Ankara Uni Faculty of Law; Oxford-Lincoln College; Bilkent Uni; Max-Planck-Inst., LMU; Commercial, IP, Competition and EU-Economy law; Mediator; Reklam Kurulu
KAZANÇ KAYBI VE İKAME ARAÇ TAZMİNATINA İLİŞKİN TAKDİRE ŞAYAN GÜNCEL BİR YARGITAY VE İSTİNAF KARARI
Yrg. 11. HD., T. 11.3.2026, E. 2025/4441 K. 2026/1451
BİLİRKİŞİ MAKUL TAMİR SÜRESİNİ 60 GÜN OLARAK TESPİT ETTİ. MAHKEME TAMİRDE GEÇEN SÜRENİN TAMAMI İÇİN (120 GÜN) araç mahrumiyet ve kazanç kaybı tazminatı ödenmesine karar verdi. İSTİNAF VE YAGITAY KARARI ONAYLADI
“Davacının makul onarım süresi dışında kalan süre için araçtan mahrum kalması nedeniyle zararının tazminini davalıdan talep edebileceği, makul süre dışında aracın onarımda kaldığı sürenin ise 165 gün olup, davacının ıslah dilekçesi ile talebini 120 gün olarak istediği, 360,000,00 TL ticari gelir kaybının dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan istenebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 11.03.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.”
DİĞER BİR KARAR DA İSTİNAF KARARI
İSTANBUL BAM 3. Hukuk Dairesi, T. 03.07.2025, E. 2024/3666, K. 2025/1792
“Hal böyleyken, davalının davacıya ait aracın tamirinde kullanılacak yedek parçaların ...'den sipariş edilerek tedariklerinin sağlandığını, parçaların siparişinin verildiğini, geldikten sonra aracın üç gün içinde onarılarak teslim edildiğini ileri sürdüğüne göre, arızanın onarılması için gerekli parça teminin bu kadar süre alıp alamayacağı, yurt dışından gelecek parçanın normal temin süreci, davalının siparişi hangi tarihte verdiği ve parçaların geliş tarihi de dikkate alınarak üçlü bilirkişi heyetinden, yurt dışından gelecek parça da gözetilerek makul tamir süresi konusunda rapor alınarak araç hasarının onarımı için gerekli makul tamir süresi ve serbest piyasa koşullarına göre ikame araç için ödenmesi gereken günlük kira bedelinin tespitiyle hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun kabulüne, HMK 353/1-a-6 md gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yukarıda belirtilen şekilde yargılama yapılarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davacının istinaf başvurusunun kabulü ile, kararın, HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasıyla, yukarıda izah edilen şekilde, yeniden yargılama yapılıp bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine geri gönderilmesine, Peşin alınan istinaf karar harcının istinaf edene isteği halinde iadesine, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.
KİŞİSEL DEĞERLENDİRMELERİMİZ
Bilindiği üzere ikame araç ve kazanç kaybı konusunda bazı Yargıtay Daireleri sadece makul süre için ödemeye hükmediyor. Yedek parça temini ve benzeri sebeplerle araç makul süreden daha fazla tamirde kalsa bile bilirkişi tarafından tespit edilen makul süreyi aşan süreler için tazminat talebi red ediliyor.
Kanaatimizce tazminat hukuku, özellikle gerçek zarar ilkesine göre zarar veren makul süreyi aşan tamir süresi için de ikame araç bedeli ve kazanç kaybı tazminatı ödemek zorundadır. Bu nedenle kararları yerinde olup diğer Daire ve Mahkemelere de emsal teşkil edecek niteliktedir.
🔴YARGITAY BÜYÜK GENEL KURULU KARARI
YARGITAYIN DERDEST DOSYA SAYISI 3️⃣0️⃣0️⃣ BİNE ULAŞTI❗️
BUNUN YARISI 2026 ESASLI❗️
YBGK, 2025 yılından devreden ve 2026 esaslı dosya sayıları ile hukuk ve ceza daireleri arasındaki işbölümünü 29.06.2026 tarih ve 2026/1 sayılı kararıyla yayımladı.
