Kıbrıs Barış Harekâtı'nın 52. yıl dönümü vesilesiyle; Kıbrıs Türk halkının 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı’nı kutluyor, bu kutlu mücadelede hayatını kaybeden şehitlerimizi rahmet ve minnetle, gazilerimizi saygıyla anıyoruz.
#KuzeyKıbrısTürkCumhuriyeti#KKTC#20Temmuz
Genel Başkanımız Sayın Mustafa Destici, Eskişehir’in Günyüzü ilçesinde Arpa ve Buğday hasadında konuşuyor.
#MustafaDestici#BüyükBirlikPartisi#Günyüzü
https://t.co/Dq1OOsWsCG
MUHSIN YAZICIOĞLU’NA MEKTUP
AZİZ BAŞKANIM;
Yıllar geçti ama o Keş Dağı'nın ayazı içimizden hiç çıkmadı. Sana oradan, karların altından değil; nihayet biraz da olsa umudun yeşerdiği, üstüne örtülen karların kürendiği bir masanın başından sesleniyorum.
Şimdi duyacaklarına acı acı gülümseyeceksin, belki de "Bunca zaman sonra mı akılları başlarına geldi?" diyeceksin ama; müjdemi isterim Başkanım, dosyan yeniden açılıyor! Evet, yanlış duymadın. Yıllarca bize "kazadan kaza çıkarmayın", "sis", "pilotaj hatası" diyerek yutturmaya çalıştıkları o kara mizahın dosyası, nihayet gerçek bir adalet arayışıyla yeni Adalet Bakanımızın gayretleriye yeniden ele alınıyor.
İşin asıl trajikomik tarafı ne biliyor musun?
Yıllarca koca koca adamlar, o dağda yankılanan feryatları ve dünyada eşi benzeri görülmemiş arama-kurtarma rezaletini konuşup durdu. Sadece kaza kırım raporlarına, donan koordinat cihazlarına ve kar altındaki ihmallere odaklandılar. Ama şimdi, bunca yıl sonra, sanki yepyeni ve dâhiyane bir şey keşfetmişler gibi, o helikopterin pervaneleri daha hiç dönmeden önceki o karanlık "öncesi ve sonrası" sarmalını sormaya başladılar.
Şaka gibi değil mi?
"Sivas'a bile gidecek paramız yok" dediğin bir dönemde o helikopterin parasını kimin topladığını, seni o imkânsızlıklar içinde o uçuşa kimin ikna ettiğini, hava raporları bas bas bağırırken uçuşa kimin onay verdiğini yeni yeni dert ediyorlar. Bizim yıllardır avazımız çıktığı kadar bağırdığımız, "Başkan’ın yokluğu kime ne kazandırır?" sorusunu şimdilerde kriminal bir zekayla sorgulamaya karar verdiler!
Ne büyük lütuf!
Koca bir hakikati dağın zirvesinde, seninle birlikte karların altına gömmek istemişlerdi. Oysa şimdi birileri nihayet çıkıp cesaretle "Asıl soruşturma, o pervaneler dönmeden çok önce başlamalıydı" diyor.
Çok geç kaldılar Başkanım, hakikaten çok geç kaldılar... Akıl tutulmasıyla geçen onca yıldan sonra adaletin çarklarının pası yeni yeni siliniyor. Ama bilmeni isterim ki; davanın yeniden layıkıyla, o büyük resme bakılarak ele alınması, yüreğimize bir nebze de olsa su serpti. Mahşere kalmasın diye, senin ve kıymetli yol arkadaşlarının vicdanı ferahlasın diye buralarda bu meselenin nöbetini tutmaya, adaletin ensesinde olmaya devam edeceğiz.
Bizi sorarsan Başkanım... Arkanda bıraktığın yetimlerin olarak, her birimiz ayrı bir köşeye çekilmiş, bu davanın hak ettiği gibi sonuçlanacağı o günü bekliyoruz.
Yüreğimizdeki adalet ateşi hiç sönmedi ama sana yalan söyleyecek değilim; o çok arzuladığın, uğruna ömrünü verdiğin birliğimiz, beraberliğimiz hâlâ yok. Yine birbirimize koca koca mesafeler koyduk, yine en ufak rüzgârda küsüp dağıldık. Senin o büyük sofranda omuz omuza oturan bizler, şimdi ayrı kaplardan yiyoruz aşımızı. Senin birleştirdiğin yürekleri, sensizken bir arada tutmayı bir türlü başaramıyoruz.
Ama olsun Başkanım...
