ben o gidilmez denilen yollardan gittim
acıdı kanadı ama yılmadan gittim
sürünsem dahi gömülsem dahi gittim
vardım sonunda o ışığa
ve başladı hayatım tekerrür eden başka bir kuşağa
ne başkasında buldum huzuru ne kendimde
bitmek bilmedi hayattan beklediklerim
vardım ki farkına ne bizim için yaratıldı bu dünya ne başkası için
meğer yek bir sebepte toplamak
anlamsızmış ve bencillikmiş insan evladı için
bazı düşüncelerin anlamsızlığı
malumat olan sebeplerin mükellefidir
sen sen olmaktan öteye gidebilirsen
o zaman arzuların gölgelerden çıkıp görünecektir
susmuyor düşüncelerim başımı koysam da yastığa
geçmiş ve geleceğin bir tartışması bu
uyku ile bastırdığım baş ağrılarım var bir de
yarınlara gebe gecelerimin müdavimleri adeta
özgürsün bire cahil özgür inan istediğine
saygı gösterecek ve dil uzatmayacaksın istemediğine
verme aklını kiraya ne şu ne bu dine
iyi insan olmak var en nihayetinde gitsende en derine
tevhid demek değildir iki sarık bir dua
bidat ve hurafelerle doludur onlarda mecmua
yaradan izinde ne saçın önemi var ne sakalın
farkına varmayacaksın düşünmedikçe dinlediğin her masalın
mutasavvuf hayatın anlamsızlıktan ibaret
sorgulamaktan çekinme bu ve öteki dünyayı
doğuştan mı yeminlisin böyle geldin böyle gidersin
o çok sevdiğin tanrının inan umrunda bile değilsin
sonbahar yaprakları gibiyiz bu aralar
dökülüyoruz birer birer umutsuzluk denizine
ufak rahatlamalarda arıyoruz kaçışları
bu bazen bir insan bazen bir duygu
hepsi gelip geçici biliyoruz ama bırakmıyoruz
çünkü bizleri tutunduran tek dal bu onu da biliyoruz