Ben @Boeing 737 MAX uçaklarına güvenmiyorum; bu uçaklarla yapılan hiçbir uçuşun biletini satın almıyorum!
Dün akşamdan beri haberleri okuyorum. Görünen o ki @Boeing, ölümcül kazalar sonrası elinde kalan ve dünyada kimseye satamadığı “737 MAX” uçaklarını bir şekilde Türk Hava Yolları’na satmayı başarmış!
Hatırlayalım: “737 MAX” ailesindeki “737 MAX 8” modeli, 2018’de Lion Air JT610 kazasında 189 kişinin, 2019’da ise Ethiopian ET302 kazasında 157 kişinin hayatını kaybetmesine neden olmuştu.
Bu iki felaketin ardından “737 MAX” ailesindeki tüm uçaklar dünya genelinde yere indirildi. Kazaların merkezinde MCAS yazılımı ile sertifikasyon ve denetim hataları bulunuyordu. Ayrıntılar ABD FAA ve NTSB raporlarında mevcut.
Raporları okursanız, daha çok kâr etme hırsı uğruna uçak tasarımı, mühendislik ve sertifikasyon süreçlerinde yapılanların nasıl büyük bir rezalet olduğunu görürsünüz.
Bunca sorunlu güvenlik siciline rağmen THY’nin, “737 MAX 8” (5 ayda 2 ölümcül kazaya karışan model) ve “737 MAX 10” varyantlarından toplam 150 adet satın almaya çalışması inanılır gibi değil!
Ekrem İmamoğlu'nun 15 Mart'ta Trabzon’da yaptığı konuşma gündem oldu:
"Beni oyundan çıkaracaklar. Kirli işler yapıyorlar. Güya polisin eliyle başımı öne eğdireceklermiş.
Hatta bunu mümkünse 23 Mart'tan önce yapmak istiyorlar. Dertleri koltuk."
Güvenmediğiniz apartmanda oturmayın. Sevdiklerinize bu acıyı yaşatmayın. Belediyeden rapor talep edin. Bu fakirlikte zor ama daha çok yol gidin, daha küçük yaşayın ama yaşayın. Aklınızın alamayacağı yükü sevdiklerinizin kalbimde bırakmayın.
Sözlüklere yeni giren bir kavram: "Doomspender". Geleceğe dair umudu azalan insanların para biriktirmek yerine yaptığı keyfi harcamalara deniyor. Sözcük, nasılsa fiyatı artar düşüncesiyle alınan şeyleri, anı veya günü yaşamayı anlatıyor. Türkçeye "Kıyamet harcaması" diye geçmiş.
İbrahim Haskoloğlu, 3 dakikada 10 dolar maliyetle sesini Ekrem İmamoğlu ve Oğuzhan Uğur yaparak yeni nesil dolandırıcılığa dikkat çekti:
"Sizin numaranızdan ailenizi, yakınlarınızı, iş ortaklarınızı arayabiliyorlar. Üstelik sesinizi taklit ederek."
Üstüne bir de adama kadının yalnız yaşadığını belli etmemek için kırk takla attık. Hiç bir kadın bu şekilde korku dolu yaşamayı haketmiyor. #kadinavecocuğadokunma
Geçenlerde tek yaşayan komşumuz eve usta çağırmış, yalnız kalmamak için de kapımızı çaldı, benimle durur musunuz diye. Adam gidene kadar onunla bekledim, onun kapısını da bizim kapımızı da açık bıraktık olur da bi sorun olursa bizimkiler de duysun diye.++
Gereken tepkiyi veremediğin her olayda biraz daha değersizleşir ve öz saygını kaybedersin.
Bazı kavgalar çıkmalı,
Bazı kalpler kırılmalı,
Bazı insanlar kaybedilmeli.
Bu hayatın kendisini yenileme şeklidir.
Çılgın At (Tȟašúŋke Witkó)
"Küçük bir umut bu... Eşini çok seven ve eşini kollarında kaybeden birisi olarak mezarının bulunmasını istiyorum..."
6 Şubat depreminin üzerinden 1,5 yıl geçti. Hâlâ yakınlarının cenazelerini bulamayanlar var. Onlardan biri de Ozan Laleci... Eşi kollarında öldü Hatay'da. Cenazesi, o hastanedeyken götürüldü, bir daha izine rastlanmadı. Kimliksiz mezarları açtırmak isterken eşinin ailesinin aslında öz ailesi olmadığını savcıdan tesadüfen öğrendi. Ozan Laleci şimdi eşinin cenazesini bulabilmek için yani kimliksiz mezarları açtırabilecek bir DNA'ya ulaşmak için Büşra Meral Laleci'yi 1993 yılında İskenderun'da bir cami avlusuna bırakan aileyi arıyor...