Bir asır önce bu millet Sevr’i tanımadı.
Bağımsızlığından, vatanından ve millet iradesinden vazgeçmedi.
Bugün o iradenin mirasını taşıyan Meclis’tesiniz!
Milletvekillerimiz, ettikleri yemini ve taşıdıkları sorumluluğu unutmamalı.
Çünkü bu Meclis, Sevr’i tanımayan milletin koca Meclisidir…
11 Ağustos 2017’de hain saldırıda şehit düşen kahramanlarımız Eren Bülbül ve Ferhat Gedik’i rahmet, minnet ve dualarla anıyoruz.
🇹🇷 İyi ki varsın Eren…
Unutmadık, unutmayacağız.
Vatan için can veren tüm şehitlerimizin ruhu şad olsun.
Anahtar Parti İzmir İl Başkanlığı 🇹🇷
@yavuzagiraliog@huseyincakir_35@anahtarparti
Bir millet, şehitlerini unutursa istikbalini de unutur.
Şehadetlerinin yıl dönümünde Eren Bülbül ile kahraman Jandarma Astsubay Kıdemli Başçavuş Ferhat Gedik'i rahmet ve minnetle anıyorum.
Aziz şehitlerimizin emanetine sahip çıkmak boynumuzun borcudur.
Anahtar Parti yükselişini devam ettirecek; önümüzdeki dönem Anahtar Parti; Türk milletinin, 86 milyonun umudunun öznesi haline gelecek.
Partimiz parmak sallamaya gelmiyor, sarıp sarmalamaya geliyor; benden, senden demeye gelmiyor, ‘hepimiz beraberiz’ demeye geliyor, ‘biz aileyiz’ demeye geliyor.
Göreceksiniz ki Anahtar Parti; bir bölgenin, coğrafyanın değil, Türk milletinin parçasıdır, 86 milyonun parçasıdır. Şırnak’ın da parçasıdır, Hakkâri’nin de parçasıdır, İzmir’in de parçasıdır, Artvin’in de parçasıdır, Rize’nin de parçasıdır, Yozgat’ın da parçasıdır, Tekirdağ’ın da parçasıdır; kalbi bu topraklara bağlı herkesin parçasıdır.
Türk milletinden oy isterken kurulan cümlelerin, tam tersine hareket ediliyorsa, millete sormak şarttır.
Sandıkta tecelli edecek irade, Türk milletinin gerçek duygusu olacaktır.
Biz hazırız. Sandıkta bekleyeceğiz.
@anahtarparti@Anahtarizmir35#YavuzAğıralioğlu
#ÇerçeveYasa
#TerörsüzTürkiye
Ya referandum ya erken seçim!
İki senedir konuştuğumuz her kürsüde, milletimizle temas ettiğimiz her mecrada aynı şeyi tekrarladık:
Terörsüz Türkiye’ye evet; teröristle, katille yol yürümeye hayır.
Terörü bitirmek devletin vazifesidir. Ama terörü bitireceğiz diye teröristi muhatap almak, devlete irtifa kaybettirir.
Bu tutumun milletimizin birliğine ve beraberliğine hiçbir faydası olmayacağı gibi, devlete kaybettirdiğiniz her irtifa terör örgütüne kazandırdığınız mesafeye dönüşür.
Bugün çözüm diye tarif ettiğiniz bu yolun, yarın Türkiye için yeni ve daha ağır bir beka meselesine dönüşmesi kaçınılmazdır.
Biz bunu en başından beri söyledik, bugün de aynı yerde duruyoruz.
Siz milletimizden yönetme yetkisini isterken, seçim propagandanızın merkezine terörle mücadeleyi koydunuz. Muhalefeti terör örgütleriyle yan yana olmakla suçladınız. “Bize yetki vermezseniz teröristleri serbest bırakacaklar.” dediniz.
Milletimizin teröre karşı hassasiyetini, şehitlerimizin hatırasını, analarımızın acısını seçim meydanlarında bir irade talebine dönüştürdünüz.
Milletimiz ekonomik sıkıntısına, geçim derdine, yaşadığı bütün zorluklara rağmen terörle mücadelede ortaya koyduğunuzu söylediğiniz bu iradeye itimat etti. “Devletim terör karşısında taviz vermesin.” dedi ve size bir kez daha yönetme yetkisi verdi.
