Fransız sinemacı Adèle Haenel, devlet televizyonunda İsrail'in soykırım yaptığını, Fransa'nın da bu soykırımın işbirlikçisi olduğunu söyledi.
Kısa ama cesur konuşması stüdyodaki herkesin takdir ve beğenisini topladı, yürekten alkışlandı.
Ama hiç de şaşırtıcı olmayan o müdahale geldi:
Bu yayın derhal tüm mecralardan kaldırıldı.
Fransa, özgürlüklerin kalesi, şampiyonu olan ülkelerden biriydi, değil mi, diye sormuyorsunuzdur umarım.
Not: Türkçe nefis çevirisi @ilker_kocael’e ait.
Erhan Afyoncu:
▪️Tarihte ilk yazılı anlaşmayı imzalayan Hititler nerede yaşadı? Anadolu'da... Bugün Hititli bir komşunuz var mı? Yok.
▪️Tarihte ilk parayı kim buldu? Lidyalılar... Peki Lidyalı bir komşunuz var mı? Yok.
▪️Tarihte ilk büyük imparatorluğu kim kurdu? Roma... Romalı bir komşunuz var mı? Yok.
▪️Bunları niye söylüyorum? Anadolu toprakları milletler mezarlığıdır. Tarihin en büyük milletlerini bu mezarlığa gömmüşler.
▪️Eğer direnme ve yaşama gücümüzü kaybedersek biz de tarihe gömülürüz.
▪️Türkiye nüfus meselesini toparlayamazsa 2100'lerde bu topraklarda Türk diye bir şey kalmaz, bunu bilin.
Canlı yayına hazırlanırken katil İsrail füzelerinin hedefi oldu…
Soykırım ordusunun Lübnan'ın güneyindeki Nebatiye bölgesine yaptığı hava saldırısında, yayına hazırlanan bir muhabir yaralandı.
Hussam Ebu Safieh, "İsrail'in rehineler için ölüm cezası" ile öldürülecek olan Filistinli doktorlardan biridir (diğer 95 doktor arasında).
Onu öldürmelerine izin verme.
Bunu yeniden yayınlayın.
🚨Sessiz Kalma, paylaş! Gazzenin Sesi Ol!🚨
Bir paylaşım yapmak, bir çığlığa ses olmak bu kadar mı zor? Zulmü yaymıyorsanız, yaşanan bu acıya ortaksınız demektir. Sessiz kalmayın!
#HumanityForGaza #CeasefireNow#Gaza
ABD'li oyuncu Susan Sarandon, Filistin'i desteklediği için rol tekliflerinin geri çekildiğini söyledi
Sarandon, İtalya'da bu yıl 83'üncüsü düzenlenen Venedik Film Festivali kapsamında, rol aldığı "The Echo Chamber" filminin gösteriminin ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulundu ⤵️
➖ Bence Filistin’in tarihsel önemi ve Siyonistlerin Amerika ile olan bağları ve bizim siyasetimiz açısından anlatı tamamen değişti
➖ Amerika Birleşik Devletleri’nin İsrail’e ne kadar para verdiği, insanlar için büyük bir aydınlanma oldu
➖ Son zamanlarda hala film tekliflerim elimden alınmaya devam ediyor çünkü bazı ajanslar insanlara beni hala işe almamalarını söylüyor ama işte güç yapısı böyle
https://t.co/xNz7EIaL5N
..,
Bay Kemal'i gönderdiler. Malzeme sıkıntısı çekeriz diye düşünüyordum. Lakin Özgür Özel tam "malzeme" çıktı!..
CHP'de gelen gideni aratmıyor. O koltukta var bir tılsım!..
- Mesela, "Fatih Sultan Mehmet 1483'te İstanbul'u fethetti" diyor...
- Mesela, Ziya Gökalp'in 'Asker Duası' isimli şiirini okudu;
"Minareler mızrak.., kubbeler miğfer.., saldır asker Allahuekber!.." ("Saldır asker" ne lan?!)
- Mesela, pandemiyi şöyle anlattı Özgür Özel; "Dört tane yoksul Çinli bir hayvan pazarında bir yarasa çorbasını dördü pişirdiler ve bir yerden yediler. Yarasa bir 'memeli' olduğu için koronavirüs 'memeli insana' kolayca geçti" (Bu arada "yarasa çorbası ve korona" palavradır. Palau'da Çinli bir fenomenin trollemesidir!..) Yarasa memeli, insan memeli o yüzden kolayca geçmiş!?..
- Mesela partisinin (o zaman CHP'liydi!) Tekirdağ mitinginde, otobüsün üstünde halka yanındaki adayı tanıtırken; "çok sevdiğim, biricik kardeşim, dostum" dedi, ama ismini hatırlayamadı. (İlhami Özcan adını söylemek zorunda kaldı)
- Mesela "Nisa Suresi" yerine "sureti" dedi, "Peygamberimiz" dedi, "ayet ile hadisi" karıştırdı. Bi'şeyler okudu.
Daha bir sürü var. Tam bir eski CHP'li Özgür Özel. Şadırvanda abdest alıyor, mezarlıkta kafa çekiyor.
