Sandıkta ters teper diye açık açık “Aykut Kocaman’ı getireceğim” diyemiyor. Ama Aziz Yıldırım’ı tanıyanlar, aklındaki ismin Aykut Kocaman olduğundan neredeyse emin. Son günlerde çıkan iddialar ve kulis haberleri de bu düşünceyi güçlendiriyor.
Ancak gelişen, değişen ve dönüşen dünya futbolunda; seçimi kazanması muhtemel en güçlü adayın, geçmişe dönük bu futbol aklıyla yola çıkması bana göre seçim kazandırmaz, aksine kaybettirir.
Çünkü bugün taraftar artık sadece bir teknik direktör ismi aramıyor; modern futbolu okuyabilen, oyunu geliştiren, Avrupa ile rekabet edebilen bir vizyon görmek istiyor. Aykut Kocaman’ın Fenerbahçe tarihindeki yeri ve emeği elbette tartışılmaz. Fakat futbolun geldiği noktada camianın önemli bir kısmının beklentisi nostalji değil, geleceğe dönük güçlü bir proje.
Fenerbahçe’nin bugün ihtiyacı olan şey geçmişin hatıralarına sığınmak değil; geleceğin futbolunu inşa edecek bir akıl ortaya koyabilmektir. Bu yüzden seçmenin önüne “yeniden Aykut Kocaman” fikriyle çıkmak, bazı kesimlerde güven oluştururken çok daha geniş bir kitlede soru işaretlerini beraberinde getirebilir.
Bir tarafta Abdullah Öcalan’a “koordinatörlük” gibi sıfatlar üretmeye çalışan Cumhur İttifakı, diğer tarafta ise “mutlak butlan” tartışmalarıyla kendi içinde savrulan bir CHP…
Bugün ortaya çıkan tablo, siyasette “ahde vefa”nın ne kadar önemli olduğunu; fakat aynı zamanda ne kadar kolay unutulabildiğini bir kez daha gösterdi.
CHP, önceki Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na gereken siyasi nezaketi ve vefayı gösterebilseydi, belki de Türkiye günlerdir böylesine anlamsız bir krizle meşgul olmayacaktı.
Bana göre bugün yaşanan kırılmanın temel sebeplerinden biri; Özgür Özel’in yıllarca yanında yürüdüğü, birlikte siyaset yaptığı Kemal Kılıçdaroğlu’ndan, Genel Başkanlık hedefi ve Ekrem İmamoğlu’nun cumhurbaşkanlığı süreci etrafında oluşan yeni siyasi dengeler uğruna çok hızlı bir şekilde kopması ve onu kamuoyu önünde yalnız bırakmasıdır.
Siyasette görüş ayrılıkları olur, liderler değişir, kadrolar yenilenir… Ancak siyasetin bir de hafızası vardır. İnsanlar en çok da “vefasızlığı” unutmaz.
Bugün CHP içerisindeki en büyük sorumluluk yine Özgür Özel’e düşmektedir. Çünkü mesele artık yalnızca bir kurultay ya da genel başkanlık meselesi değildir; mesele, partiyi karıştırmak isteyenlere karşı birlik görüntüsü verebilme meselesidir.
Belki siyasette çok az rastlanacak bir hamle olurdu ama; Kemal Kılıçdaroğlu’na “hain” yaftaları yapıştırmak, trol hesaplarla saldırmak yerine CHP yönetimi ve tabanı bir ahde vefa örneği gösterebilseydi, inanıyorum ki Kılıçdaroğlu kongrede aday olmayacak, aksine Özgür Özel’in elini kaldırarak genel başkanlığını ilan edecekti.
Ve belki de o gün muhalefet, iktidara karşı en güçlü siyasi hamlelerinden birini yapmış olacaktı.
Cumhuriyeti kuran parti, ne yazık ki kendi geçmişine ve emek verenlerine sahip çıkma konusunda Devlet Bahçeli kadar dahi olamadı.
Meşhur hikâyeyi bilirsiniz…
Hani bir öküz sürüsü varmış; çevredeki birkaç aslan, bu sürüye asla yaklaşamazmış. Çünkü birlik oldukları sürece hiçbir güç onlara zarar veremezmiş.
Günün birinde aslanlardan biri bir hinlik düşünmüş. Sürünün başına gidip:
“Biz aslında sizi rahatsız etmek istemiyoruz ama şu sarı öküz çok dikkatimizi çekiyor. Onu bize verirseniz siz de kurtulursunuz, biz de rahatlarız.” demiş.
Sürünün önde gelenleri toplanıp, “Sürünün âli menfaatleri adına…” diyerek sarı öküzü kurban etmişler.
Tabii kısa bir süre sonra, başka bir bahaneyle yeniden kapılarına dayanıp yeni bir kurban isteyene kadar…
“Âli menfaatler adına” verilen tavizler öyle bir noktaya gelmiş ki, sürü giderek küçülmüş ve sonunda tamamen aslanlara yem olmuş.
Aslanlara sürekli kurban vererek kurtulacağını sananlar, aslında bu savaşı sarı öküzü verdikleri gün kaybetmişlerdi.
Maksat zaten Belediye başkanını bir kadınla basıp kamuoyuna CHP'lilerin ahlaksız olduğunun mesajı vermek. Akp devletin tüm imkanlarını kullanarak CHP’ye saldırıyor. Belediye başkanının ayıbı kadar büyük bir ayıp buda.
Uşak Belediyesi’ne yönelik rüşvet operasyonu kapsamında sevgilisiyle birlikte yakalanan Belediye Başkanı Özkan Yalım hakkında konuşan CHP Uşak Milletvekili Ali Karaoba:
“Evinde alınabilecekken otel odasında ve görüntüleri sızdırarak gözaltına almak hangi aklın ürünüdür ya?”
Vatan ve millet sevdalısı, cesareti ve dik duruşuyla milletimizin hafızasında silinmez izler bırakan merhum Muhsin Yazıcıoğlu’nu, vefatının yıl dönümünde rahmet ve minnetle anıyorum.
Mekanı cennet, makamı alî olsun.
⚪️ İlber Ortaylı’nın bir konuşması;
“Buradan kaçarım, giderim, orada yaşarım. Yaşayamazsın, kimse seni beklemiyor.”
“Burası babanızın memleketi, bunu da unutmayın. Adam olan, baba evini terk edip ahır yapsınlar diye dışarı çıkmaz.”
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik tek taraflı saldırılarını doğru bulmuyor, şiddetle kınıyor ve endişeyle takip ediyoruz.
Uluslararası hukuku yok sayan her adım; dünyayı daha güvenli değil, daha kırılgan hale getirir.
Kutuplaşmayı derinleştirir, husumeti büyütür.
Komşumuz İran’ın toprak bütünlüğü ve İran halkının huzuru bizim için esastır.
İran’ın geleceğine ancak İran halkı karar verir.
Balıkesir 9. Ana Jet Üs Komutanlığı’na bağlı F-16 uçağımızın görev esnasında kaza kırıma uğraması sonucu şehit olan Hava Pilot Binbaşı İbrahim Bolat’a Allah’tan rahmet; ailesine ve Türk Silahlı Kuvvetlerimize sabır diliyorum.
Aziz milletimizin başı sağ olsun.
🚨Yavuz Ağıralioğlu'nun önünde hiç mikrofon olmamasına isyan ettiği anlar sosyal medyada'nın gündeminden düşmüyor:
"Dağda çocuklarımızı öldüren köpeklerin önünde yüzlerce devlet mikrofonu var."