Şimdi ise milletimizden aldığınız bu yetkinin tam aksi istikametinde bir irade ortaya koyuyorsunuz.
Dün meydanlarda karşısında durduğunuz terör örgütünün elebaşını bugün cezaevinden çıkarmanın; terör örgütü mensuplarını hangi düzenlemelerle affedebileceğinizin, nasıl cezasız bırakabileceğinizin yollarını arıyorsunuz.
Yaptığınızı doğru bulabilirsiniz. Bunun devlet için gerekli olduğunu da sanabilirsiniz. Ancak değiştiremeyeceğiniz bir hakikat vardır:
Milletimiz size bu yetkiyi, bugün yaptıklarınızı yapmanız için vermedi. Seçim sırasında teröre karşı söylemleriniz ve taahhütleriniz için verdi.
Terörle mücadele konusunda ortaya koyduğunuz bu köklü tavır değişikliği, milletin iradesine yeniden müracaat etmeyi zorunlu hâle getirmiştir.
Ya erken seçime gider, “Biz iki yıl önce sizden bu iradeyle yetki aldık ama şimdi politikamızı değiştirdik.” der ve yetkinizi yenilersiniz;
Ya da hazırladığınız düzenlemeyi referandumla milletimizin önüne koyar, milletimizin onayını alırsınız.
Ama milletimize sormadan, milletimizden aldığınız yetkinin tam tersini yapamazsınız.
Ya referandum ya erken seçim!
İki senedir konuştuğumuz her kürsüde, milletimizle temas ettiğimiz her mecrada aynı şeyi tekrarladık:
Terörsüz Türkiye’ye evet; teröristle, katille yol yürümeye hayır.
Terörü bitirmek devletin vazifesidir. Ama terörü bitireceğiz diye teröristi muhatap almak, devlete irtifa kaybettirir.
Bu tutumun milletimizin birliğine ve beraberliğine hiçbir faydası olmayacağı gibi, devlete kaybettirdiğiniz her irtifa terör örgütüne kazandırdığınız mesafeye dönüşür.
Bugün çözüm diye tarif ettiğiniz bu yolun, yarın Türkiye için yeni ve daha ağır bir beka meselesine dönüşmesi kaçınılmazdır.
Biz bunu en başından beri söyledik, bugün de aynı yerde duruyoruz.
Siz milletimizden yönetme yetkisini isterken, seçim propagandanızın merkezine terörle mücadeleyi koydunuz. Muhalefeti terör örgütleriyle yan yana olmakla suçladınız. “Bize yetki vermezseniz teröristleri serbest bırakacaklar.” dediniz.
Milletimizin teröre karşı hassasiyetini, şehitlerimizin hatırasını, analarımızın acısını seçim meydanlarında bir irade talebine dönüştürdünüz.
Milletimiz ekonomik sıkıntısına, geçim derdine, yaşadığı bütün zorluklara rağmen terörle mücadelede ortaya koyduğunuzu söylediğiniz bu iradeye itimat etti. “Devletim terör karşısında taviz vermesin.” dedi ve size bir kez daha yönetme yetkisi verdi.
Şimdi ise milletimizden aldığınız bu yetkinin tam aksi istikametinde bir irade ortaya koyuyorsunuz.
Dün meydanlarda karşısında durduğunuz terör örgütünün elebaşını bugün cezaevinden çıkarmanın; terör örgütü mensuplarını hangi düzenlemelerle affedebileceğinizin, nasıl cezasız bırakabileceğinizin yollarını arıyorsunuz.
Yaptığınızı doğru bulabilirsiniz. Bunun devlet için gerekli olduğunu da sanabilirsiniz. Ancak değiştiremeyeceğiniz bir hakikat vardır:
Milletimiz size bu yetkiyi, bugün yaptıklarınızı yapmanız için vermedi. Seçim sırasında teröre karşı söylemleriniz ve taahhütleriniz için verdi.
Terörle mücadele konusunda ortaya koyduğunuz bu köklü tavır değişikliği, milletin iradesine yeniden müracaat etmeyi zorunlu hâle getirmiştir.
Ya erken seçime gider, “Biz iki yıl önce sizden bu iradeyle yetki aldık ama şimdi politikamızı değiştirdik.” der ve yetkinizi yenilersiniz;
Ya da hazırladığınız düzenlemeyi referandumla milletimizin önüne koyar, milletimizin onayını alırsınız.
