Kadıköy moda civarında cüzdanımı kaybettim (mavi deri cüzdan)
İçinde rahmetli annemin ve babamın son fotoğrafları var.
Parayı alsınlarda fotoğraflar cok önemli. Duyan gören haber etsin lütfen 🙏🏼
🚨 Kedimiz 16 Mayıs'tan beri kayıp! AirTag'in son sinyal verdiği yer: Hatay Belen Özmirioğlu @opettr istasyonu. Kamera görüntülerini izlememiz reddedildi ve çelişkili ifadelerle karşılaştık. Emniyete başvurduk ama kayıtların silinmesine SADECE 7 GÜN KALDI!
Uzun suredir müşterisi olduğumuz, komşumuz sayılan bu istasyona gidip ne olduğunu öğrenmek istediğimizde maalesef şeffaf ve anlayışlı karşılaşmadık. Ailemizin bir parçası olan kedimize ne olduğunu bilmek en doğal hakkımız.
@kocholding yetkililerinden tek ricamız; markanıza yakışmayan bu şeffaflıktan uzak tutuma müdahale etmeniz ve delil niteliğindeki kamera kayıtlarının silinmeden acilen incelenmesini sağlamanızdır.
#Kocholding #Opet #HatayBelen
Vize randevularını cayır cayır (4-5 katına) millete satmışlar. Bu suçun içinde devlet yetkilileri de var. Konuyu araştırıp haberleştiren gazeticinin haberlerine erişim engeli getirmişler. Her yer çürümüş, bakın her yer!
Gizliliği 2025 yılında kaldırılan 1934 tarihli resmi belge...
Mısırlı El Mukattam gazetesi muhabiri Kerim Sabit, Türkiye ziyaretinden sonra Atatürk hakkındaki izlenimlerini yazmış:
- Fransızcayı iyi bilir ve Almanca konuşur. Türkçe'ye karşı olan kıskançlığından ötürü Türkçe'den başka lisanla konuşmaz.
- Çok şık giyinir. Söylenene göre şık giyinmeyi pederinden almıştır. Şıklığı Ateşe Militeri iken Sofya'da dillere düşmüş.
- Orta boylu, sarı saçlı ve mavi gözlü... Şimdiye kadar gördüğüm bakışların en kuvvetlisidir.
- Hararetlenirken tabanca kullanır gibi ellerini birkaç defa önüne doğru uzatır.
- Gazi Hazretleri 54 yaşındadır. Bünyeleri hala kuvvetlidir. Bazen sabahlara kadar uykusuz kalır. Güneş çıkınca da sanki bütün geceyi uykuda geçirmiş gibi atına binerek gezmeye çıkar.
- İcabı halinde her mahrumiyete katlanabilir. Çünkü azimkarlığının bir had ve hududu yoktur.
- İstanbul'da bulunduğu zamanlar geceleri Park Otele giderler. Dostlarıyla bir fer gibi oturur veya dansa iştirak eder. Kendisine bir fert gibi muamele edilmesini çok sever. Bir gece danstan sonra Mısırlılardan biri Gazi Hazretlerine yol açmak istedi. Gazi kabul etmedi. Herkesin sırasıyla geçmesi lüzumunda bulundu.
- Gazi'nin sadeliğini Ankara'yı ziyaret ederken gördüm. Bir tepe üzerinde yapılıp şehire nazır olan sarayı o kadar o kadar sade tarzda yapılmıştır ki, dış görünüşü Cumhurbaşkanı ikametgahı olduğunu göstermez. Bilakis bu binayı gören yabancılar henüz bitirilmemiş olduğunu zannederler.
- Gazi, Ankara'da bulundukları zaman her gün öğleden sonra gezmeğe çıkarlar.
- Gazi Hazretlerinin maiyetleri motosikletli iki asker ve otomobili takip eden ve içinde üç kişi bulunan otomobilden ibarettir.
- Bir kulübe girdikleri zaman yalnız girer, orada istedikleriyle görüşür, herkesin elini sıkar.
- Gazi genellikle köyleri ziyaret eder. Köylülerle konuşur. Köylülerin vaziyetini sorar, istediklerini dinler.
- Bugün Türkiye'de Gazi'ye kurtarıcı gözüyle bakmayan hiçbir kimse bulunmadığını söylemeye hacet görmüyorum.
RASFF'ten yapılan bildirime göre; Türkiye'den Almanya'ya ihraç edilmek istenen taze biberlerde güvenli limitlerin tam 70 katı oranında Formetanate maddesine rastlandı!
