Bunun adı ne i��letme satışı ne de yol köprü satışıdır.
Bunun adı şudur;"Para bitti. Borç alamıyorum. Sana yüksek getirili kiralama yapıyorum. Hem de 30 yıllık.".
Yani duyunu umumiyenin (Abdülhamid dönemi) güncel hali.
İbrahim Kahveci’den köprülerin satışına dikkat çeken çıkış!
🔴“Türkiye’de ne bulunursa satılıyor, muhalif kim bulunursa içeri atılıyor. İki Boğaz Köprüsü ise adeta para basıyor; günlük 19 milyon lirayı aşkın gelir sağlıyor.”
💬@Kahvecibrahim
Ankara Keçiören'de YENİ Parti İlçe Binası açılış��na katılan, 80 yaşındaki emekli kadın yurttaş, emekli maaşıyla YENİ Parti'ye bağışta bulunacağını söyledi
"Özgür'e para vereceğim, ben onu çok seviyorum. 500 lira vereceğim. Param olsaydı, 1000 lira verirdim."
"Bütçenin yüzde 80'i saraya gidiyor"
Bir yanda: Sarayda şatafat, 100 garson
Diğer yanda: Emekli 23.552 TL
Asgari ücret: 28.075 TL
Tok açın halinden anlamaz.
#EmekliBozarOyunu
Bu konuşmayı yaparak AKP'den istifa edip tarihin doğru tarafında, doğru insanların yanında yer almıştı.
Maalesef Ekrem Baki de bugün tutuklandı.
Ne yaparsanız yapın tarih bu onurlu insanları en güzel şekilde yazacak.
“Selim İmamoğlu sanık kürsüsüne doğru yürürken babası Ekrem İmamoğlu ile sarıldı…”
Selim İmamoğlu’nun savunması: Benim siyasetle hiçbir alakam olmamasına rağmen bu davaya dahil edildim. Burada olmamın gerçek sebebinin ise babam üzerinde baskı kurmak ve onu geri adım atmaya zorlamak olduğuna inanıyorum.
Çok acı ki arkamda babam, kürsüde ben… Maalesef Türkiye Cumhuriyeti tarihinde unutulmayacak bir kareye tanıklık ediyoruz.
Biz hem İmamoğlu ailesi hem de Kaya ailesi olarak bu davanın ana hedeflerinden biri haline getirildik. Sevgili dedem Hasan İmamoğlu’nun emekli maaşı bile uzun bir süre tedbirde kaldı. Yurt dışı yasağı var. Balıkesir’de, emekliliği boyunca yaşadığı evin bahçesinde kazılar yapıldı. Mesnetsiz iddialar için canım dedemi kabul edilemeyecek meselelerle uğraştırdılar.
Sevgili dayım Cevat Kaya, neyle suçlandığını dahi bilmeden tam 1 sene tutuklu kaldı. Tam 1 sene.
Ve sevgili dayım Ali Kaya… Kendisi bir iftira yüzünden 7 ay önce tutuklandı. Kendisiyle alakalı olarak da herhangi bir delil yok, sadece iftiralar var. Tüm bunlara rağmen hâlâ tutuklu. Bu yaşananlar kadim devletimize ve onun tarihine yakışmamaktadır.
Biz İmamoğlu ailesi olarak aileleri tehdit eden bu davalar karşısında güçlü ve dirayetli bir şekilde sonuna kadar durmaya devam edeceğiz.
Ben de bu süreçte benzer haksızlıklara maruz kaldım. İddianameye göre 1 tane eylemden sorumlu tutuluyorum. Bu eylemin içeriğinde 2 farklı konu var. 2 konuya bakınca da vardığım tek sonuç, annem, babam ve dedemden aldığım borçlar nedeniyle şüpheli durumunda olduğum.