🖱https://t.co/WZIMbvWI0J
🟥YARGITAY İÇTİHADI BİRLEŞTİRME BÜYÜK GENEL KURULU KARARI
🔴"Hukuk yargılamasında dava dilekçesinde yer almayan bir talep kısmen ıslah yoluyla davaya dâhil edilemez."
YİBBGK, hukuk davalarında dava dilekçesinde talep edilmeyen bir alacak kaleminin, talebin veya istemin ıslah ile talep edilip edilemeyeceği konusunda YGK ve hukuk dairelerinin kararları arasındaki görüş ve uygulama farklılığı bulunduğu belirtilerek ortaya çkan görüş aykırılığının içtihatların birleștirilmesi yoluyla giderilmesi talebini,
"HMK yargılamanın belirli bir düzen içinde yürütülmesini sağlamak amacıyla dilekçeler, ön inceleme, tahkikat, sözlü yargılama ve hüküm aşamalarını, aşamalarda yapılabilecek ve yapılamayacak işlemleri ayrıntılı düzenlemiștir. (...)
Bu sistem içerisinde dava dilekçesiyle çizilen sınırlar, ön inceleme tutanağıyla sabitlenen uyuşmazlık ve bu çerçevede tamamlanan tahkikat sınırlarının kısmen ıslah yoluyla davaya yeni bir talebin eklenmesiyle aşılması, HMK'nin davacının ve davalının yargılama sırasındaki haklarını en iyi sekilde ve eșit koșullarda teminat altına almaya çalışan dengeleyici sistemine aykırı olacaktır.
Kanunun varlığı kadar uygulanmasının da hukuki belirlilik taşıması gerekmektedir." gerekçesiyle,
Hukuk yargılamasında dava dilekçesinde yer almayan bir talebin kısmen ıslah yoluyla davaya dâhil edilemeyeceği şeklinde karara bağladı.
🖱https://t.co/dQ4icYYox2
ÇOCUK SAYIMIZ BÖYLE DÜŞERSE ANADOLU'DA TARİH SAHNESİNDEN ÇEKİLİRİZ
Türkiye, son yıllarda artan jeopolitik etkisi ve gelişen savunma sanayiine rağmen, gelecekteki konumu için büyük bir stratejik engelle karşı karşıya: Hızlı ve derin demografik çöküş. Türkiye’nin doğurganlık hızı 2000’de 2.49 iken 2025’te 1.42’ye kadar düştü. Nüfusumuzun kendini yenileyememesi ciddi bir risktir. Türkler için savaştan bile daha önemli bir tehdittir. Böyle gidersek 2100’de Türkiye’nin nüfusu 25 milyona kadar düşerken yaşlı nüfusumuzun toplam nüfusumuzun yarısına yükselme ihtimali fazladır. Nüfusumuzun azalmasını ve yaşlı nüfus olmamızı engelleyemezsek Anadolu’nun yaşlı milletlerinden biri olarak tarih sahnesinden çekiliriz.
https://t.co/I8TSrrzpgL
ASIL TRUMP NE İSTEDİYSEK YAPTI
Oval Ofis’te yaptığımız mülakatta ABD Başkanı Trump’ın söyledikleri sanıyorum ikinci döneminin Türkiye’de en çok gündem olan ve tartışma yaratan açıklamaları oldu.
Sadece bizde de değil tabi… Washington, Tel Aviv ve Atina’da da ses getirdi.
Şu saydığım üç başkentte infial yaratması sürpriz değildi. Fakat Türkiye’ye verilen “müjdeler” arasında öyle birkaç şey cımbızlandı ki umarım son kez açıklanmaya değer.
*
Trump’ın sık sık kullandığı bir kalıp var. “Erdoğan hep benim yanımda oldu. Her istediğimi yaptı.”
Şimdi bunu bir açalım…
Trump’ın bu döneminde giriştiği iki büyük macera vardı. Herkese “tarafınızı seçin” dediği iki macera.
1- İsrail’in yanında durduğu Gazze meselesi. Erdoğan İsrail’in karşısında durdu mu? Durdu.
Gazze anlaşması için Hamas ile temasını sürdürdü mü? Sürdürdü.