Sen bize zaferi değil, seferi emretmiştin. Eksik de kalsak, boynumuz bükük de olsa, döküle saçıla da yürüsek senin açtığın izden ayrılmadık; hâlâ yoldayız, hâlâ seferdeyiz...
Ruhun şad, mekanın cennet olsun. Hasret ve duayla...
#MuhsinYazıcıoğlu #MuhsinBaşkan #KazaDeğilCinayet #MuhsinYazıcıoğluSuikasti #ZaferDeğilSefer #KeşDağı #AdaletBekliyor #MuhsinBaşkanınYetimleri #Üşüyoruz #HakikatYolunda
Tam 46 yıl önce, ağabeyim Rüştü Salihi idam edildiğinde cebinden sadece bu anahtarlık ve birkaç mektup çıktı… Ama ardında bir ömre sığmayacak kadar büyük bir onur ve dava bıraktı.
EkoAvrasya Vakfı Başkanı Dr. Hikmet Eren: "NATO Ankara Zirvesi, Türkiye'nin Stratejik Gücünün Tescilidir"
Küresel güvenlik mimarisinin tarihî kırılma noktasından geçtiği günümüzde, Ankara'nın ev sahipliğinde gerçekleştirilen 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi, yayımlanan sonuç bildirgesiyle dünya kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Zirvenin ardından stratejik değerlendirmelerde bulunan EkoAvrasya Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Dr. Hikmet Eren, İttifak'ın yeni rotasını, Lahey taahhütlerinin yansımalarını ve Türkiye'nin küresel denklemdeki kilit rolünü değerlendirdi.
"NATO Dağılmayacak, Yalnızca Değişen Tehditlere Adapte Oluyor"
Küresel kriz dönemlerinde sıkça dillendirilen "NATO'nun miadını doldurduğu" yönündeki kötümser iddialara Ankara Zirvesi'nin en net cevabı verdiğini belirten Dr. Hikmet Eren, "İttifak, kendi tarihi boyunca birçok kez 'ağır hasta' veya 'ölü' ilan edilmiş olsa da her defasında yeni küresel dinamiklere hızla adapte olmayı başarmıştır. Bugün yapay zeka modellerinin benimsendiği, transatlantik muharebe bulutunun geliştirildiği, siber ve uzay unsurlarının entegre edildiği bir hibrit savaş gerçekliğiyle yüzleşiyoruz. Rusya-Ukrayna Savaşı'nın getirdiği trajik tablo ortadayken ve doğu kanadının tavizsiz savunulması hâlâ önemini koruyorken NATO'nun dağılacağını düşünmek büyük bir yanılgıdır. Rusya-Ukrayna Savaşı'nın gölgesinde Karadeniz'in bir güvenlik denklemine dönüştüğü bu dönemde, Montrö Sözleşmesi'ni basiretle uygulayan Türkiye hem bölgesel dengeyi muhafaza etmiş hem de İttifak için güvenilir bir istikrar unsuru olduğunu kanıtlamıştır. Nitekim Ankara'da Ukrayna'ya 2026 yılı için taahhüt edilen 70 milyar avroluk askerî destek, bu direncin en net göstergesidir" dedi.
"Stratejinin Merkezinde Türkiye Var"
En son 2004 yılında İstanbul'da yapılan zirvenin ardından, NATO'nun en kritik dönemeçlerinden birinde liderlerin yeniden Türkiye'de ve bu kez başkent Ankara'da ağırlanmasının son derece isabetli ve stratejik bir tescil olduğunu ifade eden Dr. Hikmet Eren, "Küresel güvenlik bölünmez bir bütündür; Ukrayna'daki savaştan Hürmüz Boğazı'ndaki seyrüsefer özgürlüğüne kadar her başlık birbirine bağlıdır. İşte bu devasa coğrafi ve stratejik risk sarmalında, seksen milyonluk dinamik nüfusu ve bölgenin en yetkin ordusuyla Türkiye, İttifak'ın kanatlarını güvence altına alan en kilit aktördür. Türkiye bu yeni mimaride coğrafi konumunun yanı sıra insansız hava araçlarından hava savunma sistemlerine, deniz platformlarından millî mühimmata uzanan yerli savunma sanayii kabiliyetiyle de İttifak'a doğrudan katkı sunan üretken bir müttefik konumundadır. Ankara Zirvesi, Türkiye'nin küresel sahnede sahip olduğu özgül ağırlığın, siyasi ve askerî gücünün müttefikler tarafından tescil edildiği bir platform olmuştur. Avrupalı müttefiklerin külfeti bizzat sırtladığı yeni NATO mimarisi ancak Türkiye'nin tam merkezinde yer aldığı güçlü bir mutabakat zeminiyle başarıya ulaşabilir. Nihayetinde Ankara Zirvesi'nde alınan kararların kâğıt üzerinde kalmayıp sahaya yansıması, önümüzdeki dönemde hem İttifak'ın siyasi iradesinin hem de Türkiye'nin merkezî rolünün gerçek birer kanıtı olacaktır." cümleleriyle sözlerini tamamladı.