Ama mesela bir siyasetçi olarak gafın Nirvanasına şöyle ulaştı Özgür Özel.
Önceki gün Edirne'de halka seslenirken şöyle dedi;
"İyi Parti'nin milyonlarca üyesi olması İyi Parti'ye ve Türkiye'ye de güç verecek... (Birisi düzeltiyor ardından) Yeni Parti yerine bazen eski partimize dilimiz gidiyor. Gitmesin diye dikkat ediyoruz..."
Dikkat edilmiş hali bu yani?!..
Her şeyi anlarız da, böyle gaf olur mu?
Yahu insan kendi partisinin adını unutur mu?
Üstelik kendin kurmuşsun!
Unutur amcası unutur...
O daha "Yeni"!?..
..
https://t.co/rv1TswBEjp
.
🇷🇸 “Bosna Kasabı” Ratko Mladiç, bugün Sırbistan’da defnedildi! Ama mesele sadece onun toprağa ya da tarihin karanlık sayfalarına gömülmesi değil, ölümünden sonra yaşanan utanç verici olaylar dizisi…
📍Bosna Hersek’te Sırp nüfusun yoğun yaşadığı birçok şehirde anma yürüyüşleri yapılması;
📍Kızılyıldız-Partizan derbisinden tribünlerde resimleri açılması ve anısına saygı duruşunda bulunulması;
📍Sırbistan hükümetinin cenazeyi getirmek için devletin resmi uçağını tahsis etmesi;
📍Sırbistan bayrağına sarılı tabutun, Belgrad’da askeri törenle karşılanması;
📍Cumhurbaşkanı Aleksandar Vuçiç’in cenaze töreninin layıkıyla düzenlenmesi için elinden geleni yaptığını söylemesi ve cenazeye oğlunu göndermesi;
📍Kilisedeki ayini bizzat Sırp Ortodoks Kilisesi Patriğinin yönetmesi;
📍Devlete ait Sırbistan Orduevi’nde bu resmi anma programı bile düzenlenmesi…
📌 Bu ölüm aslında, Sırbistan devleti ve bölgedeki Sırplar için soykırım kurbanlarına saygı duymak ile soykırım faillerini yüceltmek arasında bir çizgi çekmek adına belki de son şanstı! Ama yaşanan bu utanç zinciri gösterdi ki aradan geçen 30 kusur yılda değişen hiçbir şey olmamış!
Mladiç bugün toprağa girdi belki ama, Sırbistan’ın ve Sırpların alkışlarla yaşatmaya çalıştığı o barbar ideoloji ne yazık ki hala kapkara bir tehdit olarak aramızda dolaşıyor!
“Türklerden, yani bölgedeki Müslümanlardan intikam alma vakti geldi” diyen o kanlı zihniyet, bugün statlarda, sokaklarda, siyasetin birçok kademesinde ve devletin tam merkezinde varlığını yüzsüzce sürdürmeye devam ediyor.
🎙️ @Gul_Kayhan anlattı.
Seninle gurur duyuyoruz Defne 🥇👏🏻
🏊♀️ Avrupa Para Yüzme Şampiyonası’nda altın madalya kazanarak bayrağımızı göndere çektiren millî para yüzücümüz Defne Kurt'u tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum.🇹🇷
OTOYOL VE KÖPRÜLER SATILMIYOR
“Köprüler satılıyor.”
“Vatandaşa fahiş zam geliyor.”
“Çevre yolları paralı olacak.”
“Devlet 30 yılda 18 milyar dolar zarara uğrayacak.”
İddialar bunlar.
Hepsini Ankara’daki kaynaklarıma sordum. İşte cevaplar.
KÖPRÜLER SATILMIYOR
Her şeyden önce tartışılan model bir satış değil, işletme hakkı devri.
İkisi arasında hukuken de ekonomik olarak da çok temel bir fark var.
Köprülerin ve otoyolların mülkiyeti Devlette kalıyor.
Devlet malını elinden çıkarmıyor. Mülkiyeti kendisinde bulunan varlıkların belirli bir süre boyunca nasıl işletileceğine ilişkin farklı bir modeli değerlendiriyor.
Üstelik Devletin denetimi de ortadan kalkmıyor.
Karayolları Genel Müdürlüğü; bakım, onarım, yatırım, trafik güvenliği, kazalarla ve karla mücadele gibi işletmecinin üstleneceği yükümlülükleri denetlemeye devam edecek.
Yani özetle:
Mülkiyet Devlette.
Denetim Devlette.
Peki “18 milyar dolar zarar” nereden çıktı?
600 MİLYON DOLARI 30’LA ÇARPINCA KAMU ZARARI MI OLUYOR?
Muhalefetin ortaya attığı en çarpıcı rakam bu:
30 yılda 18 milyar dolar.
Hesap da görünüşte çok basit.
Köprü ve otoyolların yılda 600 milyon dolar “net kâr” ettiği varsayılıyor.
600 milyon dolar, 30 ile çarpılıyor.
Sonuç:
18 milyar dolar.
Ve bu rakam “kamu zararı” diye sunuluyor.