Trump’ın anlaşması dağılmak üzereyken Hamas ile angaje olup hem Hamas’ın taleplerini koruyan hem de Gazze halkının ihtiyaçlarına acil karşılık verecek bir sürece soktu mu? Soktu.
2- İsrail’in yanında girdiği İran savaşı, hatta savaşları.
İkisinde de ABD saldırılarının karşısında durdu mu? Durdu. İkisinde de Trump “savaş” derken “barış” dedi mi? Dedi.
Günün sonunda hem İran hem ABD ile teması sürdürerek ulaşılan Mutabakat Zaptı’nda hem Trump’ın hem de arabulucuların övgüsüne layık görüldü mü? Görüldü.
*
Şimdi…
Trump özellikle Erdoğan’ın Gazze anlaşmasını son anda ipten almasını asla unutmadı. Trump için bu “harbi” bir destekti.
İran meselesinde ise sürekli tekrarladığı “savaşın dışında kal dedim kaldı” meselesi ise şu:
CIA, savaşın aylar öncesinde PKK’nın İran kolunu silahlandırarak iç karışıklık sırasında içeriden işgal gücü olarak kullanma planlarındaydı.
Plan Trump’a sunulmuş, onay bekliyordu.
Bu süreçte devreye giren Erdoğan, kayıtsız kalmayacağını ve Türkiye’nin müdahalesinin kaçınılmaz olduğunu söyledi.
Trump’ın “savaşın dışında kal” dediği şey bu. Fakat olay örgüsüne bakarsak “PKK’yı kullanma” diyen Erdoğan. “Kullanmayan” Trump.
*
“Ne istediysek yapıyor” denince aklınıza iki liderden hangisi geliyor bilmem ama Trump…
-Geldiği gibi Suriye’den askerleri çekme emri verdi.
-Daha genel kabul görmemiş lider Şara ile “Erdoğan’ın isteği” üzerine buluştu. Bunu bizzat kendi söyledi.
-Suriye üzerindeki yaptırımları kaldırdı.
-İsrail’in Suriye’deki Türk varlığına muhalefetine “makul ol” emri ile ters çıktı.
-YPG/PKK’nın Suriye’deki özerklik hayallerine son darbeyi vurdu.
-Yaklaşık 10 yıldır silah gibi suratımıza tutulan Halkbank davasını düşürttü.
-KAAN savaş uçaklarının jet motorlarını Kongre’deki ve kendi hükümeti içindeki baskılara rağmen şahsi yetkisini kullanarak onayladı.
*
Bu liste sadece yaptıkları bu arada. Türkiye’nin kendi politikalarını izlemesine ses çıkarmazken, NATO’nun Batı kanadını yerden yere vurup aşağılarken Türkiye’ye ne karıştı ne bulaştı.
Hiçbir şey yapmasaydı dahi şu bile yeterdi.
*
Geriye kaldı F-35 meselesi…
Şayet Trump ile bunu da çözüp bir başka 10 yıllık meselemizi de tarihin tozlu sayfalarına gömebilirsek ben biraz da sosyal medya jargonuyla şunu derim:
Bir dönemden alınabilecek maksimum verim budur.
📊 YKS 2025 EA İlk 1000 Tercih Trendleri
🥇 Hukuk
🥈 Psikoloji
🥉 İşletme
🔍 2025'in Mesajı:
EA puan türünde geleneksel gözde bölümler gücünü korurken, teknoloji ile iş dünyasını buluşturan programlar yükselişe geçiyor. #YKS2026#EşitAğırlık#Hukuk#ÜniversiteTercihi#ÖSYM
Siyaset bilimi açısından Atilla Yayla hoca, yine ezber bozan bir bakış açısıyla konu ele almış… CHP: Devleti kuran parti mi, devlet tarafından kurulan parti mi? | Türkiye Gazetesi https://t.co/XCGFmt3jpd
Hac ile Kurban aynı gün oldu diyenler ile Ramazan orucunu perhiz, bayramı şeker yenilen bir günden ibaret zanneden veya göstermeye çalışanlar…cahilliklerinden bir şekilde kendisini deşifre eden #BizansArtığı…fazla söze hacet yok…
🔴Doğu Perinçek, İsmail Saymaz için, bu bir bok bilmiyor, cahil demişti.