Sırf bu yüzden bana hem yurt dışı yasağı getirildi hem de hesaplarıma tedbir konuldu. Peki, yurt dışı yasağı neden? Benim hayatım burada, ailem buradayken, babam bir zulümle karşı karşıyayken kaçacağımı düşünmediniz umarım.
… Türkiye’de inşaat sektöründe başarmış bir ailenin 3. nesli olarak, yurt dışında da şansımız olabilir mi diye inisiyatif almak istedim. İnşaat mühendisliği diplomamı aldıktan sonra bu isteğime yönelik hızlıca karar aldım ve yaptığım araştırmalar sonucunda Hırvatistan’da bir projeyi keşfettim.
Bu projeye ortak olmak istediğimi babama ilettim. Babam ise bu konuya pek sıcak bakmadı çünkü siyaseten tartışmalara yol açabilecek bir konu olduğunu söyledi. Bunun üzerine ben de tamamen aile şirketinden bağımsız ve bana ait bir şirketle bu süreci ilerleteceğimi söyledim.
Ailemden aldığım maddi destekle yurt dışında bir girişimde bulunmamın bir sorun olacağını düşünmüyordum ve hâlâ aynı kanaatteyim. Böylece kazandığım deneyimleri, annem ve dedemin de maddi desteğiyle yurt dışına taşıma konusunda ilk adımımı atmış oldum.
… Ben henüz yolun çok başındayım ancak birçok alana hizmet edecek katma değerler üretmek istiyorum. Yarı iletken sektörü, çip teknolojileri, pil teknolojisi ve güneş panelleri başta olmak üzere enerji sektörü, savunma sanayii, sağlık sektörü, kuantum teknolojileri ve bunun gibi insanlık adına çok önemli alanlara dokunabilecek konular üzerine çalışma hayalim var.
Ben ve benim gibi tüm gençler hayal kurabilmek, kurduğumuz hayalleri gerçekleştirebilmek istiyoruz. Fakat adaletsizliklerle karşılaştığımız bu ortamda sadece vakit kaybediyoruz.
… Ülkemizde adil ve eşitlikçi bir ortam sağlandığında bizi uzun vadede kurtaracak yegâne şeyin bilim ve teknoloji olduğuna inanıyorum. Türkiye artık üzerindeki ölü toprağını atsın, bitmeyen kavgalardan kurtulsun. Türkiye’nin geleceği biraz da gençlerinden aldığı güçle yola koyulsun. İlim bizim ışığımız olsun.
Türkiye’nin bu mahkeme salonlarını değil, başka bir geleceği, başka bir hayali hak ettiğini düşünüyorum.
Beraatimi, hesaplarımdaki tedbirin kaldırılmasını, yurt dışı yasağımın kaldırılmasını talep ediyorum. En önemlisi, sevgili babam Ekrem İmamoğlu ve tüm yol arkadaşlarımın tahliyesini talep ediyorum. (Gamze Altunay)
Boğaziçi köprüsünün yıllık geliri 88 milyon dolar, bakım masrafı 2 milyon dolar. Fatih Sultan Mehmet köprüsünün yıllık geliri 92 milyon dolar, bakım masrafı 4 milyon dolar.
Yıllık masraf %6...
Devlet buralardan para basarken özelleştirmesi mantık alır gibi değil.
Üsküdar’ın iradesi yok sayılamaz!
Üsküdar halkının iradesine yönelik müdahalelere karşı dayanışmamızı büyütmek için Üsküdar Belediyemizin önünde buluşuyoruz.
📍 Üsküdar Belediyesi Önü
🗓️ 7 Eylül Pazartesi
⏰ 20.00
Fındık taban fiyatı 250 TL olarak açıklandı.
TMO, üreticinin mahsulünü almamak için elinden geleni yapıyor.
Üretici perişan!
Üreticiyi maliyetinin altında fındık satmaya mahkum etmeyin.
Üretici maliyet altında ezilmesin.
#fındık#Ordu#Giresun#trabzon#sakarya