Van Gogh’un 6 yıl içinde “gördüğünü” resmeden bir ressamdan “hissettiğini” resmeden bir sanatçıya dönüşümünü gösteren iki resim:
Solda, babasının papazlık yaptığı köy kilisesini ağır ve realist bir yer olarak çizer.
Sağda, başka bir kilise artık ruh haline dönüşür.
🚨SUMUD FİLOSU ACİL DURUMA GEÇTİ!
20’den fazla İsrail gemisi, filoya müdahale için gemilerin önüne konuşlandırıldı.
Ayrıca filonun yakınlarında deniz mayınları tespit edildi.
Kaynak: El Cezire
Muhammed Emin Yıldırım Hocamızın samimiyetini şahidiz. 3 haftadır Özgürlük Nöbeti Platformu'ndan ekip arkadaşlarımızla birlikte Tunus'tayız ve buradaki teknelerin eksiklerini gidermek, tamir bakım işlemleri ile ilgilenmek üzere çalışma sergiledik. Hocamızla da birkaç defa bir araya gelme fırsatımız oldu. Filistin konusunda samimiyetine daha evvelden şahid olduğumuz Muhammed Emin Hocamızın buradaki kararlığını da yakından gördük ve şahidiz. Türkiye'den buraya gelen pek çok katılımcı listelerden çıkarıldı ve geri döndü; bu isimlerin arasında milletvekilleri bile var. Buna rağmen Muhammed Emin Hoca hala Tunus'ta ve yola çıkma ihtimali olan teknelerden birinde yer alabilmek için bekliyor. Daha dün bir yelkenliye dahil olabileceğinin söylenmesi üzerine limana gitmişti fakat olmadı. Hocamızın elinde olmayan durumlardan dolayı kimse hocamızı suçlamaya kalkmasın.
Gazze öyle bir turnusol oldu ki, kimin gerçek yüzünü gizleyip gizlemediğini, kimin kalbinde ne taşıdığını apaçık ortaya çıkardı. Yıllardır ekranlardan ahlak, edep, erdem dersi verenlerin aslında ne kadar kof, ne kadar samimiyetsiz olduklarını gördük. İnsanlığa, dine, ahlaka dair söyledikleri hiçbir sözün bir kıymetinin kalmadığını kendi ağızlarıyla gösterdiler. Gazze sadece zalimi değil, zalime sessiz kalanları, iki yüzlü olanları ve ağzını kirli sözlerle açanları da açığa çıkardı.
Muhammed Emin Yıldırım Hoca günlerdir linç ediliyor.
Neden biliyor musunuz?
Asla müşahhas şu veya bu olaydan dolayı değil. Aslında uzun zamandır göze batıyor, çünkü ‘had bilmiyor.’ Çünkü sivil, çünkü çoğunluğun zaten alkış tuttuğu adaletsizlikler ve vicdansızlıklar karşısında kalp ile buğz etmekle yetinmeyi kendine yakıştıramıyor.
Çünkü yöneticiyi uyarmayı farz kabul ediyor, dindarım diyenlere Kuran'ın öncelikli emri hakkı ve adaleti hatırlatıyor. ‘Bunları yapmadığım takdirde Hz. Peygamberi, Hz. Ebubekir'i, Hz. Ömer'i, Hz. Ali'yi nasıl anlatırım’ diyebiliyor.
Bilinçli olarak okunan Kur’an, Muhammed Emin Hoca’nın yaptığını gerektirir zaten. Ama şaşırıyor iktidar sahipleri, şaşırıyor ahali; ‘neyin eksik’ diyor, nankörlük kabul ediyor!
Çünkü hapsettiler inancı değerlerden yoksun politik kimliğe, boğdular ‘hocaları’ konfora, boğdular kamu gücünü hesapsız kullanmanın rahatlığına; kaldı birkaç nunume! O sebeple dikkat çekiyor Muhammed Emin Yıldırım Hoca, o sebeple rahatsız ediyor.
Eleştiri-itiraz-reddiye vd. hepsi olur. Ama kesilip biçilmiş ve bağlamından özenle koparılmış videolarla nefret ve linç kampanyalarına girişmek bu toplumu korkunç bir iflasa ve ifsada sürükler.
Adil olalım lütfen;
M. Emin Yıldırım hocamız usulü, üslubu ve gayretleriyle maruftur.
Yıllar sonra bana bir sürpriz doğum günü yapıldı. İçimden ağlıyorum şu an. Bazı insanlar hayatımıza girmesi ile şükür namazı kılmayı gerektiriyor. Teşekkürler Allah’ım. 🥰💘
Doya doya yaşa hayatı çünkü yıllarca her şeyden kaçtın. Onca zaman sana çizilen hayatları yaşadın, şimdi kendi kalemini çekmecenden çıkardın. Kötü bir hayat yaşarım korkusuyla kıvranıp güzel günleri de harcadın. Şimdi düşerken güzel düş, kalkarken de güzel kalk, yol senin…
Ben bugün 30 yaşına girdim. Sizin için küçük, benim için büyük bir olay. 10 yıl önce böyle bir hayat yaşayacağımı tahmin etmezdim. Şimdiki ben ile eski ben arasındaki derin u��urum… Ah canım kendim, yeni bir yaşam armağan ediyorum sana:Ağlayamadıklarına ağla, gülemediklerine gül.
Yeni bir günlüğe, yeni bir yıla girerken başlardım eskiden. Artık yeni bir yaşa girerken başlıyorum. Bugün hem yeni hayatımın hem de yeni defterimin ilk sayfası ve o defter yıllar öncesine ait. Şimdi ağlayamadıklarıma ağlama, gülemediklerime gülme zamanı.