Frank Herbert, Dune’u yazdığında yıl 1965’ti. Daha petrol krizleri bile yaşanmamıştı.
Ama Herbert şunu anlamıştı: bağımlılık zayıflık üretir.
Dune’daki baharat petroldü. Arrakis Ortadoğu’ydu. Ve Paul Atreides’in asıl gücü, İmparatorluğu askerî olarak yenmek değil, sistemin dayandığı şeyi yok edebilme tehdidiydi.
Bugün Hormuz Boğazı etrafında yaşananlar bana sürekli bunu hatırlatıyor.
(Perşembe İngilizce yayınlanan postanın Türkçe çevirisi. İngilizcesini okumuş olsanız da, Türkçe versiyonuna en azından bir göz gezdirmenizi tavsiye ederim. İkinci kez yazılmış gibi oluyor ve ikinci kez her zaman daha iyi oluyor bence.)
Arrakis, by @halimgur https://t.co/pUO41ZWqy9
Frank Herbert saw it early.
Spice in Dune was oil.
Arrakis was the Middle East.
The key insight was not resource wealth but resource denial.
“He who can destroy a thing has the real control of it.”
Travelling this week from Brisbane to Wollongong — one of Australia’s last surviving steel cities — I kept thinking how fragile modern industrial systems really are.
Arrakis, by @halimgur https://t.co/pdqqtxggmM
Kıkırdak olağanüstü bir malzeme: pürüzsüz, düşük sürtünmeli… ama neredeyse onarımsız.
Zamanla ağrı azalır çünkü: iltihap söner, kaslar yükü yeniden dağıtır, sinir sistemi uyum sağlar.
Yani: Ağrı gider, ama hasar çoğu zaman yerinde kalır.
Yıllarca çözüm, ya “idare et” ya da “eklemi değiştir”di.
Şimdi ise yeni bir dönem başlıyor: enjeksiyonlar, biyolojik iskeleler, hücreyi yönlendiren tedaviler…
Yaşlanmanın dört tekeri ve kıkırdak dokularımız, by @halimgur https://t.co/Jn7KGiEcuv
Cartilage doesn’t heal.
Yet joint pain often disappears.
Why? Because the system adapts—even when the structure doesn’t.
For decades: ignore it or replace the joint.
Now: injectable scaffolds, PRP, mRNA.
We may be entering a “porcelain era” for joints.
The "Four Wheels" of Aging and the Cartilage Revolution, by @halimgur https://t.co/HBZWa6V4jt
Piyasalar İran savaşını sistemik bir risk olarak görmedi. Çifte dikiş Hürmüz Boğazı ablukası bile ciddi bir tepki yaratmadı. Bir sürü komplo teorisi ürebilir aslında. Bunlar beni başka bir soruya götürdü: Komplo teorilerini besleyen şey ne? Zeki insanlar neden açıkça yanlış olan şeylere inanır?
Politik olmayan bir örnek üzerinden irdelemek istedim.
Apollo Ay inişleri bunun “temiz” bir örneği. Kanıtlar ezici—jeopolitik, fiziksel, görsel. Yine de inkâr yaygın. Bu cehalet değil; özgüven, güdümlü akıl yürütme ve güven krizinin birleşimi.
Modern dünyada mesele kanıt değil.
Mesele kime güvendiğimiz.
Akıllı insanlar niçin bazen en aptalca şeylere inanıyorlar?, by @halimgur https://t.co/Rx56KcBpQY
Markets shrugged off the Iran war—even a double-stitched Hormuz threat barely moved them.
So I asked a different question:
Why do smart people believe nonsense?
Take the Apollo Moon landings.
Overwhelming evidence. Still widely doubted.
This isn’t about intelligence.
It’s about trust.
When trust collapses, evidence stops mattering.
Why do rational people sometimes have irrational beliefs?,
by @halimgur https://t.co/SQtP2bByYe
From Suez to Dardanelles.
Trump’s Iran campaign has no clear military exit, while Hormuz leverage shifts to Tehran.
The longer it drags, the worse it gets.
Now even a U.S. drawdown from the Middle East looks plausible.
Is the United States About to Leave the Middle East?, by @halimgur https://t.co/ItbrVHW0Wm
ABD–İsrail savaşı beklenen hızlı zafer olmadı.
Bu artık bir envanter savaşı:
İran’ın füzeleri mi önce biter,
yoksa İsrail’in önleme füzeleri mi?
Cevap, savaşın kaderini — ve olası tırmanmayı — belirleyecek.
Savaşın Aritmetiği: Derinkuyu'dan Zağros Füze Kentlerine değişmeyen gerçekler, by @halimgur https://t.co/tGDyKLav6t
Trump just delayed his Beijing trip, while reports (and denials) swirl of an Israeli interceptor shortage. If the shortage is true, there may be more destruction in Israel like the one shown in the photo.
Why has the most advanced air campaign in history failed to silence Iran’s missiles?