Fakat önemli bir sorun var.
Ortada 600 milyon doların gerçek anlamda net kâr olduğunu ortaya koyan bir hesap yok.
Ağır bakım ve yenileme giderleri ne olacak?
Personel?
Malzeme?
İşletme maliyetleri?
Amortisman?
Bunları hesaptan çıkarıp geliri “net kâr” diye yazarsanız elbette istediğiniz büyüklükte rakamlara ulaşabilirsiniz.
Ama bunun adı ekonomik analiz değil.
Varsayım üzerine varsayım koymaktır.
Üstelik işletme hakkı devredildiğinde Devletin hiçbir gelir elde etmeyeceği varsayımı da doğru değil.
İşletme dönemi boyunca sözleşmede belirlenecek esaslar doğrultusunda kamuya gelir payı ödenmesi öngörülüyor.
Bakım, onarım ve işletme maliyetlerini de işletici üstlenecek.
Dolayısıyla “Bugünkü geliri 30’la çarptım, Devlet 18 milyar dolar kaybetti” hesabının ciddi bir kamu zararı analizi olarak sunulması mümkün değil.
PEKİ VATANDAŞ FAHİŞ ÜCRET Mİ ÖDEYECEK?
Bir başka iddia bu.
Henüz belirlenmemiş tarifeler üzerinden bugünden rakamlar açıklanıyor.
Sanki sözleşme imzalanmış, geçiş ücretleri belirlenmiş, fiyat listesi gişelere asılmış!
Oysa böyle bir durum yok.
İşletme hakkının devri, işletmeciye “istediğin ücreti belirle” yetkisi verilmesi anlamına gelmiyor.
Ücretlendirme sözleşme ve mevzuat hükümlerine tabi olacak.
Mevcut uygulamadaki yıllık tarife güncellemelerinin enflasyon oranında yapılması öngörülüyor.
Dolayısıyla bugün ortada açıklanmış bir “fahiş zam tarifesi” bulunmuyor.
ÇEVRE YOLLARI DA ÜCRETLİ OLMUYOR
Bir başka iddia:
“Bugün ücretsiz kullandığımız çevre yolları yarın paralı olacak.”
Hayır.
Ücretsiz çevre yollarının ücretli hale getirilmesine yönelik bir karar bulunmuyor.
Bugün ücretsiz olan çevre yolları ücretsiz kalacak.
Olmayan bir kararı alınmış gibi anlatıp ardından o karar üzerinden iktidarı eleştirmek gazetecilik de siyaset de değil.
GARANTİ DE YOK
Belki tartışmanın en fazla birbirine karıştırılan kısmı burası.
Bu model, yap-işlet-devret projeleriyle aynı şey değil.
Kamu tarafından işletmeciye geçiş garantisi, gelir garantisi, Hazine garantisi veya borç garantisi verilmesi öngörülmüyor.
Dolayısıyla başka projelerdeki garanti modellerini alıp buraya yapıştırarak tartışma yürütmek de doğru değil.
Uluslararası Adalet Divanı’ndan tarihî bir karar!
Uluslararası Adalet Divanı, "İsrail Devleti"ni gayrimeşru ilan etti ve Filistin toprak ve bölgesinden çekilmesini emretti.
Bu karar ve çağrı, İsrail’in uluslararası sistemden tecrit edilmesini ve mahkûm edilmesini sağlayacağı için -geç kalınmış da olsa- bütün dengeleri değiştireceği için çok önemli ve hayatî.
Ülkemizin ve tüm dost ve kardeş coğrafyaların enerjideki bağımsızlığı için çalışan TEKNOFEST kuşağını tebrik ediyorum.. Sizler yolumuzu aydınlatıyor, göğsümüzü kabartıyorsunuz..
Yolumuz açık, ufkumuz KIZILELMA ⚛️🇹🇷
I congratulate the TEKNOFEST generation working for the energy independence of our country and all friendly and kindred nations. You light our path and fill us with pride.
Our path is clear, our horizon is KIZILELMA ⚛️🇹🇷
📍 TEKNOFEST Nükleer Enerji Teknolojileri Tasarım Yarışması | Nuclear Energy Technologies Design Competition
🎙 Konuşmanın Tamamı | Full Speech: https://t.co/lxGnbmFtvB
BM: Gazze’de ateşkesin üzerinden yaklaşık 1 yıl geçmesine rağmen güvenli hiçbir yer yok
▪️ 28 Ağustos-1 Eylül tarihlerinde Gazze’de 4’ü çocuk, 1’i kadın olmak üzere 24 Filistinli hayatını kaybetti
▪️ Gazze’de sadece ağustos ayında İsrail saldırılarında 106 kişi yaşamını yitirdi
▪️ 10 Ekim 2025’te ateşkesin yürürlüğe girmesinden bu yana İsrail ordusunun saldırılarında 1334 Filistinli hayatını kaybederken 4 bin 400’den fazla kişi yaralandı
→ BM, akan kanın durdurulması ve Gazze’deki yasa dışı cinayetler için adalet ile hesap verebilirliğin sağlanması çağrısında bulundu
https://t.co/jKFR3VFihm