Direnen, destek olan tüm öğrencilere, mezunlara selam olsun. Bu süreçte asla sesini çıkartmayan bilgi mezunu sanatçılara da yazıklar olsun! #bilgidireniyor#BilgiliYalnızDeğildir
@Paspas54 Teröristler eylem yaparken hiç bir bir müdahalede bulunamayan Türk polisinin, ülkenin çocuklarını ablukaya alınca yüzlerindeki vatan gülüşü… Çok üzücü çok… #BilgiliYalnızDeğildir#bilgidireniyor
Bilgi Üniversitesine yetkisi geri verilmeli. Vakıf zaten kayyumda. Temiz bir vakıf yönetimi tesis edilip okul geleneği, öğrencisi, mezunu, akademik kadrosu ile yoluna devam etmeli.
Nerde bu bilgi mezunu sanatçılar?! Özüne sahip çıkmayan, haksızlık karşısında sessiz kalan sanatçıların hepsini kınıyorum. Bilgi mezunu olup sesini çıkarmayan tüm ünlüler boykottur artık. #bilgidireniyor#BilgiliYalnızDeğildir
Yıllar önce devlet büyükleri sayesinde gatarlı iş adamlarından can holdinge satılan 30 yıllık bir üniversite can holdingin hukuka aykırı davranışlarından dolayı kapatılamaz.
Mütevelli heyetler gelip geçicidir. BİLGİ BAKİ KALACAKTIR! #bilgidireniyor#BilgiliYalnızDeğildir
Öğrenciler, üniversitelerinin kapatılmasına itiraz ediyor diye terörist muamelesi mü görüyor?
Ne bekliyorsunuz gençlerden köle olmalarını mı? Salak olmalarını mı?
Aciz olmalarını mı? Hıyar olmalarını mı?
Nasıl olurlarsa makbul olurlar?
Andaval gibi boyun eğip eyvallah mı desinler her şeye?
Hakkını savunmayan, elindekine sahip çıkmayandan ne hayır gelir ileride?
Ülkesine sahip çıkamaz bugün okuluna sahip çıkmayan.
@istbassavcisi Kendi kampüslerinde şarkılarla, danslarla, yıkmadan, dökmeden direnen öğrencileri aç susuz bıraktılar, kampüse girmek isteyen öğrencileri ablukaya aldılar…
İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde bugün yaşananlar kabul edilemez. Siz ne zamandan beri ülkenin gelecekteki aydınları olacak öğrencilere karşı böylesine kin dolusunuz?
Öğrenci ve akademisyenlerin kampüse giriş çıkışları engellenirken, içeride direnişine devam eden insanlara su ve yemek ulaştırılmasının da yasaklanması artık yalnızca bir güvenlik uygulaması değil, doğrudan temel insan haklarına aykırı bir durumdur!
Orada bulunan insanlar suçlu değil. Ellerinde silah yok, şiddet yok. Kendi okullarına, emek verdikleri kampüse ve yıllardır parçası oldukları akademik kültüre sahip çıkmaya çalışan öğrenciler, mezunlar ve akademisyenler var. Buna rağmen sanki ülkeye zarar vermek isteyen insanlarmış gibi muamele görmeleri, kendilerine nefret beslenmesini sağlamaktan başka bir duruma yaramıyor. Bu doğru yol değil!
Bu davranışların yöneltilmesi gereken kişiler biz değiliz. Biz bir şeyi yıkmaya değil, korumaya çalışıyoruz. Bir üniversiteyi, bir hafızayı, bir düşünce alanını savunuyoruz. İnsanların suya ve yemeğe erişimini engellemek ise hiçbir şart altında meşrulaştırılamaz!
“BİLGİ” sadece bir üniversite değil, bir kültürdür. O kültür de ne bir holdingin ürünüdür, ne de bir kişi istedi diye kapanacak kadar küçüktür.
Biz yuvamızı korumak istiyoruz. Hepsi bu.
@istbassavcisi Terörist mensupları bile dilediği gibi eylem yapabiliyorken, ülkenin evlatları, geleceğin aydınlık yüzleri sadece eğitim haklarını geri alabilmek için kampüste bir araya gelip şarkılar, danslar eşliğinde direniyorlar. Karşılığına bak #BilgiliYalnızDeğildir
İstanbul Bilgi Üniversitesi öğrencilerinin kamuoyuna çağrısı var:
"Üniversitemizin faaliyet izninin kaldırılmasına ilişkin karar, gündemdeki yoğun siyasi gelişmeler arasında ne yazık ki yeterince görünür olamadı ve sesimizi duyurmakta ciddi şekilde zorlanıyoruz.
