Öğretmenler bol bol dinlenmeli bence. Temel insani ihtiyaçları yanı sıra kültürel ihtiyaçlarını karşılayacak bir gelirleri garanti edilmeli. Muhakkak yurt dışı seyahatler yapma imkanları oluşturulmalı, neredeyse mecbur edilmeliler. Toplum içinde itibarları daima yüksek tutulmalı.
Hepimiz gibi. Hepimiz için bunu hayal etsek fena mı olur?
Öğretmene sopa sallayan kime sallamaz? Bunu da akılda tutun. Ana babasını döven birini düşünün. Öfkesinden emniyette olabilir miyiz?Onun başka bir modeli de öğretmene kafayı takanlar. Allah korusun öğretmenlerle kafasının içinde uğraşan birinin çalışanı, yakını olduğunuzu hayal edin.
Eli kalem tutan, beyaz önlüğüne mürekkep lekesinden başka bir şey bulaşmayan öğretmenlerin önlüğü kana bulandı.
Aileler çocuklarını okuldan değil, morgdan aldı.
Minik bedenler yan yana toprağa verildi.
Akıllarına ilk çözüm olarak nöbetçi öğretmenler geldi.
Pompalıyla okulu basan psikopata nöbetçi öğretmen nasıl müdahale edecek ?
O zaman nöbetçi öğretmenlere silah da verin, öğretmen kendisini de öğrencisini de korusun!
Bu işi çözecek misiniz güvenlik tedbiri alacak mısınız, yoksa kalem tutan eller artık silah mı taşısın?
Anne olmanın en zorlu yanlarından birisi, kendi annenizin size vermedikleri ile yüzleşmek oluyor.
Çocuğunuza yapmayı düşünemeyeceğiniz hareketlere maruz kaldığınızı, ona asla sarf etmeyeceğiniz sözleri işittiğinizi, çocuğunuzun ihtiyacı olan ve ona verdiğiniz birçok şeyi çocukken annenizden hiç almadığınızı fark edince, çocukluğunuza dair yeni ve epeyce sarsıcı bir perspektif kazanıyorsunuz bazen.
SGK’nın karşılamadığı ilacı LÖSEV üstlendi.
5 aylık hamileyken meme kanseri tanısı alan genç bir anne…
Tedavi başlayabilsin diye erken doğum yaptı. Bebek 2 ay yoğun bakımda kaldı; anne aynı anda kanserle mücadele etti+
Binlerce yıldır bebekler anneleriyle birlikte uyuyordu. Ağladıklarında ilgileniyorlardı sonra iki adam ortaya çıktı: Dr. Holt ve John B. Watson. Bebeklerin eğitilmesi gerektiğini söylediler. Bebeklerin ebeveynlerinin seri üretim programlarına uyması gerektiğini savundular. "Yeni doğanlar ciğerlerini genişletmek için ağlamalıdır" diye iddia ettiler. "Bırakın ağlasınlar." Ve böylece "ağlatarak uyku eğitimi" yöntemi doğdu. Watson bebeklere deney gibi davrandı. "Çocuğunuzu asla kucaklamayın veya öpmeyin," diye yazdı. "sabahları onlarla el sıkışın." Sonuçta annelerinin dinlenmeye, kocalarına ve ev işlerine bakmaya ihtiyacı vardı. Watson'ın dört çocuğu vardı. Üçü intihar girişiminde bulundu. Biri başarılı oldu. Ve biz bugün hala bu yöntemi uyguluyoruz. Çünkü bir anneyi bebeğinin ağlamalarını görmezden gelmeye ikna ettiğinizde, temel bir şeyi kırmış oluyorsunuz.