Nazar gerçektir. İnsanlara ballandıra ballandıra ilişkinizi, işinizi anlatmayın. Dualarınızın kabul olduğunu bile insanlara söylememeniz gerek. Ya da rüyalarınız çıkıyorsa mesela bunları da söylemeyin bunların hepsi nazar getirir. Bugünden itibaren hayatı daha mütevazi sınırlar içerisinde yaşayın. Dili tutmak çok zor ama gerçekten dilini tutan kurtuldu.
"Bir insanın sizi sevip sevmediğini, isteklerinize verdiği tepkilerden değil; onun planlarına uymadığınızda takındığı o soğuk ve mesafeli tavırdan anlarsınız. İşler kendi istediği gibi gitmediğinde sizi suçluluk duygusuyla terbiye etmeye çalışan herkes gizli birer manipülatördür."
Bu hayatta iyi niyeti fazla ucuz tutmanın insanlara kaybettirdiğini düşünüyorum. Siz insanlara açık kalpli, şeffaf ve samimi duygularla yaklaşırken onlar arka planda farklı hesaplara girişiyor, farklı bağlantılar kuruyor, size sizin onlara baktığınız bağ, empati, iyi niyetle bakmıyor; sessizce kendi geleceklerini güvene almanın hesaplarını yapıyorlar. Bu yüzden iyi insanlar, her yerde saf bir şekilde iyi olmamayı öğrenecek kadar akıllı, başkalarının kendini öncelediği gibi kendini başa koymayı bilecek kadar da sınır bilen biri olmalıdır. İyiliğe evet, aptallığa hayır.
Engin Geçtan, ''incinmemek için diğer insanlara tereddütle yaklaşıyoruz..'' dedikten sonra bu tereddüdün bize neye mâl olduğunu şöyle dile getirir.. ''Hiçbir şeye bağlanamamak insanın boşluk ve anlamsızlık duygularını yaşamasına neden oluyor..'' (İnsan Olmak)
Üzülerek söylüyorum ama bir erkek değer vermediği kadına yatırım yapmaz. Ne bir date planlar, ne emek verir, ne ilgi gösterir, ne de sizi hayatında özel hissettirecek bir adım atar. İnsan önem verdiği şey için zaman da bulur, çaba da gösterir. Bazen bir erkeğin size ne söylediğinden çok, sizin için ne yaptığına bakın. Çünkü tüm gerçek tam da orada gizlidir.
İnsanların yüzde doksanı kıskanç köpek maalesef. Eğer sizi kendilerinden bir konuda üstün görüyorlarsa içten içe kuruluyorlar ve sizi bir şekilde düşürmeye çalışıyorlar. Şimdiye kadar aksini görmedim. Bu yüzden bir miktar ego ZORUNLULUKTUR. Yüzünüz tatlı olursa tepenize binerler
"sana rastladım ve hikâyem çiçeklendi" diyebileceğim insanlarla karşılaşmayı diliyorum. sen geldin ya, yüküm hafifledi, neşem katmerlendi. kedere ve korkuya bulanmış dünyama güneş oldun. sevginin iyileştirici gücünü, kalbimin her bir karışında seninle birlikte duyumsadım.
Bir insanın ne dediğini anlamak zekâ işidir. Neden söylediğini anlamak empati işidir. Söylediklerinin başkaları üzerindeki etkisini önemsemek ise vicdan işidir. Bu üçünden biri eksik olduğunda iletişim teknik olarak gerçekleşebilir, fakat gerçek anlamda bir bağ kurulamaz.