Okulun yeniden açılabilmesi ancak yeni bir Cumhurbaşkanlığı kararıyla mümkün. Alinan karara karşı hukuki süreç ise oldukça uzun sürecek. Sesimizin daha fazla kişiye ulaşabilmesi adına desteğiniz bizim için çok kıymetli olurdu. Mümkünse konuyu paylaşarak kamuoyunda görünür olmasına yardımcı olabilir misiniz?"
BİLGİ ÜNİVERSITESI ÖGRENCİLERİ
ÜNİVERSİTELER KEYFİ KARARLARLA SUSTURULAMAZ!
İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin faaliyet izni, eğitim-öğretim yılının sona ermesine yalnızca bir ay kala Cumhurbaşkanı kararıyla kaldırılmıştır. Gece yarısı Resmî Gazete’de yayımlanan, hiçbir gerekçe içermeyen bu tek cümlelik karar; Anayasa’nın güvence altına aldığı üniversite özerkliği, eğitim hakkı ve hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmamaktadır.
Anayasa Mahkemesi, faaliyet izninin kaldırılmasının fiilen üniversitenin kapatılması sonucunu doğurduğunu; bu nedenle üniversitelerin ancak kanunla kapatılabileceğini açıkça ortaya koymuştur (AYM, E.2020/55, K.2023/228).
Buna rağmen, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun Ek 11. maddesinin üçüncü fıkrası, üniversitelerin varlığını yürütmenin tek taraflı idari tasarrufuna bağlı hale getirmektedir. Oysa Anayasa’nın 130. maddesi uyarınca üniversiteler, bilimsel özerkliğe sahip anayasal kurumlardır.
Bu karar, yasama yetkisinin yürütme tarafından tek imzalı işlemlerle gasp edilmesi pratiğinin yeni bir örneğidir. Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’nden yine bir Cumhurbaşkanı kararıyla ve Meclis iradesi devre dışı bırakılarak çekilmesi sürecinde olduğu gibi, anayasal yetki sınırları bir kez daha yok sayılmakta; kamu düzenini ve temel hakları doğrudan ilgilendiren meseleler demokratik meşruiyetten yoksun biçimde tek kişi iradesine tabi kılınmaktadır.
Kararın zamanlaması da ağır sonuçlar doğurmaktadır. Binlerce öğrencinin eğitim hakkı, akademisyenlerin bilimsel üretimi ve üniversite emekçilerinin çalışma güvencesi göz ardı edilmiş; üniversite bileşenleri derin bir belirsizliğe sürüklenmiştir.
Üniversiteler, siyasal iktidarın keyfi müdahale alanı değil; demokratik toplumun, düşünce özgürlüğünün ve bilimsel üretimin anayasal güvencesidir.
İstanbul Barosu olarak; hukukun üstünlüğünden, kuvvetler ayrılığından, bilimsel özerklikten ve eğitim hakkından yana olduğumuzu; yasama yetkisinin gasp edilmesine, anayasal kurumların tek kişi iradesine tabi kılınmasına karşı olduğumuzu, İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin akademisyenleri, öğrencileri ve emekçileriyle dayanışma içinde bulunduğumuzu kamuoyuna saygıyla bildiriyoruz.
Eğitim haklarının aniden elinden alınması yüzünden şarkılar söyleyerek, dans ederek, birlik ve beraberlik içerisinde direnen bilgi öğrencileri, vatan haini muamelesi görmediyi hak etmiyor. #BilgiliYalnızDeğildir
İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde üçüncü gün: Öğrenciler üniversitelerine giremiyor. İçerideki arkadaşlarına su ve yiyecek ulaştırmaya çalışan öğrenciler, kullanılmayan kilitli bir kapıdan erzakları içeri vermeye çalıştı. Polis ve özel güvenliğin fark etmesi üzerine öğrencilerin elindeki su ve yiyecekler geri indirildi #BilgiÜniversitesi
@drkaanyl Umarım pr için yapıyordur. @saglikbakanligi@sagliklicozum Kendi beyanında o gemide olduğunu ifade eden ve karantinaya bile girmeyip kalabalık ortamlarda bulunan, hantavirüs taşıyıcısı olma riski olan bu şahıs için gereken en acil şekilde yapılmalıdır.
@metroistanbul Ya bu tür olayları en azından sms olarak da atsanız ya. Bunun yaşlısı var, sosyal medya kullanmayanı var. Kaç bin kişi sabah işe giderken öğrendi bu durumu @metroistanbul