[“Biz Taklit Etmeyiz Biz Delile Uyarız”]
Şeyh Rabî bin Hâdi el-Medhali رحمه الله
şöyle der:
ومنها قولهم: "نحن لا نقلد ونحن أصحاب الدليل"، وهم لا يريدون بذلك إلا إسقاط أقوال علماء السنة وأحكامهم وفتاواهم على أهل الباطل والضلال.
ونحو هذه الدعاوى التي أثبتت الأحداث أنه يصدق عليهم ما قاله الخليفة الراشد علي -رضي الله في الخوارج حينما كانوا يرددون قولهم: "لا حكم إلا لله" فقال -رضي الله عنه- "كلمة حق أريد باطل"
Haddadilerin biri de şu sözleridir: “Biz taklit etmeyiz, biz delile uyarız.” Bununla tek hedefleri Ehl-i Sünnet âlimlerinin, batıl ve dalalet ehline karşı söyledikleri sözlerini, verdikleri hükümlerini ve fetvalarını düşürmektir.
Bu tür iddialar, olayların da kanıtladığı üzere, Hariciler “Hüküm sadece Allah'ındır” diye söylerken, Raşid Halife Ali -rida Allahu anhu-’nun onlara söylediği sözün doğru olduğunu ortaya koymaktadır. Ali -radi Allahu anhu- şöyle demiştir:
“Bu doğru bir sözdür, ama bu söz ile yanlış bir amaç güdülmekte.”
(Sahîh Müslim 1066)
Bkz. Mecmû Kutub Ve Resâil Ve Fetâvâ li’ş-Şeyh Rabî el-Medhalî, 13. Cild Sayfa 175 ve Sayfa 322
["Açık ve net olan meselelerde âlimlere dönmek gerekli değildir" diyenlerin âkıbeti]
Büyük âlim
Şeyh Rabî' el-Medhalî şöyle der:
“Gençler âlimlere bağlandıklarında ve onların nasihatlerini dinlediklerinde, kâfirlerin, dinsizlerin, zındıkların, bidat ehlinin ve dalalet ehlinin her türlü sapkınlığından korunmuş ve himaye altında kalmışlardır; ancak âlimlerle ve bu menhec arasındaki bağı kopardıklarında, sorunlar ve ziyan meydana geldi.”
Bkz. (Şeyh Rabî' el-Medhalî, Ez-Zerî'a
1. Cild Sayfa 328)
-----------------------------
Tıpkı bugün:
‘Bu mesele açıktır, âlimlere dönmeye gerek yoktur’ diyerek kendi anlayışlarını yeterli görürler. Hâlbuki tarih boyunca sapmaların çoğu, insanların kendilerini ilim ehline ihtiyaç duymayacak seviyede görmeleriyle başlamıştır. Meselelerin gerçekten açık olup olmadığını bilmek için bile başlı başına ilim ister. Bu sebeple, âlimlerden yüz çevirip
‘biz biliyoruz’ demek, kişiyi fitneye ve hataya sürükler.
قال ابن قدامة المقدسي -رحمه الله-:
اعلم أن أكثر الناس إنما هلكوا لخوف مذمة الناس، وحب مدحهم، فصارت حركاتهم كلها على ما يوافق رضى الناس، رجاء المدح، وخوفاً من الذم، وذلك من المهلكات، فوجبت معالجته.
مختصر منهاج القاصدين ٢١٢/١