Alınan eğitimin önemsiz ve değersiz olduğunu giderek daha çok hissediyorum. Uzun yıllar almış olduğumuz tıp ve uzmanlık eğitiminden ziyade meslektaşlarımızdan gördüğümüz 3-4 günlük alınan kurslar daha etkili görünüyor. Çoğu arkadaşımız kozmetik kurs peşinde. Haklı oldukları kesin
Yıl 1979
Arizona Üniversitesinde Ortadoğu Tarihi dersindeyim.
Profesör Roger Adelson sınıfa Atatürk ile ilgili daha önce hiç izlemediğim bir film izletti.
Atatürk’ten, başarılarından, devrimlerinden övgü ile bahsetti.
Filmi izlerken, yabancı bir ülkede olmanın da etkisiyle benim gözümden yaş aktı.
Yıllar sonra Washington’da Türk Büyükelçiliğinde bir davette Roger Adelson’u gördüm.
Yanına yaklaştım.
“Profesör, siz beni hatırlamazsınız ama yıllar önce Arizona Üniversitesinde Ortadoğu Tarihi dersinde sizin öğrencinizdim” dedim.
Roger Adelson gülümsedi.
“Seni nasıl hatırlamam. Sen derste filmi izlerken ağlayan öğrencimdin. O günden sonra o derste Atatürk’ün Türklere ne ifade ettiğini anlatırken senden de hep bahsettim” dedi.
Roger Adelson bu yılın Nisan ayında vefat etmiş.
Toprağı bol, ruhu şad, mekanı cennet olsun.
Türkiye’nin sağlık ve akademi düzeni bakın nasıl profesörlükler yarattı: Saç ve güzellik hizmetlerinden profesör olan plastik cerrah, patoloji teknikerliğinden, diyalizden, podolojiden, odyolojiden, optisyenlikten, ebelikten, hemşirelikten, profesör olan tıp doktorları…
’Dünyanın En Genç GM’si Türk Yıldızı; Yağız Kaan Erdoğmuş 🇹🇷🧿💙💫
🇹🇷Grenke Açık Satranç Turnuvası’nda yarışan genç sporcumuz Yağız Kaan Erdoğmuş, son normunu da tamamlayarak Büyükusta-Granmaster(GM) oldu. Satranç tarihindeki en genç GM’ler arasına giren 12 yaşındaki Yağız Kaan, şu anda FIDE sıralamasına göre ‘Dünyanın En Genç GM’si oldu .
🇹🇷Satranca başladığı günden bugüne büyük bir başarı performansıyla ilerleyen ve dünyanın ilgiyle takip ettiği başarılı sporcumuz, 11 yaşında da ‘Dünyanın En Genç Uluslararası Ustası -IM’ ünvanına sahip olmuş ve Türkiye’ye büyük bir gurur yaşatmıştı.
🇹🇷Tebrikler Dünya’nın ve Türkiye’nin en genç Büyükustası sevgili GM Yağız Kaan Erdoğmuş! Seninle gurur duyuyoruz. Yolun açık, hamlelerin güçlü olsun! 🌟👏👏
@OA_BAK@gencliksporbak@GlkzTulay
Congratulations to 15-year-old Ediz Gurel on winning the Prague Challengers and qualifying for next year's Masters... on top of becoming a GM yesterday! https://t.co/C9UfszNtuK
Sosyal medyada bugünlerde herkesin karşısına Alman Devleti’nin verdiği ilanlar çıkıyor. “Almanya’ya geliniz. Almanya’da kalifiye elemanlar için çok iyi maaşlar var.” En başta hedef hekimler ve sağlık personeli. Çok yakın bir gelecekte Almanya gibi birçok ülkenin yüzlerce sağlık personeli açığı olacak. Bu açığı kapatabilecekleri ülkelerden biri Türkiye.
Türkiye’de ise adamın birinin kafası atıyor, doktora saldırıyor, yaralıyor, öldürüyor, sakat bırakıyor. Bazı insanlar 80 yaşındaki dedeleri öldüğü vakit duasını okur gibi öldüğü hastanenin hademelerine, hemşirelerine, doktorlarına saldırmayı, kapanan kapıların camlarını kırmayı âdet hâline getirdiler. Nihayet vatandaşın birisi çıkıyor, “Eskiden doktorlar bize hakaret ederdi, sıraya gir, derdi. Şimdi biz onları dövüyoruz” diyor. Zavallının bu dövülen doktorlar dolayısıyla başına geleceklerden haberi yok. Çoluk çocuğu hangi memlekette yaşayacak, bir ağır hastalık halinde yurtdışına gitme ihtimali var mı? Hayır, olmayacak. Bazı insanların parmağı kanasa yan memlekete gidebilirler. Birtakım Arap şeyhleri memnu olmasına rağmen İsrail’in hastanelerinde soluk alıp tedavi ediliyorlardı. Ama kitlenin büyük çoğunluğu için böyle bir şey olmayacak.
PEKİ NE YAPILMALI?
Maaşların arttırılması gibi miktarlara çocuklar güler. Kediye yüklenecek zamlarla kimseyi ikna edemezsiniz. Ama asıl önemlisi, çalışan doktorun, mühendisin, öğretmenin haysiyetinin ve onurunun korunmasıdır.
Türkiye bugün tıpta Nobel düzeyine gelmiştir. Verilen Nobel’in çok daha ötesinde ödüller alabilecek durumdadır. Böyle bir kaynağı kimse kaçırmaz. Batı ülkelerinde insanlar avlayacak kitle arıyor. Tembelleşen kitleler böyle ağır mesleklerde çalışmak istemiyorlar. Bunun bir faraziye değil, bir gerçek olduğunu pandemi faciasında gördünüz.
Türkiye’de ise birtakım kitleler büyük başarılar göstermiş bu insanlara hâlâ şiddet uygulamakta. Gelecek nesiller buna sebep olanları adamakıllı suçlu tutacaklar. Çünkü Türkiye, bir anda çıktığı yüksek mevkiden hak etmediği yere düşen bir ülke olacak. Probleminiz varsa bu ülkeden siz gidip başka bir ülkede yaşayınız. Ama burada yaşamak isteyen insanların haklarını ve huzurunu gölge altına almayınız.
#ilberortaylı
@turksagliksengm 1 yıl önce bir sendikanın doktorların ek tazminatının emekliliğe yansımasını protesto etmeyi sizlerden gördük. Şimdi de zammın emekliliğe yansımadığını söylüyorsunuz. Sizler ne yiyip içiyorsunuz. En azından emekli olup sizin gibi sendikaları görmez olduk
Antakya'nın Doktor Sebo abisi...
9 yaşındaki ağabey Sabahattin çöken binanın altında kaldı can verdi. 3 sene sonra kendisi doğdu ona da Sebahattin adını verdiler. Okudu doktor oldu. Neşe doluydu. Eşi de doktordu. Antakya'da efsaneydi. Depremde eşiyle can verdi.
#DepremiUnutma