Umariz Bakirkoy’de de benzer durumlar yasanmadan önlem alinir. Umarim Bakirkoy yakinda bu uyarilara ragmen haberlere konu olmaz. Yakinda okullarda aciliyor cocuklar sokaklarda servis bekleyecek. Umarim vatandasin uyarisi dikkate alinir. @AysegulOzOv@AliYerlikaya@haskologlu
MAMA SEKTÖRÜNDEKİ BÜYÜK PARA: ÇAĞATAY PET FOOD, IFC ORTAKLIĞI VE CEVAP VERİLMESİ GEREKEN SORULAR.
Türkiye son yıllarda sokak köpekleri tartışmalarını konuşuyor. Televizyon ekranlarında saldırı haberleri, sosyal medyada paylaşılan görüntüler, belediyelerin bütçeleri, yeni yasal düzenlemeler ve bir türlü çözülemeyen bir sorun...
Ancak bu tartışmaların gölgesinde büyüyen başka bir gerçek daha var.
Sokak köpekleri meselesi büyürken, evcil hayvan maması sektörü de olağanüstü bir hızla büyüyor. Bu büyümenin en dikkat çekici örneklerinden biri ise İzmir merkezli Çağatay Evcil Hayvan Mamaları ve Yem Ürünleri Sanayi ve Ticaret A.Ş.
Şirketin kamuya açık verileri incelendiğinde ortaya dikkat çekici bir tablo çıkıyor. 2023 yılında yaklaşık 244 MİLYON TL matrah beyan eden şirketin tahakkuk eden vergisi yaklaşık 59.1 MİLYON TL olarak görülüyor. Bir yıl sonra, 2024 yılında matrah 248.6 MİLYON TL seviyesine yükselirken tahakkuk eden vergi yaklaşık 60 MİLYON TL'yi aşıyor. Asıl dikkat çekici sıçrama ise 2025 yılında yaşanıyor. Şirketin beyan ettiği matrah 507.6 MİLYON TL'ye yükselirken tahakkuk eden vergi 120 MİLYON TL seviyesine ulaşıyor.
Rakamların söylediği şey açık. Şirket yalnızca büyümüyor. Adeta ölçek değiştiriyor. 2023 yılında yaklaşık 244 MİLYON TL olan matrahın iki yıl içerisinde 507 MİLYON TL seviyesine ulaşması, şirketin faaliyet hacminde çok ciddi bir genişleme yaşandığını gösteriyor.
Bu büyüme tesadüf mü?
Tam da bu noktada 2025 yılında gerçekleşen çok önemli bir gelişme karşımıza çıkıyor.
22 Eylül 2025 tarihinde Dünya Bankası Grubu'nun yatırım kuruluşu olan IFC (International Finance Corporation), Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) ve Türkiye'nin en büyük özel sermaye fonlarından biri olan Turkven'in Çağatay Pet Food'a ortak olduğu açıklandı.
Bu sıradan bir kredi anlaşması değildi. Bu kurumlar şirkete borç vermedi. Şirkete ortak oldu. Yani Çağatay Pet Food'un gelecekteki büyümesine doğrudan yatırım yaptılar.
Peki neden?
Resmİ açıklamalara bakıldığında cevap net. Şirket bugün Türkiye'nin en büyük kuru mama üreticilerinden biri olarak tanımlanıyor. 55'ten fazla ülkeye ihracat yapıyor. Türkiye'nin en büyük pet ürünleri e-ticaret platformlarından birini işletiyor. Yeni yatırımlarla üretim kapasitesini yaklaşık üç kat artırmayı hedefliyor.
Uluslararası yatırımcıların gördüğü tablo bu.
Fakat burada başka bir soru ortaya çıkıyor.
Dünya Bankası Grubu'nun yatırım kolu neden Türkiye'deki bir mama şirketine ortak olur?
Bu sorunun cevabı aslında sektörün büyüklüğünde saklı.
Bir zamanlar yalnızca birkaç ithal markanın hakim olduğu pet food pazarı bugün MİLYARLARCA DOLARLIK küresel bir endüstri haline gelmiş durumda. Türkiye de artık bu zincirin yalnızca tüketici tarafında değil, üretici tarafında da yer alıyor. Yerli üreticiler Avrupa'ya, Körfez ülkelerine, Asya'ya ve Amerika'ya ihracat yapıyor.
Çağatay Pet Food da bu dönüşümün en önemli oyuncularından biri olarak öne çıkıyor.
IFC'nin geçmişine bakıldığında da ilginç bir tablo ortaya çıkıyor. IFC bugün dünyanın dört bir yanında enerji, bankacılık, tarım, altyapı, teknoloji ve sanayi yatırımları yapan dev bir kurum. Yüzlerce şirkete ortak oluyor. Milyarlarca dolarlık finansman sağlıyor. Türkiye'de de yıllardır bankalardan enerji şirketlerine, üretim tesislerinden sanayi kuruluşlarına kadar çok sayıda yatırımın içerisinde yer alıyor. Dolayısıyla IFC'nin bir şirkete ortak olması yalnızca finansman anlamına gelmiyor. Aynı zamanda o şirketin uluslararası yatırımcıların radarına girdiğini de gösteriyor.
İşte bu nedenle Çağatay Pet Food'un hikayesi yalnızca bir mama şirketinin hikayesi değil. Aynı zamanda Türkiye'de büyüyen bir sektörün hikayesi.
