Milli takımımızın Dünya Kupası’ndaki başarısızlığında futbolcuları ruhsuz oynamakla, teknik heyeti de yanlış taktik yapmakla eleştiriyoruz da, neden kimse takımın kalitesinin yetersiz olduğunu söylemiyor?
Bu takım turnuvadaki rakiplerine göre çok yavaş oynuyor. Defans hattı ağır ve santrforu yok. Sürekli mücadele, hırs, motivasyon konuşuyoruz ama bir noktada kalite farkını da kabul etmek lazım.
Acı ama gerçek şu ki; ülke olarak üst düzey futbol zekâsına sahip, oyunu okuyabilen, teknik kapasitesi yüksek futbolcular yetiştiremiyoruz. Sorun sadece teknik direktörde ya da futbolcuların isteğinde değil, oyuncu kalitesinde.
Üzgünüm…
#MilliTakım
#millimaç
🟤 LGS'de 5 yanlış yapan genç, matematik öğretmeni olan annesinin tepkisi karşısında gözyaşlarını tutamadı:
▪️"Hiçbir b** bilmeyen bir çocuğun yapacağı şey 5 yanlış."
▪️"İnsanlara rezil oldum, ben insan içine çıkıyorum." https://t.co/fTJQw57FpT
Dondurma dolaplarında yeni dönem: Magnum Dondurma hakkında soruşturma açıldı
Rekabet Kurumu, dondurma pazarında seçenekleri artıracak kritik bir karara imza attı. Algida markasıyla bilinen Magnum Dondurma hakkında başlatılan soruşturmada alınan tedbirle, dondurma dolaplarının %30’u rakip markaların kullanımına açıldı. İşte satış noktalarında dengeleri değiştirecek yeni dönemin tüm ayrıntıları…
Yapay zeka çevirisidir ⬇️
“Arkadaşlardı. Dedi ki: ‘İsrail çok iyi biliyor ki biz onun varlığını garanti edeceğiz. Ama İsrail’in bu kibre (hubris) kapılmasına gerek yok.’
De Gaulle, İsrail’in Orta Doğu’da ölçülü olması gerektiğini söylüyordu. İşte bakın, eski bir İsrailli subay Türkiye’yi ‘başı kesmekten’ bahsediyor. Bu tam bir kibir! İsrail’in bütün Orta Doğu devletlerine saldırmak istemesi… Bu çok kötü bitecek.
Burada, bu sette, bu akşam size açıkça söylüyorum: Bu İsrailli kibir İsrail için tam bir felaket olacak. İsrail’den kusursuz, örnek bir devlet davranışı bekliyoruz. Diğer ülkelerden beklediğimiz şeyi İsrail’den beklemiyoruz. İsrail parmağını kıpırdattığında bütün dünya üstüne çöküyor. Ama İran, Çin ya da değerlerimize daha az saygı gösteren diğer ülkeler söz konusu olduğunda aynı sertliği göstermiyoruz. Kimse sesini çıkarmıyor.
İran rejimi her gün muhalifleri, gençleri asıyor… Kimse umursamıyor, kimse konuşmuyor. Bir de bu küçük devleti (İsrail’i) şeytanlaştırma çabası var. Mükemmel değil, hatalar yapıyor, bazen korkunç şeyler yapıyor… Ama sürekli saldırıya uğrayan bir devlet. Bölgedeki birçok ülke tarafından ‘kanser’ olarak görülüyor. Bu coğrafyada İsrail olmak ne demektir, bir düşünün.
Farklı bakış açıları var: Ya ‘İsrail enkazla vuruldu ve şimdi her yere üstünlük kurmak için vuruyor’ dersiniz… Ya da bu kırılganlığı, ‘ne olursa olsun güvende olmalıyız’ hissini anlarsınız. Çünkü derinlerde muazzam bir tehdit var. Ben daha ılımlı İsrailli generaller tanıdım. Örneğin Rabin… 1967 savaşının galibiydi ama komşularıyla gerçek barışı ve Filistin sorununu çözmenin İsrail’in güvenliği için şart olduğunu anlamıştı. Savaş bitti. Barış bir gün gelecek.”
Raphaël Jérusalmy (cevap veriyor):
“Öncelikle Bay Girard’ın nezaketsizliğine ve bana ‘aşırı şahin’, ‘fanatik’ gibi sıfatlar takmasına izin vermem. Bu çok iğrenç.
General De Gaulle’ü sevmiyorum ama onu eleştirmeyeceğim. Sizin bizi eleştirmek için ne kadar iyi konumda olduğunuzu da anlamıyorum. Son seferde sizin politikanızı uyguladığımızda halkım 6 milyon kişi kaybetti. Halkım artık aptallık yüzünden ölmek istemiyor.
Fransa’nın soykırımdan sorumlu olduğunu da görmüyorum. ‘Yahudi halkını Fransızlar katletti’ demek hiç hoş değil. Bu tür şeyler söylenmemeli.”
@dragundogdu Tıpta, bir hastalığın tedavisinde birden fazla yöntem doğru olabilir.
Örneğin nedeni belirsiz bir karın ağrısında bir doktor ameliyat , diğer doktor takip önerebilir. Her iki yöntemin de kendi içinde algoritmaları vardır.
Medyaya ve etkin sosyal medya kullanıcı arkadaşlara not,
Katil manifestosunu/mektubunu yaymak ya da yayımlamak “halkın bilme hakkı” değildir. Bu failin propagandasını tamamlamaktır.
