17. Ülke Temsilcileri İstişare Toplantımız Başkanımız @Mahmut_M_Ozdil’in açış konuşması ve Millî Eğitim ile Kültür ve Turizm eski Bakanı Prof. Dr. Nabi Avcı’nın hitaplarıyla başladı.
Türkiye Maarif Vakfı olarak 10 yıllık eğitim yolculuğumuzda, bugün 66 ülkede farklı coğrafyaların, kültürlerin ve eğitim ortamlarının içinde çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Her ülkenin kendine özgü şartlarında edindiğimiz tecrübeler, sahada geliştirdiğimiz uygulamalar ve karşılaştığımız ihtiyaçlar, ortak birikimimizin önemli bir parçasını oluşturuyor.
İstişare toplantımız bu birikimi paylaşmak, sahadaki çalışmalarımızı birlikte değerlendirmek ve birbirimizin tecrübelerinden istifade ederek eğitim faaliyetlerimizi daha ileriye taşımak için önemli bir buluşma niteliği taşıyor.
Geleceği inşa eden 10 yılın birikimiyle, ortak tecrübemizden güç alarak yeni hedeflerimize ilerliyoruz.
Biz sadece bu meseleleri makul bir zeminde konuşmaya ve bu sorunu çözmeye çalıştığımız için aslında dikkatli hareket ediyoruz. Yani şu bana çok can sıkıcı bir durum geliyor.
AK Parti olarak benim mahalle başkanlarım ilçe başkanlarım var. Benim il başkanlarım var. Benim 12 milyona yakın üyem var. Canını dişine takarak sahada çalışan insanlar var.
Kimler benim partimde üst yönetimde, alt yönetimde hiç fark etmez. Kimler bu işin içerisine bulaştıysa bizim partimizde veya bir başka partide hepsini bulup çıkarmak bizim boynumuzun borcu. Bu çok net. Bununla ilgili hiçbir tartışma yok. Ve aslında bu bizim teşkilatlarımıza da bir borcumuz.
Niye? Birisinin işlediği bir suç yüzünden benim mahalle başkanıma kadar insanlar hakaret etme özgürlüğünü kendilerinde buluyorlar. Hiç kimse kusura bakmasın. Böyle bir şey yok.
Ticaret Bakanı Ömer Bolat’tan sonra Aile Bakanı Mahinur hanım da iftiraya maruz kaldı. Buna engel olmak için en temiz yol, şüpheli işlemi olanların açıklanması ve sürecin hızlı ilerletilmesi.
Fon meselesi üzerinden şahsımı ve ailemi hedef alan iddialar, baştan sona YALAN ve İFTİRADIR. Bu iftiraları üretenleri, yayanları ve bunlara alet olanları en güçlü şekilde TELİN EDİYORUM.
Şahsımın ve aile üyelerimin söz konusu olaylarla hiçbir ilgisi ve bağlantısı yoktur. Hiçbir aile üyemizin söz konusu fonlarda TEK BİR KURUŞ DAHİ İŞLEMİ YOKTUR, kayıtlı hesabı yoktur.
Bahsettikleri işlemin sahibi olan şahsın TC’si ***92 ile biterken babamınki ****18 ile bitmektedir. İsim benzerliğini kullanıp şahsımın ve ailemin iftira kampanyalarına bilinçli olarak alet edilmesine ASLA MÜSAMAHA GÖSTERMEYECEĞİM.
Bu iftirayı ortaya atanlardan DERHAL VE GECİKMEKSİZİN iddialarını ispatlamalarını bekliyorum. En ufak bir ispatta görevimden istifa edeceğimi peşinen beyan ediyorum. Eğer ispatlayamazlarsa onlardan da işgal ettikleri görevlerden istifalarını bekliyorum.
Hiç kimsenin adımızı yalanlarla kirletmesine, ailemi karalama kampanyalarının hedefi hâline getirmesine izin vermeyeceğim.
Bu iftiraları ortaya atan ve yayanlar hakkında şahsım ve aile üyelerim adına gerekli tüm hukuki süreçler başlatılacaktır. Her bir sorumlunun hukuk önünde hesap vermesi için sürecin sonuna kadar takipçisi olacağım.
