Kemal Bey üstüne alınmasın lütfen, bu kişisel bir mesele değil.
BirGün koltuk sevdalılarıyla, siyaset esnaflarıyla, rant müptelalarıyla, kurnaz işbirlikçilerle, medet umduğu kapılar yüzüne kapandıktan sonra kendi ikbali için ağız değiştiren hokkabazlarla eskiden beri hiç iyi anlaşamıyor.
Dün küfür yedikleriyle bugün kol kola girenleri, seçilemediği yere atanmayı içine sindirenleri, kendi evine hırsız gibi girenleri, zalimle kavga etmek yerine onu alt edenlere saldıracak kadar gözü dönen riyakâr muhalifleri hiç ama hiç sevemedi bu gazete...
BirGün tüm pirüpaklığıyla, güvenilirliğiyle ve tutarlılığıyla her zaman halkın onurlu mücadelesinin yanında oldu. Bu yüzden de sevildi, benimsendi. Patronsuz olmasına rağmen asla sahipsiz kalmadı.
Huyu kurusun, böyle bir gazete işte.
O nedenle Kemal Bey ve butlancı şürekâsı TGRT-TV 100’den gözünü ayırmasın. F. Uğur’u ve C. Küçük’ü pusula gibi takip etsin. Nasıl olsa “derin üzüntü” duyulacak tek şeyin kendi acıklı hikâyeleri olduğunu idrak edebilecek noktayı çoktan geçmişler.
Partimize mahkeme tarafından atanan yönetimin bugün ortaya koyduğu tavır, en az Genel Merkezimize polis sokmak kadar ağır bir zarara neden olmuştur. Yalanlarla bezenmiş bir seviyesizlik ne yazık ki bayram gününde sergilenmiştir.
O zaman artık, sustuğumuz gerçekleri anlatmanın zamanıdır.
İdari ve Mali İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı olarak tüm vatandaşlarımızın bilmesini isterim ki;
1-Genel Merkezimizin bahçesinde seviyesizce sergilenen iki araç da partimizin kendi parasıyla alınmıştır, tüm faturaları mevcuttur.
2-Araçlardan biri 2022 yılında Sayın Kılıçdaroğlu döneminde alınmış ve bizzat Sayın Kılıçdaroğlu tarafından makam aracı olarak kullanılmıştır. O araçları Genel Merkezimizin bahçesine koyanlar bunu bilemeyecek kadar cehalet sahibidir.
3- Diğer araç da partimizin kendi parasıyla henüz bu yıl satın alınmıştır.
4-O araçlardan hiçbirinin Özkan Yalım ya da Aziz İhsan Aktaş ile ilgisi yoktur. Bunu iftirayı attıkları için şimdi ilk kez açıklamak zorundayım. Sayın Kılıçdaroğlu, Çubuk’ta saldırıya uğradıktan sonra, Sayın Erdoğan Toprak, İstanbul’dan, Aziz İhsan Aktaş’tan bir zırhlı araç almış ve Sayın Kılıçdaroğlu’nun kullanımıma sunmuştur. Sayın Kılıçdaroğlu, Aziz İhsan Aktaş’ın zırhlı aracını 1,5 yıl boyunca kullanmıştır. Kasım 2023’teki kurultaydan bir gün sonra ise Sayın Erdoğan Toprak o zırhlı aracı alıp yeniden İstanbul’a götürmüştür. Bunların hepsinin kayıtları mevcuttur.
Bir daha böyle seviyesiz görüntüler görmemek umuduyla söylüyorum:
Evi camdan olan başkasının evine taş atmasın!
Partimizin 38. Olağan Kurultayına yönelik mutlak butlan kararı bir saray darbesidir.
Talimatı verenler de uygulayanlar da bellidir.
“Yok hükmünde” dedikleri CHP yönetimi değil, Türk milletinin kutsal iradesidir.
Milli egemenliğe mahkemeler yoluyla baş kaldırılmıştır.
“Türk milleti adına” karar alan mahkeme, milli iradeyi yok hükmünde sayarak Cumhuriyeti ve demokrasiyi imha etmektedir.
Hepiniz yaptığınız hukuksuzlukların hesabını vereceksiniz!
Bu millete kader tayin etmeye kalkanlar, bu ulusun iradesini teslim almaya çalışanlar sizden önce ne yaşadıysa aynısını yaşayacaksınız.
Bugün aynılar aynı yerdedir! Darbeci, yargı kolları başkanı, kukla ve dahili bedhah kayyım! Hepiniz aynı yerdesiniz!
Bizim yerimiz, milli iradeye düşmalık edenlerin yanı olmadı, olmayacak.
Darbecilerin hukuksuz manevralarının, baskın seçim hazırlıklarının, ana muhalefeti işgal çalışmalarının, hepsinin farkındayız.
Koltuğunu terk etmemek için millete her türlü acıyı yaşatanlar, bu operasyonlarla korku iktidarlarının son aşamasına geçiş yapmıştır.
Biz hiç seçim kaybetmedik ve milletin iradesiyle Türkiye’nin birinci partisi olduk.
Yoldaşım, Genel Başkanım Özgür Özel’in yanındayım, birlikte azim ve kararlılıkla mücadeleye devam edeceğiz.
Büyük milletim!