Fakat hikayenin başka bir tarafı daha var.
Son yıllarda belediyelerin sokak hayvanları için açtığı mama ihaleleri dikkat çekici boyutlara ulaştı. Türkiye'nin farklı şehirlerinde milyonlarca kilogramlık mama alımları yapıldı. YÜZ MİLYONLARCA LİRALIK bütçeler ayrıldı.
Bir tarafta sokak hayvanı sayısındaki artış.
Bir tarafta belediyelerin büyüyen mama bütçeleri.
Bir tarafta her yıl büyüyen pet food sektörü.
Diğer tarafta ise çözülemeyen bir sokak hayvanı sorunu.
Elbette buradan hareketle herhangi bir şirketin veya yatırımcının sokak hayvanı sorununun devam etmesini istediği sonucuna ulaşılamaz.
Ancak kamuoyunun şu soruyu sorması da son derece doğaldır.
Türkiye'de sokak hayvanları etrafında oluşan ekonomik ekosistemin büyüklüğü tam olarak nedir?
Belediyelerin son beş yılda yaptığı toplam mama harcaması ne kadardır?
Bu harcamaların ne kadarı hangi üreticilere gitmektedir?
Sektördeki büyüme ile sokak hayvanları politikaları arasında ölçülebilir bir ilişki var mıdır?
Bugün elimizde kesin cevaplardan çok sorular var. Fakat rakamlar bize bir şeyi net biçimde gösteriyor.
Çağatay Pet Food'un 2023 yılında yaklaşık 244 MİLYON TL olan matrahı iki yıl içinde 507 MİLYON TL seviyesine çıkıyorsa, IFC, EBRD ve Turkven gibi küresel ve bölgesel yatırım devleri bu şirkete ortak oluyorsa, Türkiye artık yalnızca sokak köpeklerini tartışan bir ülke değildir.
Aynı zamanda sokak hayvanları, evcil hayvan ekonomisi, uluslararası yatırım fonları, belediye harcamaları ve büyüyen mama endüstrisinin kesiştiği çok daha büyük bir ekonomik alanın da merkezinde bulunmaktadır.
Belki de bugün sorulması gereken, "Türkiye'de insanlar sokak köpeklerini tartışırken, perde arkasında büyüyen pet food ekonomisinin gerçek büyüklüğünü kaç kişi görüyor?" sorusudur.
Ekonomist Emre Alkin:
Düğünlerde insanları doyurmak yerine o parayı saklasanız, tasarruf etseniz daha iyi olur.
Hayata 5-0 yenik başlıyorsunuz, niye?
‘Aman o bozulmasın, bu bozulmasın, benim eşim böyle istiyor’ diye.
O zaman eşiniz yanlış düşünüyor, evlilik kararını bir kere daha düşünün.
İnsanları mutlu edeceksiniz diye 5-10 yılınızı tehlikeye atacak bir harcamanın içine girmemeniz lazım.
rodos'ta araba kiraladim, araba sacma bicimde cizik oldu. boyle surtmeyle vs olacak bi cizik de degil. suphelendim ben bi pustluk var diye. sonra araba iadesinde direkt cizigi gosterdi ve 150 euro istedi. hir, gur cikti netice olarak odedim.
sonra yunan turizm ofisine yazdim cuma gunu aksam, pazartesi sabah donmusler ilgili kisileri cc'leyip ve surecle ilgili bilgilendireceklerini soylediler. sonra kanit bulamadilar. bana ilgilenmis olmalari yetti. eger gercekten bi dumen donduyse belki bi daha yapamazlar.
allahin rodos'u bak, fethiyeden yuzsen gidersin. turk bi turistik hipotetik bi sikayetine anlik donus yapip ilgileniyorlar. asagidaki kadin ne yapiyor? facebook gruplarina yazmis :) cunku kontagi yok, kontagi olsa yaptirimi yok. olsaydi bugune kadar artik bariz olan bu durumun onune coktan gecerlerdi
cok uzatmayayim, yunanda tatil yapiyorlar, parami yunana veriyorlar bilmem ne diye kimseye sikayetlenmeyin. yunandan buraya gelecek bi mudahale misliyle karsiligini bulur ancak icerideki talanin, saldirilarin akibeti malum.
devam
Vize meselesi sağır sultanın bildiği şeydi. Ancak bugüne kadar kimse ses çıkarmadı. Bugün patladı.
Sadece vize değil! Kamu idarelerinin etrafında kurulmuş, fotokopici görünümlü tüm acentalar benzer işler yapıyor.
Alayına çökün @abakingurlek
Vize konusunda yaptığım çalışmanın tamamını bir ay içinde paylaşacağım.
Bu süreçte Instagram hesaplarım, Whatsapp hattım bile bu çeteler nedeniyle kapatıldı.
Ancak bu konu nihayete erecek. Bunların reklamını Youtube’da, Instagram’da yapanlar silmeye devam etsin. Hepsini çoktan bildirdik.
Verdiğiniz destek için teşekkür ederim. Medya sektöründekiler konuya destek vermek yerine ise haberimi her zamanki gibi çaldılar ama çok şükür herkes ne olduğunu biliyor.
Hatay'da koruma altında bulunan Milleyha Sulak Alanı'na, kimliği belirsiz kişilerce bir kamyonet dolusu sahipsiz köpek bırakıldı.
Söz konusu bölge, 316 kuş türüne ev sahipliği yapıyor.