Ama milletimize sormadan, milletimizden aldığınız yetkinin tam tersini yapamazsınız.
Milleti ilgilendiren en hayati meseleler, milletin iradesi yok sayılarak yürütülemez.
“Terörsüz Türkiye” hedefi, milletimizin ortak arzusudur. Ancak bu hedefe ulaşılırken izlenecek yol, yapılacak müzakereler ve alınacak kararlar; şeffaf olmalı, milletimizden gizlenmemeli ve aziz milletimizin iradesine danışılmalıdır.
Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.
#OnlaraDeğilMilleteSorun
Biz yalnızca şuur ittifakı teklif ediyoruz!
Çocuklarımızın geleceğini, emeklinin hakkını, sınırlarımızı, Cumhuriyet’i, devleti ve vatanı birlikte koruyacak bir şuur…
Siz önümüzdeki seçimi konuşuyorsunuz. Biz önümüzdeki nesli konuşuyoruz!..
Biz neden mi kurulduk?
Genel Başkanımız Yavuz Ağıralioğlu'nun tabiriyle liyakatli şöhretsizler hareketini iktidar yapmak ve memleketin ufkunda gözüken mutlu yarınları inşa etmek için kurulduk.
Kurulduğumuz ilk günden beri, belirli bir ilke hattını göz ettik. Çizgimizi hiç bozmadık. Anahtar Parti'nin sözünün, Türk milletinin iradesi olduğunun farkındaydık.
Bizim mücadelemiz çok sevildi.
Türk milleti, tabelamızı parti binalarına asmadan önce gönlüne astı. Düşüncelerimizi sevdi. Bizi bir kılan duyguların etrafında Anahtar Parti'de birleşti.
Ben de bu süreci NEO TV ekranlarında anlattım.
Gururlu, onurlu, yarınları güzelleştirecek bir mücadele veriyoruz. Mücadelemiz, Türk milletine emanettir.
@yavuzagiraliog@anahtarparti@nesliceden
#YavuzAğıralioğlu
#AnahtarParti
Ekonomik bozulmayı verilerle anlattığım bu konuşmada İzmir'in geleceğine atıfta bulundum.
Bugün İzmir'de doğan her evladımız ciddi bir borç yüküyle hayata başlıyor.
Türk milletinin evlatları hayata borçla değil, öngörülebilir hedeflerle başlamalıdır.
Biz plan yapmayı öğrenmeliyiz. Ekonomimiz doğru bir planlamayla düzelir.
Bu yüzden rakamlarla alakalı olarak söyleyeceğim ilk gerçek, rakamların vatandaşımızın cebine yansımasıdır.
Anahtar Parti'nin ekonomik reçetesi hazırdır. Allah nasip eder iktidar olursak, bereket ve refahı vatandaşlarımızın cebine yansıtacağız.
@yavuzagiraliog@anahtarparti@nesliceden
#YavuzAğıralioğlu
#AnahtarParti
14 Haziran'da gerçekleştirdiğimiz "İstikbalin Anahtarı İzmir'de" programının siyasi etkilerini ve gelecek ümidine sunduğu katkıyı Ege Telgraf Gazetesi'nde değerlendirdim.
Ayrıca röportajda güncel siyasi konulara ve İzmir için hayalini kurduğumuz ideallere değindim.
Röportaj için bizleri ziyaret eden sayın Kazım Erkmen başta olmak üzere Ege Telgraf Gazetesi'ne teşekkür ederim.
@yavuzagiraliog@anahtarparti@EgeTelgraf
Siyaset, söyleyecek sözü olanların, söylediği sözün bedelini ödemeye hazır olanların işidir.
Velhasıl kelam, yiğit işidir.
Elif gibi dimdik yürüyenlere selam olsun.
Sandıkda buluşacağız. 🇹🇷🇹🇷🇹🇷
@yavuzagiraliog@anahtarparti#sandık#elbetbirgünbuluşacağız
Anahtar Parti, Türk siyasetine büyük bir değişim getirdi.
Genel Başkanımız Yavuz Ağıralioğlu her platformda, Türk milletinden aldığı oyla ali cengiz oyunlara girmek isteyenlere "milletinize sorun" dedi.
Bugün de getirdiğimiz değişimi savunuyoruz.
#OnlaraDeğilMilleteSorun diyoruz! 🇹🇷
@anahtarparti@APartiTeskilat
#YavuzAğıralioğlu