İ.Saymaz: Muharrem ayı yas ayı, 10 günlük oruç bitiyor yas orucu bu.
Sünnilerdeki gibi perhiz anlamında bir oruç değil.
Yanında ki sözde Sünni ev zencisi İbo da mal gibi dinliyor.
Sevgili gençler, kim #İslam’a, kim Peygamber efendimize, kim onun övgüsüne mazhar olmuş millete ve özellikle Ayasofyayı camiye çevirmiş Fatih’e vs.….hakaretvari saldırıyorsa bilinki bunlar #BizansArtığı zihniyetin temsilcileridir ve tekrar tekrar nevzuhur etmiş gibi çıkarlar… Bunlar her kılığa girerler; gençlere ilk kez dünyayı keşfettiğini ispatlamaya yarayan yeni yetme soytarı tipler; ilahiyatçı donunda türeyenler ile maskeler arkasında gizlenenler…
Yükseköğretim kurumlarının Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçlarına katkılarını değerlendiren Times Higher Education (THE), Sürdürülebilirlik Alanında Dünyanın en başarılı üniversitelerini açıladı.
Listeye Türkiye'den 74 üniversite girme başarısını gösterdi.
KALİBAF:
-Ablukayı askeri olarak kaldırmak isteseydik ağır mali kayıplar yaşardık, müzakere yoluyla bir gecede kaldırdık.
-Nihai bir anlaşmaya varılana kadar yaptırımlar yürürlükte kalacak. Bu nedenle, nihayetinde yaptırımları kaldırabilmemiz için petrol satışı yaptırım muafiyeti almalıyız.
-Dondurulmuş varlıkların serbest bırakılması için 11. madde uyarınca her biri 6 milyar dolar olan iki meblağın serbest bırakılması gerekiyordu; bu süreç Katar gezisi sırasında zaten başlatılmıştı, ancak nihai imzanın İsviçre gezisi sırasında atılması gerekiyordu ve bu da yapıldı.
-Elbette uluslararası yasalara uyulacaktır ve Hürmüz Boğazı, bu yasalara uygun olarak İran düzenlemeleriyle İran tarafından yönetilecektir.
-Hürmüz Boğazı'nda sorunlar yaşanabilir; bu nedenle bir merkez kurma ve bir telefon hattı oluşturma konusunda anlaştık, böylece 30 günlük bir süre boyunca herhangi bir sorun yaşanması halinde bunları daha hızlı çözebiliriz. Allah'ın izniyle bölge ekonomisi canlanacaktır.
Mutabakat metnine bakınca:
👉ABD kazanmadı
👉İsrail kaybetti
👉İran ayakta kaldı
Her şey savaş öncesi durumun aynısı.
Peki bu haltı ABD ve İsrail neden işledi?
Maddeler:
1-Savaşın sona ermesi:
İran ile ABD ve müttefikleri, Lübnan dâhil tüm cephelerde askerî operasyonları derhâl ve kalıcı olarak durduracak; birbirlerine karşı yeni savaş veya askerî operasyon başlatmayacak.
2-Karşılıklı egemenliğe saygı:
Taraflar birbirlerinin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı gösterecek, iç işlerine müdahale etmeyecek.
3-Nihai anlaşma müzakereleri:
En geç 60 gün içinde (karşılıklı mutabakatla uzatılabilir) kapsamlı bir nihai anlaşmaya ulaşmak için görüşmeler sürdürülecek.
4-Deniz ablukasının kaldırılması:
ABD, İran'a yönelik deniz ablukasını kaldırmaya başlayacak ve 30 gün içinde tamamen sona erdirecek. Ayrıca nihai anlaşmadan sonra bölgedeki askerî güçlerini çekmeyi taahhüt edecek.
5-Hürmüz Boğazı ve deniz trafiği:
İran, ticari gemilerin güvenli geçişini sağlayacak; mayın temizleme ve teknik düzenlemelerin ardından deniz trafiği normale dönecek. Hürmüz'ün gelecekteki yönetimi konusunda Umman ve bölge ülkeleriyle görüşmeler yapılacak.
6-Ekonomik yeniden yapılanma paketi:
ABD ve bölgesel ortakları, İran'ın yeniden imarı ve ekonomik kalkınması için en az 300 milyar dolarlık bir program oluşturacak.
