Teknik direktötlük hususunda kendini kanıtlmak isteyen eski yıldız futbolculara yönelmeliyiz ki Gerrard'da bunlardan biri. Biz deneme tahtasımıyız diyenler olacaktır; futbol bilgisi yüksek şahsiyetleri getirip bir nevi deneme tahtaları olmak, ekseriyletle gündemde olan denenmişleri getirmekten yeğdir. Zira kendini kanıtlamak isteyen bir hoca, egosunu korumaktan başka teşviki olmayan hocadan bin kat daha iyidir! Hiçbir şey yapmasa dahi en azından genç ağırlıklı kadromuz deneyimlerinden faydalanır.
@kifsnmz Namazdayken kız seni neden güldürüyor reis? Ve neden bunu hoş bir şeymiş gibi ima ediyorsun? Benden sana tavsiye; sen yine de namaz kılanın güldürülmemesi gerektiğinin bilincinde olan kızların hayalini kur.
@byfreemad Hanege... Paylaşıp paylaşmamak arasında kaldım. Zira Bayburt'a bağlı ama sanırım güzelliği Trabzon'dan kaynaklanıyor. Yine aynı yere çıkıyoruz :)
Velev ki köylüyüm, ne oldu müdafa edecek bir fikrin yokta beni bunun üzerinden mi vuracaksın? Hani dilinize pelesenk ettiğiniz "Köylü milletin efendisidir" sözü? Yoksa bu söz altında samimiyet barındırmayan, köylünün oyunu devşirmek uğruna kullanıdığınız bir slogandan mı ibaret? Aman kime ne soruyorum... Belli senin için öyle!
Bu arada bak sazan yakaladım sjhksjdjs
Üstteki harita yanlış. Samsun'a çıktığı sırada Samsun işgal altındaydı. Erzurum ve Sivas Kongreleri sırasında yine buralarda İngilizler vardı. Milli Mücadelenin merkezi Ankara olarak kararlaştırıldığında Ankara aynı şekilde işgal altındaydı. Şimdi birileri çıkıp "iyi ya işte Atam daha da büyük bir iş başarmış" diyecekler. Yalnız benim dikkat çekmeye çalıştığım nokta başka... Sorarım; İngilizler mezkûr bölgelerde bulunmalarına rağmen neden İstanbul Hükümetini kışkırtmak dışında bu harekete müdahale etmediler?
Zira tek kurşun atmadan girmelerinin öyle veya böyle bir sebebi var lakin tek kurşun atmadan gitmelerinin bir takım kıvırmalar dışında henüz bir sebebini öğrenebilmiş değiliz ne hikmetse... Yine de madem merak ettin meseleye değinelim; tek kurşun atmadan girmelerinin müsebbibi atanızın değerli dostu Rauf Orbay'ın imza ettiği Mondros Antlaşması idi. Süreci Mondros'a mecbur kılan son gelişme, atanızın 7. ordu komutanı olduğu Filistin Cephesinde ki mağlubiyet idi.
"Kaybedilen bir savaş sonrası..." Bizzat İngilizlerle, çekilmelerine sebep olmuş savaş tam olarak nerede, ne zaman yapıldı? Haydi amip olmayan arkadaş söylede aydınlanalım.
Aynı İngilizler kendi teşvikleri ile Anadolu'ya çıkmış Yunan'dan bir zaman sonra desteğini çekiyor. Bu durumda İngilizlerin hangi tavrına bakmak icap eder? Sence İngilizler, Milli harekete henüz oluşum aşamasında müdahele şansları varken müdahele etmeyip, sonradan bu harekete karşı savaşmak zorunda kalacak kadar aptal mıydılar? Velev ki aptaldılar, peki dünya savaşına girerken en büyük hedeflerinden biri olan ve hali hazırda işgalleri altında bulunan boğazlardan tek kurşun atmadan çekilecek kadar güçsüzmüydüler?
