Emekli bir albay, görevdeki en genç teğmenden daha yüksek maaş alabiliyorken; emekli bir astsubayın, görevdeki en genç astsubayın neredeyse yarısı kadar maaşa mahkûm edilmesi ciddi bir adaletsizliktir.
Bu tablo ortadayken, bu eşitsizliğin konuşulmasını engellemek yerine çözüm üretmek gerekir. 23 yıldır üretemediniz....
Gerçekler artık gizlenemeyecek kadar açıktır. Mızrak çuvala sığmıyor. Sorunları görmezden gelmek ya da tartışmayı engellemek, yaşanan mağduriyeti ortadan kaldırmaz. Aksine, sessiz kalındıkça adalet beklentisi daha da büyür.
Eleştiriye kapalı olmak yerine, bu haklı talepleri dinlemek ve çözüm üretmek herkesin ortak sorumluluğudur.
#ÖZEL | İddiaya göre 3 Kasım 09.35’te bir tugayda astsubay garajda araç çalıştırdı. Tugay komutanı ses nedeniyle geldi.
“Geri zekâlı, aptal. Ben araç çalışmayacak demedim mi?” deyip hakaret ettiği, tokat atıp boğazını sıktığı öne sürüldü.👇🏻
@kilicdarogluk Yolun yol değil; yol arkadaşın yoktur. Yaşca büyüksün; kardeşin yoktur. Sesini senden başka; duyan yoktur. Hırsının sessiz yalnızlığı; evindir.
Sen sadece en sevdiğim rütbe değilsin.!
Sen en sevdiğim geçmişim.
Sen en sevdiğim hislerim.
Sen en sevdiğim zaman.
Sen en sevdiğim gurur.
En derin yaralarımsın...
@gazetesozcu "Helen-Kıbrıs fay zonunun çok daha büyük depremler üretebileceği konusunda uyardı" diyorsunuz ya
* Bu fay zonu en son ne zaman büyük #deprem üretti?
* Tekrarlanma aralığı nedir?
* En son depremden itibaren ne kadar süre geçti?
* Ne zaman büyük depremi üretecek?
diye sorsaydınız..
Bu bir vicdan yazısı.
Belki dili o yüzden ağır olacak.
Bu yazıyı da sanırım en iyi, PKK terörüne karşı mücadele etmiş olanlar, kanın nasıl aktığını görenler, gerçekten acı çekenler ve acı-çile çekenleri hissedebilenler anlayacak.
Bir empati yapmaya çalışın lütfen:
Bir tecavüzcü; gözleriniz önünde bir adamın annesine, eşine, kız kardeşlerine tecavüz ediyor. Eğer o adamda onur, vefa, erkeklik, namus, akıl varsa o tecavüzcüye ne yapar?
Emin olun, PKK terör örgütü ve onun elebaşı Apo’nun Türkiye’ye, Türklere ve Kürtlere yaptığı o tecavüzcünün yaptıklarından çok daha ağır, çok daha incitici, çok daha onur kırıcıdır.
Arkamızdan vurmuşlardır, ihanet etmişlerdir, ülkemizi parçalamaya, kardeşliğimizi bozmaya kalkmışlardır, coğrafyamızı emperyalistlere peşkeş çekmişlerdir, binlerce Mehmetçik’i ve masumu katletmiş, sayısı bilinmedik Kürt kızının namusuna el uzatmışlardır.
O zaman sorumuz şu:
İnsan eli kanlı bir pisliği başının üstüne mi koyar, ayağının altında mı alır?
İtibar mı verir, muhatap mı kabul eder, adam yerine mi koyar, meşruiyet mi verir, otorite mi sayar, yoksa ona dünyada cehennemi mi, pisliğin, zilletin dibini mi yaşatır?
Cevap öncelikle sizin imanınızla, vicdanınızla, namusunuzla, vafanızla ilgilidir.
Çünkü konu önce siyasi, etnik, demografik ya da jeopolitik değil, vicdani, ahlaki ve imanidir.
