Bu ülkenin 15,5 milyon insanının oy verdiği, 25,5 milyon insanının imzası ile destek olduğu Cumhurbaşkanı Adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı sevgili eşim Ekrem İmamoğlu, bir buçuk yılı aşkın süredir özgürlüğünden mahrum bırakılıyor.
Hakkında 142 ayrı suçlama bulunan, 2.352 yıl hapis istemiyle yargılanan bir kişinin savunmasının tek bir güne sığdırılmak istenmesi hangi hukuk anlayışının ürünüdür?
Suçlamalar sınırsız, iddialar sayfalar dolusu; peki savunma neden süreyle sınırlandırılıyor?
Bu acele neden? Bu ısrar neden?
Adalet, yalnızca iddiaları dinlemekle değil, savunmaya da tam ve eşit söz hakkı tanımakla mümkündür.
Savunma hakkı bir lütuf değil, anayasal bir haktır.
Savunma susturulursa adalet susar.
142 suçlama bir güne sığıyorsa, mesele adalet değil; savunmayı susturma çabasıdır.
#SavunmaHakkıEngellenemez
BASIN AÇIKLAMASI
İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2026/208 Esas sayılı dosyasında sanık Ekrem İMAMOĞLU hakkında, 08/07/2026 tarihli duruşmada, mahkeme heyeti önünde sarf ettiği, “ben savunma yapmam, ben yargılayacağım, yargılayacağım merak etmeyin, ben iddianameyi yapanları yargılayacağım...” şeklindeki sözleri nedeniyle, “kamu görevlisini tehdit” suçundan, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca resen soruşturma başlatılmıştır.
Kamuoyunun bilgisine saygıyla duyurulur.
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı
“benim burada ne işim var” yerlerinden uzaklaştıktan sonra herhangi bir parktaki herhangi bir ağacın karşısında duran herhangi bir bankta tek başına oturunca hava öyle güzel esiyor ki. bu hisle tanıştıktan sonra artık her yerden gidilebilir ve her yer ev olabilir.
ani olum haberleri okudugumda o kadar etkileniyorum ki yarinimizin garantisi yok ve kendimizi o kadar uzuyor hirpaliyoruz ki gereksiz yere. durduk yere kalp kiriyoruz ve maalesef bunun farkindaligi cok nadir geliyor