“Bizler Türkiye’nin işçi, işveren, memur, esnaf, çiftçi, tüccar, sanayici ve üreticilerini temsil eden Türkiye-Avrupa Birliği Karma İstişare Komitesi Türkiye kanadını oluşturan sendikalar ve meslek örgütleriyiz.
İsrail Başbakanı Netanyahu���nun Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a ve Türkiye Cumhuriyeti’ne yönelik hadsiz ifadelerini ve tehditlerini şiddetle kınıyoruz, mesnetsiz suçlamalarını da bütünüyle reddediyoruz.
Türkiye; barışın, istikrarın ve uluslararası hukukun hâkim olması için çaba gösteren, insani değerleri ve mazlumların haklarını kararlılıkla savunan güçlü bir ülkedir.
Netanyahu yönetiminin iç siyasi hesaplarla gerilimi tırmandırma çabası ve giderek artırdığı tehdit dili, bu coğrafyada barış ve istikrarın karşısındaki en büyük engel haline gelmiştir.
Bölgemizin ihtiyacı yeni gerilimler, tehditler ve çatışmalar değil; diyalog, iş birliği, barış ve istikrardır.
Netanyahu yönetimini, gerilimi daha da artıracak söylem ve eylemlerden kaçınmaya; uluslararası hukuka ve sorumlu devlet anlayışına uygun hareket etmeye davet ediyoruz.
Filistin’de işgalin ve şiddetin baş sorumlusunun da Netanyahu olduğunu herkes görmelidir.
Bu zulme ve pervasız hukuk tanımazlığa bütün dünya karşı durmalı ve buna dur demelidir.”
Ortak Açıklama-22.08.2026
▫️Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği [TOBB]
▫️Memur Sendikaları Konfederasyonu [MEMUR-SEN]
▫️Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu [TÜRK-İŞ]
▫️Hak İşçi Sendikaları Konfederasyonu [HAK-İŞ]
▫️Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu [TİSK]
▫️Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu [TESK]
▫️Türkiye Kamu Çalışanları Sendikaları Konfederasyonu [Türkiye KAMU-SEN]
▫️Türkiye Ziraat Odaları Birliği [TZOB]
KAYIPLARIMIZ ARTMIŞ, SOSYAL MALİYET BÜYÜMÜŞ, SEYYANEN ZAM KAÇINILMAZ OLMUŞTUR
Beklentimizi, talebimizi, kamu görevlisinin sesini bir kez daha altını çizerek belirtiyoruz.
•Yasanın eksikliklerinin, Hakemin yetersizliklerinin faturasını memur ve emeklisi ödemesin.
•Üç ayda bir enflasyon hedefi güncellediği gibi kamu görevlisi ve emeklisinin maaşları güncellensin.
•Seyyanen zam verilsin, çalışanlar arasındaki adaletsizlik bitirilsin.
•4688 sayılı Kanun değişsin, aynı kanunla artık farklı sonuç üretilmesi beklenmesin.
Mayıs ayı enflasyon oranı %1,71 yıllık enflasyon %32,61 olarak açıklandı. 5 aylık toplam enflasyon %16,61 olurken kamu görevlileri ve emeklilerimizin enflasyon farkı %5,05 olarak gerçekleşti. Memur ve emeklisine ilk 6 ay için %11’lik zam reva görülürken enflasyon şimdiden %16,61 seviyesine ulaştı.
Toplu sözleşme görüşmeleri sırasında esas alınan ve 2026 yılının tamamı için hedeflenen %16’lık enflasyon oranı ilk 5 aylık süreçte gerçekleşmiş oldu. Biz masada bu hedeflerin tutmayacağını, memur ve emeklisinin yüksek enflasyon altında ezileceğini, maaş ve ücretlerin enflasyon farkıyla gecikmeli olarak belirleneceğini ısrarla söyledik.
“Memur ve emekliler Temmuzda şu kadar zam alacak.” yanlışı yerine “Kamu görevlisi ve emeklisinin maaş/ücretleri Nisan ayından itibaren enflasyona yenildi.”Gerçeğini merkeze alarak konuşmak ve gereğini yapmak gerekiyor.
