449 gündür bir mücadelenin içindeyiz. Sabrediyoruz, günleri sayıyoruz. Ama artık yalnızca sabretmek değil, adaletin tecelli ettiğini görmek istiyoruz.
Sevdiklerimizden ayrı geçirilen onca günün ardından, artık tüm sevdiklerimiz için tahliye bekliyoruz. Beklentimiz ayrıcalık değil; hukukun işlemesi, adaletin yerini bulmasıdır.
Tam da bugün, adaletin gerçekten işlediğine tanıklık etmek istiyoruz.
“Muhalefetle ilgimiz yok” diyorsunuz; 40 dakikalık konuşmanın 22 dakikasında yine bizi konuşuyorsunuz!
Emekli yok, işçi yok, çiftçi yok, açlık sınırı yok.
Sayın Cumhurbaşkanı bizi konuşmayı bırakın da; biraz da milletin derdini, yoksulluğu, mutfaktaki yangını konuşun!
Timur Soykan: "Şimdi yeni ihraç dalgasının geldiği söyleniyor. Hatta bugün çok önemli isimlerin ihraç edileceği yönünde bilgiler kulağımıza geliyor. Bana gören bilgilere göre bugün alacakları ihraç kararında Özgür Özel de var.
Gerçekten çok dramatik değil mi? 13 tane seçim kaybetmiş, referandumlar kaybetmiş, mühürsüz oyları kabul edip rejimin değişmesine ön ayaklık etmiş, 2023'teki seçimleri kaybederek Türkiye'nin tarihini tamamen bir karanlığa sürüklemiş Kemal Kılıçdaroğlu, genel başkan olarak girdiği ilk seçimde AKP'yi yenerek partisini birinci parti yapan genel başkanı ihraç edecek..."
Bugün vatandaşlık hakkımı kullanarak Ankara CBS’ye suç duyurusunda bulundum.
Kemal Kılıçdaroğlu, Berhan Şimşek, Müslim Sarı, Ahmet Uyanık, Hasan E. Uyar, Gürsel Tekin ve Barış Yarkadaş hk.; TCK 309 ve siyasi parti faaliyetlerinin engellenmesi dahil sair soruşturma talep ettim.
“Ben gittim, oturdum karşımda bir ekran açık ama 'Adalet mülkün temelidir' yazmıyor. Bir ofis orası böyle gözüm de ısırıyor, en sonunda kırmızı bir tane kahve makinesinden anladım Savcı Beydi o”
+ Savcı: Ya Fatoş, şimdi sen ağlarsın böyle karşımda. Ben sana ne dedim? Ben senin ne olduğunu biliyorum ama sen, bu adamlar sana kumpas kuracak demedin mi? Konuşmadın sen. Verecektin ifadeni, gidecektin.
- Ama Sayın Savcım, ben bildiğim her şeyi anlattım.
+ Bak, şimdi sen git, eşyaları topla. Ben sana Çağlayan'dan araba göndereceğim. Geleceksin, burada bana ifadeyi vereceksin. Çocuklarına gidersin.
- Savcım, ben yine de ifade veririm, vermemi istiyorsanız. Bir avukatıma sorayım.
+ Hâlâ avukat diyorsun bana. Sen bir kafayla daha çocuklarını asla göremeyeceksin. Sen bekarsın, değil mi?
- Evet.
+ Velayetleri sende mi?
- Evet.
+ Senin çocukların reşit de değil, değil mi?
- Değil.
+ E, artık sosyal hizmetler alır senin çocuklarını.
Bir anneye böyle denir mi? Çocuklarıyla tehdit ettiler. Biraz insanlığınız, biraz vicdanınız kaldıysa bu insanların yaşadıklarına kulaklarınızı kapatmayın.
Bugün 28 arkadaşımla birlikte Parti Meclisi üyeliğinden istifa ettim.
Bu karar benim için bir yönüyle çok zor, diğer yönüyle ise bir zorunluluktu. Zordu; çünkü 38. Kurultay’da hiçbir listede yer almadan, kurultay delegelerimizin özgür iradesi ve serpme oylarıyla Parti Meclisi’ne seçilmiştim. Bu nedenle bu görevi, bana güvenen örgütümüzün emaneti olarak gördüm.
Zorunluluktu; çünkü parti içi hukuku, örgüt iradesini ve demokrasiyi yok sayan bir anlayışın parçası olmayı kabul etmem mümkün değildi.
Yargıyı siyasetin aparatı haline getiren AKP iktidarına bugüne kadar hiç boyun eğmedik, bundan sonra da eğmeyeceğiz. Cumhuriyet Halk Partisi’nin iradesini, örgütün, üyelerin ve halkın vicdanında aramaya devam edeceğiz.
Biz; makamlara değil demokrasiye, hukuka ve örgüt iradesine sahip çıkanlarız. Meşruiyetini üyelerinden ve halktan alanlarla birlikte tarihin doğru tarafında duranlarız.
İktidar yürüyüşümüzü kararlılıkla sürdürecek, Cumhuriyet Halk Partisi’ni yeniden halkın umudu, halkın gücü ve halkın partisi yapacağız.
Kurtuluş yok tek başına; ya hep beraber ya hiçbirimiz!
🔴 #SONDAKİKA | Özgür Özel'den şok iddia:
"Bizim suçumuz; seçim kazanıp AKP'ye tehdit oluşturmak, ABD ve İsrail'in bölgede planladığı düzene ve nizama uyum gösterecek makul bir aktör olmayı reddetmek."
Bazı yoklukların yerine hiçbir şey konmuyor.
Yük ağırlaştığında,
omuz verecek bir dost aradığında,
dönüp bakınca eksikliğini hissettiğinde…
Birlikte yürüdüğümüz yollar burada. O yollardan çok daha fazlasını yine seni yanımızda hissederek aşacağız.
Hatıran da hayallerin de bize emanet…