Is the West's high-tech defense being outpaced by Iran’s "missile cities" and low-cost swarms? A deep dive into the strategy of the Zagros Shield:
The Arithmetic of Attrition: From Derinkuyu to the Zagros Missile Cities, by @halimgur https://t.co/nkfBEqCNsR
Tüvtürk, aldığı anormal paraları hakedecek bir çalışma yapmıyor.
Eskiden Karayolları Gn Md lüğü bu kontrolleri yapardı.
Aldığı ücret de çok az bir miktardı.
Türk milletine bir faydası olmayan Tüvtürk’ün sözleşmesi sonlandırılmalıdır…
Büyük Gazap Operasyonu, Amerika’nın "Süveyş Anı" mı?
Manşetler "nokta operasyonları", "yönetimin biçilmesi" ve "rejimin çöküşü" iddialarıyla çalkalanıyor. Ancak İran geleneğini etüt etmeyenler, onu hafife almaya mahkûmdur.
Son yazımda, taktiksel havai fişeklerin ötesindeki derin stratejik gerçekliğe odaklanıyorum:
1514’ün Hayaleti: Yavuz Sultan Selim’in Çaldıran’daki zaferi, bugün Trump yönetimi için neden bir uyarı niteliği taşıyor?
"Rocky Balboa" Faktörü: İran’ın zafer tanımı neden "kazanmak" değil, sadece "kaybetmemek" üzerine kurulu?
Süveyş Tuzağı: Kapasiteyle desteklenmeyen hırslar, hegemonyanın gün batımına nasıl yol açar?
Taktiksel başarı, stratejik zafer demek değildir. Şu an, bu iki kavram arasındaki uçurumun gerçek zamanlı olarak açılışına tanıklık ediyor olabiliriz.
(Dün İngilizce yayınlanan postanın Türkçe çevirisi. İngilizcesini okumuş olsanız da, Türkçe versiyonuna en azından bir göz gezdirmenizi tavsiye ederim. İkinci kez yazılmış gibi oluyor ve ikinci kez her zaman daha iyi oluyor bence.)
Trump’ın İran Kumarı: Bir Stratejik İntiharın Anatomisi, by @halimgur https://t.co/dKePTKhjjh
The US-Israel coalition is entering this war with the confidence of Apollo. Iran, however, has the endurance of Rocky Balboa. 🥊
Ottoman Sultan Selim I learned in 1514 what we are about to rediscover: Persia can be defeated on the battlefield, but it cannot be easily digested. If this campaign stagnates, it won't just be a military failure—it will be the symbolic end of US hegemony.
#OperationGrandFury #Geopolitics
Full analysis of the "Suez Trap" here: [Link] My take on bombing of Iran, by @halimgur https://t.co/r0CuhOUSWH
@Tor_Celik@Mikdatca@snowcem06 Necil Hocam ülkemizin nadide tecrübeli kıdemli bilgili inşaat mühendisleri fendir. Onun bu konuda yazdıklarını dikkatle okuyup değerlendirmek gerekir.
Jeffrey Epstein bir suçludan daha fazlası; liberal demokrasilerin yumuşak karnına sızmış bir "parazit" miydi?
Yeni yazımda Epstein fenomenini sadece bir polisiye vaka olarak değil, bir toplumsal mekanizma bozukluğu olarak ele alıyorum. Liyakat kanalları tıkandığında "networking" ve "socializing" gibi yapay yollar icat edilir. Epstein, liyakatle değil sosyal mühendislikle bu kanalları nasıl ele geçirdi? Gatsbyvari bir hırsın, demokratik geçirgenliği nasıl bir hastalığa dönüştürdüğünü inceliyorum.
Bir Adi Suç Vakası Olmanın Ötesinde, by @halimgur https://t.co/fVSTRGFqKn
The Epstein phenomenon was more than a singular criminal case—it was the equivalent of a metabolic diseasef or a society
In my latest post, I argue that Epstein didn't just exploit individuals; he exploited the very mechanisms of "networking" and "social permeability" that liberal democracies rely on for renewal. By turning essential social channels into a dark form of kompromat, he became a malignant tumor.
From the Dalton School to Turkish intelligence narratives, I explore why this specific "disease" could only have reached such heights in an affluent, open society—and why our pathways for upward mobility remain so vulnerable to social engineering.
Beyond the Predator, by @halimgur https://t.co/6NXnO4BNhc
Yirminci yüzyıl Amerikan Yüzyılı idi; yirmi birinci yüzyıl ise Amerikan hayal kırıklığı çağı olabilir.
Bu yazı, ABD’nin küresel liderliği nasıl isteksizce devraldığını, bu düzenin neden çözüldüğünü ve çok kutuplu bir dünyada bizi nelerin beklediğini tartışıyor — riskleri ve olası fırsatlarıyla.
Dün İngilizce yayınlanan postanın Türkçe çevirisi. İngilizcesini okumuş olsanız da, Türkçe versiyonuna en azından bir göz gezdirmenizi tavsiye ederim. İkinci kez yazılmış gibi oluyor ve ikinci kez her zaman daha iyi oluyor bence.
Amerikan Yüzyılı ve sonrası, by @halimgur https://t.co/d4QByYfLFp