Öte tarafıyla siyasetin, stratejinin, jeopolitiğin kaynak kodu rahmani ve ahlakidir. Hiçbir siyaset, strateji ve jeopolitik çözüm ahlakla, onurla, vicdanla, vefayla, insanlıkla velhasıl Rahman ve Rahman’ın emanetleriyle uyumlu değilse sorumlularına dünyada ve mahşerde yaşatacağı şey zillettir.
Bugün bir kez daha eli kanlı cani, örgütünün yaptığı her türlü ihanetten kötülükten sorumlu olan teröristbaşı Apo’nun ne mesajlar verdiğini konuşuyoruz.
Bazıları onu onurlandırıyor, reklamını yapıyor, yüreğine basıyor, medet umuyor, ayağına gidiyor, otorite olarak tanıyor.
Bunu neden yapıyorlar?
Bilmiyorum, kendilerine sorun.
Belki ne yaptıklarını biliyorlar, belki bilmiyorlar.
Ama neden yaptıklarını açıklayamıyorlar da.
Temiz, onurlu ve vefalı vicdanlara ve akıllara inemedikleri kesin. Sadece bilinmez bir amaç uğruna “Terörsüz Türkiye” sözünü bir silah olarak kullanıyorlar.
Aklı, vicdanı, imanı, sağduyusu, kanın acısını bilen hiç kimse “Terörsüz Türkiye” hedefine “Hayır” demez zaten. Ama aklı, vicdanı, imanı, sağduyusu olan, kanın acısını bilen hiç kimse de bunun sinsi bir hainle ve onun aşağılık bölücü örgütüyle olmayacağını bilir.
///
Süreci başlatanlar “en ufak bir taviz verilmeyecek, terör örgütü kayıtsız şartsız silah bırakacak” diyorlardı.
Sinsice getirildiğimiz noktaya bir bakın lütfen: Aklanma-meşrulaştırma-muhatap alınma-otorite ilan edilme süreçleri yaşatılan eli kanlı cani teröristbaşı Apo; artık Türkiye’yi bölünmeye taşıyacak;
- Sözde anayasal vatandaşlık,
- Sözde barış yasaları,
- Sözde demokratik toplum,
- Sözde entegrasyon kisvesi altında…
Anayasanın değiştirilmesinden, üniter devletin parçalanmasından, devletin ve egemenliğin çöküşünden bahsediyor, yol, yordam, yöntem gösteriyor.
Çok merak ediyorum, acaba kaç kişi bu caninin söylediklerinin anlamını, amaçlarının ne olduğunu sorguluyor?
Örgüt ve elebaşı, terör-eylem-parçalama-nüfuz etme metodlarını değiştiriyor, amaçlarını değil.
Bu terör stratejisiyle yapısal bütünlüğünü, ideolojisini, karar mekanizmalarını, silahlarını ve niyetleri muhafaza altına almak istiyor.
Böylece 40 yıldır silahla yapamadığını yeni bir metotla, yeni bir faza geçiriyor.
Yani yılan kabuk değiştiriyor.
Biz de izliyoruz.
//
Aslında benim sözüm terör örgütüne, onun elebaşına ve onları himaye eden, kötülük dolu bir coğrafya ve meşum bir gelecek kurgulayanlara değil.
Bugün Kürt’üyle Türk’üyle bir millet teröre ve elebaşına bu kadar yüz veriyor, medet umuyor, otorite kabul ediyor ya da meşrulaştırıyorsa, çareler denizinde gidip bir yılana sarılıyorsa, o toplum bırakın fiziki bir işgali, çok daha ötesinde;
- Bir hakikat bilgisi krizi,
- Bir ahlaki çöküş,
- Bir iman bunalımı,
- Bir zihinsel işgal,
- Bir insanlık, onur, vefa ve hafıza krizi yaşıyor demektir.
Ve artık her şeye müstehaktır.
Ama inanıyorum…
Türk milleti, Kürt’üyle, Türk’üyle bu varoluşsal zafiyeti öyle ya da böyle aşacaktır.
