14 yaşında bir kız çocuğu,
60 yaşındaki eniştesi tarafından
4 yıl boyunca istismara uğramış.
Çocuk,daha fazla dayanamamış ( baban duyarsa ikimizi de öldürür baskısı ile susturulmuş ) şikayetçi olmuş. Ses kayıtlarını, görüntüleri, tüm delilleri adalete sunmuş.2 yıl boyunca adalet mücadelesi vermiş ve sonuçta “ Rızası vardır “ denilerek adliyeden boynu bükük ayrılmış.
Ve bu çocuk,son çare bir video ile ( yüzünü,kimliğini saklamadan ) topluma seslendi.
Bizde 6 SIFIR 2 Çocuk Hakları Derneği olarak bu feryadı duyduk.
Ve sonuna kadar #yanındayız
#senaiçinadalet #6sıfır2
Depremde onbinlerce insanımızı kaybettik.Anne-babalar evlatlarını,evlatlar anne-babalarını yitirdi. Hâlâ bulunamayan çocuklar, insanlar var. 3 yıldır yargılanan tek bir belediye başkanı yok,ceza alan tek bir sorumlu yok. Bütün suç halkta mı depremin meydana gelişiminde mi ?#6subatdepremi #deprem #DepremdeKaybolanCocuklarNerede
Emre, canım kardeşim, kayınbiraderim,
Sokak serserileri tarafından katledildi. Katlettikleri yerde kaçarken “geber” denildi.
Katilin yakınları cinayetle övündü.
23 yaşındaki fidanımız soldu.
19-20 yaşındaki katillerin ağırlaştırılmış müebbet almaları için her şeyi yapacağız.
Herkes bu haberi izleyip paylaşmalı
NOW TV spikeri Selçuk Tepeli:
"AKP Sakarya Milletvekili'nin kardeşi, 14 yaşındaki kız çocuğuna cinsel istismardan 26 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı, cezaevine atıldı. Yargıtay da cezayı onadı.
Ancak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, daha önce üç kez reddettiği karar düzeltme talebini 4'üncü başvuruda kabul etti, kararın bozulması için olağanüstü kanun yoluna başvurdu.
Başsavcılık gerekçesinde, 'çocuğun rızası var' dedi."
Ben kaybedecek hiç bir şeyi kalmayan bir adamim rüzgar istedigi yönden essin.Güzeller güzelim hayattaki tek varlığım kalbimi toprağa verdim. #HiraAygarİçinAdalet
🔴 FATİH’İN ADI UNUTULMASIN!
7 Eylül’de Ankara’da,
15 yaşındaki bir çocuk, yaşıtı tarafından 12 kez bıçaklanarak hayattan koparıldı.
Ne yazık ki Fatih Acacı’nın katledilmesi, kamuoyunda yeterince yer bulmadı.
Fatih’in davasının ikinci duruşması 28 Ocak’ta saat 14.30’da Ankara Adliyesi Söğütözü Ek Hizmet Binası’nda görülecek.
Fatih’in adı da unutulmasın.
Fatih için, adalet için, hep birlikte ses olalım.
#fatihacacıicinadalet
🔴 15 yaşındaki kardeşim Fatih Acacı, akranı olan bir cani tarafından 12 kez bıçaklanarak katledildi.
Olay günü Fatih, arkadaşıyla birlikte yıllardır gittiği, bildiğimiz ve güvendiğimiz bir PC kafedeydi. Karşısındaki parka, akranı olan cani tarafından “konuşacağız” denilerek çağrıldı.
Kafe sahibine, “Abicim oyunumuzu kapatma, 5 dakika arkadaşımızla konuşup geleceğiz” dedi. Telefonunu ve cüzdanını orada bıraktı.
Çünkü çocuğumun aklının ucundan bile geçmiyordu böyle bir vahşetle karşılaşacağı.