7-Yaptırımların kaldırılması:
BM, UAEA ve ABD kaynaklı tüm yaptırımların belirli bir takvim çerçevesinde kaldırılması hedeflenecek.
8-Nükleer dosya:
İran nükleer silah üretmeyeceğini veya edinmeyeceğini yeniden teyit edecek. Zenginleştirilmiş uranyum stoklarının geleceği UAEA denetiminde çözüme kavuşturulacak ve zenginleştirme konusu müzakere edilecek.
9-Geçiş dönemi düzenlemesi:
Nihai anlaşmaya kadar İran nükleer programında mevcut durumu koruyacak; ABD ise yeni yaptırımlar uygulamayacak ve bölgeye ilave askerî güç göndermeyecek.
10-Petrol ihracatına izinler:
ABD, İran'ın petrol ve petrokimya ihracatı ile ilgili bankacılık, sigorta ve taşımacılık işlemleri için gerekli muafiyet ve izinleri verecek.
11-Dondurulmuş varlıklar:
İran'ın yurtdışında bulunan dondurulmuş fon ve varlıkları serbest bırakılacak ve İran'ın kullanımına açılacak.
12-İzleme mekanizması:
Mutabakatın ve ileride yapılacak nihai anlaşmanın uygulanmasını denetleyecek ortak bir mekanizma kurulacak.
13-Aşamalı müzakere süreci:
Ateşkes, ablukanın kaldırılması, deniz trafiğinin açılması, petrol ihracat izinleri ve dondurulmuş varlıkların serbest bırakılması gibi ilk adımlar uygulanmaya başladıktan sonra taraflar nihai anlaşmanın geri kalan maddeleri üzerinde müzakerelere geçecek.
14-Nihai anlaşma, bağlayıcı bir Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararıyla onaylanacaktır.
Çeviri/özet @aliicabuk
🌍 QS 2027 Dünya Üniversite Sıralaması açıklandı.
Türkiye genel sıralamada 25 üniversite ile temsil ediliyor. 6 üniversitemizin ilk 500, 11 üniversitemizin ise ilk 1000 içerisinde yer alması memnuniyet vericidir.
Bu tablo, üniversitelerimizin araştırma kapasitesi, akademik kalite, kurumsal gelişim ve küresel görünürlük alanlarında sürdürülebilir bir performans ortaya koyduğunu açıkça göstermektedir.
Sıralama kriterleri arasında yer alan ‘İşveren İtibarı’ bakımından elde edilen sonuçlar ayrıca kıymetlidir. Mezunlarımızın küresel ölçekte tercih edilen ve rekabet gücü yüksek bireyler olarak öne çıkması, Türk yükseköğretim sisteminin en önemli kazanımlarındandır.
Bu başarıda emeği bulunan tüm akademisyenlerimizi tebrik ediyorum.
Gelenbevî'nin en yoğun mesai harcadığı, onun ilmî kimliğini şekillendiren asıl alan mantıktır. "el-Burhan fi 'ilmi'l-mizan" adlı şaheseri, klasik mantığın en yetkin metinlerinden biri olarak kabul edilir. Gelenbevî, mantık kurallarını genel geçer felsefi ifadelerle sınırlı bırakmamış, kıyas mekanizmasının en ince teknik detaylarına inmiştir. Aklın çıkarım yaparken düşebileceği mantık hatalarını (safsataları) engellemek için kıyası, adeta bir cebir denklemi kesinliğinde ve milimetrik bir mühendislik titizliğiyle işlemiştir.
TRUMP’IN EN BÜYÜK SINAVI
Geçen gün Tarafsız Bölge programında Genel Yayın Yönetmenimiz Ahmet Hakan herkesin aklından geçen şu soruyu yöneltti: “Bitti mi savaş çok şükür?”
Ne diyeceğimi çok iyi bildiği için de şunu ekledi: “Bak sakın ‘bitti ama’ deme.”
Canlı yayında da burada da cevabım: Bitti ama…
Şimdi size nedenini ve nasılını açıklayacağım.