Ya aklı, vicdanı, onuru ve imanıyla.
Ya da çok acı bedeller ödeyerek.
Vicdanı, aklı, imanı, sağduyusu, ahlakı, vefa duygusu ve hafızası kalanlar bu günleri unutmasın ve tarihe bir not düşsün.
Saygılarımla…
Abdullah Ağar
27 Şubat 2026
EN DEĞERLİ SENSİN ...!
Zorlu bir geçmişin yorğunluğu, belirsiz bir korkunun izleri var gözlerinde.
Öfkeni hissediyor, kızğınlığını anlayabiliyorum.
Evet bu sistem içindeki tüm sınıfları yok sayıp tamamıyla sadece tek bir sınıfa imtiyaz, sosyal ve ekonomik olarak ardı arkası gelmeyen ayrıcalıklar tanıyor. Düzen var olduğundan beri aynı bencil dönğü bu güne kadar devam ediyor.
Herşeyi kendilerine hak görenler kanunları, yasaları kendileri için yapanlar, kendilerini bir halt sanıp, bizi değersiz kılmaya çalışanlar.
Şunu asla unutmasınlar !
Vatan ve devlet adına Assubayın işi görevi, varlığı hatta hayatı kendi hayatından çok bu toprakları, bayrağını başka hayatları yaşatmak ve korumaktır.
Bir meslegin bir kimliğin bir hayatın değerini onun başka hayatlarda yarattığı fark gösterir.
Ve her zaman farkın kadar değerlenirsin.
Ondandır ki nereye konumlandırırsanız nereye koyarsanız ne yaparsanız yapın,
En değerlisi Assubaylıktır...
/Levent Ulucan/
Yusuf Tekin’e, kendisinin ve benim akademik yükselmelerimizin bağımsız bir kurul tarafından denetlenmesini teklif ettim, ses çıkmadı.
Mülakatlarda geleceklerini çaldıkları çocuklarımızdan örnekler verdim, bakan olmadı.
Sordum:
Utanmıyor musunuz!
Sayın Zekai Aksakallı,
@oyak_kurumsal
15 Temmuz sürecindeki duruşunuz ve hizmetleriniz nedeniyle size duyduğumuz saygı tartışmasızdır.
Ancak bugün, bir OYAK yöneticisi olarak aldığınız pozisyonun; aynı zamanda bir OYAK üyesi olmanızdan kaynaklanan ortak hassasiyetlerle örtüşmesini bekliyoruz.
Biz OYAK üyeleri olarak;
•Hisse değeri 63 TL olan OYAK Çimento hisselerinin 36 TL seviyesinden satılması sürecinde oluşan yaklaşık 5 milyar TL tutarındaki değer kaybının,
•6 Şubat 2023 depremi sonrası OYAK iştirakleri Ereğli Demir Çelik ve OYAK Yatırım üzerinden yapılan yardımlara ilişkin 175 milyon TL tutarındaki kaybın
şeffaf biçimde aydınlatılması için mücadele ediyoruz.
Bu süreçlerde sizi;
avukatlar aracılığıyla karşımızda değil,
bir OYAK üyesi olarak yanımızda görmeyi temenni ediyoruz.
Bu beklenti bir itham değil;
OYAK’ın gerçek sahibinin üyeleri olduğuna olan inancımızın bir ifadesidir.
https://t.co/giNpeezFBF
O renkli üniformalar, sūslū püslü şapkalar, bol yıldızlı rütbeler, kocaman makam odalrı ne kadar da gösterişli neyse,
Size bir Assubay tavsiyesi ;
Dışınıza kanacak insanlar bulun.
Biz içinizin beş para etmedigini biliyoruz...!
🇹🇷Hakkari’nin Yüksekova ilçesinde, 31 Temmuz 2018’de PKK’nın yola tuzakladığı patlayıcının infilak etmesi sonucu şehit edilen 11 aylık bebek:
Bedirhan Mustafa Karakaya.