Biberlerin Bulgaristan sınırında imha edilmek üzere alıkonulduğu açıklandı.
https://t.co/TwY1yBNGN5
kız 33 kisi tarafindan cinsel istismara ugramıs kac ay boyunca hic bir sekilde duyulup gundem olmadi HÂLÂ GUNDEM DEGIL ARKADASLAR İSTİSMARA UGRAYAN BİR COCUK VAR
Siz kendinizi ne sanıyorsunuz?
Az önce bir Burger King şubesinde durumu olmayan bir anne kız için makine üzerinden yemek siparişi ettim. Fişi aileye verdim.
Kendi yemeğimin siparişini de ödedikten sonra beraber sıraya girdik. Benim için bir tepsi hazırlanırken aile için hazırlanmadı. Sebebini sorduğumda ise 'onlar restoranda yiyemez, onlara paket hazırlayabiliriz' cevabını aldım.
Bu rezalet üzerine yöneticiyi çağırdım. Ben yiyebiliyorken bu aile neden restorana alınmıyor diye sorduğum da yüksek bir sesle 'kurallarımız var öyle herkesi içeri alamayız' cevabını aldım.
Diğer müşterilerin de tepki göstermesi üzerine en sonunda aileye servis yapıldı. Durumu haberleştireceğimi söylediğimde ise yönetici benimle konuşmak istedi. Tek kelime özür dilemeden haklılığını savundu.
Daha önce bu şubeye hiç girmeyen, hiçbir vukuatı olmayan, sadece FAKİR oldukları için bu muameleye maruz kalan ailenin iletişim bilgilerini aldım ve yemekleri bitene kadar restorandan ayrılmadım.
Küçücük bir kızın yüzüne 'sen burda oturup yemek yiyemezsin' diyecek kadar aşağılık olan bu zihniyeti sizlerin takdirine bırakıyorum.
Kars’ta mera yasağı: Hayvanlarını meraya çıkaramayan üreticinin sürüsü ağılda birbirinin yününü yemeye başladı!
Başvurular “komisyon kararı” gerekçesiyle sonuçsuz kaldı.
İbrahim Yumaklı’nın “örnek üretici” dediği çiftçi, son çare olarak video çekti.
ACİL DUYARLILIK LÜTFEN
Özel gereksinimi olan 25 yaşındaki Gülistan YALÇİN 13 Mart 2026 tarihinde Bursa'daki evinden ayrılarak cep telefonunu satıp aldığı para ile bir otobüse binerek İstanbul Esenler otogarına gittikten sonra 16 Mart tarihinde Gebze'de görülüyor. Burada tanıştığı iki kişi ile birlikte İstanbul Eminönü'ne gidiyorlar. 17 Mart günü burada ailesini arıyor ancak ulaşamıyor. 18 Mart günü akşam 08.00 sıralarında Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi acil bölümüne giriş yapıyor ve hastane çıkışında nereye gittiği bilinmiyor. En son 19 Mart günü Kadıköy- Fenerbahçe'de Bağdat caddesi üzerinde bulunan Shell Benzin İstasyonu yanında yolda çevirdiği bir kişinin telefonunda ailesini arayıp ulaşamıyor, daha sonra irtibat kurulan kişi bir kadının ailesine ulaşmak için telefonunu istediğini ancak ulaşamadığını belirtti ve daha sonra yürüyerek uzaklaştığını belirtiyor. Özel gereksinim rahatsızlığı bulunan Gülistan Yalçın en son Kadıköy Bağdat caddesinde görülmüş ve üzerinde fotoğrafta görülen kıyafetler bulunmaktadır. Görenler abisi Hakan Yalçın'a bilgi verirlerse iyi olur.
