Basit bir hayatı arzuluyorum. Pencerenin önünde saksıda sevgiyle gürleşmiş çiçekler, geniş balkonlu çatal kaşık seslerin eksik olmadığı bir ev. Akşamüstü sevdiklerimle bol kahkahalı etrafında doluştuğumuz yuvarlak bir masa. Kokusun evimde eksik olmadığı limonlu bir kek.
Beni sevdiğine tüm yüreğimle inandığım biri var, telefonun ucunda konuşurken heycanı yüreğime dolup taşıyor. Telefonu kapatmadan önce o son cümlesi kalbimi eritti, “ teyzecim lütfen ben gelene kadar bahçede beni bekler misin”
Hangi çiçeği incittim, hangi karıncayı yolundan ettim, kimin kalbinde ahlar bitkisi bitirdim, kime ne kötülük ettim? Kendi çölünde öylece savrulup duran bir diken bitkisiydim ben, suyumu bile kimseden istemedim, kimsenin yoluna çıkmadım, kimseyi ezmedim.neden allahım, kırgınlığımı kor gibi yakan bu şey, neden
Dün misafir olduğum evden çıkmam gerekti, binbir emekle hazırlamış olduğu baklavayı evime gönderen yengemden allah razı olsun. Mis gibiydi, dua ederek yedim. 💜🫶🏼