İki güzide takımızın gösterimiş olduğu dik duruşu neticesinde,Mustafa Kemal Atatürk Türkiye’nin kırmızı çizgisi olduğunu tüm dünyaya gösterdiler. Tebrikler koca yürekliler.
Tuvalete tekerlekli sandalye ile giden adam Fransa ile Hatay durumu sertleşince ayağa kalktı. Hudut'a gidip Orduyu teftiş edeceğim dedi.
Fransızlar Kemal hasta, savaşı göze alamaz kanısına kapılmasın istiyordu. Doktorların durumunuz kritik toparlayamayız uyarılarına rağmen Adana'ya gitti.
5 saat o sıcakta ayakta orduyu denetledi, hazırlıkları teftiş etti. Etrafı bulanık görüyorum çocuk dedi yaverine, benzi sararmıştı. Askeriyle son birlikteliği olduğunu hissediyordu sanki. Dünya'ya ayaktayım mesajı verecekti. Verdi ama dönüşte İstanbul'da geminin merdivenlerinden inemiyordu. Koluna girseler hastalığı anlaşılacaktı, yavaş inse belli olacaktı sakladı. Küçük Ülkünün elinden tutup çocuk adımlarıyla indi.
Doğrudan yatağa girdi oradan da komaya ve bir daha kalkamadı. Bozkurt son savaşını da kazanmış, Hatay'ı kurtarmıştı. Ama canından da olmuştu...
Kaynak:Tarihçi / Doç.Dr. Orhan Çekiç
- Ama oğlu Kuran-ı Kerimleri toplattı.
Evet toplandı. Çünkü yabancılar tarafından değiştirildiği devlet tarafından fark edilince ne kadar Kuran-ı Kerim varsa hepsi toplatıldı. Düzeltildi. Mühür vuruldu ve tekrar iade edildi. O dönemki Kuran-ı Kerimlerde hala mühür vardır.
- Ama oğlu İskilipli Hoca gibi hocaları, şapka takmadığı için astı.
Evet asıldı. Ama şapka yüzünden değil. Hoca olduğu için hiç değil. Osmanlı zamanında da 31 Mart'a karıştığı için askeri mahkeme tarafından yargılanan, 'Kudurmuş haydutlar' dediği Kuvayi Milliyecilere karşı Yunanlıları tutmasına hatta bildirileri Yunan uçaklarıyla Anadolu'ya atılmasına rağmen affedildi. Ama ne zaamanki çeşitli şehirlerde çıkan isyanlar sonucunda, hükümet konakları basılıp görevliler öldürülünce ve bu olaylarda onun da etkisi olduğu anlaşılınca idam edildi. O dönem yargılanan Tahirül Mevlevi, Hafız Osman, Ömer Rıza gibi hocalar beraat etti, 'hoca' oldukları halde!
- Ama oğlu camileri ahır yaptı. Evet camiler ahır da oldu.
Sinan Meydan, İtalyan arşiv belgelerinde Yunan ordularının camileri tahrip ederek, Kuran-ı Kerimin ayaklar altında çiğnenmesi gibi maddi-manevi baskılar yapıldığını, Milli Mücadele sonrasında Atatürk'ün emriyle yakılan, yıkılan camiler konusunda bir rapor hazırlandığını ve 1 yıl içinde 126 cami ve mescidin onarıldığını, Atatürk'ün Eskişehir Mihalıççık Camii için cebinden 5000 lira vererek yeniden yaptırdığını, İnönü'nün Ankara Bükteş Sokak' ta bir caminin yapımı için 2500 lira bağışladığını, 1924-1935 arasında yüzlerce tarihi camiyi tamir ettirdiğini yazar.
Yalanlar, yalanlar, yalanlar...
İnsanları böyle kandırdınız. Atatürk düşmanlığı henüz Atatürk'ün sağlığında başlamadı mı zaten?! Ölmesi de etkilemedi.
İşin tuhafı mesela çoğu içkiye bağlı nedenlerden ölen Osmanlı padişahları umurunuzda olmadı. 2.Abdülhamit'in torunu 'Dedem rom içmeyi severdi.' demesine rağmen o 'cennetmekan' oldu, ama Atatürk'ün rakısı battı...
Alfabe Osmanlı'da 70 yıl tartışıldı ama 70 yılı konuşmayıp bir gecede değişti yalanını yaydınız ve size inanan safi koyunları bu yalanlarınıza inandırdınız!
2.Abdülhamit döneminde Türkiye'nin iki katı olan, 1 milyon 592 bin 806 kilometre karelik toprak kaybedilmesine rağmen, bunu hiç sorgulamadınız. Ama Londra ve Uşi anlaşmalarıyla çoktan kaybedilen 12 Adaları,bu adalar 26 ada olarak da söyleniyor .. yıllarca Lozan'da kaybettik yalanını yüzünüz hiç kızarmadan söylediniz. Üstüne atılan birçok iftiraya gözünüz kapalı inandınız. En çok da din üzerinden vurmaya çalıştınız, bağımsız bir ülke hediye etmese dini sanki çok yaşayabilecekmişsiniz gibi...
BİZ OĞLUNUZU ÇOK SEVDİK, Ve öyle bir evlat yetiştirdiğiniz için, bu yıl 'da' saygı, sevgi ve rahmetle anıyoruz sizi..., Zübeyde Annemizi.
Sen kalk;
Osmanlı ordusunu Libya'da yönet
Tobruk'u kazan.
Derne'yi, Libya'yı İtalyanlardan gözün gibi koru
Çanakkale'ye geç.
Dört alayı birden yönet,
akıl almaz taaruzlarınla savaşı kazan
Padişah sana şeref madalyaları versin
Oradan Diyarbakır'a geç..
Muş'u, Bitlis'i Ruslar dan kurtar
Filistin de komutanı bile olmadığın; aç, susuz, cephanesiz askerleri toroslar a çekip kurtar
Sonra..............
Samsun'a çık...
Aynı askerle milli mücadele başlat
Amasya’da Erzurum’da Sivas’ta kongreler yap,
Manda kabul edilemez yaşasın bağımsızlık de...
İzmirde ki ve Eskişehirde ki; Yunan'ı;
Konya'daki; İtalyanı;
İstanbul'daki; İngiliz'i;
Antep'teki; Fransız'ı
topraklarından defet....
Yeni bir devlet kur.!
Başına geç, yönet, kalkındır...
Çobandan mühendis, bataklıktan fidan çıkart;
saygın bir vatan ve bayrak çıkart....
80 sene sonra...
biri çıkıp sana "ayyaş" desin....
Ben kurban olurum böyle ayyaş'a..!