Kişi başına düşen milli gelir rekora koşuyor ise,büyüme rakamları istikrarlı şekilde devam ediyor ise,kamu görevlilerimiz ve emeklilerimiz büyümeden payını, milli gelirden hakkını alamıyor. 2021 Aralık ayından itibaren yıllık enflasyon %30’un üzerinde seyrediyor. Sıkılaşma politikaları sabit gelirlinin ücretlerini eritiyor, alım gücünü azaltıyor fakat enflasyonu düşürmüyor.
Kamu İşvereni; memuru enflasyona ezdirmek yerine Memur-Sen’i dinleyerek enflasyonu ezecek zam oranlarına imza atsaydı; bugün ne kamuda maaş ücret çarpıklığı ne de enflasyonun oluşturduğu kayıplar konuşulurdu. 7. Dönemdeki hatayı 8. Dönemde tekrar etmek; artık hata değildir. Tasarruf, kemer sıkmak ya da tutumlu olmak; olmayanı paylaşmada anlaşılır, olanı adaletsiz ve eşitsiz dağıtırken ne anlatılır ne de anlaşılır.
Bugün enflasyon konusu kadar önemli diğer başlık; çalışanlar arasında oluşturulan çarpıklık ve adaletsizliktir. Emeğin, alın terinin, hayat mücadelesinin kıyası olmaz!
Ömür boyunca verdiğimiz emeğin karşılığı, asli ve sürekli işin icracısı, kamu hizmetinin asli unsuru olarak cümle kuruyor, aynı işi yapanlar arasında oluşturulan çarpıklığı ısrarla gündeme getiriyoruz.
Kamuda en düşük memur maaşının konuşulduğu her masada ve mecrada diğer statülerdekilerinin en düşük ve ortalama ücretini görmezden gelen anlayış; aslında kamuda huzursuzluğa, kamu çalışanları arasındaki çatışmaya sessiz kalıyor demektir.
Sumud Filosu’na yönelik gerçekleştirilen müdahale, yalnızca bir yardım girişimini hedef almakla kalmamış; insanlık değerlerini, vicdanı ve uluslararası hukuku açıkça hiçe saymıştır.
Gazze’ye insani yardım ulaştırma iradesini taşıyan sivil gönüllülere yönelen bu hukuk tanımaz tavır, kabul edilemez bir zorbalığın tezahürüdür. Ancak bilinmelidir ki; ne baskı ne de tehdit, hakikatin sesini susturamayacak, dayanışmayı engelleyemeyecektir.
Mazlumun yanında saf tutan, insan onurunu her şeyin üstünde gören tüm vicdan sahiplerini selamlıyor; Sumud Filosu’nun ortaya koyduğu kararlı duruşun insanlık adına bir umut olduğunu vurguluyoruz.
Zulüm varsa karşısında direniş de vardır.
Selam olsun onurlu duruşa,
Selam olsun Gazze’ye uzanan iyilik yoluna.
MASADA KAZANDIKLARIMIZI MASADAN KALKINCA İLGA EDEN "YAPTIM OLDU" ANLAYIŞINA KARŞI MERKEZİ KURUM ŞARTTIR
🔻Sahanın en yakıcı gündemlerinden biri de, toplu sözleşme masasında büyük emeklerle kararlaştırılan hükümlerin, uygulama aşamasında suni tereddütlerle kadük bırakılmasıdır. Bu sebeple masanın ikinci ana gündeminin toplu sözleşmede imza altına alınmasına rağmen uygulanmayan maddelerden oluşması son derece önemlidir.
▪️ Memur-Sen olarak ilettiğimiz teknik tereddütlerin giderilmesi için kurumların bir araya gelip cevap vermesi aylar sürmekte; bu oyalama süreci yüzlerce kamu görevlisinin mağduriyetine neden olmaktadır. Sahada yaşanan bu tıkanıklığın temel sebebi, toplu sözleşme maddelerinde uyuşmazlık çıktığında başvurulacak yetkili ve hızlı bir mekanizmanın olmayışıdır.
▫️ Kanunun mevcut katı yapısı uygulanmayan toplu sözleşme hükümlerine ivedi çözümler üretilememesiyle doğrudan bağlantılıdır. Ek protokol yapma imkanının yasal olarak engellenmesi ve sürecin güncel ihtiyaçlara göre esnetilememesi, sorunların büyümesine zemin hazırlamaktadır.