Fail, yaz günü olmasına rağmen uzun kollu bir hırka giymiş, bıçağı kolunda saklamıştı. Fatih’i parkta kameraların görmediği, ağaçların arasındaki bir alana götürdü ve orada 12 kez bıçakladı.
Bu darbeler karnından, kaburgalarından, belinden, kolundan, bacağından, kalçasından, sırtından ve böbrek bölgesinden aldı.
Bunların tamamı otopsi raporlarında yer alan resmi bulgulardır.
Çocuğumun sağlam tek bir organı bile kalmamıştı
Ortada planlı, bilinçli ve bile isteye işlenmiş bir cinayet var.
Lütfen buraya kadar okuduysanız, Fatih’in sesi olmak için bu yazıya etkileşim verin ve paylaşın. Çünkü kamuoyu desteği olmadan bu mücadele yürümüyor.
Fail, “SSÇ” adı altında çok düşük bir cezayla yargılanıyor. En üst sınırdan verilecek ceza bile yetersizken, daha da düşürülmesi düşüncesine yüreğim, kalbim dayanmıyor.
📍 2. Duruşma
🗓 28 Ocak
⏰ 14.30
🏛 Ankara Adliyesi – Söğütözü Ek Hizmet Binası
Gelebilecek olan herkesi desteğe bekliyorum.
Gelemeyecek olanlardan ise sosyal medya üzerinden destek olmalarını rica ediyorum🙏🏻🙏🏻
Fatih unutulmasın.
Bu dava eksik kalmasın.
#Fatihacaciicinadalet
#FatihEmsalOlsun
#Adalet
Atlas Çağlayan 16 yaşında, lise öğrencisi, hayalleri olan bir gençti. Atlas ve ailesinin hayallerini çalan varlık "suça sürüklenen çocuk" değil, "suç işleyen cani katil"dir! Bu kaçıncı masum yavrumuz? Katilin yaşı ve indirimi olamaz! Yetişkin olarak yargılanmalı!
#AtlasÇağlayanİçinAdalet
#Hatay'daki elektrik kesintileri ısrarla ve inatla halka işkence ede ede devam ediyor.Millet soğuktan dondu ,hastalıklar patladı.Ama tek bir Allahın kulu yetkili çıkıp sorumluluk almıyor,açıklama bile yapmıyor.
Bu sistematik bir ihmal ve işkencedir ,yetkililer hesap vermelidir !
Hatay'da 4 GÜNDÜR elektrik kesintisi yaşanıyor.
Yurttaşlar soğuk ve karanlığa mahkum bırakılırken, yetkililer tarafından hala net bir açıklama yapılmadı.
BİZ NELER YAŞADIK,KİMSE BİLMİYOR
O gün sıradan bir pazar günüydü. Sabah Fatih yanımdaydı. Gülüyorduk. Yan yanaydık.
Akşamına ben kardeşimi kaybettim.
Saat 20:03’tü. Babamın telefonu çaldı. Arayan canım oğlum Fatih’ti.
“Fatih arıyor baba” dedim.
Babam açtı.
“Efendim oğlum” dedi.
Ama konuşan Fatih değildi.
Bir polis memuruydu.
“Oğlunuz bıçaklı saldırıya uğradı, hastaneye götürülüyor.”
O an ayakta duramadım. Vücudum boşaldı. Titredim.
Hastaneye nasıl gittiğimizi bilmiyorum.
Fatih’in kalbi ambulansta durmuş. Geri getirmişler.
12 kez bıçaklanmıştı.
Bir insan buna nasıl dayansın?
Babamı gözlem odasına aldılar.
Bir süre sonra çıktı.
Bir hastane duvarına yaslandı.
Sonra yavaşça yere çöktü.
Ağlamaya başladı,hüngür hüngür
Hayatımda babamı ilk kez öyle gördüm.
“Ne oldu?” dedim.
“Ne oldu baba?”
“Her yeri bıçak yarası…” delik deşik olmuş dedi.
