İkinci gösterim Ölü Deniz, bugün 20:00’da, youtube kanalımda yayında.
Harbiye’de çektik, 90 dakika, olduğu gibi, size emanet. sevgiler.
tam şurada olacak: https://t.co/uynn4dJQL5
7 işçinin hayatını kaybettiği Dilovası'ndaki Ravive Kozmetik yangını davasının avukatı Saruhan Efe Kadaifçi, sanık patronun şikayeti sonucu adliyeye beyanda bulundu.
🗣️ Av. Kadaifçi: Biz burada Dilovası patronları değil aslında onları var eden bir toplumsal ilişkiler bütününe karşı bir savunma yapıyoruz. Onun bunun altında ezilen, bunun altında yakılarak katledilen yedi insanın avukatlığını yapıyoruz.
🗣️ "Bu baskılar pek çok avukatın başına gelmiştir. Hiçbiri de yılmamıştır. Ben de o arkadaşlar gibi yapacağım. Hendek'ten Can Atalay'a, Soma'dan Selçuk Kozağaçlı'ya, ÇHD Genel Başkanı Ezgi Önalan'a, Yunus Emre Işık'a hepsine özgürlük diliyoruz."
Karatepe Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’ndan herkese selamlar. Merak eden varsa içten bir şekilde söylüyorum, keyfim yerinde. İlerleyen günlerde façayı bozmamak için iyi hissetmiyorken “iyiyim” diyebilirim. O durumda bir yerlere göz kırpma emojisi koyarım.
Birçok açıdan nostaljik bir deneyim oluyor. Yıllar sonra televizyon izliyorum ve alaturka tuvalet kullanıyorum. Üstüne bir de Dünya Kupası eklenince 2002 yılında maça yetişmek için okuldan eve koşan Çocuk Deniz’e döndüm ama şişman Ronaldo’suz aynı keyfi vermiyor. Bu arada reklamlar iyice sıkıntı olmuş. Kantinden AdBlock istemek için dilekçe yazmayı düşündürdü. Sürekli meşrubat içen Boran Kuzum ve Feyyaz’ı görüyorum. Umarım müstakil bir ev alacak kadar iyi bir kaşeye anlaşmışlardır. Yoksa çekilecek çile değil. Nihat Kahveci’ninkini ev de kurtarmaz. “Kuşkaş ne topçuydu be!” Bir de yağcılık gibi olacak ama TRT 2 çok iyiymiş. İlaçlarıma henüz ulaşamamışken Kiarostami’nin Kirazın Tadı antidepresan gibi imdadıma yetişti yine. Yemekler ODTÜ yemekhanesiyle aynı. Dışarıdayken günde 1,5 öğün yiyordum, burada 3 öğün yiyorum vakit geçsin diye. Diş fırçalama işini de günde ikiye çıkardım, yine vakit geçsin diye. Alaturka tuvalet de daha sağlıklı diye duymuştum. Öyle değilse bile buradan çıkana kadar söylemeyin, motive kakalarımın tadı kaçmasın.
Bildiğiniz gibi kendi isteğimle dönüp teslim olmama rağmen ters kelepçe yapmak istediler. Rızam olmadığını söyledim. Zor kullanarak yaptılar. Şanlı direnişim yaklaşık 4 saniye sürdü. Polisler 2 katım n’apayım? Sonra emniyette birisi, “ya aslında sosyal medyaya içerik üretmek için” demiş olmalı ki; restoranda tam yemek yiyecekken “arkadaşlar bir saniye bozmayın” deyip masanın fotoğrafını çeken influencer tatsızlığında, ters kelepçeli videolarım çekildi; önden, arkadan, yandan. Hepsinde bir şekilde kameramanı bulup sırıttığım için uzak-arka açıyı yayınlayabilmişler.
Yapıcı bir eleştiri: Vatan Emniyet binası dökülüyor. Çalışanlar sıcaktan baygınlık geçiriyordu. Osmanlı’dan kalma klimalar var ve onlar da çalıştırılmıyor. Sadece amirlerin odasında son model klima var. Bu memurlar sırf siz istiyorsunuz diye kendilerine hiçbir zararı olmayan ve hatta belki sempati duydukları insanlara kötü polis rolü yapıyorlar. Duygusal yükü ağır olmalı; müstakil ev verseler yapmam. Bari bir klima alın. Yeri gelmişken söylemeden geçemeyeceğim, bu iki günlük kısa mesaim gösterdi ki Behzat Ç. ve Bir Zamanlar Anadolu’da kurmaca değil belgeselmiş, bütün diyaloglar ve karakterler birebir gerçekmiş.