“Umutsuz zamanlar yoktur, umutsuz insanlar vardır” diyen Ulu Önder Atatürk’ün takipçileri:
İstikbali, Cumhuriyet’i, demokrasiyi ve geleceğimizi korumak için yaşadığımız zorlukları dert etmeyin.
AYAĞA KALKIN!
Birlikte omuz omuza, sesimizi ve öfkemizi yükseltin!
Milletinden korkan siyaset mühendislerine, koltuk ve güç düşkünlerine, piyonlara, kifayetsiz muhterislere hadlerini bildirelim.
Aziz milletim!
Korkmayacağız!
Her gün huzursuz olmaktan, acı çekmekten bıkmadınız mı?
Eğer susarsak, siyasilerden, spor ve sanat dünyasından, üniversitelerden sonra sıra size, milletimize gelecektir.
Siyasi parti liderleri,
Mesele CHP meselesi değildir!
Hattı müdafa değil, sathı müdafa yapmak zorundayız!
Gerçekten milleti temsil ettiğinize inanıyorsanız, derhal en güçlü şekilde Cumhuriyet’i, demokrasiyi ve adaleti savunmak zorundasınız.
Millet hepimizi çağırıyor ve “artık yapın” diyor!
Bu topraklarda halay da zeybek de horon da dik oynanır. Biz dimdik olacağız ki millet boyun eğmeyecek!
Aklımızla yüreğimizle, vicdanımızla milletçe kazanmak zorundayız.
Hiçbir çılgın, Türk milletine zincir vuramaz!
Gün, milli iradeyi, milli egemenliği, birlik ve beraberliğimizi muhafaza ve müdafa etme günüdür.
Damarlarımızdaki asil kan 86 milyona bunu emretmektedir!
Darbecilere ve işbirlikçilerine inat, mücadeleyi topyekün başlatmak zorundayız.
Milletimizin iradesi, kararlılığı ve yol göstericiliği yegâne rehberimiz olacaktır!
*BÜYÜK TÜRK MİLLETİ DARBEYE TESLİM OLMAYACAKTIR!*
*YA BUGÜN, YA HİÇ!*
Demokrasimiz ve ülkem adına büyük bir üzüntü, derin bir kaygı ve tarifsiz bir utanç içindeyim.
Cumhuriyet Halk Partisi’ne kayyum atanması Türkiye demokrasisinin nasıl ağır bir baskı altına alınmak istendiğinin en açık göstergelerinden biridir. Bu yalnızca bir siyasi partiye yönelik bir müdahale değildir; milyonlarca yurttaşın iradesine, demokratik siyasete ve hukuk devletine yönelmiş ağır bir darbedir.
Partimiz tarihinde de, ülkemizin siyasi tarihinde de böylesine büyük bir antidemokratik müdahale ve sivil siyaseti tasfiye etme çabası görülmemiştir. Sandıkta yenemediğini hukuk eliyle susturmaya çalışmak, demokrasiyi zedelemekten başka bir sonuç doğurmaz.
Oysa Cumhuriyet Halk Partisi, bu ülkenin kurucu değerlerinin, demokrasi mücadelesinin ve halk iradesinin en güçlü temsilcilerinden biridir. Cumhuriyet Halk Parisine yaşatılan bu durum Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında ülkemiz adına büyük bir kırılma ve demokrasi ayıbıdır.
Bugün asıl mesele yalnızca CHP değildir. Mesele; hukukun bağımsız kalıp kalamayacağı, yurttaşın oyunun değerinin korunup korunamayacağı ve Türkiye’nin demokratik geleceğinin nasıl şekilleneceğidir.
Her şeye rağmen, ülkemin vicdan sahibi, adalete ve demokrasiye sahip çıkan insanları sayesinde; hukukun üstünlüğüne, demokratik değerlere ve toplumsal barışa kavuşacağı günlere olan inancımı koruyorum.
PAINT YOU GAME WITH CS.МONEY AND AURORA 🔥
🎟 To win the prizes just:
· Follow @AuroraCS2_GG & @csmoneytrade
· Like + Repost
· Tag 1 friend in replies
The winners will be announced in 10 days 🏆
Erdoğan zihniyetinin yargı eliyle yürüttüğü siyasi darbelere karşı hep birlikte mücadelede kararlıyız.
Alınan butlan kararı yok hükmündedir. Sadece CHP’ye yapılan bir darbe değildir; Türkiye’ye, demokrasiye, Cumhuriyet’e bir darbedir. Anayasal düzeni yok etmektir.
Mesele ciddidir. Partiler üstüdür. Milletçe Türkiye’ye sahip çıkma zamanıdır.
aptal oğlu aptal. ulan hadi hile yapıldı diyelim. kendi başkanı olduğun partinin seçimini güvene alamıyorsan senden zaten başkan olmaz ki, beyinsiz herif.
@kilicdarogluk truva atı olarak görevinizi çok güzel yerine getiriyorsunuz. siz de biliyorsunuz ki devir döndüğünde davalar açılmaya başlandığında sizin de dosyalarınız ortaya çıkacak. unutur sanıyorsunuz ama bu halk bunu unutmaz.
Mutlak butlanı da iktidar icazetiyle CHP koltuğuna geçecek kişiyi de siyaseten tanımayacağız. Kararlılık büyürse karanlık dağılacak, içinizi ferah tutun. Memleketimiz için direneceğiz!