Ulan hadsiz köpek!
Sen o pis, iğrenç ağzınla Yüce Allah’a, Peygamberimize (sav), Kur’an-ı Kerim’e ve bütün müminlere hakaret etmeye nasıl cüret edersin?
Yalancı, riyakâr, imansız, terbiyesiz köpek! Sen yeni Selman Rüşdi’misin?
Bu milletin inancına, Peygamberinin hatırasına, Allah’ın kitabına saldıran senin gibi inanç düşmanı soytarılara bu ülkede hâlâ rahat rahat konuşma imkânı verilmesi bile başlı başına bir skandaldır.
Alperenler olarak bu tür hadsizliklere, din düşmanlığına ve ahlaksızlığa karşı en ağır şekilde tavır alıyoruz. Bu komedyen geçinen şarlatana gereken hukuki, siyasi ve toplumsal dersi vereceğiz. Savcılıklara suç duyurularımız olacak.
Bu milletin evlatları, ecdadının kanıyla, inancıyla yoğrulmuş bu topraklarda Allah’a ve Peygamberine hakaret edilmesine asla izin vermeyecektir.
Ulan utanmaz, imansız herif! Allah’ın ve Resulünün laneti senin ve senin gibi düşünenlerin üzerine olsun. Bu densizliğe, bu dinsizliğe geçit yok!
EkoAvrasya Vakfı olarak, 20 yıldır Türk dünyasının ekonomik, kültürel ve stratejik bağlarını güçlendirmek için kararlılıkla çalışıyoruz.
Adriyatik’ten Çin Seddi’ne uzanan bu gönül coğrafyasında, ortak bir gelecek inşa etme misyonumuzu ilk günkü heyecanımızla sürdürüyoruz.
20 yıldır olduğu gibi, bugün de Türk dünyasının entegrasyonu ve kamu diplomasisinin güçlü bir sesi olmak adına üretmeye, birleştirmeye ve köprüler kurmaya devam edeceğiz.
#EkoAvrasyaVakfı #TürkDünyası #TürkBirliği
Gönül Birliğine Anlamlı Madalya!
Türk dünyasının UNESCO’su olarak kabul edilen Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı (TÜRKSOY), EkoAvrasya Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Dr. Hikmet Eren’i Türk dünyası entegrasyonuna ve kültür diplomasisine sağladığı kalıcı katkılardan dolayı madalya ile taltif etti!
TÜRKSOY Genel Sekreter Yardımcısı Sayit Yusuf'un takdimleriyle gerçekleşen törende, sivil toplum kuruluşlarının kültür diplomasisindeki gücüne vurgu yapıldı.
EkoAvrasya Vakfı olarak, Türk dünyasının ortak kültürel değerlerini uluslararası platformlara taşımaya yönelik çalışmalara kararlılıkla devam edeceğiz. @turksoyorg
#TÜRKSOY #EkoAvrasya #TürkDünyası
BBP'de bir yere gelmek istiyorsanız MKYK'da divanda görev almak istiyorsanız ne çalışkan olmaya ne bulunduğunuz ilde görevde ocakta pozisyonda başarılı olup çarpıcı işler yapmanız önemli değil eğer kapalı kapılar ardında partiyi genel başkanı eleştirirseniz oraya gelirsiniz
Kavgada yoklar
Mücadelede yoklar
Paylaşımda yoklar
Çilede yoklar
Sıkıntıda yoklar
Dertte yoklar
Partimizi Savunmada Yoklar
Liderimize Genel Başkanımıza Karşı Yapılanlarda Ses Çıkarmada Yoklar
Ama Büyük Birlik Parti'mizde bir sıfat taşımak oldu mu hep varlar.
Kutsanmış Gibi adamlar adeta,
Kimseyle kötü değiller, o yüzden düşmanları da yok,
Arkamızda şanlı bayrağımız, yüreğimizde bu topraklara olan sevdamız ve rehberimiz olan ilkelerimizle durmadan, yorulmadan çalışıyoruz. Bizim sevdamız da davamız da sadece milletimizdir.
Bu kutlu yolda, omuz omuza daha güçlü bir geleceğe!
#MustafaDestici#BüyükBirlikPartisi #MilletinSesiDestici #Türkiye