@nedimsener2010@cumhuriyetgzt1 Nedim Şener ' in kim olduğunu ne olduğunu nasıl bir vatansever olduğunu biliyoruz sizin de ne mal olduğunuzu biliyoruz Sözde besleme Gazeteler ve sözde yazarları...
Söz konusu Vatan Millet ise;
Nedim Şener' in kesip attığı tırnak olamazsınız... Net!
Tamar Tanrıyar'ın fetö imamı videolarından sonra sırra kadem basan Yunus Emre isimli şahıs Özgür Özel'in başkanlığını yaptığı Yeni Partide Genel Sekreter olarak ortaya çıktı.
#Arşiv
Tarihçi yazar Kadir Mısıroğlu 2005 yılında dönemin en kallavi Atatürkçülerinden 5 tanesine karşı
Lozan'ın Zafer değil, hezimet olduğunu anlatıyor.
@vatandassoruyor@zafersahin06 Bazen Devlet yüceltir kişi yüceldikçe ona olan güven artar.. bazen de halk yüceltir, Devlet te onu onurlandırır..
Neticede her iki durumda da suç sayılan olgular bir araya geldiğinde Devlet gereğini yapar.
Zafer Bey'in anlatmak isteği öne çıkan TV' ciler bile bile neden parlattı.
@Slmlsm840@ebru_4834TC Enflasyon var sa gelirler de ona göre belirleniyor kardeşim.. enflasyon karşısında ezilen ülkeler Amerika ve Avrupa vb. ülkeler an itibariyle..
Ezbere konuşmamak lazım.
Eleştireceksek mantık çerçevesinde eleştirelim..
@BilgeThales@ebru_4834TC Saçma olan ne anlamadım..
Elde ettiğiniz gelirle satın alınabilirlik ölçüsü bunlarla kıyaslanır altın ile değil. Okuduğunuzu anlamakta bile yetersiz siniz!
Örneğin 5-10-15 yıl ya da bu iktidar gelmeden önce aylık gelirinle alabildiğin ekmeği yağı vs. şimdi alamıyorsan sorgula..!
Yunanistan Eğitim Bakanlığı,
2026-2027 eğitim yılı öncesi Lozan Antlaşmasına aykırı şekilde
Batı Trakya'daki Kardere, Mehrikoz ve Hasanlar köylerinde bulunan üç Türk ilkokulunu kapatma kararı aldı.
Türk kimliğini değiştirmeye ve geleceğimizi yok etmeye yönelik bir dizi kararla ,Doğu Makedonya ve Trakya’da 210 olan Türk okulu sayısı son uygulama ile 83'e düşürüldü.
Zorbalığa, Metaksas rejimi uygulamalarına karşı İnsan hakları gibi alanlarda faaliyet gösteren sözde “uluslararası kuruluşlar” ne iş yapar,kime karşı yapar bilen varmı.?
Merhum Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Sayın Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki heyetin 25 Mart 2009 tarihinde meydana gelen helikopter kazasında hayatını kaybetmesine ilişkin yürütülen soruşturma, milletimizin vicdanında derin yer edinmiş, yıllardır aydınlatılması beklenen dosyaların başında gelmektedir.
Bu dosyanın tüm yönleriyle aydınlatılması, maddi gerçeğin ortaya çıkarılması ve sorumluluğu bulunan herkesin hukuk önünde hesap vermesi için yargı makamlarımız ile kolluk kuvvetlerimiz, güçlü bir koordinasyon ve eşgüdüm içerisinde çalışmalarını sürdürmektedir.
12 Haziran 2026 tarihinde Kahramanmaraş’tan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına devredilen soruşturma kapsamında; Ankara Cumhuriyet Başsavcılığımızın koordinasyonunda, Ankara İl Emniyet Müdürlüğünce yürütülen çalışmalar neticesinde bu sabah harekete geçilmiştir.
Soruşturma kapsamında, silahlı terör örgütü kurmak, yönetmek ve üye olmak ile tasarlayarak kasten adam öldürme suçlarını işledikleri değerlendirilen 29 şüpheli tespit edilmiş; Ankara, İstanbul, İzmir, Balıkesir, Adana, Antalya, Çanakkale, Bursa, Isparta ve Afyonkarahisar’da bulunan 30 adrese eş zamanlı operasyon düzenlenmiştir.
Operasyon kapsamında 25 şüpheli yakalanmış; 2 şüphelinin cezaevinde, 2 şüphelinin yurt dışında bulunduğu belirlenmiş olup firari şüphelilerin yakalanmasına yönelik çalışmalar devam etmektedir.
Soruşturmanın geldiği bu önemli aşamada titiz çalışmaları dolayısıyla Ankara Cumhuriyet Başsavcılığımıza, Ankara İl Emniyet Müdürlüğümüze ve operasyonda görev alan tüm emniyet mensuplarımıza teşekkür ediyorum.
Cumhurbaşkanımız Sayın @RTErdogan’ın tevdi ettiği görev ve sorumluluk çerçevesinde, milletimizin adalet beklentisine yanıt vermek bizim için en büyük sorumluluktur. Aradan kaç yıl geçerse geçsin; hiçbir dosyanın karanlıkta kalmasına ve hiçbir şüphenin cevapsız bırakılmasına müsaade edilmeyecektir.
Başta merhum Muhsin Yazıcıoğlu olmak üzere, bu elim olayda hayatını kaybeden tüm vatandaşlarımızı rahmetle anıyor; ailelerinin ve aziz milletimizin yüreğinde yer eden bu acının tüm yönleriyle aydınlatılması için sürecin sonuna kadar kararlılıkla takip edileceğini kamuoyunun bilgisine sunuyorum.