“Çırılçıplak yatıyor…”
O an aklım durdu.
Kriz geçirdim. Serum verdiler. Kaç tane bilmiyorum.
Saatlerce bekledim.
Bir umutla.
Sonra Fatih’in eşyalarını verdiler.
Siyah bir poşetin içindeydi.
Kanlar içindeydi .
Ben de orada dağıldım.
Saatler sonra doktor çıktı.
Bu çocuğu öldürmek için bıçaklamışlar
Biz kanamayı durduramıyoruz 8 ünite kan verdik dedi
2.Ameliyatta bir böbreği alındı
Bir umut kanama durur diye ama
orada… gitti.
Sabah saçını nasıl yaptıysa öyleydi.
Eve gittiğimde jölesine baktım.
Kokusunu almak için.
Sabahki parmak izleri hâlâ duruyordu.
Ama Fatih yoktu.
Bir başkası yüzünden…
Benim kardeşim 12 kez bıçaklanarak öldü.
Fatih’i son öpüşüm…
Kefenli halindeydi.
Daha yazsam çok şey yazarım.
Ama bazı acılar anlatılmıyor.
Biz neler yaşadık…
Bize neler yaşattılar…
Fatih geri gelmeyecek.
Bunu biliyoruz.
Ama bu yaşananın üstü örtülürse,
bu sessizlik bir başkasının başına geleceklerin de başlangıcı olur.
Biz intikam istemiyoruz.
Biz unutulmasını istemiyoruz.
12 bıçak darbesiyle öldürülen 15 yaşında bir çocuğun dosyası
rakamlara, raporlara, ertelenen duruşmalara sıkışmasın.
Adalet gecikirse, bu sadece bizim acımızı büyütmez;
başka ailelerin de kapısını çalar.
Fatih için adalet istiyoruz.
Başkaları yaşamasın diye.
#FatihEmsalOlsun #deprem #Elazığ
#BizBüyükBirAileyiz #Trump
#Fatihcaciicinadalet
Bakanımızı tüm masrafları bana ait olmak üzere Hatay'a davet ediyorum
Bu kez Drone ile değil,
Benimle gezin..
Çünkü biraz tüketiciyi aldatmaya giriyor..
#Hatay#davet
06.02.2023 (6 Şubat) tarihinde yaşanan depremde yaşadığım kayıpların ardından, benden geriye her ne kaldıysa, aslında siz o Mümtaz'ı tanıdınız ve siz o Mümtaz ile konuştunuz.oldunuz.
Dediğim gibi benden geriye kalan her ne ise....
İşte bu zorunlu yeni hayat ve yaşam biçimimde bulunan düşünce tarzımı, bakış açımı hedeflerimi ve hatta belki de arzularımı anlayamayabilirsiniz.
Hatta belki her sabah nasıl ve hangi sebep ile uyandığımı, geceleri nasıl uyuduğumu bile anlayamayabilirsiniz...
Pazar günlerinin, bayramların, özel günlerin herkes için tatil olduğu günler,
Bizim gibiler için aslında en korkunç günler...
Evet hayat zor ama bazılarına daha da zor...
Çünkü kabul edilmesi gereken bir sert gerçek var..
Ben ve benim gibiler artık sizinle eşit değiliz,
Aynı havayı solusakta, aynı güneşe baksakta, aynı ülkede yaşasakta, hatta aynı ekonomiyi bile paylaşıyor olsak bile ben ve benim gibiler aslında birden çok konuda ve birden çok sayıda
hep (-) eksideyiz...
Bu yüzden beni veya benim gibileri anlamaktan çok sevdiklerimizi anmaya çalışın,
Çünkü bizler,
(en azından yas sürecini benim gibi yaşayanlar)
aslında her adımda yaşamın ve sevdiklerimizin kıynetini çok daha iyi biliyoruz...