Gitmeyip ne yapacaktı? Kendisine yapılan haksız ihanet suçlamaları ve ölüm tehditlerine rağmen kalıp ölümü mü bekleyecekti? Gitmeseydi onu hainlikle nasıl itham edecektiniz mesela? İhanetle itham edemedikten sonra, Milli Mücadele'ye halkı teşvik etmek için kurtarılması vaadedilen Hilafet ve Saltanat, hangi gerekçeler ile lağvedilecek, Cumhuriyet hangi gerekçeler ile ihdas edilecekti? Sizin gözünüzden vatanı İngiliz ile anlaşıp paylaşacak, başarısız olunca da onlar ile kaçacak kadar alçak olan birinin, kaçarken yanına alacaklarında devlet malına dokunmayacak kadar hassas ve namuslu bir tavır takınması, tezat içermesi bakımından da yapılan ithamların sorgulanmasına yol açıyor. Tabi ki mutassıp olmayıp düşünebilenler için...
"Savaş Tanrısı" manasına gelen God of War gibi veya Assassin's serisi gibi mitolojinin işlendiği oyunları oynamaktan açıkçası çekiniyorum. (Bu yüzden yalnızca Mirage'i oynadım.) Mesela Assassin's Creed Valhalla: Dawn of Ragnarök'te karakter direkt tanrı rolüne giriyor. Bu durum bana biraz sıkıntılı geliyor lakin farklı düşünen varsa izahatını dinlemek isterim.
En küçük yapı taşı atom'dur. Yönetici birimi çekirdektir. Atomlar hücreyi oluşturur. Hücrenin yönetici birimi yine çekirdektir. Hücreler bedeni oluşturur. Bedenin kontrolünü beyin sağlar. Beynin komutu insan iradesidir.
Ailenin lideri fıtratın gereği olarak babadır (hayvanlar aleminde dahi böyledir). Mahalleyi muhtar; şehri vali; kurumları müdürler; orduyu komutanlar; ülkeyi cumhurbaşkanı yönetir. Hülasayı kelam; bir idareci ihtiyacı yaratılışın, içgüdünün, fıtratın gereğidir.
Örnek verdiğim zincirleme kâh modern bilimin keşfi olup kâh halihazırda müşahede edebildiklerimizle hakikatlerdir. Bu zincirlemenin içinde bulunduğu, bağlı olduğu, işleyen düzenine muhtaç olduğu en son halkası, insan aklının ulaştığı son sınır olan evrendir. İddia şudur; yönetici ihtiyacı taşıyan ve bu minvalde bir yöneticisi bulunan veya yönetici tayin eden tüm bu birimlerin muhtaç olduğu düzenin sağlandığı evren bir yöneticiye sahip değildir! Soru ile nihayete erdirmek istiyorum; bu iddia akla mantığa uygun mudur?
Malum meseleden dolayı hükümeti vs. tenkit etmen değil derdim bunu zaten mecranın ekseriyeti yapıyor. Lakin tepkiyi fiile dökme hususunda yalnızca sen milleti fitliyorsun. Bu yüzden yalnız sen olduğun için yalnız sana yazıyorum. Şunu görüyorum ki nüfuzlu birisin sitede ki gençleri etkileyebilecek konumdasın. Şu durumda istediğine ulaşsan protesto ateşini bu gençler ile yaksan bunun ulaşabileceği boyutu ön görebiliyor musun? Yanıbaşında ki savaşa seni bir şekilde dahil etmek çabasında olanlar ellerinde körükle beklerken başlattığın kıvılcımın yangına dönüşmesi sence sürpriz mi olur? Cesur çocuksun. Bu bir nimettir. Vatanseverliğinden de şüphem yok. Lakin cesaretini de bu haslet muvacehesinde sergilemen icap eder. Aksi takdirde nimet dediğimiz şey nikmet'e dönüşür. Selametle.