Buradan bu iddiaları ortaya atanlara açıkça meydan okuyorum:
İddialarınızı somut delillerle ispatlayın, görevimi derhâl bırakacağım. Peki, bu iddiaların yalan ve iftira olduğu ortaya çıktığında siz de görevlerinizi bırakacak mısınız?
Ben bu sözümün arkasındayım. Bu iftirayı atanlardan aynı duruşu bekliyorum!!!
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
Dedikodular, söylentiler, iddialar, iftiralar, senaryolar…
Hiç kimse merak etmesin, Tayyip Erdoğan da dava arkadaşları da gereken ne ise yapar ve hiç kuşkunuz olmasın yapacaktır.
Siyasetimizin tek limanı ahlaktır; AK Parti o limandan hiç demir almamıştır, asla da almayacaktır.
"PKK'nın Tasfiyesi: Nasıl ve Neden Şimdi?"
🖊️ Gazeteci ve akademisyen Dr. Halime Kökçe (@halimekokce) Ortadoğu Analiz Dergisi'nin 144. sayısı için kaleme aldı.
🔗Dergiye ücretsiz erişim için tıklayınız:
https://t.co/YJ83JQxxmB
#CANLI Cumhurbaşkanı Erdoğan:
— Sırf siyasi mevzi kazanmak uğruna, muhalefet figürleri dâhil hiç kimsenin ekonomimize zarar vermeye, yatırımcıları tedirgin etmeye hakkı yoktur
— Şu noktanın da altını özellikle çiziyorum: Hiçbir sebep, yabancı basın kuruluşlarına yazılar yazarak kendi ülkesini kötülemenin gerekçesi olamaz
— Şikâyet mektuplarıyla Batılı ağababalarından yardım dilenen zihniyeti bugün bir kez daha milletimizin derin irfanına havale ediyorum
— Böyle bir zihniyetten ülkeye de millete de hiçbir fayda gelmez
https://t.co/Vh11DurEsg
➕ "Çerçeve"nin yeni bölümünde; 7 Ekim sonrası küresel dengeleri, Suriye'deki yeni siyasal mimariyi ve Orta Doğu'da devlet dışı aktörler çağının kapanışını ele alıyoruz.
▪️ Serimizin bu bölümünde Dr. Halime Kökce (@halimekokce) ile Gazze'deki soykırımın Batı kamuoyundaki yankılarını, İran'ın vekil güçler stratejisindeki çözülmeyi ve Türkiye'nin sahadaki sabır siyasetini konuştuk.
▪️ 7 Ekim, Filistin davasını sol-seküler ya da İslamcı bagajların ötesinde nasıl küresel bir hakikat ve meşruiyet zeminine taşıdı?
▪️ Obama döneminden bugüne Şii Hilali hayali kuran İran, vekil güçler psikozundan çıkıp klasik bir ulus devlete dönüşebilir mi?
▪️ Suriye devrimi sonrası Şam'da kurulan yeni devlet aklı ve SDG/YPG'nin "ekolojik devrim" söyleminden orduya entegrasyona uzanan dönüşümü ne anlama geliyor?
Ortadoğu Analiz’in 144. Sayısı Yayımlandı!
Türkiye’nin terör meselesinde tarihî bir eşiğe geldiği, bölgesel gelişmelerin ise “Terörsüz Türkiye” hedefini giderek “Terörsüz Bölge” vizyonuyla buluşturduğu bir dönemde, yeni sayımızın dosya konusunu “Terörsüz Türkiye-Terörsüz Bölge” olarak belirledik.
TBMM Başkanı Sayın Numan Kurtulmuş ile gerçekleştirdiğimiz özel röportajın da yer aldığı sayımızda, süreci Türkiye’nin siyasal ve toplumsal dinamiklerinden Suriye, Irak ve İran’daki bölgesel yansımalarına uzanan geniş bir perspektifle ele aldık.
Birbirinden değerli yazarlarımızın katkılarıyla hazırladığımız yeni sayımızı ilginize sunuyor, keyifli okumalar diliyoruz.
🔗 Dergiye ücretsiz erişim için tıklayınız: https://t.co/sRPhETaCZR