🌑Başta koruyucu giyim kazanımımız olmak üzere maddenin 8. dönem toplu sözleşmede değiştirilerek sorun çözülmesine rağmen kazanımımız halen Maliye Bakanlığı'nın sözlü müdahalelerine maruz kalıyor. Toplu sözleşme maddelerimizin idari keyfiyete ve tek taraflı "yaptım oldu" yaklaşımlarına kurban gitmemesi için çözüm; Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemimize yakışır şekilde tek muhatabı olan bir Kurumun hayata geçirilmesidir.
Personel sistemini bütüncül bir bakışla işletecek, toplu sözleşme uyuşmazlıklarında anında görüş verip çözüm üretecek ve aksiyon alacak güçlü bir Merkezi Kurum acilen ihdas edilmelidir.
2026 yılının ilk Kamu Personeli Danışma Kurulu (KPDK) toplantısını; 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nun güncel koşullara göre yeniden ele alınması ve toplu sözleşme hükümlerinin uygulanmasında yaşanan sorunların giderilmesi gündemiyle gerçekleştirdik.
Mevcut haliyle 4688 sayılı Kanun; kamu görevlilerinin yükünü ve emeğin karşılığını taşımakta yetersiz kalmaktadır. Adil, eşitler arası ve özgür sendikacılığı esas alan yeni bir yasal düzenleme artık zorunluluktur. KPDK’nın bu değişim için somut iradenin ortaya konduğu bir milat olmasını bekliyoruz.
🔹4688 Sayılı Kanun Değişmelidir
Geride kalan süreçler, mevcut yapının sürdürülemez olduğunu a��ıkça göstermiştir. Memur-Sen olarak çözüm önerilerimizi ortaya koyduk. Artık söz değil, icraat zamanıdır.
🔹Bekleyen Talepler Karşılanmalıdır
Mühendislik Meslek Kanunu’nun çıkarılması, kariyer uzmanları ve akademik personelin haklarının iyileştirilmesi, disiplin affı, enflasyon kayıplarının giderilmesi, seyyanen zam, 1 derece verilmesi, bayram ikramiyesi, YHS’nin kaldırılması ve gelir vergisinin %15’e sabitlenmesi öncelikli başlıklardır.
🔹Toplu Sözleşme Hükümleri Eksiksiz Uygulanmalıdır
İmza altına alınan kazanımların uygulamada geciktirilmesi kabul edilemez. Sorunun temelinde, uyuşmazlıklarda hızlı karar verecek bir mekanizmanın bulunmaması ve mevcut yasanın katı yapısı yer almaktadır.
🔹Çözüm: Güçlü Bir Merkezi Kurum
Toplu sözleşme hükümlerinin korunması ve keyfi uygulamaların önüne geçilmesi için; tek muhataplı, hızlı ve bağlayıcı karar alabilen bir Merkezi Kurum acilen hayata geçirilmelidir.
🔹Kamu Personel Sistemi Reformu Şarttır
Liyakat ve adalet temelinde hazırladığımız 10 başlıkta reform paketi; mülakattan merkezi yapıya, kadro ve statüden emeklilik ve mali haklara kadar kapsamlı bir dönüşüm içermektedir.
Masada kazanılanın sahada korunması, emeğin karşılığını bulması ve adaletin tesisi için mücadelemizi sürdürüyoruz.
@_aliyalcin_ @csgbakanligi @isikhanvedat
https://t.co/pYY0Z4xdFO
İsrail her gün masum yüzlerce Gazze'liyi sessiz sedasız idam ediyor. İdam etmeden öncede organlarını çalıyor
Lütfen bunu duyurun, paylaşın! Daha çok kişiye ulaşmak için takipte kalın
Memur-Sen Teşkilattan Sorumlu Genel Başkan Yardımcımız Levent Uslu, 9. Türkiye Buluşması’nın açılışında yaptığı konuşmayla teşkilat ruhunu ve m��cadele çizgisini güçlü bir şekilde ortaya koydu.
Uslu, 9. Türkiye Buluşması’na bir gün önce gerçekleştirilen siyah çelenk eylemiyle başladıklarını hatırlatarak, küresel ölçekte zulüm üreten, insanlık değerlerini hiçe sayan ve dünyayı istikrarsızlığa sürükleyen anlayışa karşı net bir duruş sergilediklerini ifade etti.