Kanıt açık. Toplu saldırılar zaman içinde kümeleniyor, başkalarını tetikliyor. Yüksek profilli bir saldırının ardından kısa süre içinde yeni saldırı olasılığı belirgin biçimde artıyor. Failler kendinden öncekileri okuyor, atıf yapıyor. Manifesto bu süreci körüklüyor ve sonraki faile hem senaryo hem meşruiyet sağlıyor.
Şöhret, bu saldırganların aradığı birincil ödüllerden biri.
(Sosyal) Medya faillerin adını, yüzünü, metnini büyüttükçe bu ödülü garanti ediyor.
Katliama yol açan motivasyonu anlamak için tam metni basmak ya da paylaşmak gerekmiyor. Varsa ideoloji, şikâyetler ya da kaçırılan uyarı işaretleri haberleştirilebilir.
Basın özgürlüğü, failin senaryosunu uygulama yükümlülüğü değildir.
Manifesto yayımlamamak sansür değil, sorumlu gazeteciliktir. Bu etik kural yüksek takipçili hesaplar için de geçerlidir.
Sağlıklı insanda; Metabolizma, sıvı alımını yetersiz bulursa (kan yoğunluğu arttığında olur) mutlaka sıvı alımı isteğini tetikleyen hormonal mekanizmayı çalıştırır. “Hiç su içmiyorum” diyenler eğer hâlâ sağlıklı günler geçirebiliyor ise vücudu için bazal sıvı ihtiyacını biryerlerden karşılıyor demektir.
@PaulNuki@Ziya_Meral@Telegraph Saying "we’ve taken the story down" isn't enough. You need to write on The Telegraph's account that this news is not true.
Samsun’da sokak aralarına kurulan pazar yerleri sokak sakinlerinin hayatını felç ediyor ve yöneticiler bu konuda umursamaz..
Atakum’da 372. Sokak ta her Pazar kurulan pazar yeri eziyeti cumartesi akşamı belediye anonsu ile başlıyor. Sokak sakinlerinin evlerinin önündeki arabalarını kaldırmaları hoparlör ile yapılan anonslarla isteniyor. Cumartesi geç saatlerden pazar sabaha kadar esnaf arabalarının sesleri, kasa taşıma sesleri ile sokak sakinleri rahatsız ediliyor. Sabah oluyor pazar başlıyor. Esnaf bağırışları arasında pazar günü sokak sakinleri için pazar istirahati ne mümkün? Zabıta evlerin giriş çıkışları esnaf tarafından kapatılıyor mu buna bile dikkat etmiyor esnaf uyarılmıyor. Gün içindeki sokak gürültüsü akşama kadar devam ediyor…
Pazar, akşam saat 20 civarı bitiyor; sonra yine kamyon sesleri arasında sokak tam bir çöplük haline geliyor.
Bu sefer belediye araçları gece 23-24 e kadar temizlikle uğraşıyor. Ertesi gün, pazartesi sabahı eziyet bitmiyor belediye kamyonları yolları su sıkarak temizliğe girişiyor.
Diğer taraftan Pazar günleri sokakta yangın olsa, hasta olsa itfaiye ve ambulans girmesi çok zor. Halk için HER PAZAR AYNI EZİYET…
Artık çağ dışı kalmış sokak pazarı eziyetinin bir an önce sonlandırılarak modern sabit pazarların kurulma zamanı gelmedi mi?
Yöneticilerimizin bir an önce her pazar vatandaşa yaşatılan bu eziyeti görmelerini ve müdahale etmelerini bekliyoruz. @atakumbeltr ilgisiz..
@samsunbsb@TCSamsunValilik@halitdoganbsk ilgi bekliyoruz…
36 yıllık jinekolog Cihangir Çakıcı göç ediyor: Artık bıktım
🛑Bitmeyen bir stresle çalışmak güç.
🛑Ülkedeki hekimlik yapma koşullarının düzeleceğine dair umudumu kaybettim.
👇
https://t.co/5Pxk11vGJ2 @dikencomtr aracılığıyla
Bitmiş bir sağlık turizmi, serbest hekimlik üzerinde artan baskılar ve muayenehaneler üzerinde giderek artan mali ve idari yükler duayen hocalarımızı dahi göçe zorlar hale geldi..
@ttborgtr@saglikbakanligi@drmemisoglu
Sistemi eleştirdiğim ve doğruları söylediğim için haksız bir şekilde Medicana Bahçelievler Hastanesi tarafından tek taraflı olarak iş akdim sonlandırılmıştı.
İstanbul Tabip odasının vermiş olduğu tam destek ile hukuk birimi beni temsilen davaya katılacak ve beni ve haklarımı savunacak.
Aslında Sadece beni değil Şu anda zor durumda olan hekimliği ve sorunlarını savunmuş olacak İstanbul Tabip Odası yönetim kuruluna ve değerli hukuk birimindeki avukatlara yürekten teşekkür ediyorum.
Aynı durumda olan birçok meslektaşım olduğunu biliyorum ama hiçbiri Cesaret edip Yargı yoluna gitmemişti Ben yargı yoluyla durumum tespit edileceğine ve bundan sonraki süreçlerde de tüm hekim meslektaşlarımın haklarının keyfi bir şekilde ellerinden alınmasına engel olunacağı kanaatindeyim.
Tabii odamızın çalışmalarını ve desteklerini çok anlamlı buluyorum ve teşekkür ediyorum.
Konuya ilgi gösteren ve haberleştirerek sağlık sistemine ve hekimlere destek olan Diken haber sitesine de teşekkür ediyorum.
Saygılarımla