*
Pazar günkü yazıda size üst düzey bir ABD’li yetkiliyle toplantıya girdiğimden bahsetmiş ve “Ateşkesin başından bu yana ben şahsen hiçbir Amerikalıyı yetkiliyi bu kadar ümitli duymamıştım” demiştim.
Sonra da nihayet anlaşmaya varılmak üzere olunmasının mantıklı sebeplerini sıralamıştım.
Nitekim siz gazeteyi pazar sabahı alıp okudunuz, akşamına da anlaşma duyuruldu.
Tesadüf mü? Değil.
*
28 Şubat’ta Netanyahu’nun ipiyle kuyuya inen, ya da kuyuya düşen Trump, sonunda İranlılarla ortak bir noktada buluşup bu kuyudan çıkmanın bir yolunu bulmuştu.
Bu çıkış yolu ise Netanyahu’ya ve Washington’daki savaş çığırtkanlarına kulaklarını tıkamaktan geçti.
İran’ın da bu süreçte hataları oldu, çoğu zaman dikine gitti ama onları da yola getiren şey içinde bulundukları olağanüstü ekonomik sıkıntılardı.
Ben geçmişten ziyade bundan sonrasına odaklanmak istiyorum. Çünkü önümüzdeki 60 gün ve sonrası asıl işin kaderini belirleyecek.
*
Öncelikle Trump’ın başı içeride fena belada…
Trump gibi biri savaş bitirdiği ve barış masasına oturduğu için savaş başlatmasından daha fazla ateş altında kalır mı?
Söz konusu İsrail ise kalıyormuş.
İsrail ve Netanyahu hükümetinin bu masayı havaya uçurmak için ne kadar çabaladığı ortada. İmza günü dahi işi bozmaya çalıştılar.
Son haftalarda gizliden yürüttükleri Trump düşmanlığı imzadan sonra ayyuka çıkmış halde. Hem de açıktan.
Sadece İsrail’in aşırılıkçı kabinesi de değil.
Yıllardır “Trumpçı” görünen İsrail yanlıları Amerika’da Trump’a iyiden iyiye yükleniyorlar.
*
Cuma bizzat imzalar atıldıktan, Hürmüz açıldıktan ve savaş bittikten sonra başlanacak nükleer ve yaptırımlar görüşmelerini başarısızlığa uğratabilecek birkaç husus var:
1- Trump’a içeride yapılan baskı ve daha da önemlisi aşağılayıcı kampanyanın Trump’ı fevri bir karar almaya götürmesi.
2- ABD’ye ciddi tavizler vermeye hazır olan İran’ın içerideki baskıların önünü alabilmek için Trump’ı ve ABD’yi ezilmiş gösterme çabaları.
3- Netanyahu’nun Lübnan üzerinden İran’ı aksiyon almaya zorlaması.
*
Bu sürede…
İsrail’in fitne makinesi çalışacak, İsrail’in katliam makinesiçalışacak, İran’daki radikaller durmayacak, İran’daki sistem içi çatışma durmayacak.
Trump’ın son birkaç aydır yaptığı gibi…
Bölge liderlerini dinlemeye devam etmesi, nihayet bulduğu doğru yoldan ayrılmaması ve tahriklere kapılmaması lazım.
Biliyorum çok şey talep ettim…
Fakat “savaş bitti ama…” dememin sebepleri işte kısaca bunlardır.
“Erol Hoca hikmet peşinde olan, disiplinler arasında dolaşan, uzmanlığın sınırını aşıp toplumun kalbine dokunan bir hekimdir.”
(Harun Kaban; @harunkaban)
Avukat dostu yaklaşımla hayata geçirdiğimiz e-Avukat uygulamamızla, zaman ve erişim engellerini ortadan kaldırarak savunma hakkının daha etkin kullanılmasına katkı sunuyoruz.
Yakın zamanda hizmete aldığımız uygulama sayesinde avukatlarımız, müvekkilleriyle ofislerinden görüntülü görüşme yapabiliyor; adalet hizmetlerine daha hızlı, daha etkin ve daha erişilebilir şekilde ulaşabiliyor.
Adalet hizmetlerinin sunum kalitesini artırmak için teknolojinin tüm imkânlarından faydalanmayı kararlılıkla sürdüreceğiz.