Konuşmasında Memur-Sen’in gücünün; hakkı savunan, emeği yücelten ve adaleti merkeze alan ilkeli duruşundan kaynaklandığını vurgulayan Uslu, alın teriyle yoğrulan emeğin ve kardeşlik hukukunun ortak bir iradeyle birleştiğinde büyük bir yürüyüşe dönüştüğünü dile getirdi. Birlikteliğin bereketine ve kararlı mücadelenin dönüştürücü gücüne dikkat çekti.
Memur-Sen’in bağımsız sendikal çizgisine özellikle vurgu yapan Uslu, “Biz; iradesini başkalarına teslim eden, aldığı kararları dış müdahalelerle geri çeken bir yapı değiliz. Siyasi aktörlerle ilişkimiz karşılıklı saygı zeminindedir; ancak kararlarımızı yalnızca kendi irademizle alırız” ifadeleriyle sendikal duruşumuzu net bir şekilde ortaya koydu.
Geçmişte yaşanan bazı uygulamalara da değinen Uslu, çalışanların hak kaybına yol açan hatalı yaklaşımları eleştirerek, sendikal mücadelenin ciddiyet ve sorumluluk gerektirdiğini vurguladı.
Memur-Sen’in yalnızca bir sendikal yapı olmadığını, aynı zamanda vicdani bir duruşun temsilcisi olduğunu ifade eden Uslu, konuşmasını şu güçlü mesajlarla sürdürdü:
Dünyanın neresinde olursa olsun mazlumun yanında olduklarını, Ayasofya’nın yeniden ibadete açılması için verilen kararlı mücadeleyi, başörtüsü yasağının kaldırılması sürecinde ortaya konulan büyük iradeyi ve elde edilen kazanımları anlatmaya devam edeceklerini belirtti.
“Mücadelemiz de kazanımlarımız da ortaktır; birlikte başardık, birlikte büyüttük” diyen Uslu, teşkilatın birlik ve kararlılıkla yoluna devam edeceğinin altını çizdi.
#GüçlüMemurGüçlüTürkiye #TürkiyeBuluşması
@Bem_Bir_Sen @Leventusl
Memur-Sen 9. Türkiye Buluşmamız Başladı
O zor yıllarda, yüreğini ortaya koyarak yola çıkan bir avuç inanmış insanın başlattığı kutlu yürüyüşümüz; bugün, inancın, emeğin ve umudun aynı idealde buluştuğu, milyonu aşan yüreklerin omuz verdiği büyük bir davaya dönüştü.
O gün atılan mütevazı adımlar, bugün güçlü bir irade; samimi gayretler köklü bir teşkilat bilinci; küçük bir topluluk ise heybetli bir aile oldu. Maziden atiye kocaman bir kale artık Memur-Sen.
Büyük yürüyüşümüzün 9. Türkiye Buluşması vesilesiyle aynı çatı altında bir araya gelmenin bahtiyarlığını, bu aziz ailenin bir ferdi olmanın gururunu ve onurunu derinden hissediyoruz.
Bu buluşma; sadece bir organizasyon değil, aynı zamanda ortak değerlerimizin, mücadele azmimizin ve kardeşlik hukukumuzun yeniden tahkim edildiği güçlü bir irade beyanıdır.
Memur-Sen olarak bizler; yalnızca emeğin savunucusu değil, aynı zamanda adaletin, hakkaniyetin ve kardeşliğin gür sesi olma sorumluluğunu taşıyoruz.
Kurulduğumuz günden bu yana, kamu görevlilerimizin temel hak ve özgürlüklerini artırmayı, haklarını geliştirmeyi bir görev bilirken; aynı zamanda milletimizin değerlerini önceleyen, toplumsal dayanışmayı büyüten ve insan onurunu merkeze alan bir sendikal anlayışı temsil ediyoruz.
#GüçlüMemurGüçlüTürkiye
Yine, yine, yeniden kahrolsun
İ*rail kahrolsun Amerika kahrolsun
işbirlikçileri H@m@s'ı destekliyorum.
K@ss@m'ı destekliyorum.Eline silah
alan tüm filistinleri, i*railli polise taş atan çocuğu,i*raile ters esen rüzgarı
bile destekliyorum.İ*rail'e karşı olan
ne varsa onu destekliyorum....
GAZZE'DE SARI ALARM
#YellowAlertInGaza