Uçağa binmeden önce internetteki son dakikalarımda gördüğüm son şey “ailesinin gözüne girmek için kendini yakıyor, yazık!” tarzı yüzeysel psikolojik analizlerdi. Annemin Airbnb’de biblo kırdığı için ağıt yakması ve babamın gerçekten iyi bir baba olması dışında bütün anlattıklarım kurmacadır. Şaka yazabilmek için uydurduğum hayali çatışmalardır. Kişi ve kurumlar gerçek değildir. Mizahi bir yaklaşımdır. Pardon, mahkeme diline alıştım; siz bari şaka açıklattırmayın.
Kendimi bildim bileli hiçbir konuda baskı yapmamış, bana dair beklentiye girmemiş, çöp adam bile çizsem duvara asmış can dostlarımdır ikisi de. Her anne-baba kadar korumacı ve kaygılıdırlar. 2023’teki ilk Harbiye gösterimden sonra bile “Psikolog olsan keşke, boş vakitlerinde stand-up yaparsın” seviyesinde klişe; “yurtdışında İngilizce yapsan olmuyor mu?” diyecek kadar oğullarını gözlerinde büyütmüş insanlardır. Hemfikir olmasalar da bütün saçma kararlarımın arkasında durdular, bu gösteride de öyle olduğunu biliyorum, huzurlarınızda ikisini de öpüyorum.
Bu gösteriyi ne bir karşılık umarak ne de bir an bile cesur hissederek yayınladım. 7 yıl boyunca muhteşem bir hayat yaşadım. 25 yaşıma kadar içedönük, ölümüne karamsar, her şeyden şikâyet eden bir insan olarak; hobi seviyesinde yirmi seyirciye stand-up yapsam yeterince mutlu olacakken yüzlerce gösteride binlerce insanla beraber güldüm, yüzlerce yeni arkadaşım oldu, çok kalabalık ve sevgi dolu hissettim. Üstüne ihtiyacımın çok üstünde para kazandım.
Gencecik insanlar üniversiteleri korumak için, birçok konuda aynı düşünmedikleri belediye başkanlarına haksızlık yapıldı diye başlarına bu kadar bela alırken, “politik mizah” yaptığını iddia eden biri olarak en zararsız cümleleri bile ‘ama bunu yanlış anlarlar mı?’, ‘burayı manipüle edip sana saldırırlar mı?’ kaygılarıyla silmekten, etrafından dolanmaktan sıkıldım. O kadar sıkıldım ki, sıkıntım hayli yüksek olan korkumu aştı.
Gözaltı gecesi uyuşturucu testi sonrası götürüldüğüm hastanede beni görünce heyecanla el sallayan yetmiş yaşında teyze ise, kişisel sıkıntımı hayalimin ötesinde bir memnuniyete dönüştürdü. “Halk beni anlamadı ve başıma işler geldi” diye beklerken, “Halk beni anladı ve başıma işler geldi” oldu. WIN-WIN.
Temel seviyede Türkçe bilen, gösteriyi sahiplenen ve dayanışma gösteren herkese sevgiler. Gündemi salıyorum, kararlıyım bu sefer Moby Dick’i bitireceğim. Size dışarıda kolaylıklar.
Değerli arkadaşlar ben Özgür Turhan. Güzel ülkemizde komedyenlik yapıyorum. Yarın Cübbeli Ahmet Hoca ile ilgili hakaret davasında ifade vereceğim. Cumartesi günü ise, Galatasaray tarafından şahsıma dava açıldığı için karakola imza vermeye gideceğim, yaklaşık 9 aydır gidiyorum. Yaşadıklarımla beraber, almış olduğum tehditler, yapmış olduğum işi engellemeler ise şu an burada bahsi geçirilmeyecek kadar hafif geliyor.
Eti atmış olduğum tweetten dolayı, yayınlanmayan reklamlarında oynadığım için zarara uğradıklarını söyleyerek sözleşmeyi tek taraflı feshetti. Tarafıma reklamdaki zararlarını karşılamak için tazminat davası açtılar. Reklam setinde içtikleri kahvelerden, beyran çorbalarına kadar benden talep ettikleri tutar, bütün masraflar yaklaşık olarak 5 Milyon TL. Dava anlayamadığım bir şekilde aleyhimde sonuçlandı.