TLF: 05427814779
Arkadaşım Cemre Nehir Karain’den haber alamıyoruz ailesi ve arkadaşları olarak çok endişeliyiz gören duyan bilen varsa lütfen bizimle iletişime geçsin merhabacanımdergi İnstagram hesabına veya burdan bana yazabilirsiniz destekleriniz çok önemli
Dün 20 yıllık dostumu kaybettim. Bu yazdıklarımı belki bir kediyle büyümüş biri anlamaz ama yazmak istiyorum. Bize geldiğinde 1 haftalıktı. Ben 8 yaşındaydım, ablam 11, diğer ablam 14. Anne kediler bazen zayıf olan yavruyu ölüme terk eder. Bal da annesi tarafından terk edilmiş bir haftalık küçücük bir bebekti. Onu sahiplendik. Daha yemek yemeyi bile bilmiyordu. Bizim kedimiz diye demiyorum, onu tanıyan herkes onun farklı bir kedi olduğunu düşünürdü. Ömrü boyunca tek bir kediyi bile sevmedi. Hiçbir kediye ayak uyduramadı. Ama un kurabiyesine, peynirli çiziviç’e ve hıriseye/keşkeğe bayılırdı. Midesine çok düşkündü. Hayatıma giren herkesin onunla illa bir anısı olmuştur. Hayatı, yaşamayı çok seviyordu. Ve hayatına ne çok zorluk sığdırdı. Kanser oldu, atlattı. Ülser oldu, atlattı. Zehirlendi, atlattı. Deprem oldu, günler sonra enkazdan çıktı. Hep tutundu hayata. Gerçek bir savaşçıydı. Depremden 4 gün sonra evimizin enkazında, benim penceremin önünde bizi beklerken bulmuştuk. O günden sonra bize üç yıl bir ay daha verdi. 19 yıl 9 ay yaşadı. Son 1.5 ayımı ona adadım. Bebek gibi baktım ona. Bizim için yaşamaya çalıştığını biliyordum. Dün ellerini tutarken son nefesini verdi. Çocukluğumdan kalan son şeyi, en yakın arkadaşımı kaybetmiş oldum. Bu yılın başında bağırsak problemleri yaşamaya başlamıştı. Onun için her şeyi denedik. Kök hücre tedavisi bile uygulandı ama bağırsakları bir türlü düzelememişti. Son çare olarak ölüm riski çok yüksek olan ameliyatı seçtik. Ameliyat olmasa o gün ölecekti. Ameliyattan da uyandı. Hatta yürümeye başlamıştı. Bağırsakları iyileşmişti ama yaşlı vücudu sürece yenik düştü. Ameliyattan sonra 21 gün dayandı. Son gününde ona “gitmen gerekiyorsa git her şey için teşekkür ederim” demiştim, aslında bu konuşmayı ona geçen ay ameliyatından önce de yapmıştım ama o her zamanki gibi hayata tutunmuştu. Son bir buçuk aydır geceleri saat 3’te ve sabah 5’te onu kontrol ediyordum. Gece kontrol ettim, yerini değiştirmiş, oturuyordu, içim rahatlamıştı. Sabah 8:30-9:30 arası da ilaç saatiydi. Bu süreçte doğru düzgün uyuduğumu bile hatırlamıyorum. Sabah ilaçları ablam verecek diye erken uyanmadım. Bal kötüleşmiş, veterinerin öğleye doğru eve gelmesiyle uyandım. O sırada ne olduğunu hala anlayamamıştım. Meğer Bal’ın son dakikalarıymış. Sabah verilen ilacını kustu. Nefesi yavaşladı. Elini tuttum, öptüm. Ve orada hayatımdan göçüp gitti. 27 yıllık hayatımın 20 yılı. Sadece dayanılmaz ağrın olursa git dedim yürüyemezsen ben seni istediğin yere götürürüm, yemek yiyemezsen ben sana yediririm dedim. 1.5 ay boyunca gücünün tükendiği an onu ben gezdirdim evde ve bahçede. 1 ay şırıngayla besledim ve su içirdim. Temizliğine düşkün diye 3-4 saatte bir onu ben temizledim. Veterinere gittiğinde çok stres oluyor diye iğne vurmayı, serum takmayı, çiş yaptırmayı öğrendim. Elimden geleni yaptım ama yetmedi.
Bal, 8 yaşındaki bir çocuğun oyun arkadaşı olduğun için, zorbalanan bir ergenin en iyi arkadaşı olduğu için, ve sonra 27 yaşında genç bir adamın dostu olduğun için sana teşekkür ederim. Anlaşmamıza uyup elinden gelenin en iyisini yaptığın için, yaşamaya çalıştığın için teşekkür ederim güzel kızım. Bize koşulsuz ve dürüst sevgiyi öğrettin. Hayatım boyunca kalbimde olacaksın. Zor olsa da yokluğuna alışacağım. Yine de hayatım boyunca en mutlu anımda da en mutsuz anımda da gözlerim seni arayacak. Seni tonlarca un kurabiyesi kadar seviyorum. İyi ki tanıştık, dopdolu 20 yıl geçirdik birlikte. Seni çok özleyeceğim. Her zaman benimlesin. Huzurla uyu Ballı kruvasanım 🖤♾️🍯