Birilerine küsmüş gibiyim, birileri yolumu kesmiş gibi. Kırgın kırgın sokaklarda dolandım bugün. Dönüp dolaşıp aynı sanata aynı insana denk gelir gibi bir bunalımlı girdapmış hayatım. Kandırıldım ama düşmanım kimdi bilmiyorum.
Bir zamanlar hayale tutkunken daha sonraları gerçeğin tutsağı olmuştum. Şimdi hayal ile gerçek arasında umursamazlık adlı bir memlekette özgürlüğümü yaşıyorum.
Eskiden çok saçma hareketlerim olurdu ve saçma sözler çıkardı ağzımdan. Şimdi gel gör beni öyle düzgün ve mantıklı bir adam oldum ki kimse anlamıyor aptal bir adam olduğumu. Ben eskiden aptaldım ama hissediyordum.
Zor yollardan geçip hayatını kurtaran adamın normal bir yaşamdaki sakinlikte günler geçtikçe eriyişine tanık oldum. Macera adamları için fırtınasız sahiller büyük cehennemlerdendir.
Ben günahkar bir kulum, acıya ve kötüye meylim vardır. Uykusuz saatlerimde erdemli hayaletler dolaşmıyor her zaman zihnimde. Bir kalemde silmem gereken hatıraları romanlara çeviriyorum. Tutunacak dallarımı bir bir kırdım ve ulaşmak istediğim ağacın en yüksek tepesinden, düşüyorum
"Ben Türk askeri yorulmaz, Türk askeri acıkmaz, Türk askeri üşümez diye övünmeyi alçaklık sayıyorum yüzbaşı bey. Bilakis Türk askeri yorulur, Türk askeri dünyadaki bütün askerlerden daha sık acıkır. Türk askeri Afrikalılardan daha çok üşür diyebilsem.”
“Hiç böyle övünmek duymamıştım.”
“Böyle övündüğüm gün anlayacaksınız ki Türk askeri kamyonlarla naklediliyor, erzağı ve elbisesi lüzumundan yüz kere fazladır."
Kemal Tahir - Bir Mülkiyet Kalesi
Fani yaratıkların bu acizliğini kabullenmeyip en doğrusunu ben ve atalarım biliriz iddiasını bırakıp sadece fani olduklarını kabullenmeleri, en büyük ibadet olabilir mi? Ritüellere itaat ederken asıl eseri gözden kaçırıyoruz.
Zaman tükenecek bedenim yok olacak. Kendimi kandırmam lazım. Yok olmayı istemiyorum ama nimetler için değil. Nimeti verene kavuşmak istiyorum. Ben sana kavuşacak mıyım Rabbim?
Ya ruhum terk etti bedenimi ya da bedenim ruhumdan uzakta
ama biliyorum ben sadece bir ruhtan ibaretim
Kendi bedenime ve hislerime duyduğum özlemin feryadı var kulaklarımda
Hayatımın arka planında duymadığım ezgilerle müzikler çalıyor
Evet, ben bir hayaletim
yatışından belliydi. Huzur içinde kendini yerçekimine bırakmıştı. Düştüğünde hemen öleceğini düşünmüş olmalıydı. Bilinci yerinde olmasa da gözleri çektiği acıdan dışarı doğru fırlamıştı. "Beni aramayın" yazıyordu sırtındaki yazıda.
Kemal tepkisizdi, etrafında duyulan çığlıkların aksine sadece önünde kanlar içinde yatan zavallı delinin sırtındaki yazıya bakmakla yetiniyordu. Çıplak ayakla atlamıştı deli çatıdan. Bu soğukta atlamadan önce baya üşümüş olmalıydı ayakları. Düşüşünü korkusuzca yaptığı sırt üstü
Bazen tüm insanlara küsüyor bazen tüm insanlarla barışıyorum. Bazen nefret ediyorum hepsinden bazen hepsini seviyorum. Bazen de aralarındaki en değerlisini istiyorum tüm varlığımla, dünyadan uzaklaşıp.
Ademin günahı üzerimde ve mutluluksa çocukluğumda beynime yanlış kodlanan bir hayal ya da büyük bir yanılgıdan ibaret. Hiçbir şey hissetmeden bir idealist gibi yaşamanın ağır yükü altında eziliyorum.
Hata ettim sanıyorsunuz ama hata değil bu. Eksik öğretilen şeyler var. Öğrenemedim. Ya da bilmiyorum fazla öğrettiler belki. Çok şey öğrenmiş de olabilirim. Beni bir gün cahil bir gün bilge zannedersiniz. Ama ben ikisi de değilimdir. Ya da ben ikisiyimdir. Gördünüz mü?