümüyle 16 Eylül Salı günü saat 20.00’de @trt1’de.
Geçmiş dönem Tepebaşı Gençlik Kolları başkanlarımızdan (kardeşim)Halil Gıcır ve ailesinin hacı mevlidine katıldık. Rabbim ibadetlerini kabul etsin inşallah🤲
❞ Bizi güçlü yapan yediklerimiz değil, hazmettiklerimizdir; bizi zengin yapan kazandıklarımız değil, muhafaza ettiklerimizdir; bizi bilgili yapan okuduklarımız değil, kafamıza yerleştirdiklerimizdir. ❞
Francis Bacon
Son günlerde toplumun sinir uçlarıyla oynayan çeşitli kışkırtmalara hep beraber şahitlik ediyoruz. Siyaset kurumunun itibarına gölge düşüren kirli dilin ülkeyi sürüklemeye çalıştığı tehlikeli yeri çok iyi görmekteyiz.
Allah’ın izniyle bu oyuna gelmeyeceğiz.
Dilinden, kaleminden ve klavyesinden nefret akan, zehir akan beşinci kol aparatlarının tuzağına düşmeyeceğiz.
Toplumun sürekli huzurunda olan siyasetçiler başta olmak üzere milletimin her bir ferdinden bu konuda dikkatli olmasını, uyanık olmasını, iç cephemizi sarsmaya yönelik provokasyonlar karşısında teyakkuz halinde olmasını özellikle rica ediyorum.
Ne yapıyorsak hukuk, demokrasi ve meşruiyet zemininde yapacağız.
Hangi mücadeleyi veriyorsak hukuk, demokrasi ve meşruiyet temelinde vereceğiz.
Şunu lütfen aklımızdan çıkarmayalım: 85 milyon olarak hepimiz aynı gemideyiz, aynı geminin yolcularıyız.
Siyasi görüşlerimiz, kökenlerimiz, inançlarımız farklı olsa da hepimiz aynı gök kubbenin altında, aynı vatan toprağının üzerinde yaşıyoruz.
Farklılıklarımızın hiçbiri kardeşliğimizden daha güçlü değildir.
Ayrılıklarımızın hiçbiri kader ortaklığımızdan daha önde değildir.
Bu şuurla, bu anlayışla hareket ettiğimiz sürece üstesinden gelinmeyecek hiçbir engel tanımıyoruz.
Yeter ki biz bir olalım, iri olalım, diri olalım, beraber olalım, kardeşliğimize leke sürdürmeyelim.
Yeter ki biz sahte ve gereksiz tartışmalarla birbirimizi örselemek yerine hep beraber ülkemizi büyütmeye, güçlendirmeye odaklanalım.
Rabbim 85 milyonun birlik ve beraberliğini artırsın…
"Çok yazık ya... Hicap duyuyorum..."
Habertürk'te "yas ilanı" tartışması yapıldığı sırada Prof. Dr. Yaşar Hacısalihoğlu'nun sözleri programa damga vurdu.
👉Bunların üstüne yapacaklarını yapıp sonrada araya bir sürü insanları koyup davayı geri çekmelerini istediniz.Belediyenin kepçesi ile altın arayanlarmı,belediye aracı ile uyuşturucu satanları mı saymak lazım, nereden tutarsanız elinizde kalıyor CHP yönetimi 😄😄😄.@avtalatyalaz