Merhum Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Sayın Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki heyetin 25 Mart 2009 tarihinde meydana gelen helikopter kazasında hayatını kaybetmesine ilişkin soruşturma, milletimizin vicdanında derin iz bırakmış dosyalardan biridir.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından çok yönlü yürütülen soruşturma kapsamında 29 şüpheli hakkında işlem yapılmış; 27 şüpheli gözaltına alınmış, bunlardan 19’u tutuklanmış, 8’i hakkında adli kontrol kararı verilmiştir. Diğer 2 şüpheli ise cezaevinde tutuklu bulunmaktadır.
Dosyada FETÖ/PDY’nin mahrem yapılanmasına, örgütsel irtibatlara, 15 Temmuz Darbe Girişiminin baş aktörlerinden Adil Öksüz bağlantısına, ByLock yazışmalarına ve çok sayıda şüphelinin geçmişte FETÖ kapsamında işlem görmüş olmasına ilişkin hususlar titizlikle değerlendirilmektedir.
Bu dosya, yalnızca geçmişte yaşanmış acı bir olayın değil; devletin kılcal damarlarına sızarak hakikati karartmaya çalışan FETÖ’nün karanlık izlerinin de araştırıldığı bir dosyadır. Yargı makamlarımız, hukukun çizdiği sınırlar içinde ve deliller ışığında maddi gerçeğe ulaşmak için çalışmalarını kararlılıkla sürdürmektedir.
Şunu özellikle ifade etmek isterim: Soruşturmanın ucu nereye uzanırsa uzansın, devletimiz hukuk içinde sonuna kadar gidecektir. Hiçbir şüphenin cevapsız bırakılmasına, hiçbir örgütlü yapının milletimizin adalet beklentisinin önüne geçmesine müsaade edilmeyecektir.
Bu vesile ile bir kez daha soruşturmayı titizlikle yürüten Ankara Cumhuriyet Başsavcılığımıza, Ankara İl Emniyet Müdürlüğümüze ve soruşturma sürecinden görev alan tüm kamu görevlilerimize yürekten teşekkür ediyorum.
Başta merhum Muhsin Yazıcıoğlu olmak üzere bu elim olayda hayatını kaybeden tüm vatandaşlarımızı rahmetle anıyor; ailelerinin ve aziz milletimizin yüreğinde yer eden bu acının tüm yönleriyle aydınlatılması için sürecin kararlılıkla takip edileceğini kamuoyunun bilgisine sunuyorum.
15 Temmuz, millet iradesinin hiçbir vesayet odağına, hiçbir ihanet şebekesine ve hiçbir karanlık girişime teslim olmayacağını tüm dünyaya ilan ettiğimiz tarihtir. FETÖ’nün hain darbe girişimi; Sayın Cumhurbaşkanımızın kararlı liderliği, milletimizin eşsiz cesareti ve devletimizin sarsılmaz iradesi sayesinde bertaraf edilmiştir. Tankların, silahların ve tehditlerin millet iradesini susturabileceği yanılgısına kapılanlar, meydanlarda devletine sahip çıkan milyonların karşısında hezimete uğramıştır.
O gece meydanlarda ortaya konulan birlik ve beraberlik ruhu, Türkiye üzerinde yapılan hesapları boşa çıkarmıştır.
Devletimizin bekasına, milletimizin huzuruna ve ülkemizin bağımsızlığına yönelen her tehdide karşı mücadelemiz, bugün de sınırlarımızın içinde ve ötesinde aynı kararlılık ve tavizsiz anlayışla devam etmektedir. Bu hain terör örgütünün hiçbir ülkede, hiçbir kurumda ve hiçbir yapı içinde kendisine yaşam alanı bulmasına asla izin vermeyeceğiz. 15 Temmuz’da vatanı uğruna can veren aziz şehitlerimizi rahmet ve minnetle yâd ediyor, kahraman gazilerimize şükranlarımızı sunuyoruz.
15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü kutlu olsun. 🇹🇷
15 Temmuz hain darbe teşebbüsünün 10’uncu yılında, vatanı, bayrağı, ezanı ve millî iradeyi müdafaa ederken şehadet şerbeti içen 253 kahramanımızı rahmetle, minnetle yâd ediyorum.
Darbecilerin ölüm kusan silahlarına göğsünü siper eden gazilerimize Cenab-ı Allah’tan sağlık, afiyet ve hayırlı ömürler diliyorum.
15 Temmuz destanını iftiharla selamladığımız bu önemli yıl dönümünde, kahraman şehitlerimizin aziz ruhlarını hatmişeriflerle, dualarla, Kur’an-ı Kerim tilavetleriyle şad eyleyen tüm vatandaşlarıma teşekkür ediyorum.
Rabb’im cümle şühedanın mekânını inşallah cennet eylesin.
O karanlık gece boyunca istiklal ve istikbaline sahip çıkan…
Okunan salaları manevi bir zırh gibi kuşanıp şanlı bir direnişe imza atan…
Esarete boyun eğmeyeceğini, zulme rıza göstermeyeceğini dünyaya ilan eden her bir vatandaşıma, her bir kardeşime şükranlarımı sunuyorum.
Milletimizin istiklali, devletimizin bekası, demokrasimizin geleceği uğruna baş verse dahi baş eğmeyen yiğitleri daima şükranla anacak, destanlaşan mücadelelerini her zaman gururla hatırlayacağız.