Pazar günü yapacağımız gösteri çekimimizden önce ne suç ne değil diye söylediğimiz bütün kelimeleri gözden geçirdik. Yasalarımıza göre herhangi bir suç işlemediğime kesinlikle emin olduğum gösterimde, eşim dostum ne zaman içeri gireceğim diye gün sayıyor.
Arkadaşlarım, tanıdıklarım yalnızca espri yaptığı için tutuklular, davaları var.
Ben komedyenim, bu ülkede yalnızca esprilerimi sizlerle paylaştığım için başıma bunlar geliyor.
Artık çok yoruldum. Ülkemizin geldiği duruma üzülüyorum, çocuklarımızın geleceğine üzülüyorum, kendime üzülüyorum. Ne yapacağımı ne diyeceğimi bilmediğim garip bir durumdayım.
Tutuklanan 'Soğuk Savaş' programının sunucusu Boğaç Soydemir’in eşinin yaptığı paylaşım…
Ben de bu tutuklamanın hukuki olduğunu düşünmüyorum. Ülkeye çok büyük zarar veriyorlar. Gençler umudunu yitiriyor
Beyoğlulu komşularımın, ailemin ve partililerimizin gönlü rahat olsun. Kimseyi mahcup edecek hiçbir eylemde bulunmadım, bulunmam.
Yerim yurdum belliyken, sabahın altısında üç kızımın gözyaşları arasında evimden gözaltına alınmam, esas amacın siyasi baskı olduğunu açıkça gösteriyor.
Amaç, belediyemiz ve Beyoğlu halkı arasındaki köprüleri yıkmak. Halka hizmet etmemizin engellenmeye çalışılmasıdır.
Bu nedenle, tüm Belediye emekçilerimizden istirhamım şudur:
Bir vatandaşımızı bile bugün özel bir durum var bahanesiyle belediyenin kapısından sakın geri çevirmeyin.
Çok daha büyük bir şevk ve çaba ile çalışın, komşularımıza hizmeti asla aksatmayın.
Sokaklarımız her zamankinden daha da temiz olsun.
Aşevimizden çıkan yemekler, mutlaka tüm ihtiyaç sahiplerine ulaşsın.
Kreşlerimizde çocuklarımızla her zamanki güleryüzünüzle ilgilenin.
TOGG engelsiz taksimiz gün boyu yollarda engelli komşularımıza hizmet etsin.
Büyüklerimizin bir liraya çay içtiği Emekli Evlerimiz gün boyu çalışsın.
Ring servislerimiz sakın aksamasın. Kimseyi yolda bırakmayın.
Beyoğlu İstihdam Merkezimiz gençlerimize iş bulmayı sürdürsün.
Uyuşturucu belasına karşı İstanbul Büyükşehir Belediyemiz ve anneler ile birlikte yürüttüğümüz mücadele muhakkak hız kesmeden devam etsin.
Belediyemizin tüm birimlerinde çalışan her bir mesai arkadaşıma güveniyorum.
Altıncı Daire her koşulda çalışır.
Moral bozmak yok, atlatacağız.
Polis arkadaşlar kapıda beni beklerken, gözaltına alınmadan önce, eşim Ayşen, kızlarım ve can dostumuzla birlikte bir fotoğraf çekildik.
31 Mart 2024'te edebimizle, 30 yıllık kibri yendik. Babamın zamanında işçisi olduğu Beyoğlu Belediyesi'ne başkan seçilmek, hayatımın bana bahşettiği en büyük gurur oldu.
Beyoğlu'nun hakkı bize emanet diyerek hizmete başladık. Komşularımıza layık olmak için çok çalıştık. Beyoğlu Belediyesi’ni tüm saygın araştırmalarda, ilçeler arasında memnuniyetin en üstte olduğu belediye yaptık.
Sevgili komşularım, hayatım Beyoğlu'nda geçti, hepiniz beni tanıyorsunuz. Gözaltında olma sebebimin çirkin iftiralar olduğunu biliyorsunuz. Hesabını veremeyeceğimiz tek bir işimiz olmadı, olmaz.
Beyoğlu, vicdanlıdır, haysiyetlidir, adildir.
İnan Güney Beyoğlu'na emanettir.
Faşizmin veba gibi yayıldığı bu dönemde herkesi paçasından tutan, tarihsel kardeşlik şiarını bir meddah gibi dengbej ritminde kulağımıza okuyan, tüm ezilenlerin, kurdun, kuşun, ağacın, toprağın kardeşi; Türk’ün özü Kürd’ün fedaisi, faşizmin kırıcısı, Türkiye halklarının öz evladı Yoldaşımız Sırrı abim.
Hoşça kal.