Ve size bir sır vereyim;
Ben ve benim gibiler güne uyanıyor olsak ta,
Aslında o günün bir an önce bitmesi için çabalıyoruz, çünkü her geçen gün sevdiklerimize bir adım daha yaklaşıyoruz...
İyilik beni hayatta tutan ve nefes almama sebep olan tek şey...
Çünkü ben iyilikle iyiyim...
Bu satırlarım tüm kaybı olanların duygularına ithafen olsun...
Allah hepimize sabr ve dayanma gücü versin...
#iyiliklekalın
#iyilikiyidir
#6sıfır2
#yaşambiçimi
Depremde iki bacağımı kaybettim. Biyonik protez için başvurum reddedildi, hukuki sürece gittim. Ama tek başına yol almak çok zor. Reisim senin yardımına ihtiyacım var.
RT atıp benim ayağa kalkmama destek olur musunuz? @sedat_peker#SedatPeker
Şu görüntüye bakın!çünkü ben artık kaldıramıyorum düşünmekten.
Bu kadar mı? Üç yıl mı? Koca bir adaletsizliği sadece üç yıla mı sığdırdınız?
Bir kadın katledildi!!! Hayatımızı mahf ettiler hepsi uğradığı adaletsizliği üç yıl gibi bir cezayla mı telafi etmeye çalışıyorsunuz?
Valize sığdırılmış bir bedenin ardındaki gerçeği, sessiz çığlıkları hâlâ duymuyorsunuz. Bu ülkede yüzlerce kadın sırf kanıtlayamadığı için ciddiye alınmıyor. Adalet, “kanıt” bekliyor ama sistem, delilleri karartanları, gerçeği saklayanları görmüyor.Daha ne olmalıydı? YARDIM ETTİLER! Delil kararttılar, ülkenin polisi görevini kötüye kullandı! Suçluyu değil, mağduru sorguladınız. 15 kişi aldılar ifademi baskıyla. Sarsılan düzeni yeniden kurmakla sorumlu olan adalet değil mi?Bu karar sadece bir dosyanın kapanması değil, bu ülkedeki tüm kadınlara verilmiş bir gözdağıdır. Ama biz susmayacağız. Çünkü biz, bu ülkenin gerçeğiyiz.
#ayşetokyaziçinadalet #ayşeiçinsusma
“Bu alanda akan Türk kanları, bu göklerde uçuşan şehit ruhları, devletimizin, Cumhuriyetimizin ölümsüz koruyucularıdır.”
Mustafa Kemal Atatürk
Büyük zaferin 103.yıl dönümü
#30AgustosZaferBayrami kutlu olsun.
🇹🇷
Evlat acısı gerçekten çok derin, üstelik de açgözlülerin sebep olduğunu bilmek daha da acı! Fakat ben bir kadın,bir anne olarak, depremin 8.günü kucağında 6 aylık bebeğiyle enkazdan çıkardığımız melek yüzlü gelinime ve torunuma ayrı yanıyorum.Torunum Asude’yi beziyle,gelinimle oğlumu siyah torbalarla toprağa koyduğumuz o anı hiç aşamıyorum.İşte bu sebeple Ezgi apartmanı davası kadar, Gazi Hukuk’tan mezun olan gelinim Nesibe Zabun Kaya’nın diplomasının çalınması olayını da önemsiyorum ve gelinimden emanet bir dava olarak görüyorum. Şimdilik “diploma çalınma” davasında gizlilik var, dosyanın detaylarını göremiyoruz, ama duruşmalara katılıp gelinimin diplomasını çalanlar ve buna aracı olanların en ağır cezaları alması için elimden geleni hukuk dahilinde yapacağım.Evlatlarımın davaları sizlere de emanet lütfen bu kahderici olayların gündeme kaynayıp gitmesine izin vermeyin.Allah herkesin evladını bağışlasın,caydırıcı cezalar gelsin bir daha böyle olaylar yaşanmasın.